Hikayeler

Bilgiç Dayı'dan Nükteler-14 (131 - 140)
Okunma: 56
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


131) KORSANLAR VE BİZ

Mecliste, sosyal Güvenlik Yasa Tasarısının olgunlaşması için çalışılıyordu. Bu tasarıyla işçi ve emeklilerin çok haklarının tırpanlanacağı söyleniyordu. Tepkiler gelmiş olacak ki, hepten de onlara haksızlık olmasın diye, emekli olan vekillerin haklarına da hafiften tırpan vurulması istendi. Alt komisyon tırpanı vurdu. Vekillerin ellerinde dolaşıp onay makamına geldiğinde, onay makamı gördü ki, alt komisyonda tırpan yiyen uçlar, tasarı metnine yeniden yerleşivermiş. Onay makamı hiddet etti, ''Korsan eli buraya da girmiş'' deyip, eklenen kısımların derhal çıkarılmasını istedi.

Sosyal Güvenlik Yasası çalışmalarını vatandaşlar izliyorlardı. Onay makamının 'korsan' diye tepki vermesinden afalladılar. Bilgiç Dayı'ya gelip;

''Söyle bize Bilgiç Dayı!'' dediler. ''Nasıl oluyor da, bizim seçtiklerimizin içinden korsan kişiler çıkıyor?''

Bilgiç Dayı;

''Görmeden, bilmeden, tanımadan seçim yaptığımız için herhalde!'' diyerek cevap verdi. ''Ya da, az buçuk, korsanlık hissi taşıdığımızdan!''


132) DAĞDAKİ, YASAYI BİLMİYOR

Dağlara çıkıp devlete meydan okuyan kişiler vardı ya! Bunları dağdan indirmek için bir takım düzenleme yapılması isteniyordu. Devletin Yetkilisi, ''Olmaz'' dedi. ''Mevcut yasamız, pişmanlık gösterip aşağı geleceklere iyi imkanlar sağlıyor. Ama yazık ki örgüt elemanları bu yasayı bilmiyor''.

Dağa çıkmışların etkisizleşmesini bekleyip duran vatandaşlar, Bilgiç Dayı`ya geldiler. O`na;

''Söyle bize Bilgiç Dayı!'' dediler. ''Dağa çıkmış kişiler, kendilerine iyi imkan sağlayacak yasayı niçin bilmiyorlar?''

Bilgiç Dayı;

'Devlet Yetkilisi`nin sözlerini duyacak yakınlıkta olmadıkları için elbette!'' diyerek cevap verdi. ''Ya da, anlayacakları dilde bulmadıkları için!'' (04.03.2008)


133) ÜNİFORMA VE ELBİSE ÇIKARMAK

Devletin üst kesiminde ilginç bir polemik oluşmuştu. Bir kurumun lideri, ülke dışına ait projesini uygulamış, muhalif siyasi lider tarafından eleştiriye maruz kalmıştı. O kurumun lideri dedi ki: ''Bu eleştiri haklıysa, ben, üniformamı çıkarırım!'' Ardından, iktidarın siyasi lideri söz aldı. muhalif siyasi lidere, ''Ben bile, siyasi elbisemi çıkarırım'' deyiverdi.

Vatandaşlar Bilgiç Dayı`ya sordular:

''Üniforma çıkarmak ve elbise çıkarmak ne demek oluyor Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı, derin bir nefes aldı. Onlara;

''Şartlar çok değişmiş demek oluyor arkadaşlar, çoook değişmiş demek!..'' diyerek cevap verdi. ''Biz, üniforma çıkarılmadan siyasi elbiselerin çıkarıldığı günleri görmüştük!''


134) ŞERİAT HUKUKU

Şeriat ve hukuk sözcükleri, toplumun hemen her kesiminde kullanılıyordu. Ama bir an oldu, hukukçu diller tarafından birleştirilerek kullanılmaya başlandı.

Devletin idarecisi, millet fertlerinin af beklentisine cevap verdi birgün. Hukukçu bilinenler de o an ayağa kalktılar; ''Senin dediğin 'şeriat kukuku'nda olur; biz ondan anlamayız'' diyerek protesto ettiler.

Vatandaşlar, 'biz bu protestodan bir şey anlamadık' deyip kafalarını kaşımaya başladılar. Kafalarını kaşıya kaşıya Bilgiç Dayı'ya geldiler. O'na;

''Hukukçu bilinenlerin, 'şeriat hukuku' diye söyledikleri ne menem şeydir, Bilgiç Dayı!'' diye sordular.

Bilgiç Dayı;

''Bakın ben size şöyle söyleyeyim!..'' diyerek cevap vermeye çalıştı. ''Taksi otomobili... şilep gemisi... apartıman binası... cadde yolu... bayan kadını... ne menem şeyse, işte o menem şey!''


135) YIKILIP KURULAN DEVLET

Oktay Ekşi, 'oyumuz büyük' tafrası atıp meslisteki çoğunluğuyla öğünenlere ders vermeye çalışıyordu. Ders niteliğindeki sözünün bir yerinde, ''Oy hukuktan büyüktür kafası, Türkiye 1938 - 1960 arasında kanun devleti iken geçerliydi. 1961 Anayasasıyla, kanun devletinin yerini hukuk devleti aldı'' dedi. Deyince vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya geldiler. O'na;

''Kanun devletinin yerini hukuk devleti almak ne demek Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı;

''Biri yıkılıp diğeri kurulmak demektir herhâlde!'' diyerek cevap verdi. ''61'deki hukuk devleti, 1980'de yıkılmıştı bildiğimiz kadarıyla. Şimdi biz, 1982'de kurulan anlaşılmaz hukuk devleti içinde bocalayıp duruyoruz!''


136) ARPA BOYU

Siyaset sahnesinde tuhaf şeyler oluyordu. İktidara gelmiş bir parti, suç işlemiş görünüyor, kapatılması için mahkemeye veriliyordu. Partinin ileri gelenlerinden biri, ''Anlayamıyorum'' diye bağırdı. ''Savunduğumuz özgürlükler hangi ceza kanununda suç?'' Sonra da ekliyordu partinin ileri geleni: ''Az gitmişik, uz gitmişik, bir arpa boyu yol alamamışık!''

Konu, parti kapatılması olunca, vatandaşları 'kapatılma' sözü değil de, 'arpa boyu' sözü daha çok ilgilendiriyordu. Bunun için, Bilgiç Dayı'ya;

''Bir arpa boyuna, yüzde 47'lik insan grubu nasıl sığmış Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı, bu soruya şaşırdı. Kafasını bir güzel kaşıyıp;

''Arpanın boyunu, Türkiye'nin bir ucundan diğer ucuna kadar büyütmüşlerdir!'' diyerek cevap verdi. ''Ya da, Türkiye'yi, arpa boyu kadar küçültmüşlerdir!''


137) MİLLETİN KARARI

Memlekette moda olmuştu. Bir parti iktidara geliyor, kapatma istemiyle yahut darbeleme arzusuyla karşılaştığında, millet iradesinden bahsediliyordu. Yine öyle oldu. İktidardaki parti bazı suçlamalarla mahkemeye verildiğinde, partinin güzel koltuk kapmış kişisi, ''Demokrasi!'' diyerek yerinden sıçradı. Diyordu ki partinin güzel koltuk kapmış kişisi: ''Demokrasilerde siyasi partiler milletin kararıyla belirlenir. Milletin kararıyla belirlenen iktidar, milletin kararıyla uzaklaştırılır!''

Güzel koltuk kapmış kişiden bu bilgiyi alan vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya geldiler. O'na;

''Biz, parti belirleme işini, ne zaman yapmıştık Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı;

''Yüzüne mühür vurulacak partiyi anlayamadığımız zaman!'' diyerek cevap verdi. ''Ya da, anlayıp da vurmazsak, şu kadar ceza yemekle korkutulduğumuz zaman!''


138) YETKİ, İZİN VERENDE

Gündeme düşen parti kapatma davası yüzünden ülke çalkalanıyordu. İktidara gelip kapatılma davasıyla yüz yüze kalan partinin yetkilileri, Ana Muhalefet'i suçluyor, bu olaya onun alkış tuttuğunu iddia ediyorlardı. Hatta müteşebbüs bile görüyorlardı onu. Anamuhalefet Partisi'nin Lideri cevap verip; ''Hangi parti olursa olsun kapatılmasından memnun kalamayız'' dedi. Sonra devam etti Ana Muhalefet`in Lideri: ''Oluşan bu olaydan da, olayda bizim suçlanmamızdan da üzüntü duyuyorum''

Vatandaşların kafası karışmıştı. İktidardaki partinin kapanmasını muhalefetteki istemiyorsa, isteyen kimdi? Bunun için Bilgiç Dayı'ya geldiler. O'na;

''Kurulan bir partiyi kim kapatır Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Kurulmasına kim izin vermişse, o!''


139) YANLIŞ BELLEME

Adı AK olan parti, iktidara gelip alışık olmayan icraata geçince gürültü çıkmış, o partiye ardı ardına gelen suçlamalar ülkeye yayılmıştı. Suçlama, biraz da korkuyu belli ediyordu hani. Mehmet Y.Yılmaz, korkusunu açığa vurdu; ''Ben ne faşist rejim altında yaşamak istiyorum, ne de İslam cumhuriyetinde'' deyiverdi.

Vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''AK parti'nin sayesinde İslam cumhuriyeti gelecekmiş, doğru mu Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı;

''Hadi canlarım sizde!..'' diyerek cevap verdi. ''AK Parti'nin sayesinde, gelse gelse, Mehmet Y. Yılmaz'ın korktuğu cumhuriyet gelir; hepsi o kadar.!''


140) TENEKE KAFALININ SEÇTİĞİ

Demokrasi idaresi içinde olduğumuz söyleniyor, herkesin, görüşünü rahatça dillendirmesine imkan tanınıyordu. Konu, idareye gelenler ve idareye getirenler olunca, bir partinin idareye gelmesi için oy verenlerden biri, ''Benim oyum, dağdaki çobanın oyuyla bir tutulamaz'' dedi. Alınan oylarla idareye gelmişlerden biri de, bu söze kızdı. ''Teneke kafalı. Haddini bil!'' diyerek karşılık verdi.

Vatandaşlar, böyle bir atışmayla karşılaştıklarında şaşırdılar. Bilgiç Dayı'ya gelip;

''Biz nasıl bir demokrasi içindeyiz Bilgiç Dayı?'' diye sordular. ''Avrupalılar bizi görseler ne derler?''

Bilgiç Dayı;

''Demokrasileri çok gelişmiş derler herhâlde!'' diyerek cevap verdi. ''Teneke kafalıların idareci seçtiğini görüp gıpta bile ederler!''

İbrahim Faik Bayav
(30.03.2008) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6328
2 Firari Fırtına 4390
3 Mustafa Ermişcan 3773
4 Hasan Tabak 3480
5 Nermin Gömleksizoğlu 3145
6 Uğur Kesim 3014
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2880
8 Sibel Kaya 2861
9 Enes Evci 2570
10 Turgut Çakır 2268

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1110 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com