Hikayeler

Bir Ünlünün Doğuşu : Bob 1-4 Bölüm
Okunma: 40
İbrahim Tufan - Mesaj Gönder


Bob Doğuyor 
 "Doktor Robert , Doktor Robert lütfen eşimi arayınız."
Doktor Robert, Bayan Makenna’nın isteğini başını sallayarak onaylamıştır.
"Alo,alo"
"Alo, buyurun Bay Robert"
"Efendim eşiniz Bayan Makenna hastanemizde doğum yapmaktadır. Buraya gelebilir misiniz?"
Baba olacağını öğrenen Thomas heyecanından kekeleyerek
"Peka.. Pekala Bay Robert hemen geliyorum." dedi.
Thomas yapmakta olduğu işi -köpek kulübesini onarıyordu- hemen bırakıp arabasına koştu. Kontağı çalıştırdı ve Handerson Hastanesine doğru gitmeye başladı. Koşar adımlarla danışma bölümüne gittekten sonra
"Merhabalar. Eşim Makenna , Bayan Makenna bu hastane doğum yapmaktaymış kaçıncı katta olduğunu öğrenebilir miyim?" dedi.                
Danışman
"3.Katta sağ..." danışman cümlesini tamamlamadan Thomas teşekkür edip koşar adımlarla merdivenlere yöneldi. 3.kata vardığında Doktor Robert onu ameliyathanenin girişinde beklemekteydi. Thomas Doktor’un yanına gittiğindeyse.
"Kızım doğdu mu?" dedi Doktor’a .
Doktor
"Hayır efendim , kızınız değil ama nurtopu gibi bir oğlunuz dünyaya geldi" dedi.
Thomas
"Önemli olan cinsiyeti değil. Önemli olan sağlıklı olması peki oğlum sağlıklı mı ?"
"Oğlunuzun sağlığı gayet yerinde efendim. Telaşlanmanıza gerek yok." dedi Doktor
Thomas
"Peki. Eşimin sağlığı yerindemi Doktor?"
"Her ikisininde sağlığı yerinde merak etmeyiniz."
...
Aradan 2 gün geçmişti. Makenna ile Thomas oğullarını evlerine götürmüşlerdi. Herkes evdeydi : Anneanne , Babaanne , Dedeler , Amcalar ve sayamadığımız nice akrabalar toplanmıştı Bob’un başına. İsmini koyma derdine girmediler , çünkü ismi daha doğmadan konmuştu.
Bob
 
Talihsiz Olay
Bob'un doğumundan 6 yıl geçmişti. Koskoca 6 yılda hiçbir olay olmadığı için yazma gereksinimi duymadım. Lakin 17 Safer 1431 -Miladi takvime göre 1 Şubat 2010- günü Thomas'ın annesi Bayan Emma kalp krizi geçiyordu. Bayan Emma'nın komşusu Nora, Bayan Emma'yı ziyarete gittiğinde kapının açık olduğunu gördü. İçeride başında ağlamakta olan Gabriel'i gören Nora "Gabri..Gabriel ne oluyor burda?" dedi Nora'yı gören Gabriel "Bilmiyorum, ben pipomu yakmak için dışarıya çıkmıştım , bilirsin Emma evde içmeme kızıyor." Nora - "Siz dışarıda piponuzu içerken kapıdan herhangi biri içeriye girdi mi ?" Gabriel - "Hayır, ben kimseyi görmedim." Nora bir an önce konuşmayı kesip Thomas'ı aradı. Telefon çalıyordu ama açan olmuyordu. Tam telefon kapanırken Thomas telefonu açtı.
"Alo, Bay Thomas anneniz kalp krizi geçiyor buraya gelmeniz gerek."
"Ne? Hemen geliyorum, lütfen biz gelesiye kadar *999'u arayınız."
"Pekala efendim." Thomas eşi Bayan Makenna'yı aldıktan sonra arabasına binerek annesinin evine gitti. Bob mu? Bob'u unutmuşlardı. En son Bayan Makenna onu yatırmıştı o kadar.
...
Thomas annesinin evine varmıştı. Henüz ambulans gelmemişti. Thomas annesini arabanın arka koltuğuna yatırdı ve hızlıca arabayı hastaneye sürdü. Yolda hiçbir trafik kuralına uymadan hastaneye vardı. Thomas "Sedye, sedye getirin." diye bağırdı. Sedye hemen geldi ve Bayan Emma'yı ameliyathaneye aldılar. Bayan Makenna getirdiği İncil'i ameliyathanenin kapısının önünde okumaktaydı. Thomas çevresine baktı. "Bob nerde?" Evet sonunda biri Bob'un eksilkiğini farketmişti. Thomas zeki biriydi. Onu -Bob'u- evde unuttuklarını anladı ve arabasıyla eve gitdi.
...
Thomas eve vardığında kapının açık oldğunu gördü ve koşar adımlarla eve girdi . Bağırarak "BOOOOB,BOOOB" dedi ama karşılığında herhangi bir cevap alamadı. Yukarı kata Bob'un odasına gitti ama Bob oradada yoktu. Kaçırıldığını düşünen Thomas , bilgisaray odasındaki kamera kayıtlarını incelediğinde Bob'un küçük ayısıyla beraber evden çıktığını gördü. Thomas kriz geçiyordu. Bir tarafta annesi canıyla çebelleşiyor, diğer yanda ise oğlu evden kaçmıştı. Telefonu çalıyordu arayan eşi Makennaydı. "Thomas, anneni belki de son kez görmek istiyorsan buraya gel." dedi ve telefonu kapattı. Peki siz Thomas yerinde olsanız oğlunuzu mu arardınız , yoksa annenizin yanına mı giderdiniz?  Thomas ciddi bir karar verdi , araba bindi ve hastaneye gitti. Buna mecburdu.
...
Thomas, Makenna'nın yanına gitti ve "Makenna , Bob yok. Eve gittim evde yok. Kamera kayıtlarını incelediğimde evden küçük ayısıyla beraber gitmiş. Anlaşılan o ki Bob evden kaçtı." Makenna "Nasıl? Biz Bob'la gelmedik mi? Ahh... Evde uyuyordu değil mi o? Lanet olsun." Doktor, Thomas ile Makenna'nın yanına geldi ve "Anneniz kalp krizi geçirmiş ama şu anda sağlığı gayet yerinde ziyaret edebilirsiniz."  Thomas, Doktor'a"Doktor Bey oğlumuz evden kaçmış da rica etsem anneme siz durumu anlatır mısınız bizim acilen onu aramamız lazım? Doktor "Pekala efendim."
...
Aradan 48 saat geçmişti. Thomas ile Makenna hâla daha Bob'u arıyorlardı ama artık yanlız değillerdi. Polisler ile beraber 2 gün boyunca şehirin her yerini aramışlardı ama bulamamışlardı. Sıra o ormana gelmişti. Canterbury Bölgesindeki Ormanlar. Hiç kimse korkudan o ormana giremezdi. Zamanında orman hakkında şehir efsaneleri yazılmıştı ve halk buna inanmıştı. Bu yüzden kimse ormana giremezdi ama Bob bunu bilmiyordu ve girmiş olabilirdi. Zaten sadece o orman kalmıştı aranmamış.
Şundan Emindiler;
Bob o ormanda
*999 = İngilterenin acil servisler için kullandığı genel numara
Yeni Sherlock Holmes : Davis Edwars
"Thomas,  polis bu işi halledemeyecek."  
"Bence de Makenna , başka bir çözüm yolumuz varmı?"
"Şey aslında Dedektif Edwars bu işi çözebilir?"
"Dedektif Edwars? O da kim?"
"Dedektif Edwars , asıl adı Davis Edwars 1976 yılında Suzy Gray ve Walker Gray çiftinin 3.oğludur. Abilerine göre daha erken büyüdüğünü söylerdi hep Suzy. Onlardan önce emeklemeyi, yürümeyi ve birçok şeyi abilerinden önce öğrenmiş. Babası Walker Gray ünlü bir yazar Suzy Gray hanımefendi ise ilkokul öğretmeniymiş. Bilinen şehir efsanesine göre Davis Edwars , Markos incilinin haber verilen insanıymış."
"Markos incili d.."
"Sözümü kesme Thomas bilirsin en gıcık olduğum şeydir."
"T A M A M"
"Dediğim gibi Markos incilinin haber verilen insanıymış. Hatta Thomas bu efsane , o yıllarda gazetelerde yazılmış , radyolarda dilden dile aktarılmış."
"Tamam Makenna burada oğlumuzu aramaktayız lütfen kısa kes ve kimi arıyorsan ara !"
"Peki Thomas"
Makenna , Edwars'ı arar ve telefon bekletilmeden açılır.
"Alo Edwars sana acil bir işimiz düşdü , oğlum koskoca bir ormanda kayboldu buraya gelebilir misin?"
"Tabii ki Bayan Makenna adresi veriniz lütfen."
"İngilterenin Oxford eyaletindeyiz, lütfen acele et"
"Aa. Çok iyi Bayan bir iş için zaten İngiltere'ye gelmiştim, hemen geliyorum (Olay Yerine Yakınım)
Bayan Makenna telefonu kapattı ve bu güzel haberi Thomas'a aktardı. Neyse bunlar Edwars'ı beklerken biz Bob'a dönelim.
...
Bob o gün -babannesinin kalp krizi geçirdiği gün- evden annesini ve babasını aramaya çıkmıştı.Bob'u yanlız gören bir kişi Bob'la konuşup evine almıştı. Bob'u evine alan kişi Fred Taylordan başka biri değildi. Evet Fred Taylor. Bütün mafyaya borcu vardı o gariban adamın. Evde Bay Thomas'ı arıyıp ona durumu iza edicek iken içeri mafya daldı. Fred'i , Bob'un gözü önünde öldürdüler. Evi soyup tam çıkıcaklardı ki mafyadan biri "Abi bu çocuğu napıcaz?" dedi. Mafya babası arkası döndü çocuğu inceledi ve "Alın bu veledi, babasından para ister , eğer vermessede öldürürüz. Nereden geliyordu bu canilik? 6 Yaşındaki bir çocuğu sen nasıl öldürürsün diye hiçbiri çıkıp sormadı. Bob napıyor muydu? Bob sadece ağlıyordu maalesef de elinden gelen tek şey buydu. Bob'u alıp arabayı bindiler ve uzaklaşdılar.
...
"Selam Makenna ve Thomas" Makenna ve Thomas arkaları bir döndüler ve sarı saçlı genç bir adam.
"Kendimi tanıtıyım ben Edwars. Dedektif Davis Edwars."    
"Merhaba Edwars bize yardımedebilecek misiniz?"  
"Onun için burdayım dostum. Olayı daha detaylı anlatırsanız size yardımcı olabilirim."
Olayı bütünüyle anlattılar ve Edwars ilk önce ormanın gezilmesini değil de kamera kayıtlarının incelenmesini önerdi. Edwars, polis gibi yavaş biri değildi. Dosyayı hızlıca oluşturur ve işine bakardı. Neyse konuyu uzatmaya gerek yok arabalarına bindiler ve eve gittiler.
...
"Bakın Thomas kamera kayıdına çocuk üst mahalleye gidiyor eğer başka bir yere sapmadıysa. Çıkıp bir üst mahallenin kamera kayıtlarını kontrol edelim.
"Pekala Edwars."
Yola çıktılar.
"Bayan Makenna yakınlarda yaşadığınız bir kavga oldu mu Bob'la aranızda? Bu sorum sizin içinde geçerli Thomas."
"Hayır...Hayır öyle birşey olmadı Edwars. Çok güzel anlaşıyorduk."
"Hmm... Siz hastaneye gittiğiniz gün Bob uyuyor dediniz, Ee dışarıdan da biri gelip Bob'u kaçırmadığına göre Bob sizi aramaya çıktı öyle değil mi?"
İkiside susup kaldılar. Mantıklıydı , bu onların akıllarına nasıl gelmemişti? Bunları düşünmediler bile. Şuan tek dertleri Bob'du.
BOB
...
"Evet, kamera kayıtlarında da göründüğü Bob'u bu adam alıyor" dedi ve kameradaki sıska ve uzun boylu adamı gösterdi. Thomas atladı.
"Efendim bu Fred. Fred Taylor."
"Demek tanıyorsunuz bayım. Söyleyin Fred'in kavgalı olduğu biri var mı?" Edwars bunu eve girdiğinde evin dağılıp , tüm paranın çalınmasına ve Fred'in cesetine dayanarak soruyordu
"Sanmıyorum efendim. Fred kendi halinde bir çocuktu. Evden işe , işten eve gelir giderdi. Ama son zamanlarda mafyadan çok para istedi. Diğer mafyaya olan borcunu mafyadan para alarak ödüyordu. Çünkü iki tarafta Fred'i sıkıştıyordu." ( Yukar mahalledeki kamera bozuk olduğu için Edwars görüntüleri izleyememişdi.)
"O zaman mafya geldi , Fred'i öldürdü , evi soydu son olarak da çocuğu -Bob'u- kaçırıp gittiler. Ahh... Kahretsin polis yardım almam gerekiyor."
Ormanlık alana gittiler ve Edwars ile polis anlaştı. Bu dosyada birbirlerine yardım edeceklerdi. Tek şundan şüpheleniyorlardı. Ya Bob'u şehir dışına çıkardılarsa.
Ya Bob'u Öldürürlerse.
 
Bob'un Nerede Olduğu Bulunuyor
 

 DİKKAT BU HİKAYEDEKİ YERLER,İSİMLER VE OLAYLAR TAMAMEN KURGUDUR.
GERÇEK HAYATLA HİÇBİR ALAKASI YOKTUR..
Mafya daha fazla Oxford'da durmadı. Amacından fazlasına ulaşmışlardı. Hem Fred'i öldürüp, borcu kapattılar, hem Bob'u kaçırdılar. Bob onlara ne işe mi yaracak?
"Hadi çocuk bize babanın numarasını söyle de senin burda olduğunu söyleyelim."
Bob korkudan titreyerek "Amca burası neresi? Ben neredeyim?"
"Kısa kes velet bize babanın telefon numarasını söyle."
Hani Bob evden annesini ve babasını aramaya çıktı demiştik ya yanında küçük ayıcığıyla. İşte o ayıcığın içinde anne ve babasının numarası yazmakta.
Bob ayıcığının fermuarını açtı ve "44 *** *** ** **" -numarayı söyledi-.
"Aferin velet."
Mafyadan biri çıkarak "Efendim bu çocuğu nereye kapatalım."
"Kelexper odasına kapatın, orada sesi çıkmaz."
"Peki efendim."
Kelexper odası İngiltere'nin acı çektirme odasıdır. Genellikle ağır suçluların idam için bekletildiği odadır. Bresson'un da bu oda da idam için bekletildiği fakat odadan kaçtığı bilinmektedir. Bresson 19'lü yılların sonuna doğru yaptığı katliamla gündeme gelmişti. Londra'da Hz.İsa'nın doğum günü kutlamaları -yılbaşı- olduğu gün yaklaşık 10-15 kişiyle Londra meydanını basmışlardı. Toplamda 60 kişiye yakın kişinin öldüğü bilinmektedir. 6 Yaşındaki bir çocuğu böyle bir odaya koyacaklardı...
"Bak Bob sen burda kal baban seni almaya gelicek tamam mı? Eğer şımarırsan sonun şu amca gibi olur" diyerek Fred'i gösterdi. Çocukcağız korkudan sadece başını sallayabildi. Adam kapıyı çarptı ve gitti...
Bob burnunu tıkayarak Fred'i incelemeye gitti. Fred, ölüydü ama kıyafetleri hala üstündeydi. Bob cesedi kurcalarken Fred'in telefonunun olduğunu farketti ve telefondan babasını aradı. Mafya , Fred'i incelememişti.
Bob sessizce  "Ba..Baba beni kaçırdılar lütfen beni kurtarın."
"Babacım neredesin , kim kaçırdı?" Bob odanın içinde volta atıyordu ki ayağı bir bidona takıldı ve ses oluşturdu. Adam acaba birşey mi oldu diye kontrol etmeye gittiğinde Bob'u telefonla konuşurken gördü.
"Lan velet o telefonu nereden buldun" dedi bağırarak ve hemen telefonu elinden aldı ve duvara çarptı.
"Sen bir dayağı hakettin , akıllanmayacaksın sen." dedi ve şamarı Bob'a yapıştırdı.
...
"Edwars oğlum beni aradı kaçırıldığını söyledi ve bir adam gelerek Bob'un elinden telefonu aldı."
"Tahminimiz doğru çıktı Thomas. Araba atlayın merkeze gidiyoruz."
"Merkez mi? Orada napıcaz Bay Edwars."
"Telefonun sinyalinden Bob'un yerine öğrenicez. Bir de bu arada Bay Edwars değil, Dedektif Edwars."
Dedektifin dediği doğruydu sinyalden Bob'un yerini azda olsa öğrenebilirlerdi. Merkeze gittiler ve "Bakın Thomas sizin bu odaya girmeniz yasak. Ne yazıyor kapıda" diyerek tabeladaki "Görevli hariç girmek yasaktır." yazısını gösterdi. "Bakın Edwars konu oğlum girmem la." sözünü Edwars kesti ve "Bak ihtiyar kurallar herkes için eşittir. Sana giremessin dedim mi dedim o zaman GİREMEZSİN. "Tamam Thomas zorlama lütfen oğlumuzu bulmamız lazım" dedi Makenna.
Edwars kapının önünden "Amirim sinyalden Bob'un nerede olduğunu bulmama izininiz var mı?" "Tabii ki Davis içeri gel." Edwars bilgisayarın başına oturdu ve kabloyla telefonu bilgisayara bağladı ve sonucunda Bob'un Christmas Common'da olduğunu belirtti. "Tanrıya şükür hala İngilteredeler."
"Davis burdan Christmas Common'a tam olarak 40 Dk sürüyor." dedi Amir
"Biliyorum Amirim salak değilim." Edwars kapıdan dışarı çıktı ve "Bakın Bob buraya 40 dakika uzaklıkta olan bir eyalette. Hemen gidip onu kurtarmalıyız." Ne bekliyoruz dediler ve hemen arabaya binip yola koyuldular.
"Edwars ya başka bir yere giderlerse, ya sinyal işini akıl edebilirlerse."
"Tek korktuğum şey bu Thomas. Tanrıdan başka 2. korkum bu.Ya çocuğu öldüresiye dövdülerse."
"KAÇTILARSA ONLARI BULAMAYIZ THOMAS"
"KAÇTILARSA ÇOCUĞUNUZA ELVEDA DİYİN BAYAN MAKENNA"

 



İbrahim Tufan



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6292
2 Firari Fırtına 4356
3 Mustafa Ermişcan 3723
4 Hasan Tabak 3441
5 Nermin Gömleksizoğlu 3114
6 Uğur Kesim 2989
7 Sibel Kaya 2833
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2815
9 Enes Evci 2541
10 Turgut Çakır 2248

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:2043 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com