Hikayeler

Bilgiç Dayı'dan Nükteler-9 (81 - 90)
Okunma: 35
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


81) ETKİ-TEPKİ KANUNU

Mısır'da, hıristiyan olduğunu söyleyen bir grup, 'Müslüman Kardeşler' adlı Örgütü taklit etmiş, 'Hıristiyan Kardeşler' adlı örgütü oluşturmuştu. Müslüman Kardeşler'in ''Çözüm İslam'da'' sloganına karşı, ''Çözüm Hıristiyanlıkta'' sloganını öne sürüyordu. El-Mısriyyun gazetesi bunu haber yapınca, vatandaşlar meraklandılar. O merakla Bilgiç Dayı'ya gelip;

''Söylesene Bilgiç Dayı!..'' dediler. ''Mısır'daki Hıristiyan grup, niçin 'Çözüm Hıristiyanlıkta' tepkisini veriyor?''

Bilgiç Dayı, eliyle çenesini kavrayıp iç çekti. Sonra;

''Müslüman Kardeşler'in, İslam'ı yanlış aktarmasından!'' diyerek cevap verdi. ''Allah'ın resüllerinin tebliğini 'İslam' diye sunsalardı, orada, ne etki oluşacaktı, ne de etkiye tepki!''


82) YÜZDE KIRK YEDİYİ DUYUNCA...

Bir hukukçu, Recep Tayyip Erdoğan ilk başbakan olduğunda, ''Başbakanlığa imam-hatipli birinin gelmesini hazmedemiyorum'' demişti. Beş yıl aradan sonra Erdoğan, ikinci defa başbakan olunca, gazeteci karşısına geçip sordu:

''Aynı kanaatte misiniz Beyefendi?''

Hukukçu, yanıtlamaktan kaçındı. Sadece ''Söyleyemem!'' demekle yetindi.

Vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Hukukçumuz, niye 'söyleyemem' dedi Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı;

''Geç de olsa!..'' diyerek cevap vermeye çalıştı. ''Hazmetme işlemi, gerçekleşmiştir!''


83) SUÇLUYU ANLAMA EVİ

Trabzon'da, cezaevindeki cinayet zanlısı biri, yeraltı işlerinde meşhur olmuş birinin yeğenini öldürdüğü sanılan kişiyi öldürmeye teşebbüs etmiş, çıkardığı silahı da, dan dan dan diyerek ateşleyip koğuş kapısını açmaya çalışmıştı. Bereket versin gardiyanlar yetişmiş de, öldürme işlemine fırsat verilmemiş.

Böyle bir olay olur da vatandaşlar merak etmez mi? Merak ettiler. Bilgiç Dayı'ya;

''Cezaevi böyle mi olur Bilgiç Dayı?!'' diye sordular.

Bilgiç Dayı;

''Elbette ki böyle olmaz!'' diyerek cevap verdi. ''Ama, bu olayın müsebbibleri, 'zanlı' ve 'sanılan' diye anıldığına göre, oraya, 'ceza verilecek kişiyi anlama evi' diyebiliriz!''


84) TABANCA NASIL GİRDİ?

Trabzon cezaevindeki silahla cinayete teşebbüs olayında ilk tepkiyi, en büyük yetkili verdi. O yetkili basının karşısında ''Ruhsatsız tabanca, sokakta bile yetkililerce hissedilmesi gerekirken, anlayamıyorum, cezaevine nasıl girdi?'' diye sordu.

Yetkilisi anlayamamışsaa Bilgiç Dayı anlar, değil mi?!. Vatandaşlar da öyle anladılar, Bilgiç Dayı'ya;

''Sahi, Bilgiç Dayı!'' dediler. ''Tabanca cezaevine nasıl girdi?''

Bilgiç Dayı;

''Delik bulmuştur canlarım!'' diyerek cevap verdi. ''İri sıçanların geçtiği yerden bir tabanca da geçebilir değil mi?!'' (07.09.2007)


85) YAPTIRMA, YIKMAZSIN

Zaman zaman, kaçak yapıların yıkılması gündeme geliyordu. Yine bir yıkım günü tesbit edildi. Belediyenin ekibi, dozerlerle bir beldeye gelip yıkıma başladı. Başladı ama, engelleyici eylemle karşılaşıp, atılan taşların, yakılan ateşlerin arasında kalıverdi.

Basında, 'terör örgütü parmağı' diye duyuruldu olay.

Vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya geldiler. O'na;

''Yıkım işine terör örgütünün parmağı niçin giriyor Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı, işaret parmağını ileri geri sallarken;

''Devlet gücünün parmağı, gözükmediği için!'' diyerek cevap verdi. ''Zamanında, 'yapamazsınız' etkisi gösterilseydi, şimdi, 'yıkamazsınız' tepkisi oluşamazdı. (16.09.2007)


86) DÜELLOYA RET

Bush idaresindeki Amerika'nın, bir sebeple İran'a yükleneceğinin konuşulduğu sırada, İran Cumhurbaşkanı Ahmedinecad Bush'a çağrı yaptı. Dedi ki: ''Seninle Birleşmiş Milletler huzurunda söz düellosu yapalım...''

Beyaz Saray yetkilisi, Bush'un adına cevap verdi: ''Böyle bir düellonun oluşma şansı yoktur.''

Bilgiç Dayı'ya gelen vatandaşlar;

''Söylesene Bilgiç Dayı!..'' dediler. ''Bush'un söz düellosu yapma şansı neden yok?''

Bilgiç Dayı, gülümsedi. Onlara;

''Amerika'da düelloyu silahla yapmak vardır da ondan!'' diyerek cevap verdi. ''Ya da, Bush'un, alkolsüz kalacağına emin olunmadığından!''


87) MALİYE İŞ YAPIYOR MUŞ!

Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğü'nün kontrolörleri, yaptıkları kontroller sonucunda, hatâlı bir kaç kişide değil, cipleri-tırları, bankada yüklü hesabları olan sekiz bin kişide 'yeşilkart' kullanıldığını tesbit ettiler. Raporu hazırladırlar, üzerine 'soygun' kaşesini vurup kamuoyuna açıkladılar!

Vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Durmadan yeşilkartlı zengin tesbitinin anlamı ne Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''İş yapılıyor görüntüsü vermek. İlk olayda kaç kişi ceza almış tesbiti yapılsaydı, bugün, ölülere varıncaya kadar yeşilkart dağıtılma komikliği oluşmazdı.''


88) HATIRLANILAN ŞAPKA

Öğretmen-Sen Genel Başkanı, başına melon şapkayı geçirip basının karşısına çıkmıştı. Elindeki metinden 671 Sayılı Kanunu dile getirip devletin üst katmanında bulunanların, bu kanuna muhalefet ettiklerini belirtti. Sonra metni cebine koydu. Savcılığa gidip bahsettiği kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu.

Vatandaşlar, birbirlerine bakıştılar. O bakışmalarla Bilgiç Dayı'ya gelip;

''Söylesene Bilgiç Dayı!'' dediler. ''Suç duyurusu kabul edilirse ne olur?''

Bilgiç Dayı;

''Cümbüş olur herhâlde, cümbüş!'' diyerek cevap verdi. ''Şapkacılık sektöründe faaliyet oluşur!''


89) AKILLARI NEREDE?

Terörist takımı, Malatyada, uzaktan kumandalı patlayıcı maddeyle, bir trenin vagonlarına zarar vermişti. Ulaştırma Bakanı, ''Ahmaklar!'' diyerek söylendi. ''Gittikleri yol yol değil; akıllarını başlarına alsınlar!'' diyerek çağrıda bulundu.

Vatandaşlar, Ulaştırma Bakanı'nın sözlerini duyunca meraklandılar. Bilgiç Dayı'ya;

''Teröristlerin akılları başlarında değilse, nerede?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı;

''Lider ve efendi bildiklerinin cebinde tabi ki!'' diyerek cevap verdi. ''Ulaştırma bakanı, lider ve efendi bilineni ele geçirip, ters çevilip, bir güzel silkelemeli!''


90) ÇOK ŞÜKÜR!

CHP'nin içinde, istenmeyen üyelere karşı tasfiye süreci başlatılmıştı.

CHP'nin Kadın Kolları Genel Başkanı Güldal Okuducu, öyle söylüyordu. Ve diyordu ki, ''Bu yapılanlar zulümdür''

Vatandaşlar bu sözü duyduklarında şaşırdılar. 'Duyduğumuz doğru mu ola!' dercesine birbirlerine bakıştılar. Sonra da Bilgiç Dayı'ya gelip;

''Sayın Okuducu ve onun gibiler şimdi ne yapsınlar Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı, gayet rahat;

''Allah'a yönelip şükür etsinler, a canlar!'' diyerek cevap verdi. ''Bereket, yalnızca, CHP'den tasfiye ediliyorlarmış. Ya bir de, 'kalacaksınız burada' denip özgürlüklerinden tasfiye edilselerdi!..''

İbrahim Faik Bayav
(29.09.2007) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6305
2 Firari Fırtına 4368
3 Mustafa Ermişcan 3740
4 Hasan Tabak 3454
5 Nermin Gömleksizoğlu 3125
6 Uğur Kesim 2998
7 Sibel Kaya 2843
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2838
9 Enes Evci 2551
10 Turgut Çakır 2254

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:89 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com