Romanlar

KUM TANELERİ 8 İNSANOĞLU
Okunma: 69
derin gezmiş - Mesaj Gönder



İnsanoğlu…
Olabildiği kadar uzaklaştı keyifli
kalabalıktan. Bulabildiği en kutu köşeye sığınıp kamerasının ekranına baktı.
Saniyeler önce çektiği fotoğraf karesine… Koyu renk takım elbise çok
yakışmıştı. Beyaz gömleğinin üstüne taktığı kravat farklı bir hava veriyordu
anlamlı yüzüne. Saçları gözlerine döküldüğünde daha bir yakışıklı oluyordu.“İyi bir poz muydu bari?”İrkilerek kaldırdı başını makinesinin
ekranından, karşısında duruyordu şimdi. Kendinden emin bakışlarıyla tüm
kibriyle gülüyordu. Nefesinin kesildiğini hissetti bir an, yakalanmıştı.“Gizlice resmimi mi çekiyorsun?”“Tabi ki hayır!”Almış olduğu derin bir nefesi bir çırpıda
verirmiş gibi çıktı sesi, daha kısa bir nefes almayı denedi, daha sakin verdi
geri.“Ne alakası var? Yanlış görmüş
olmalısınız?”“Bakabilirim o
halde?”Vücuduna yayılan yeni bir
heyecan dalgasıyla makineyi göğsüne çekti Lal.“Ayarlamalar yapıyordum…” diyebildi,
düşmedi üstüne erkek.“Söylediğin
gibi olsun. Neden buradasın?”
Davette bulunan bir grup konuk gibi
Zühal’de fark etti, bu gülen yüzleri, keyifli başlayan sohbeti. Zühal’de
herkesle aynı şeyi düşünüyordu. Davetin ilk saatlerinden beri bu şatafatlı
toplantıdan sıkıldığı belli olan kocası ilgisini çekecek bir şey bulmuştu
sonunda.İlk yaklaşan davet sahibi Deren
Hanım oldu.“Tanışıyor musunuz
siz?”Fazlasıyla ilgilenmişti ikiliyle.
Gülümsemeye çalıştı Lal.“Evet, öyle
sayılır…”Hira’ya baktı tatlı
gülüşüyle, “Kötü bir kazaydı, iyi olduğunuzu görmek güzel.”“Demek o kazanın kahramanı sensin?”Bu zehirli sesi tanıyordu Lal. Uzun müddet
silinmemişti kulağından.Erkeğe iyice
sokulup samimi bir şekilde koluna giren kadına baktı. Burada olma sebebi,
yapacağı haberin ana yüzüne ve erkeğin on yıllık karısına.
Müdür Bey için fazlaca önemliydi Mahir
Aydan.“Bu insanlar geçim kaynağımız…”
demişti, sabah toplantısında, üstüne basa, basa.“Bitmez bu insanların açılışı, merasimi,
kutlaması. Bu cemiyete bir girdik mi sırtımız yere gelmez.”Profesyonel davranmalıydı, gülümsemekle
yetindi. Deren Hanım söze girdi bu sırada.“Aaa, ne büyük bir tesadüf… Lal’de mağazamızı ve açılışı haber yapmak
için geldi.”“Yaa, öyle mi? Demek
dergi seni gönderdi?”Yapmacık bir
samimiyetle konuşuyordu Zühal. Babasına anlatmıştı tasarımlarının basında yer
almasını istediğini. Peker bey kızının bu düşüncesini makul bulmuş ve okuyucu
kitlesi kaliteli bir derginin sahibini tanıdığını anlatmıştı. Seve seve
ayarlayacaktı böylesi basit bir işi kızı için. Babası bula, bula bu kızın
çalıştığı dergiyi mi bulmuştu. Ne kadar büyük bir tesadüftü bilemiyordu Zühal
ama korkunç rahatsız edici bir durum olduğu muhakkaktı. Karşısındaki gencecik
kızı incelemeye devam etti usta bakışlarıyla.“Deren haklısın hayatım, ne büyük bir
tesadüf bu… Tasarımlarımın resimlerini bol, bol çek lütfen. Umarım hayat
kurtarmakta olduğun kadar resim çekmekte de iyisindir?Çok çalıştım ben bu koleksiyonu
hazırlarken.”Gülümsemesini
sürdürmeye çalışıyordu Lal.“Elimden
geleni yapacağıma emin olun lütfen. Her parça ayrı güzel görünüyorlar zaten,
tıpkı yaratıcıları gibi. İstesem de kötü çıkmazlar eminim. Ve isterseniz eğer
dergide çıkacak resimlere siz karar verebilirsiniz.”“Ah, çok tatlısın bebeğim… Sevdim
teklifini, değerlendirelim bunu Deren hayatım. Resimleri bize göstersin ilk
önce bu şirin şey. Ah bu arada, kocamla bir resmimin de çıkmasını istiyorum
dergide.”Neşe içinde konuşuyor bütün
dişiliğiyle gülüyordu. Cevapsız kalan kızı incelemeyi sürdürerek bir kahkaha
daha attı.“Ay, şaka bebeğim…” dedi,
cümlesinin sonunu uzatarak. Eğlendiği her halinden belli oluyordu. Saklamıyordu,
abartıyordu ve keyif alıyordu.“Ne
küçük şeysin sen öyle? Ah, benim kocam sevmez reklam olmayı. Mesleği gereği
malum.”Nasıl bir kadındı bu? Verecek
cevap bulamıyordu gerçekten… Ve Hira, kocası… Sakin sessizliğiyle seyrediyordu
sadece.
“Ya, bir dakika…”Bu heyecanlı erkek sesi böldü Zühal’in şen
kahkahasını. Genç bir adam sokulmuştu aralarına, Lal’in etrafında toplanmış on
kişilik topluluk gibi o da dikkatli bakışlarıyla incelemeye başladı kızı.“Lal Ebru musun sen? Şu, aile içi çocuk
istismarı ile ilgili yazısı çok konuşulan gazeteci…”“Şey… Gazeteci değilim henüz. Yani okul
bitmedi daha. Ama evet o yazıyı ben yazmıştım. Okumuş olmanıza çok
sevindim.”Güldü adam çapkın,
çapkın.“Aslında okuyamadım henüz.
Yani çok istedim okumayı ama bir türlü zaman bulamadım. Duydum ama ne kadar
etkileyici bir kalemin olduğunu.”İşin aslı, bir arkadaşı anlatmıştı konuyu. Bir kız varmış, köşe
yazılarını çok beğeniyormuş. İleride iyi bir gazeteci olacakmış. Arkadaşı Suat
anlatmıştı, Lal Ebru’nun çocuk istismarı hakkında yazdıklarını. Hayranlık
duyuyordu arkadaşı, bu genç gazeteciye. Gelmemişti bu davete, “Saçma sapan
zaman öldürüyorsunuz…” diye eleştirmişti bir de. Sabah çok eğlenecekti,
Suat’la.“Yazınız hakkında sohbet
etmek isterdim sizinle. Birer kadeh bir şeyler içsek mesela… Yani, demek
istediğim, bence de yeteri kadar eğitim alamayan ve maddi sıkıntı çeken aileler
arasında ki yaşanan bu olaylar çok acı.”Lal’in üzerinden ayırmadı gözlerini Hira. Asılıyordu resmen adam ve Lal’in
vereceği cevabı merak ediyordu.Tanıyordu bu serseriyi. Baba parası yiyen ucuz kızlarla düşüp kalkan
ucuz bir serseri… Yine duraksadı Lal. Elbette vardı bu kendini bilmeze verecek
cevabı ama Müdür Beyi de düşünmeden edemiyordu. Profesyonel olmalıydı. Babası
her zaman demez miydi, “Yaptığın her işi hakkını vererek yap…” diye.“Burada çok fazla değerli şeyler var
fotoğraflamam gereken… Deren Hanımla ve tabi ki Zühal Hanımla da konuşmam
gerekiyor, yine de fırsat bulursam eğer çok mutlu olurum sizinle sohbet
etmekten.”Buraya kadar iyi
kıvırmıştı. Söylediği her şey işi gereğiydi, biliyordu Hira. Kızın bir şeyler
anlatırken sesini esir alan heyecan ve neşeden eser yoktu şimdi cevabında. Düz,
kibar…
Alt dudağını dişledi tam o sırada Lal. Yine
pembeydi ruju.Dişleri bembeyaz… Pişkin
pişkin sırıtmaya devam eden adamın gözlerinin içine bakıyordu.“Ve özür dileyerek eklemeden edemeyeceğim.
Aslında, fakir ve eğitimsiz diye adlandırdığınız kesimde yaşanmıyor sadece
çocuğa karşı şiddet ve istismar olayları. Ne yazık ki gayet iyi eğitimler almış
üst düzey mevki sahibi ailelerde de yaşanıyor bu tür üzücü olayalar.”Abartılı bir hayret ifadesi kapladı adamın
suratını. Hayatında ilk kez duyduğu bir şeyi idrak etmekte güçlük yaşıyormuş
gibi konuştu.“İmkânsız böyle bir şey… Yani ben asla bir
tokat yemedim ailemden.”Züppece bir
tavırla döndü Zühal’e.Zühal, sen
tatlım ne diyorsun bu konuda?”Belli
ki güçlü bir onay almak istiyordu savunmasına. Küçümseyen bir şekilde süzüyordu
Zühal genç kızı. Ne ile suçluyordu bu kendini bilmez küçük şey onların değerli
ailelerini?“Asla!”Ne kadar kesindi cevabı…“Babamın bana tokat atacağını
düşünemiyorum bile. Eğer öyle bir şey yaşanmış olsaydı ömrüm boyunca
affetmezdim onu.”
Yanından geçmekte olan garsonun
tepsisinden bir bardak şampanya aldı Hira başına dikti. Topluluğa yeni meraklı davetliler eklenmiş ve
herkes kendi fikrini dile getiriyordu şimdi. Fikirlerin hepsi aynıydı gülünç
bir şekilde. Lal etrafındaki fazla alevlenmeden devam eden konuşmaları
dinlemekle yetiniyordu, şaşkın ve bu konuyu açtığı için kesinlikle pişman olmuş
bir şekilde. Buradaki bütün davetliler bilimsel ve istatistik gerçekleri
yalanlıyordu, ne söyleye bilirdi ki onlara?Lal’in aksine bu durumu yadırgamıyordu Hira. İnsanoğluydu sonuçta…
Yalancı, haysiyetsiz, utanmaz…Kaç kez vurmuştu Zühal’e? Üç ya da dört kez en
az. Ve şimdi kendini büyütüp bugüne getiren babasını bir tokat için asla
affetmeyeceğini ifade eden bu kadın kocasından gördüğü şiddeti hiç olmamış saymamış
mıydı her defasında?
***



derin gezmiş



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6338
2 Firari Fırtına 4399
3 Mustafa Ermişcan 3787
4 Hasan Tabak 3501
5 Nermin Gömleksizoğlu 3154
6 Uğur Kesim 3022
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2896
8 Sibel Kaya 2869
9 Enes Evci 2579
10 Turgut Çakır 2275

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:4493 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com