Romanlar

KUM TANELER 3_ Olivin
Okunma: 66
derin gezmiş - Mesaj Gönder




   “Bursa’da mı yaptın haberi?”  Bir an için daldığı eski anlarından bu
soru kopardı genç kızı.“Yok,
Antalya’da… Açılış için hazırlanan bir otel vardı. Tanıtım amaçlı bir yazı…
Birkaç fotoğraf… Öyle işte.”“Uzun
yol bu mevsimde.”Adam gözlerini
yolundan ayırmadan ilgisiz bir şekilde mırıldanıyordu, kızın gözlerinden gecen
belli belirsiz kaygı dalgasını görmedi.“Annem, eşiyle yaşıyor Antalya’da…” dedi kız.“Bu iş çıkınca gönüllü oldum. Küçük bir
kaçamak diyebiliriz. Ama masum bir kaçamak bu, biliyor Müdürüm annemin
Antalya’da yaşadığını.”Gayri
ihtiyari baktı kıza, kaldı bakışları birkaç saniye. Beyaz, kalın paltosunun
düğmelerini çözmüştü genç kız. Pembe bir kazak vardı içinde, beresiyle uyumlu.
Ve gümüş bir zincirin ucunda göz yaşı damlasını andıran açık yeşil, pürüzsüz,
parlak bir taş duruyordu göğsünün üstünde. Adamın bakışlarının, göğsünde
takıldığı saniyeleri fark etti genç kız, bir de derin siyah gözlerini ilk kez
olarak. O gözlerde parlayan yıldızları… Tanımadığı garip bir titreşim yaşandı
vücudunda, heyecan mıydı bu? Neden heyecanlanmıştı? Sebebi bu bakışlar mıydı?
Neden?O bakışların kolyede olduğunu
fark etti, gülümsedi aptallığına. İki parmağının uçlarıyla tuttu
kolyesini.“Güzel değil mi? Biliyor
musunuz, Bursa’da çıkıyormuş bu taş. İsmi de Olivin’miş.”
Evet, biliyordu bu taşı.Üstünde çalıştığı dava için bilgi toplamak
amaçlı gittiği Bursa’da, ağzından tek kelime alamadığı o doğal taş ustası adam,
yeşilimsi bir kaya parçasının başında durup anlatmıştı. Bu yörede çıkarılan
doğal taşlardan, çeşitli takılar ve süs eşyaları yaparak sağlıyormuş geçimini. On
üç yaşındaymış babası onu bu atölyelerden birine iş öğrensin, diye
koyduğunda.Nasırlı elleri, tozlu, eski
üstü başıyla bu kaya parçasına yorgun gözlerini dikip, “Ben en çok bu taşı
seviyorum…” diye anlatmaya koyulmuştu. Karşısında ki Komiserin sorduğu sorulara
tek kelimelik cevaplar veren adam, bu anlatısında oldukça hevesliydi.“Güçleri varmış bu taşların. Yeni, yeni
insanlar geliyor artık, dünyanın her bir yerinden bu taşları görmek için. İşin
uzmanlarıymışlar, onlar anlatırlar. Mesela bu taş, kaygılarını alırmış insanın.
Sıkıntılarla başa çıkması için güç verirmiş. Korkuları karşısında güçlü
hissedermiş insan kendini. En önemlisi de bu bence… Korkular karşısında güçlü
hissetmek. Hepimizin korkuları vardır çünkü.”
“Anlamam ben mücevherlerden. Kadın işi
işte.”“Neden kadın işi olsun?
Erkeklerde çok kullanıyor günümüzde bu tür takları.”Umarsız bir gülümseme takıldı adamın
biçimli çizgilerden oluşan ağzına, devam ediyordu kız anlatmaya.“Hastaları var bu taşların. Doğa üstü
güçler taşıdıklarına inananlar bile var.”Gülümsedi aniden, omuz silkti.“Ama ben de anlamam aslında. Hediye bu da zaten.”Bir kez daha baktı adam, alay eder gibi
bir ses çıkardı.“Bayağı ucuza kaçmış
arkadaşın.”Anlamadı önce bu ifadeyi genç kız, düşündü,
aydınlandı yüzü.“Öyle değil… Bir
bayandı bunu hediye eden kişi. Tüm geçmişini geride bırakıp hayata yeni adımlar
atmak için çabalayan bir bayan.”Konuşmasını her daim belli bir heyecan içinde yapan genç kızın sesinde
hissettiği acık buruk ifade bakmasına sebep oldu bu kez genç Komiserin. Yan
koltuğunda oturan kız bakışlarını penceresinden karanlık yola dikmiş,
çevrelerinde uçuşmaya devam eden kar tanelerini seyre dalmıştı. Sesinin son
hali kadar buruktu yüzü de şimdi. Üst dudağına nazaran daha dolgun ve
biçimliydi alt dudağı. Yuvarlak çenesi hafif yukarı kalkık duruyor, bu hareketi
de boynunun gergin durmasını sağlıyordu. Altın renkli buğday başaklarını
anımsatıyordu teninin rengi. Pürüzsüz ve canlıydı. Taptazeydi… Özenle servis
edilen sıcak pişmiş taze et kadar iştah acıcı.
Yoluna çevirdi bakışlarını, derin bir
nefes aldı. Bu rahatsız hissetmesine sebep olan düşünceden hızla uzaklaşmaya
çalıştı. Doğal taş ustasının anlattıklarını düşünmeye zorladı kendini.Soruşturmasını yaptığı kayıp kadının
dayısıydı adam. Kırk üç, kırk dört yaşlarında, kendi halinde birine benziyordu
ama belli ki sır saklamayı iyi biliyordu.“Hiçbir haber almadık biz…” deyip durmuştu dayı.“Sık, sık ziyarete gelirmiş sizi?” diye
sorunca polis, bezgin bir şekilde cevap vermişti.“Çok severdi rahmetli annem onu. Gülru’da
düşerdi anneannesinin üstüne. Evlendikten sonra gelmedi bir daha. Şeye
kadar…Annemin cenazesine geldiler, biz
de orada tanıdık damadı. Annem çok hastaydı, düğüne gidememiştik. Sizden
duyuyorum boşandıklarını da. Evden kaçtığını da bilmiyordum. Haber vermediler
bize.”Garip geliyordu Komisere bu
durum. Genç kadının kalabalık bir erkek grubundan oluşan ailesi (Üç ağabey,
eski koca, baba) ısrarla kızlarını ararken, dayı neden bilgilendirilmemişti?
Gerçekten hiçbir şey bilmiyor olabilir miydi dayı?Kadının Bursa’ya geldiğine dair bir bilgi de
yoktu zaten elinde.
“Bir ….. …. düşünüyor, bir ….. fena
….”Yan koltukta çoktan unuttuğu kız
başını cama dayamış şarkı mırıldanıyordu. Kelimeleri tam olarak duyamasa da
sıcacıktı genç kızın sesi. Tanıyordu bu sözleri, kulak kabartırken kızın
incecik tatlı sesine, zaten yavaş kullandığı aracını biraz daha yavaşlattı
farkında olmadan.“Yalnız … .. … biliyoruz
…..”Telefonun zil sesindeki melodiyi
anımsadı.“…… nefret ettiğimi …..”Ve kız şarkıyı mırıldanmaya devam ederken
içinden eşlik etti sıradaki sözlere. “Bende ….. duygular ……”
Yan koltuğunda oturan genç kızın iştah
kabartan taze etini düşünmüyordu şimdi ve gayri ihtiyari bir alışkanlık olarak
dişlediği dolgun dudakların canlılığını da unutmuştu çoktan. Hiç bilmediği bir
sıcaklık dolanıyordu kalbinin kapısında. Masum bir kedi yavrusu gibi sokulup
paçalarına sürtünen huzurlu bir sıcaklık. Gülümsedi, görmedi kız, kendi bile
varmadı farkına.Kaderinde davetli olan
misafirinin yaşam kokan ılık sesine teslim olmuştu fark etmeden.
***



derin gezmiş



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6320
2 Firari Fırtına 4383
3 Mustafa Ermişcan 3762
4 Hasan Tabak 3470
5 Nermin Gömleksizoğlu 3137
6 Uğur Kesim 3009
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2866
8 Sibel Kaya 2856
9 Enes Evci 2565
10 Turgut Çakır 2264

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1257 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com