Hikayeler

Bilgiç Dayı'dan Nükteler-10 (91 - 100)
Okunma: 87
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


91) SAĞLAM MI, ÇÜRÜK MÜ?

İstanbul'daki bir okulun, çürük mü sağlam mı olduğu anlaşılamamıştı. Mühendisin biri, önce bir rapor hazırlamış, büyük depremle oluşan çatlağa işaret edip 'çürük bina' demiş. Sonra başka bir mühendis gelmiş, aynı çatlağa işaret edip 'bina sağlamdır' demiş.

Olaydan haberi olan vatandaşlar, öğrenci velilerinin telaşlı hâlini görünce, üzüldüler. Bilgiç Dayı'ya varıp;

''Söylesene Bilgiç Dayı!..'' dediler. ''Üzerine karar verilemeyen okulun sağlam mı çürük mü olduğu nasıl anlaşılacak?''

Bilgiç Dayı, biraz durdu. O dahi veliler gibi endişeli hâl alıp;

''Beklenen depremin olmasını bekleyeceğiz çaresiz!'' diyerek cevap verdi. ''Çökerse çürük, çökmezse sağlam olduğu anlaşılıverir!''


92) KİM ANLAR?

Güneydoğu bölgesinde, terör olayı meydana gelmiş, on iki vatandaşımız katledilmişti. TBMM'nin üst düzey simalarından biri, adı ilk akla gelen terör örgütünün adını andı. O örgütün 'insan haklarını' ihlal ettiğini, yurttaşları öldürdüğünü söyledi. Onlara saldırıları bırakın çağrı yaptı.

Vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya gelip;

''Katliam yapan örgüt, çağrıyı alınca ne yapar Bilgiç Dayı?'' diye sordular:

Bilgiç Dayı, vatandaşlara;

''Dünya'ya duyuracak şekilde kahkaha atar!'' diyerek cevap verdi. ''Arkasından da der ki; Ya hu! İnsan hakkından anlayacak kafa bende olsaydı, böyle yapar mıydım?''


93) SARKOZY SEVİLECEK

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, ülkesinin Büyük Cami'sindeki iftara davet edilmişti. Memnun oldu; davete icabet etti. Orada Ramazan ayını kutlayıp, ''Müslümanların haklarını koruyacağım'' sözü verdi. Sonra, ciddiyetini ortaya koydu; ''İslam adına cinayet işleyenlerin, ayırımcı düşüncesini eyleme geçirenlerin, ülke yasalarına aykırılık sergileyenlerin, müslüman olduğuna inanmadığımdan, Fransa Cumhuriyeti topraklarında yeri yoktur!'' dedi.

Bu sözlerden mest olan vatandaşlar, durumu Bilgiç Dayı'ya ilettiler. O'na;

''İşte, devlet adamı böyle olur Bilgiç Dayı!'' dediler. Dediler ama, kafalarındaki soruyu da sormadan edemediler:

''Fransa'da yeri olmayan İslam numaracılarına kim sahip çıkacak Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı, bastı kahkahayı. Onlara;

''Bulunur elbet kara gönüllüler!'' diyerek cevap verdi. ''Başlarından da şeytan hiç eksik olmaz!''


94) AYNI SUÇU İŞLEMEZLER

Türkmenistan'da, gelenek hâline gelen Kadir Gecesi'nde mahkum affetme bu sene de uygulandı. Dokuz bin mahkum, hapishanelerden çıkarken Kur'an, tuz ve ekmek üzerine ''Bir daha suç işlemiyeceğiz'' diyerek yemin etti.

Vatandaşlar, bu haberi öğrenince, Bilgiç Dayı'ya geldiler. O'na;

''Türkmenistan'da affa uğrayan kişiler yeminlerine sadakat gösterir de suçtan uzak kalırlar mı Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı;

''Suç olduğunu bildiklerine karşı, evet!'' diyerek cevap verdi. ''Suç olduğunu bilmediklerine karşı ise, işte o belli değil!''


95) HATIRLAMA, DERDE DÜŞÜNCE!..

'Amiral' diye anılan gazetenin en gözde yazarı, gazeteden ''güle güle' denince, bir müddet gönlü buruk kalakaldı. Bayram günü geldiğinde, Hacı Bayram Veli Muhterem'in türbesine gitti. Orada ellerini açıp boynunu büktü. ''Ziyaret sebebi nedir?'' diye sorulduğunda da, dedi ki: ''Geldim; derdimi bildirdim; 30 küsur yılımın hesabını Allah'a verdim!''

Vatandaşlar, en gözde yazarın namını biliyorlardı. Yükseldikten sonra düşmesinin şaşkınlığı içinde Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Bu en gözde yazar, otuz yıllık zaman içinde, Allah'a hesap vermeyi hiç düşünmemiş mi Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cavap verdi:

''Düşünmüştüüür... düşünmüştüüür! Patronuna sunacağı hesap çok fazla olduğundan fırsat bulamamıştır!''


96) BERHUDAR OLASIN!

Türkiyenin en etkili patronlarından biri, Türkiye dışında da sevilip dinlenen ses sanatçısının konserine gitmişti. Sanatçı bunu farketti. Sahneden aşağı indi. O en etkili patronun yanına gidip elini öptü. Sanatçı neşeliydi; Patron daha bir neşeliydi.

El öpmenin türk geleneği olduğunu bilen, eli öpülen kişinin de, mutlaka el öpene iltifat edeceğini uman vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''İşadamı, elini öpen sanatçıya acaba ne dedi bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı, gülümsedi. Kendi elinin öpülecek konumda olmadığını hatırlayıp;

''Berhudar olasın evladım, demiştir mutlaka!'' diyerek cevap verdi. ''Çünkü, böyle dua alamayanın yolu, biraz geç de olsa, Hacı Bayram Veli türbesine düşüyor!''


97) SADECE BUSH MU?

ABD Başkanı George W. Bush, dünyayı, atom silahlarıyla yapılacak savaşla tehdit edince, Venezuella Devlet Başkanı Hugo Chavez, karşılık vermiş, O'nu tımarhanelik olmakla suçlamıştı.

Vatandaşlar, merak ettiler. Bilgiç Dayı'ya gelip;

''Bush tımarhaneye gönderilirse, doktor ilk neyi merak eder Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı, biraz durdu. Eliyle çenesini kavrayıp;

''İcraatlarını tabi ki!'' diyerek cevap verdi. ''Sonra da anlattıklarını dinleyip, bütün bunları tek başına mı yaptın diye soruverir!''


98) BUSH VE MESİH

ABD Başkanı George W. Bush her kesimde tenkide uğruyordu. Devletin bazı sırlarını deşifre eden Gazeteci Seymour Hersh, Bush'un sergilediği olumsuzlukları dile getirip, ''O, kendini Mesih görüyor'' dedi. Sonra devam etti: ''İrana bomba yüklü uçaklarla saldırıp Batı'yı kurtaracakmış!''

'Mesih' sözcüğünü daha evvel duyan vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Corc Buş, mesih olabilir mi Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Evet, olabilir! O adın berisinde, fazladan, 'sahte' sözcüğü bulunur. Hepsi bu kadar!''


99) SERBEST KIYAFET Mİ?..

Anayasa hazırlık çalışmaları yapılıyordu. Hazırlayıcılar, bazı kızların üniversiteye girerken çektikleri sıkıntıya çözüm olacağını sanıp, taslağın içine, ''Kılık-kıyafet serbesttir'' maddesini ekleyiverdiler.

Kılık-kıyafet maddesindeki 'serbestlik' sözcüğünden işkillenen vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya geldiler. Ona;

''Söylesene Bilgiç Dayı! Kılık kıyafetin serbest olması doğru mudur?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı, kafasını dikletip;

''Bu, kıyafetin ne kadar serbest olacağına bağlı!'' diyerek cevap verdi. ''Kıyafet kıyafetsiz görünen kıyafet derecesine geldiğinde, kimsenin yüzü gülmeyecektir!''


100) İLHAN SELÇUK'TAN VAAZ

İlhan Selçuk, yazdığı bir yazıyla İslamcılara verip veriştiriyordu. Diyordu ki, ''Yalnız, 'Allah', 'Muhammed' demek sizi kurtarmaz. Açın Kur'an-ı Kerim'i! Okuyun Bakara'yı... Âl-i İmran'ı... Nisâ'yı... Rûm''u...''

İlhan Selçuk'un kişiliğini bilen vatandaşlar, bu yazı karşısında, ''A booo!'' diye söylendiler. Sonra Bilgiç Dayı'nın yanına vardılar. O'na;

''Açıkla bize Bilgiç Dayı!..'' deyip çıkıştılar. ''İslamcıların, Kur'an-ı Kerim'le ilgileri ne kadar?''

Bilgiç Dayı;

''Onlar henüz Kur'an'ı elde tutmayı öğrenmişlerdi arkadaşlar!'' diyerek cevap verdi. ''İlhan Selçuk ve benzerlerinden zılgıtı yedikçe okumaya çalışabilirler!''

İbrahim Faik Bayav
(31.10.2007) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6328
2 Firari Fırtına 4390
3 Mustafa Ermişcan 3773
4 Hasan Tabak 3480
5 Nermin Gömleksizoğlu 3145
6 Uğur Kesim 3014
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2880
8 Sibel Kaya 2861
9 Enes Evci 2570
10 Turgut Çakır 2268

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1088 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com