Hikayeler

Bilgiç Dayı'dan Nükteler-13 (121 - 130)
Okunma: 78
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


121) BUSH UYARIR MI?

İslam diye bilinen ülkelerin politikacılarında bir huy vardı. Yukarı doğru tırmanışları, iktidardakiler tarafından kesildiğinde, ABD başkanına gidiyorlar, O'ndan, ülkenin başındakilerini uyarmasını istiyorlardı. Pakistan'ın muhalefet lideri Benazir Butto da aynı şeyi yaptı. The Cristiyan Sience Monitor'a yazdığı yazıyla Buş'a mesaj gönderdi. O'ndan, 2008'in 8 Ocak'ında yapılacak seçimleri manipüle etmemesi için Müşerref'i uyarmasını istedi.

Konudan haberdar olan vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Başı sıkışanlar, ülkesindekileri uyarması için, niçin Buş'tan yardım istiyorlar?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Buş, mesihliğini ilan etmişti ya, ondan! Ya da, ulemada, haktan-hukuktan eser kalmadığından!''


122) GEÇERSİZ FATİHA

Türkiye Büyük Millet Meclisi, sağlık konusunda da bir yasa çıkarmaya hazırlanıyordu. Taslağı bütün siyasi organlara sundu. ÖDP adlı parti, taslaktan memnun kalmadı. Başkan Bulut Aras, partidaşlarını ardına takıp bulunduğu bir ilde yürümeye başladı. Elinde, ''Herkese sağlık'' yazısı iliştirilmiş bir sopa vardı. Minareden ''Allahüekber'' sesi duyulduğunda durdu. Yüzünü partidaşalarına dönüp;

''Haydi birer fatiha okuyalım arkadaşlar!'' dedi. ''Türkiye sosyal devleti, sizlere ömür!''

Vatandaşlar, durumu Bilgiç Dayı'ya yetiştirdiler. O'na;

''Bulut Aras ve partidaşları için ne diyeceksin Bilgiç Dayı!'' diye sordular. ''Türkiye Sosyal Devleti için fatiha okumuşlar!''

Bilgiç Dayı;

''Onların fatihaları geçersiz, arkadaşlar!'' diyerek cevap verdi. ''Çünkü, öldü dedikleri sosyal devletin içinde, bizzat kendileri var!''


123) KARARSIZ KEDİ

Ekonomistlerin Türkiye üzerine konuştukları hengamda Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan Türkiye'yi kediye benzetti; ''Beş yıl önce bıyıkları olmadığından yön bulamıyordu; şimdi ise, bıyıkları gür çıktığından, yönünü bulacak hâle geldi'' dedi.

Vatandaşlar Bilgiç dayı'ya sordular:

''Kedi, gideceği yönü bulmuş da harekete geçmiş mi Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Harekete geçecekmiş de... gel pisi pisi pisi pisi diyenlerin hangisinin doğrucu olduğuna karar verememiş!''


124) ÜLKEDEN ÜLKEYE DOLAŞAN ALTIN

El Kaide örgütünün başı bilinen Usame Bin Ladin'in oğlu Ömer, o örgütten kopup İngiltere'ye yerleşince, bir televizyon programında ''Aslında babam, altın kalpli bir insandır'' dedi.

Türk vatandaşı da merak edip Bilgiç Dayı'ya sordu:

''Altın kalpli bir insan, nasıl o hâle geldi Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Yüreğini, altınseverlere gösterdiğinden herhâlde! Kapışıldığında da değerini yitirdi!''


125) CEM YILMAZ VE EİNSTEİN

Cem Yılmaz, katıldığı televizyon programında, 'Tarihte örneğin var mı' sorusuna muhatap oldu. O da, ''Tarihte bana benzeyen var elbette'' dedi. Dilini sivriltip dışarı çıkarmış vaziyette kendini izleyenlere poz verdi.

Vatandaşlar, güldüler. Bilgiç Dayı'ya;

''Aynştayn, nasıl olmuş da Cem Yılmaz'a benzemiş Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı;

''Hani Aynştayn'ın geleceğe gidiş teorisi vardı ya!..'' diyerek cevap vermeye çalıştı. ''Demek ki gerçek olmuş. Aynştayn, zamanımıza gelmiş; Cem Yılmazı görmüş; ''İşte benzeyeceğim kişi'' deyip, dilini dışarı çıkarıvermiş!''


126) AKIL NEREYE GİDİYOR?

Gazete sayfasına yansıyan habere göre ABD, Suudi idaresine akıllı mı akıllı bomba satışı yapacakmış! Ama, daha da önemli bir şey varmış gazete haberine göre: Satış işleminde İsrail'i kayıracak, ona, Suudiler'inkinden daha da akıllı bomba satacakmış!

Haberi öğrenen vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya geldiler. O'na;

''Akıllı ve daha akıllı bombaların satılacağını anladık Bilgiç Dayı!'' dediler. ''Ya ABD daha daha akıllı bombalarI yapasa ne olacak?''

Bilgiç Dayı;

''Onlar da, ABD'nin kendine kalacak!'' diyerek cevap verdi. ''Aklınız nerede diye sorulduğunda, işte burada, demek için!''


127) GÜLME, TUT KENDİNİ

Bilgiç Dayı, köşesine çekilmiş gazete okuyordu. Birden kıkırdamaya başladı. Kıkırdama, gülmeye... gülme, kahkahaya dönüştü. Etrafındakiler, O'nu o halde görünce sordular:

''Ne oldu Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı;

''Şu gazete sayfasında ilginç yazı okudum arkadaşlar!'' diyerek cevap verdi. ''İyi bir şirkette genelmüdürlük yapan biri, resmi nikahlı bir kadınla evliymiş. Onun yanında, bir de imam nikahlı karısı varmış!''

Vatandaşlar, 'tövbe tövbe' ettiler kendi aralarında. Sonra;

''Bunun gülünecek tarafı var mı ki Bilgiç Dayı?'' diye çıkıştılar. ''Memleketimizde, bir resmi nikahlı bir de imam nikahlı o kadar çok kişi var ki!..''

Bilgiç Dayı, doğru sözü reddecek durumda değildi. Onlara;

''Aynen öyledir arkadaşlar, aynen öyledir!'' diyerek cevap verdi. ''Ama, onun üzerine, bir de imam onaylı sevgiliyi ekleyin, bakalım ne olacak?!''


128) LÜKS SINIF!

Yaz mevsimi olduğunda yat sefası yapmakla ünlü bir gazeteci, beğenmediği partinin yönetimde olmasına yakınıyordu. Sefa sürmesinin zorlaşmaya başladığından olacak, ülkesini hatırladı; 'Niçin üçüncü sınıf ülkeler arasındayız' diyerek sızlanmaya başladı.

Vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Bizim ülkemiz, niçin üçüncü sınıf ülkeler arasında Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Hep aynı sınıfta kalınacağını sananlar yüzünden elbette! Ya da, sefalarının azalmasıyla ülkeyi hatırlayanlar yüzünden!''


129) GÖREVİ, GAZETECİ ÜSTLENMİŞ

Keyfince sefa sürmesiyle ünlü yazar, sefa sürmesinin zorlandığı günlerde, gidişatı gözlemliyor, Allah'ın hikmeti işte, doğru denecek tesbitlerde de bulunuyordu. ''Çıkarcılık, avantacılık, rüşvetçilik, yağmacılık kimliğimize sinmiş'' diyordu yazar. Düzgün-namuslu insanlar görme arzusuyla yanıp, ''kirlenmişiz'' diye yakınıyordu.

Vatandaşlar, bu yakınışla yakındılar. Devlet dairelerine işleri düştüğünde, bazı memurların zorluk çıkardığını hatırlayıp, Bilgiç Dayı'ya;

''Haydi bizim yapabilecek bir şeyimiz yok Bilgiç Dayı!'' dediler. ''Peki bu sayın yazarımız yakınmalardan kurtulmak için ne yapsın?''

Bilgiç Dayı;

''Yanıp yakıldığı şeylerin ne kötü şey olduğunu, bıkmadan usanmadan anlatsın!'' diyerek cevap verdi. ''Esas anlatması gereken diyanet, belki harekete geçebilir.!''


130) BATI'NIN İLMİ, SANATI, FALAN FİLAN...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yurtdışına gönderilecek öğrencileri uğurlama toplantısında konuşuyordu. Yüz yıllık maziyi dile getirdi; ''Biz, Batı'nın ahlaksızlığının cazibesine kapıldık; yazık ki, oranın ilmini-sanatını alamadık'' dedi.

Vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Batı'nın ilmini-sanatını şimdi alabilecek miyiz Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı;

''Alırız inşallah! '' diyerek cevap verdi. ''Tabi, bozuk ürünü sağlam diye kakalayanlar... yanlışı örtmek için rüşvet verenler... bir de, yalansöylemeyi meslek bilenler, izin verirse!''

İbrahim Faik Bayav
(25.01.2008) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6352
2 Firari Fırtına 4412
3 Mustafa Ermişcan 3806
4 Hasan Tabak 3519
5 Nermin Gömleksizoğlu 3168
6 Uğur Kesim 3031
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2924
8 Sibel Kaya 2879
9 Enes Evci 2591
10 Turgut Çakır 2284

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1248 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com