Romanlar

KUM TANELERİ 6_ MASKE
Okunma: 56
derin gezmiş - Mesaj Gönder




Aynı akşamın ilerleyen saatlerinde evine
döndüğünde annesi karşıladı Hira’yı. Daha oğluna, “Çok merak ettik seni… Neden
bu kadar geciktin?” diye sorarken fark etti oğlunun başındaki bandajı,
yüzündeki yaraları. Titrek bir çığlık kopuverdi kadının boğazından.“Hira! Ne oldu sana?”Aldırmadı annesine Hira. Kadının bu en
ufak olayları bile trajediye çeviren abartılı ilgisinden nefret etmişti her
zaman.“Zuhal nerede?” diye sordu,
annesini geçerken. Kadın oğlunun gözü dönmüş öfkesini fark ettiğinde yankılandı
erkeğin sesi evin bütün duvarlarında.“Zuhal!”
Üst kata çıkan merdivenlerin başında
duruyordu karısı.Uzun boylu, alev
saclı, çok güzeldi kadın. Dahası savaşlar kazanmaya alışkın bir General edası
taşıyordu, mağrur, gururlu duruyordu. O haliyle inmeye başladı merdivenleri.
Bir assolist kadar kadınsıydı aynı zamanda. “Yeni sevgilisiyle sorun yaşamıştır.” diyerek
yanıtlıyordu kendince kayınvalidesinin cevapsız kalan sorusunu. Bakışları alev
alevdi, omuzlarından aşağı dökülen dalgalı saçları gibi. Yıllardır kocasını
sayısız kadınla paylaşmak zorunda kalmanın verdiği zehirli öfkenin alevleriyle
bunlar.
Bir solukta çıktı merdivenleri, dikildi
karısının karşısına.“Lanet olsun! Ne
söyledin o kıza?”Başını kaldırarak
baktı kocasının gözlerine. Cevap verdi meydan okuduğunu saklama gereği
duymadan.“Neden? Gururu mu incinmiş
yoksa?”“Zuhal, ileri gidiyorsun!”Bencil, acımasız, insafsız olan kocasının
çatık kaşlarının gölgesindeki ürkütücü parıltıyı çok iyi tanıyordu Zuhal. Ve
çok iyi biliyordu bu acımasız öfkenin doğurabileceği sonuçları. Yine de bağırdı
içini kavuran kıskançlık ateşiyle.“Neden? Senin koynuna girerken incinmeyen değerli gururu benim bir tek
sözümle mi kırılmış? Bir fahişe olduğunun yüzüne vurulması…”Bitiremedi lafını, erkeğin savurduğu
tokat, merdivenlere kapanmasına yetti.“Dikkatli ol Zuhal! Şansını zorluyorsun.”Bu
kez daha alçak hatta kısık çıkan sesinde ailesinin çok iyi tanıdıkları soğuk
acımasızlığı bağırıyordu avaz, avaz. Merdivenlere kapanmış halde kalan eşine
aldırmadan geçti yanından yürüdü üst kata.
Düştüğü yerden kalkmaya çalışan gelinini
izledi Safiye Hanım çaresiz. Dolgun kırmızı dudaklarından en az dudakları kadar
kırmızı bir kan sızıyordu şimdi. Kocasının huyunu çok iyi bilen Zuhal neden her
defasında benzin döküyordu yangına? Biricik oğlunun bu şiddet içeren
davranışları karşısında son derece zayıf ve çaresiz hissediyordu Safiye Hanım
kendini. Oysa ne iyi huylu ne denli duygulu bir çocuktu Hira. İşler ne zaman
çıkmıştı çığırından? Oğlu engelleyemediği belki de engellemek istemediği bu
büyük öfkeyi ne zaman biriktirmeye başlamıştı, hiç bilmiyordu kadın.
İki gün geçmişti veda sözcüğü kırık dökük
bir “Hiç” olan yol macerasının üstünden. Tuvalet masasının siyah kadife pufunda
oturmuş aynasının karşısında saçlarını tarıyordu Zuhal. Güzelliğine son derece
güvendiği yüzünü, düzgün vücudunu inceliyordu. Rahat hareketlerle bir süre
devam etti böyle. Ateş kırmızı saçlarını parlak taşlarla süslü bir tokayla
topladı, boynunu ve omuzlarını ortaya çıkardı bu şekilde. Askılı ipek geceliği
saçları kadar kırmızıydı. İnce kumaş vücudunun bütün hatlarını ortaya
döküyordu.Seviyordu kırmızıyı Zuhal.
Yakıştırıyordu kendine. Onun rengiydi ateş kırmızı. Tutkunun, ihtirasın,
arzunun ve zaferin rengiydi kırmızı.Arkasında ki yatakta uzanan kocasının yansımasını görebiliyordu aynada.
Yüzünde ona çok yakışan sakin (maskesiyle) ifadesiyle kitap okuyordu genç adam.
Hafif dalgalı saçları yüzüne, gözlerine dökülüyordu. Vücudunun üst kısmı
çıplaktı, böyle yatardı kocası yaz kış fark etmezdi. Her sene düzenli gittiği
deniz tatillerinden ve sık, sık yaptığı hafta sonu kaçamaklarından (Çok severdi
Hira denizi) kalan esmer teni gece lambasının loş aydınlığı altında daha bir
çekici duruyordu. Düzgün vücut hatları baştan çıkarıcıydı.Dünya yüzündeki en yakışıklı erkek değildi
şüphesiz kocası. Ondan daha uzun boylu, çok, çok daha yakışıklı olanları zengin
ve hiç şüphesiz daha centilmen olanlarla doluydu kadının etrafı. Farklı bir şey
vardı, birkaç ay sonra otuz beşine basacak olan Hira’da.Geçip giden yılların adamın yüzüne oturttuğu
olgunluk, her zaman orada olan sakin cehreyle birleşince güçlü bir ifadeye
dönüşmüştü. Bu aldatıcı sakinlik kadınlar üzerinde müthiş bir etki yaratıyordu.
Bir kez bakmaya görsün karşısında ki kadına Hira… Hiçbir şansı yoktu artık o
kadının. Masallarda ki canavarlar gibi Hira’da kalplerini yiyordu sanki,
tutsağı yapıyordu kadınları. O talihsiz kadınların hiçbir sucu yoktu biliyordu Zuhal.
Seçilmiş birer kurbanlardı her biri yalnızca. Erkeğin içindeki ihtirasa aç şeytan beslemek
için özenle seçilmiş kurbanlar… Kendisi de bu kurbanlardan biri değil miydi?Tek farkı, biraz daha değerliydi belki
erkeğin gözünde.Yanında istemişti erkek
onu. İsmini vermiş, yanında durmuştu, on yıl olmuştu evleneli.Evet, kesinlikle daha değerliydi o geçici
kadınlardan.Diğer kadınlar, herhangi
bir değeri olmayan varlıklardılar ve erkeğin içindeki şeytanı beslemek
içindiler.Ama kendisi, yatakta uzanmış
olan erkeğin, Hira Demir’in karısıydı. Biliyordu bunu, biliyordu da yine de
deli gibi kıskanmaktan alamıyordu kendini.
Kalktı, salına salına yürüdü yatağa doğru,
kocasının önünde durdu, geceliğinin askılarını sıyırdı omuzlarından.İnce kumaş pürüzsüz tenin üstünde süzülerek
indi ayak uçlarına. Hira gözlerine dökülen saçlarının arasından baktı karsının
çıplak vücuduna. Karısının en değerli hazinesine… Yıllardır sırf vücudunun
bozulmasından korktuğu için bir çocuktan mahrum etmişti evliliklerini. Lal’in
“Çocuklarım,” diyen tatlı sesini anımsıyordu.O bir taneye bile razıydı oysa.Kitabını kapatıp bıraktı komedinin üstüne, okuma gözlüğünü de kitabının
üstüne...Elini uzattı karısına… Güzel
karısı arzulu olduğu zamanlar bir taşa bile can verebilecekmiş hissi
uyandırırdı insanda.
***



derin gezmiş



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6307
2 Firari Fırtına 4370
3 Mustafa Ermişcan 3743
4 Hasan Tabak 3456
5 Nermin Gömleksizoğlu 3125
6 Uğur Kesim 3000
7 Sibel Kaya 2844
8 Ömer Faruk Hüsmüllü 2841
9 Enes Evci 2552
10 Turgut Çakır 2256

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:429 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com