Romanlar

MANKURT 2
Okunma: 94
Mustafa Eser - Mesaj Gönder


Eskisi gibi olmasa bile yüzünüz estetik açıdan sizi rahatsız etmeyecek bir duruma geldi.Şu anda yüzünüz ameliyattan dolayı şiş.Kısa bir süre sonra normal haline dönecektir.Yüzünüzde hafif bir acı,tam acı demeyelim de gerginlik ve belki biraz acı hissedebilirsiniz.Merak etmeyin.Plastik ameliyat sona ermeden Kulak Burun Boğaz cerrahımız ses tellerinize küçük bir müdahalede bulundu.Bu yüzden ses tellerinizi istediğiniz gibi kullanamıyorsunuz.Kısa bir süre sonra eskisi gibi olacağınızdan emin olabilirsiniz. İlk günlerde yüzünüzü ve sesinizi tanımakta zorlanacaksınız ancak alışırsınız. Sizde bilirsiniz ki ameliyat ne kadar iyi geçerse geçsin vücuttaki hiçbir organ asla orijinali gibi olmaz. Yüzünüzdeki kesik izleri mümkün olduğu kadar düzeltilmeye çalışıldı, yüzünüz iki bakımdan eskisi gibi olmayacak. Kaş hizasından çenenize kadar inen altı kesik izi kaybedildi, sadece yanağınızda küçük tahmini olarak 4 cm lik bir iz kaldı. Yüzünüzde his kaybı olmaması için plastik cerrahlarımız ellerinden geleni yaptılar. Sesiniz kulağınıza biraz farklı gelecektir. Dediğim gibi yapılan operasyonlar çok başarılı geçti. Her hangi bir enfeksiyon oluşmadı. Size üç gündür narkoz veriyoruz. Şuurunuz tam kapalı değil ancak yarı uyanık durumda olmanız gerekiyordu. Çünkü yapılan ameliyat sonrasında hissedeceğiniz acıların hafifletilmesi gerekliydi.
Eşiniz bu süre de yanınızdan hiç ayrılmadı. Hatta ameliyat sırasında bile. Şanslısınız.
   Yataktaki adam kafasını hafifçe çevirip sarışın güzel kadına baktı.Gülümsedi. Daha doğrusu gülümsediğini zannetti. Yüzünde bir sırıtık oluştu. Genç kadın adamın elini avuçlarını içine aldı.
-Evimize gidince teşekkür edersin hayatım. Dinlenmene bak sen.
   Kadının eli buz gibiydi. Sevecen, âşık bir eşten çok bir cellâdın eli gibi. Adam hissetti bunu.Doktor işini bitirmişti. Son plasteri yapıştırıp geri çekildi.
-Bayım yüzünüzde hiçbir enfeksiyon yok. Dikişler kaynamak üzere. İki gün içinde dikişlerinizi alabiliriz sanırım. Şu anda hiçbir problem gözükmüyor. Ben sizi eşinizle yalnız bırakayım. Yine uğrarım. Bir ihtiyacınız olursa…
   İşaret parmağıyla duvara monte edilmiş düğmeyi gösterdi.
-Düğmeye basın hemen geliriz.
   Adam bandajların altındaki şiş göz kapaklarını kapatıp açarak doktora teşekkür etti.
-Önemli değil bayım. Biraz sonra hemşire serumlarınızı getirecek.Eşiniz serumlarınızı değiştirecektir. İyi günler.
   Doktor pansuman arabasını çekerek çıkınca adam kafasını sola çevirip bakışlarını kadının gözlerine dikti.
-Tahmin ettiğin gibi bayım. Bayım diyorum çünkü ismini bilmiyorum. Sir Aleksander ne yeni ne eski ismini söylemedi bana. Sadece dört gün önce yeni görevimdeki ekip arkadaşımın yani senin ameliyat için hastaneye yatırıldığını yanına gelmemi emretti. Anladığım bize verilecek görev için sana plastik ameliyat yapıldı. Ses tellerinle oynandı. Görev sırasında karı koca rolünü oynamamız gerekecek sanırım. Kim olduğunu bilmiyorum. Ama Sir Aleksander için önemli birisin galiba. Bir iki gün içerisinde hastaneden
kaçmamız gerekebilir. Sir Aleksander yeni yüzünü çok az kişinin görmesi gerektiğini söyledi. Emir gelince eve çıkacağız. Sen dinlen. Ben serumları alıp geleyim.
   Adam iki gün daha yattı. Kadın başında bekledi. Serumlarını değiştirdi. Nihayet ameliyattan sonraki 6 ncı gün pansumanı yapan doktor müjdeli haberi verdi.
-Yarın dikişlerinizi alacağız bayım. Yüzünüzde hiçbir iltihaplanma yok. Deri tam olarak yüzünüze uyum sağlamış. Geçmiş olsun.Yarın ameliyatınızı yapan cerrah kontrol ettikten sonra ılık bir şeyler şeyler yiyip içebilirsiniz Tam iyileşmek için bir süre daha istirahat etmeniz gerekecek. En az bir ay. 
   Akşam saat 23 de sarışın kadın adama diğer müjdeli haberi verdi.
-Sir Aleksander haber göndermiş. Gece iki de hastaneden çıkacağız.Nekahet dönemini evde geçireceksin.
   Gece hastaneye gelen omzundaki apolette iki şerit iki yıldız olan rütbeli bir subay ve yanındaki 10 asker adamla kadını IFSASO logolu kapalı siyah bir minibüse bindirip götürdüler.Sir Aleksander tarafından her şey ayarlanmış olmalıydı ki hastaneden kaçarken hiç bir bir personele bile rastlamadılar.Yolda takip edilmemek için iki kere vasıta değiştirip saat 03,30 da bir apartmanın 3.ncü katındaki daireye girdiler. Yüzü bandajlı adam hiçbir şeyle ilgilenmeden salona geçip kanepeye uzandı. Rütbeli subay kadının kahve içme teklifini
kırmadı.Askerleri gönderip içeri girdi. Beklemek için oturma odasına geçti. Kadının getirdiği kahveyi yudumlayıp elbiseleriyle kanepeye uzandı.
-Ben burada beklerim bayan. Kahve için teşekkür ederim. İyi geceler.
   On dakika sonra ev karanlığa gömüldü. Subay oturma odasında kadın ve adam salonda uyur numarası yaparak sabahı ettiler. Saat 06,30 da gömlek cebindeki telefonun alarmı çalınca genç kadın gözlerini açtı. Banyoda elini yüzünü yıkadıktan sonra mutfağa geçip
ocağın üstüne çay koydu. Kahvaltılık bir şeyler var mı diye buzdolabını açtı. Buzdolabı tamamen doluydu. Küçük bir tepsiye kahvaltılık hazırlayan kadın iki fincan çay ve tepsiyle
salona girdiğinde oturma odasında geceleyen subay da salona girmişti. Birlikte konuşmadan kahvaltı yaptılar.Kadın mutfakta ılıması için beklettiği çayı getirip adama verdi.On beş
dakika sonra kahvaltılarını bitirmiş çayları ellerinde karşılıklı oturuyorlardı. Subay kolundaki saate bakıp homurdanmaya başladı.
-Nerde kaldı bu adam?
-Kimi bekliyorsunuz Komutan?
-Kimi olacak Sir Aleksander'ı bayan. Aklın alıyor mu? Beni Asayiş’in en üst rütbeli subayını sana ve erkek arkadaşına bakıcılık yapması için görevlendiren ukala Sir Aleksander'ı.
   Kadın cevap vermedi. Yüzü bandajlı adam hırlayınca adamın işaretinden kâğıt kalem istediğini anlayıp göğüs cebinden çıkarttığı kalemi ve not defterini adama uzattı. Adam elinden tutup yanına oturtunca itiraz etmedi. Formaliteden de olsa kocasıydı ne olsa!
   Adam kalemle deftere bir şeyler yazarken ikisini de gafil avladı.Sarışın kadının sağ baldırındaki silahı kaptığı gibi fırlayan yüzü bandajlı adam subayın kafasına silahı dayamıştı.
Böyle bir hareketi beklemeyen subay gözleri fal taşı gibi açılmış olarak kalakaldı. Sarışın kadın kıkırdamaya başladı.Şaşırmış gibi bir hali yoktu.
-Oha! Ne yaptığını sanıyorsun sen? Aptallık etme sakın!
   Silahın horozunu kaldıran adam başıyla işaret edip subayı oturduğu koltuktan kaldırdı. Silahın namlusuyla sırtından iteleyerek dış kapıya kadar götürdü. Subay dışarı çıkınca kapıyı hışımla yüzüne kapatıp kilitledi. Kendisine gülerek bakan kadına aldırmadan mutfağı ve odaları hızla gezdi. Odaların birinde içinde pansuman malzemesi bulunan valizi kadının önüne atıp başıyla gelmesini işaret etti. Mutfak balkonundan yangın merdivenine çıkıp aşağıya inmeleri sokağı geçip ilk taksiyi durdurmaları on dakikalarını almamıştı. Taksinin arka kapısını açıp önce valizi arka koltuğa attı ardından kendisi bindi.Montunun kapüşonunu başına geçiren adam başını iyice eğmişti bandajlarının fark edilmemesi için. Yüzü siyah bir kaşkol ile tamamen sarılı kapüşonu kapalı da olsa taksici adamın yüzündeki bandajları fark etmişti. Ağzını açıp konuşacaktı ki ön koltuğa oturan sarışın kadının böğrüne çevirdiği silahı
fark edip konuşmaktan vazgeçti.
-Kocam dün gece bir kaza geçirdi. Biraz önce hastaneden kaçtık. Çok para istediler Namussuzlar! İzimizi kaybettirmeye çalışıyoruz.Bize yardımcı olacağınızı umuyorum.
   Arkadaki adamın adres yazdığı kâğıdı şoförün burnuna doğru uzattı.
-Bizi bu adrese götür çabuk. Merak etme sana zarar vermek niyetinde değiliz.
   Yirmi dakikalık bir yolculuktan sonra “AY IŞIĞI SİTESİ“nin önünde taksiden indiler. Taksinin uzaklaşmasını bekleyip ters istikamete doğru 4 blok yürüdüler. Giriş kapısındaki tabelada yumuşak G si silindiği için ÖRENCİ EVLERİ yazan bir apartmandan içeri girdiler. Zemin kat 3 nolu dairenin kapısını üç kere ard arda tıklattı adam.Açılan kapıdan düşünmeden içeri girdi.Adamla kadın salona geçerken evin kapısı açılıp kapandı. Ev onlara kalmıştı.
   Apartmanın bulunduğu sokak çoğunlukla öğrencilerin kaldığı pek tekin olmayan bir mahalleydi.Adam işaretle yüzüne pansuman yapmasını isteyince sarışın kadın antredeki valizi açıp içindeki malzemeleri salondaki yemek masasının üzerine çıkarttı. Plastik
şişelerde oksijenli su,Tentürdiyot, saf alkol pamuk ve bol miktarda steril gazlı bez ve plaster vardı. Kapalı bir kutunun içinde de penset, makas ve büstrü vardı. Sarışın kadın mutfak
dolabının alt gözlerinin birinde bulduğu küçük bir kavanozun yarısına kadar alkol döküp makas ve penset’i içine koydu.Mutfağa geçip bir sigara yaktı.



Mustafa Eser



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6340
2 Firari Fırtına 4401
3 Mustafa Ermişcan 3789
4 Hasan Tabak 3506
5 Nermin Gömleksizoğlu 3156
6 Uğur Kesim 3023
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2900
8 Sibel Kaya 2870
9 Enes Evci 2580
10 Turgut Çakır 2277

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:563 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com