Hikayeler

Nükte Yüklü Fıkralar-5 (41 - 50)
Okunma: 54
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


41) MEDENİYET HASTALIĞI

Otobüste zor bela yer bulan yaşlı adam söyleniyordu:

''Aaahh gençler, aah! Bizim zamanımızda yaşlı biri görüldü mü, hemen kalkılır yer verilirdi!''

Ön koltukta oturan genç;

''O, oturakların tahta olduğu devirdeymiş Amca!'' deyiverdi. ''Şimdi koltuklar o kadar yumuşak ki, insanın oradan kalkası gelmiyor!''

* * *

42) FIKRA

Turizm Bakanlığı, ayı oynatılmasının önüne geçmek için bir program hazırlamıştı.

Buna göre, her ayı sahibi, ayısını yetkili merciye teslim edecek, karşılığında da mağdur olmaması için tazminat alacaktı.

Program uygulanmaya başlandı. İrili ufaklı renk renk ayılar sahiplerinin nezaretinde sıraya dizildi.

Memur, sıraya dizilen ayıları kontrol ederken bir gariplik gördü. Yaklaştı. Gayet uzun boylu, hemi de iri yarı, iki ayının arasına sıkışmış adamı görünce çıkıştı:

''Ne arıyorsun burada, be adam!''

Adam, gayet sakin cevap verdi:

''Teslim olmaya geldim, Bayım!''

''Biz, insan değil, ayıları teslim alacağız!''

''Tamam işte Bayım. Ben, ayıyım!''

Memur, hiddetlenmeye başlamıştı. Ona;

''Beni mi kandırıyorsun be adam!'' dedi. ''Sen, bal gibi insansın!''

İki ayının arasına sıkışmış adam, kafasını kaşıyıp;

''Ya hu, Efendi!'' dedi. ''Sen mi doğru söylüyorsun; yoksa, sabah akşam 'gel ayı', 'git ayı' diyen mahalleli mi?''


* * *

43) UYGULANAN FETVA

İlginç fetvalarıyla tanınan bir hoca, son fetvasını da vermiş, ''İnternetteki zararlı siteler haklanabilir'' demişti.

Aradan kısa bir zaman geçti. MSN sohbetleriylede tanınan Hoca, sitesiyle ilgilenmek isteyince, onun haklanmış hâliyle yüz yüze kaldı. Yanında bulunanlar canını sıkkın gördüklerinde, sordular:

''Ne oldu Hocam?''

Hoca, gözlüğünün ardında açılmış gözleriyle;

''Daha ne olsun!'' diyerek cevap verdi. ''Fetvamın bu kadar çabuk uygulanacağını ummuyordum doğrusu!'' (16.09.2007)

* * *

44) KÖPEKLER

Hayvanları Koruma Kanunu gereğince, hayvanlara eziyet edenler tesbit ediliyor, kendilerine para cezası kesiliyordu. Cezaları kimse takmıyordu herhâlde ki, hayvana eziyet etmenin arkası kesilmiyordu.

Zabıta ekibi, bir yerde, 'köpekler döğüştürülüyor' ihbarını aldı. Baskını yaptı. Onbir kişiyi, boğuşturulan köpeklerin karşısında kendilerinden geçmiş vaziyette yakalayıp emniyete götürdü.

Komiser, sıra hâlinde dizilen köpekçileri süzdü. Ellerini arkasına kenetleyip;

''Tüh size!'' dedi. ''O köpeklerin yerine, siz döğüşseydiniz daha bir yakışırdı!..''

Köpekçi, sırıttı. Arkadaşlarına bir göz atıp;

''İyi ama Komserim!..'' diyerek karşılık verdi. ''Görmeden uygulamaya geçilemez ki!'' (15.09.2007)

* * *

45) SAHTE SAVCI

SSK maaşlı biri, nasıl olmuşsa sahte bir kimlik bulmuş, ülkenin çeşitli yerlerinde savcı diye dolaşmaya başlamıştı. Eğlence yerlerine girip çıkıyor, otellerde suç tesbiti yapıp ikaz ediyor, trafik polislerine emir verip, gözüne kestirdiği otolara ceza kestiriyordu.

Bir polisin şüphelenmesi üzerine tutuklandı Adam. Emniyete getirildiğinde Komiser sordu:

Niye sahte savcı kimliğiyle dolaşıyorsun?

Adam cevap verdi:

''Millet, ülkenin savcısını ne kadar tanıyor anlayayım diye!'' (10 Eylül 2007)

* * *


46) KIBLESİZİN HÂLİ

59 yaşındaki Adam, bildiği apatmanın bir dairesini kolluyordu. Zaman zaman ayrılan evsahibi, yine ayrılmış, daire sessizliğe bürünmüştü.

Zamanın sabaha yakın olduğu saatte, ''vakit tamam'' dedi. Kolladığı dairenin kilidini tornavidayla zorlayıp içeri girdi. Dolapları, çekmeceleri karıştırdı. Dikkatini çekenleri tutup bir yere koydu. Neşesi de yerinde gibiydi hani! Tam o anda içeri girenlerin seslerini duydu. ''Allahüekber'' deyip ibadet vaziyetine geçti.

İçeri giren iki polis, adamın rükuya, secdeye gittiğini görünce duraladılar. Bir adama, bir dışarıya baktılar. Sonra iki koltuğundan kavrayıp, ''Yürrüü!'' dediler.

Adam;

''Ne oluyorsunuz ya!'' diyerek söylendi. ''Namaz kılan adama dokunulur mu be!''

Polis;

''Biz namaz kılana dokunmadık ki!'' diyerek cevap verdi. ''Namaz kılıyor numarası yapana dokunduk. Çünkü kıble, secde yapılan yönün ters tarafındaydı!''

* * *

47) CEVAP!

Sabaha karşı girdiği evde suç üstü yakalanan Adam, evden dışarı çıkarılırken, iki polis birbirlerine bakıştılar. Aynı düşüncede olduklarını sezinleyip, Adam'ın kollarını gevşettiler. Onun bozulan kıyafetini düzelttiler. Sevecen tavır takınıp;

''Bu daire senin miydi Bey Baba?'' diye sordular.

Hırsız Adam, çakmıştı manzarayı. Bir sağındaki polise, bir solundaki polise baktı. Onlara;

''Biraz daha geç geleydiniz ya, polis âbilerim!'' dedi. ''Gündüzün apartmanda kıyamet koptuğunda öğreniverirdiniz!''

* * *

48) BOŞA DUA

Hırsızlık yapmak için girdiği evde yakalanan adam, polis otosuna konup karakola getirilmişti. Demir parmaklığın arkasına konulunca, ellerini göğe doğru açıp boynunu büktü. Hücrede bir kişi daha vardı. Tipinden hırsızlık suçlusu olduğunu anlayınca, Adam'a;

''Hişt! Bu ne iş?!'' diye seslendi. ''Duan kabul olunmaz ki!''

Adam, kafasını dönüp;

''Önemi yok Arkadaş!'' diyerek cevap verdi. ''Memleketin onca varlıklısı, ettiği dua kabul olduğu için mi zengin olmuştu?''

* * *

49) YANLIŞ TANRI SEÇMİŞ!

Hırsızlık yapmak için girdiği evde yakalan Adam, yakalanma sebebine hayıflanıyordu. 'Demek ki, yaş geçmiş, iş bitmiş' diyerek söylendi. Oturduğu yerde büzüştü; sorguya çekileceği ânı beklemeye başladı.

Biraz sonra Komiserin karşısına çıkarıldı Adam. Komiser, O'na;

''Hey sen!'' diye seslendi. ''Yaşından utanmamış hırsızlığa kalkışmışsın ha! Bir de,yakalanacağını anlamış, namaza-duaya başlamışsın! Eee! Söyle bakalım: Allah'ı mı kandıracaktın?''

Adam, boynu bükük;

''Ne haddime Komiserim!'' diyerek cevap verdi. ''Benim de, Tanrım'dan, işimde başarılı olmayı isteme hakkım yok mu?!''

* * *

50) RAMAZAN AYI'NIN ETKİSİ

Dairesine hırsız giren evsahibine durum iletilmişti. Evsahibi aceleyle evine geldi. Kendisini karşılayan komşusu;

''Sahura kalkmıştık ki, kapının açık olduğunu fark ettik Komşu!'' dedi. ''Hemen karakolu aradık; gelen polislere hırsızı yakalattık!''

Evsahibi dairesinin kapısını kapattı. Oradan, karakola gidip, hırsızla yüzleşmeye çalıştı.

Hırsızı, Komiserin karşısında süklüm-püklüm oturduğunu gören Evsahibi;

''Allah, seni bildiği gibi yapsın, e mi!'' diye bağırdı. ''Malıma, parama dokunamadan karakolu böyle boylarsın işte!''

Hırsız Adam, kafasını Evsahibine döndürdü. Yavaş ses tonuyla;

''Bağırma da Rabbin'e şükürde bulun!'' diyerek karşılık verdi. ''Senenin on iki ayının on ikisi de ramazan değil!''

İbrahim Faik Bayav
(05.10.2007) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6328
2 Firari Fırtına 4390
3 Mustafa Ermişcan 3773
4 Hasan Tabak 3480
5 Nermin Gömleksizoğlu 3145
6 Uğur Kesim 3014
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2880
8 Sibel Kaya 2861
9 Enes Evci 2570
10 Turgut Çakır 2268

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1092 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com