Romanlar

MANKURT 7
Okunma: 65
Mustafa Eser - Mesaj Gönder


***
   Aynı saatlerde IFSASO merkez ofisinde Tosun sıkıntıyla Sir Aleksander’in ofisinin önünde bekliyordu.Kapıyı çalıp içeri girdi.
-Özür dilerim efendim.
-İçeri gel Tosun.
   Tosun efendisinin eliyle işaret ettiği koltuğa oturdu.
-Birkaç gündür seni iyi görmüyorum Tosun. Bilmem gereken bir şey mi var?
   Tosun’un dudakları ağlayacakmış gibi büzüldü.Sesi titrek çıktı.Başını önünden kaldırıp Sir Aleksander’e baktı.
-Efendim benim sadakatimden şüphe mi ediyorsunuz?
   Sir Aleksander şaşaladı duyduklarıyla. En sadık adamının söylediklerine cevap veremedi bir an.Çekmeceden çıkardığı puroyu yaktı.
-Ne söylediğinin farkında mısın Tosun? Sadakatinden şüphem olsaydı karşımda konuşabilir miydin?Hasta falan mısın?
   Tosun oturduğu koltukta büzülür gibi oldu bir an. Ağzından çıkanlarla ipini çekmeye başladığının farkındaydı.
-Özür dilerim efendim ama on beş gündür beni her şeyin dışında tutuyorsunuz. İlçe Sekreter’ ini tutuklayıp Başkente getirdiğim günden bu yana bana hiçbir şey söylemiyorsunuz. Güveninizi kaybedecek ne yaptım?Büyük bir operasyona hazırlandığınız belli.Sadakatimden şüpheniz yoksa beni niçin uzak tutuyorsunuz?
   Sir Aleksander oturduğu koltukta göbeğini hoplatarak gülmeye başladı.Puro ve kahve içmekten hafif sararmış dişleri görünüyordu gülerken. Şefkatle baktı en sadık adamına. Köpeğine bakar gibi. Karşısındaki adama bir şeyler söylemesi gönlünü alması gerektiğini biliyordu.Ama bir aristokratın sıradan insanlar gibi gönül alması olmazdı.Yakışmazdı bir Sir’e!
-Sadakatinden şüphem yok Tosun. Olsaydı…
   Devam etmedi. Tosun anlaması gerekeni anlamıştı zaten başını tekrar önüne eğdi. Koltuğundan ayağa kalkan Sir Aleksander yanına gelip Tosun’un başını okşadı. Adamlarının motivasyonlarını artırmayı düşündüğü zamanlarda bunu yapardı hep.Adamlarının kendilerini değerli hissetmelerini sağlardı.Akademideki insan ilişkileri hocasından öğrenmişti bunu ” Kendisine değerli olduğunu hissettirdiğin herkesi ölüme gönderebilirsin.” Tosun bunu hak eden ofisteki en sadık adamıydı.Tosun’un karşısına oturdu.Geriye yaslanıp purosundan derin bir nefes çekti.Gözlerini kapatıp sordu;
-Seni dinliyorum Tosun. Niçin böyle bir düşünceye kapıldın?
-Efendim özür dileyerek söylüyorum bunu ancak İlçe Sekreteri’ni tutuklamaya gittiğim günden bu yana bana hiçbir şey söylemediniz.Büyük bir operasyona hazırlandığınızın farkındayım.Üç aydır gerginsiniz.Gerginliğiniz giderek artıyor.Verdiğiniz hiçbir emri sorgulamadığımı bilirsiniz.15 gündür çok ilginç şeyler oldu ama bana hiçbir şey söylemediniz.İster istemez aklıma sadakatimden şüphelendiğiniz geldi.
-Bana dolaptan soda ver Tosun.
   Adamının getirdiği sodayı bir dikişte içip Tosun’un yüzüne karşı sesli sesli geğirdi.
-Sana bir şey söylemedim çünkü bu operasyonda yoksun Tosun.
-Ama…Ama My Sir!
-Bu karar benim kararım değil Tosun.Sekreter’in seni yanına alacağını sanmıyorum.
-Efendim bu karar sizce…
-Güvenli değil mi diyorsun?
-Kararınızı yargılamak için değil efendim. Bu kararın çok riskli olduğunu düşünüyorum.
-Sen bunları düşünme Tosun.Biraz önce raporunu okudum.Görev sırasında sana ilginç gelen şeylerden bahsetmişsin raporda.Bunlardan bahset.
-Efendim aslında bana verdiğiniz görev sıradan bir görevdi. Görevi ilginç kılan sizin emirleriniz oldu.Daha önce tutuklamaya gönderdiğiniz hiç kimse için böyle detaylı emir almamıştım sizden.Detaylı ve çelişkili.
-Çelişkili mi?
-Evet,efendim.Çelişkili.Emrinizde çalıştığım süre içinde tutuklamaya gittiğim kimseye böyle davranmadım.Emriniz üzerine İlçe Sekreter’ini kelepçeleyip tutukladım.İlçe sınırlarından
çıkınca kelepçeleri çıkarıp çok rahat bir yolculuk yapmasını sağladım.Tutuklamadan önce bahçe içindeki evine gittik.Garsoniyer olarak kullanılan bir evdi.Hiç bir özel eşya yoktu. Daha sonra Merkez Sitesi’ndeki evine gittik.Evi önce ben yalnız inceledim.
   Tosun bir an sustu.
-Sekreter hasta efendim.
-Hasta mı dedin Tosun?
-Evet,efendim.Sekreter obsesyon hastası.Takıntılı.Mutfağındaki tüm eşyalar,tabaklar, bardaklar,çatal ve kaşıklar yemek malzemeleri titiz bir şekilde yerleştirilmiş.Kullandığı bütün eşyaları 7 şer adet.Haftanın her günü için bir tane.Ayakkabıları iç çamaşırları, pantolonları, ceketleri gömlekleri ve bütün mutfak eşyaları 7 şer adet.Görevimdeki ikinci ilginç şeyi
Sekreter’in yatak odasındaki dolapta ki çekmecede gördüm.
-Yaa neydi Tosun?
-Çekmecedeki eşyalar rastgele konulmuştu efendim.
-İlginçlik bunun neresinde Tosun?
-Girişteki vestiyere sonraki gün giyeceği ayakkabısını burunları aynı hizada yerleştiren,iç çamaşırlarını ütüleyip aynı hizada yerleştiren biri için ilginç efendim.Çekmeceye bir sürü değişik marka sigara,çakmak,tütün kâğıdı,tütün,tütün tabakası rastgele konulmuştu.Obsesif biri için ilginç geldi bana.Dolaptaki özel olabilecek bütün eşyalarını ve bilgisayarını araca
yerleştirip Koordinasyon Merkezi’ne geçtik.Önceden haber verdiğim için Baş Yönetici ve Asayiş Komutanı Sekreter’i toplantı bahanesiyle oyalamışlardı.Emrinizle kendisini  tutuklamaya geldiğimi söylediğimde hiçbir tepki vermedi.Yıllardır tutuklamalara gittim.Bu kadar tepkisiz bir adam görmedim efendim.Bileklerinde kelepçeyle araca binene kadar yüzünde tek bir kas bile kımıldamadı nerdeyse.Sinirleri bu kadar sağlam biri bizimle çalışmalıydı diye düşündüm gelene kadar.Sonrasını biliyorsunuz zaten.Hazırladığımız itirafı okumadan imzaladı.Kurşuna dizilmesi videoya çekilip yayınlandı.Efendim izin verirseniz bir şey sorabilir miyim?
-İzin veriyorum Tosun sorabilirsin.
-Efendim Sekreter’i bu kadar değerli kılan nedir?Bana sıradan biriymiş gibi geldi.Bana kalırsa yanına verdiğiniz kadın Sekreter’den daha tehlikeli.
   Sir Aleksander cevap verip vermemekte kararsız kaldı bir an. Tüm dikkatini toplayarak Tosun’u süzdü.Ofis’teki en güvenilir ve sadık adamıydı Tosun.Bu yüzden Ofis’tekiler ondan bahsederken ya Yalaka ya da Çoban Köpeği diyorlardı.
-Dediğin gibi Sekreter bazı yönleriyle sıradan biridir.O aynen ülkesi gibi "unpredictable"!
Ne zaman, nerde, ne yapacağı öngörülemez biridir.Sekreter’i değerli kılan bu özelliğidir. Ölmesi için pek çok göreve gönderdim ölmeden geri geldi.Ama pek çok yönüyle sıra dışıdır
Tosun.O benim ilk ve en iyi öğrencilerimden biriydi.Ama onu benim yanımda değerli kılan iki özelliği var.
   Tosun tüm dikkatiyle dinliyordu efendisini, ağzından çıkacak hiçbir kelimeyi kaçırmak istemiyordu.
-Eski kafalıdır. Bu özellik bir istihbaratçıya asla yakışmaz Tosun.Bir istihbaratçı ASLA,ASLA DEMEMELİDİR.



Mustafa Eser



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6340
2 Firari Fırtına 4401
3 Mustafa Ermişcan 3789
4 Hasan Tabak 3506
5 Nermin Gömleksizoğlu 3157
6 Uğur Kesim 3024
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2900
8 Sibel Kaya 2870
9 Enes Evci 2580
10 Turgut Çakır 2277

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:693 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com