Romanlar

KUM TANELERİ 11 KIRMIZI GÜLLER
Okunma: 59
derin gezmiş - Mesaj Gönder



Kırmızı güller…
Bütün gece uyumadı Zühal. Kocasını ve
adamın yeni gözdesini düşündü durdu sabaha kadar. O terasta birbirine
gülümseyen, birbirinin gözlerinin içine bakan erkek ve kadını… Neden bilmiyordu
ama bu kıza faklı bakıyordu kocası. Hissediyordu… Bir şeyler yapmalı, çok geç
olmadan kurtulmalıydı kızdan. Ne yapıp etmeli uzaklaştırmalıydı Hira’dan. Bu
yılların intikamı olacaktı aynı zamanda. Hira Demir’de tatmalıydı bir kenara
atılıp yok sayılmanın zehirli acısını. Deren’i de yanına alıp, çalıştığı
dergide ziyaret etti genç kızı. Çekilen fotoğraflar arasından seçim yapmak,
karar almak için yerleştiler toplantı odasına. Tedirgindi Lal… Şaşkındı aynı
zamanda.Sabah masasında onu karşılayan
kucak dolusu kırmızı güller ve bu ziyaret… Bu kadının kocasından gelmişti o
güller. Bu durum kendini kadına karşı mahcup ve ezik hissettiriyordu.Öte yandan önemliydi hazırlayacağı tanıtım
sayfası dergi için. Karşılığında iki reklam sayfası kiralamıştı Mahir Bey
önümüzde ki bir yıl boyunca. “Bu çok iyi…” diyordu Müdür Bey sabah
toplantısında, büyük bir keyif içinde.
Karşılıklı oturdular toplantı masasına.
Bir tablet verdi Lal konuklarına fotoğrafları incelemeleri için. İkram
teklifinde Deren Hanım bir cay alırken kibarca reddetti Zühal. En az akşamki
davette olduğu kadar şık ve bakımlıydı bugün de. Gerçekten güzeldi kadın. Dik
tuttuğu başı ve ileride olan göğüsleriyle, ‘Güçlüyüm ben…’ diye bağırıyordu
adeta. Bir süre davet hakkında, sayfa
hakkında sohbet edildikten sonra lafa girdi Zühal.“Daha öncesi için, Telefonda sana çok kaba
davrandım. Ve özür dilemek için fırsatım olmadı.”Sakin ve kararlı görünüyordu kadın, utandı
genç kız, kızardı.“Bir yanlış anlaşılmadan
ibaret olduğunu bilmeniz yeterli benim için.”“Evet, yanlış anlaşılmalar… İnsanın
benimki gibi bir kocası olunca… Bilemezsin tabi, ama çok iyi bilir Deren.”Bir şey söylemedi Deren Hanım, anlayışlı
bir ifadeyle gülümsemekle yetindi. Lal de bilemiyordu ne diyeceğini. Akşam
davette kendisine yardım etmek için çırpınan Deren Hanım bugün arkadaşının
yanındaydı belli ki. Bir şeyler söyleme ihtiyacı hissediyordu, “Şey…”“Lütfen bir şey söyleme… Çok zor biliyorum
ama beni dinlemeni rica ediyorum senden.”İstenildiği gibi sessiz kaldı Lal, yoktu sadece söyleyecek sözü.“Çok gençsin ve ben seni kocamla o terasta
görünce gerçekten çok üzüldüm.”İtiraz etmek istedi Lal.“Hanımefendi neden böyle düşündüğünüzü anlamıyorum.”“Lütfen dinler misin? Benim için kolay bir
konuşma olduğunu mu sanıyorsun? Senden önce bir başkasının ayağına asla
gitmedim. Böyle ucuz kaçamaklar için kendimi küçük düşürmedim. Sana olan
samimiyetime inan, sadece gençliğine üzülüyorum.”Durakladı bir an, daha samimi bir ifade
takındı yüzüne.“Küçüğüm ateşe
yürüyorsun farkında değilsin. Bizi bir abla olarak görmeni istiyorum. Hiç
tanımıyorsun kocamı… Tanıdığında ise her şey için çok geç olacak. Sen
kullanılmış kâğıt mendil gibi atılacaksın bir kenara. Bunu kıskançlığımdan
yaptığımı düşünme sakın. İlk değilsin Hira’nın hayatına giren ve son da
olmayacaksın ne yazık ki. İstediğine sor, küçük bir araştırmayla öğrenebilirsin
bütün gerçeği. Kocam çekiciliğini ve kadınlar üstündeki etkisini bilen, bunu
çok iyi kullanan bir erkektir. Onun yakınlarında olduğun sürece istemesen de
yatağında bulacaksın kendini. Seni etkilemenin yolunu mutlaka bulacaktır.”“Sabah ki güller seni ne kadar hafife
aldığının bir göstergesi.”Deren
Hanım ilk kez girdi söze, bir abla edasıyla konuşuyordu. Kadının gözlerinde
anne sıcaklığı görüyordu Lal.“Yeni
bir şeyle gelecektir ve sen teslim olana kadar durmayacaktır.”“Belki de ayıplıyorsun beni…” diye devam
etti Zühal.“Sürekli ihanet eden bir
erkeğe kocam dediğim için küçük görebilirsin beni. Çok söyledim, ayrılalım
diye. Hira asla kabul etmiyor bunu ve vazgeçmiyor benden. Sizler onun için
birer oyunsunuz… Ana yemekten hemen önce alınan aperatif içki misali. Ah
güzelim, beni hakir görsen de ayıplasan da tekrar söyleyeceğim. Taptaze yeni
açmış bir çiçeksin sen. Diğer basit kadınlardan farkın bu… Kocamın kolları
senin gibi küçük bir çocuk için zehirli bir sarmaşık olacaktır.Ve sen onun oyunu bittiğinde zarar gören tek
kişi olacaksın. Solacaksın ne yazık ki.”
Oturduğu sandalyede öylece kaldı Lal.
Giden konuklarını geçiremedi bile. Kadının hakaret eden kelimeleri ya da
küçümseyen gülüşü aşağılayan bakışları değildi canını yakan. Sabah onu
masasında karşılayan kırmızı gül buketini düşünüyordu, güllerin üstüne
iliştirilmiş notu… İlk okuduğunda hiçbir şey ifade etmeyen kelimelere şimdi
anlamlar bulabiliyordu ve bulduğu anlamlar gururunu kırıyordu.“O otele geri dönmek, seninle yeniden
başlamak istiyorum. H. D.”
***



derin gezmiş



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6319
2 Firari Fırtına 4380
3 Mustafa Ermişcan 3757
4 Hasan Tabak 3467
5 Nermin Gömleksizoğlu 3135
6 Uğur Kesim 3006
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2860
8 Sibel Kaya 2853
9 Enes Evci 2562
10 Turgut Çakır 2262

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1330 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com