Hikayeler

Ben de Silinip Gittim
Okunma: 68
bülbül tuhaf - Mesaj Gönder


Saatin kaç olduğunu bilmediğim ama güneşin çatısız odanın olmayan tavanında"Ben buradayım,sen neredesin?"dercesine üzerime doğmuş olduğunu görüyorum.Gözlerim,yeni doğmuş bir bebeğin ilk ağlama zamanındaki gibi kırış kırış,açılıyor yavaşça.Çevreye bakınıyor,nerede olduğumu anlamaya çalışıyorum.İlk dikkatimi çeken bir bacağı kırık,yaklaşık yirmi yıllık eski bir sehpanın üzerinde duran ve kendisiyle alakasız biçimde ürkütücü bir çerçevenin içindeki mutlu aile tablosu oluyor.Yara bere içinde bulunan elim istemsizce ve titreyerek çerçeveyi alıyor.Ne renk olduğunu bilmediğim gözlerim bir şeyler ümit edercesine resimdeki yüzlerde dolaşıyor ve biraz biraz anlamaya,anımsaya başlıyorum bazı şeyleri ilerleyen dakikalarda.Resimdeki saçları kısa,ela gözlü ve oldukça güzel olan orta yaşlı bir kadına baktıkça neden olduğunu bilmediğim bir şekilde her yanımı soğuk bir ürperti kaplıyor.Bu kez hemen onun yanındaki ellili yaşlarda bir adama gözüm kayıyor ve gözlerim onun gözlerinde takılı kalıyor.Resimde olmasına rağmen o gözler bana bir şeyler anlatmak istercesine bakıyor,bir türlü bırakmıyordu.Sanırım iki dakika sonra gözlerim özgürlüğünü ilan ediyor ve bu kadınla adamın yanında duran bir fotoğraf daha buluyorum.Ama fotoğrafa bakar bakmaz kendimden geçiyorum,göz pınarlarım hücreden çıkarılmış karınca sürüsü gibi kurtuluşa ermek için adeta çaba sarf ediyor.Tam da bu saniyelerde mükemmel hafızam beni mutlu etmeyi başarıyor ve bir türlü anlam veremediğim,hatırlayamadığım parçalar yerlerini dolduruyorlar.Geçmişim,tahmin ettiğim kadarıyla tüm ayrıntısıyla sinir sistemim üzerinde yol alıyor.Ve öldürücü bir zehir etkisiyle bütün vücuduma damarlarımın eşsiz becerikliliğiyle yayılıyor.Kalbim bir lunapark oyuncağı gibi,kalkıp inerek zehire bir doz daha veriyor.Bütün bunlara yanıt olarak elimde tuttuğum hayatımın belki de en büyük hatası olan fotoğrafları bir hışımla karşı duvara fırlatıyorum.Çok garip bir şekilde duvar kartondan yapılmış panel gibi kırılıyor ve parçaları neresi olduğunu göremediğim bir zemine düşüyor.Ayaklarım hızlı davranıp gökyüzüne açılmış olan kırılmış duvarın önüne getiriyor.Başımı aşağı doğru döndürüyor,kendimi bir dağın zirvesinde hissettiren uçurum gibi boşluğa bakıyorum.İstanbul'un minyatür hali,küçülmüş insanlar,apartmanlar,boğaz ve karşımda duran bulutlar bana el sallıyorlar adeta.Yavaş yavaş nerede olduğumu da anlamaya başlıyorun.Zihnim ve duygularım beni yönlendiriyor,ayaklarım uçurum boşluğunda sallacak şekilde odanın tabanına oturuyorum.Tam karşımda duran belki de dünyanın en masum varlıklarını,bulutları izlemeye koyuluyorum.Bir bulutu,kanatları olan bir insana benzetiyorum.Gökyüzünden insanlara iyilik yapmak istermişçesine koskocaman bir tebessümü yüzünde bulunduruyor.Hayatımın hatası olan nesneleri gördüğümden itibaren akmaya devam eden gözyaşlarım bu sırada yavaşlamaya başlıyor ve en sonunda duruyor.Yüzümde,bir tebessümle birlikte avuç içlerimden destek alarak ayağa kalkıyorum.Salık olan saçlarım yüksekliğin ve rüzgarın etkisiyle uçuşurken gökyüzündeki bulut meleğe doğru adım atıyorum.Boşluktan aşağı düşerken sadece bulutu görüyorum,hissediyorum.Ve hayatımın son anının tadını çıkarmaya bakıyorum. ************



bülbül tuhaf



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6352
2 Firari Fırtına 4412
3 Mustafa Ermişcan 3806
4 Hasan Tabak 3519
5 Nermin Gömleksizoğlu 3168
6 Uğur Kesim 3031
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2924
8 Sibel Kaya 2879
9 Enes Evci 2591
10 Turgut Çakır 2284

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1182 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com