Hikayeler

Vapur
Okunma: 71
21 50 - Mesaj Gönder


Gri gökyüzünden düşen damlalar denizde parlayan delikler açıyordu.Vapur iskeleye yanaşmıştı.İnsanlar hızlı adımlarla vapurdan inip otobüslere,dolmuşlara biniyor;bazıları koşarak vapura yetişmeye çalışıyordu.
Karşılıklı olarak hücuma kalkan ve kendi hayali raylarında ilerleyen kalabalığın arasında bir adam kucağındaki küçük kızla dönüp duruyordu.Kendi etrafında döndükçe uzun montu ve elindeki küçük çantası sağa sola sallanıyordu.İnsanlar başlarını kaldırıp önlerine çıkan bu adama,çamurlu ayakkabılarına,tek eliyle kavrayıp kucakladığı kızın ıslak,karışık saçlarına,eski ve yıpranmış kıyafetlerine bakıyor,kaşlarını çatıyorlardı.Akıllarından geçen yüzlerine yansıyordu.
"Bir köylü daha kalkıp gelmiş""Küçük kızı da yanında sürüklüyor.""Köyünde işsiz kalan soluğu burda alıyor"
Halbuki o işsiz değildi.Hatta işini severek yapardı.Doğduğundan beri köyünden hiç ayrılmamıştı.Köyünden ilk kez iki sene sonra askerlik için çıkmayı beklerken ailesi bir görev vermişti.Hapisteki abisini bulma ve bu arada uzun süredir görmediği kızına kavuşturma işi ona düşmüştü.O da abisinin eski,kendisinin yeni,montunu sırtına geçirip,küçük yeğeninin elinden tutup ilk defa kendi dünyasından ayrılıvermişti.
Kalabalığın arasında kalınca bir an yönünü tayin edememişti.Vapurun bacasını bulunca gözünü ayırmadan yürümeye başladı.Hızlanan yağmurun altından kaçıp kendini vapurun bir köşesine attığında daha önce almadığı derin bir nefes verdi.Yanına oturttuğu küçük yeğeni de onun gibi kendi iç dünyasına kapanıktı.Kurusun diye saçlarını sallarken nerede olduğunun bile farkında değildi.Adam birisine acıdığında yaptığı gibi tek kaşını kaldırarak hafif bir gülümsemeyle başını öne eğdi.
"Yazık,yavrucak babasını ne kadar özlemiştir."
Kıza döndü: Merak etme emi. Az kaldı.
Tekrar başını öne eğerken bir an sinirlendi.Abisi hep böyle başına iş açmıştı.
"Devletin okuma dediğini okursan böyle olur".
O gece aklına gelmişti.Kapıları kıran postallar,tekmeleyen postallar,deviren,çiğneyen postallar...Abisini bir daha görmemişti.Abisini zaten pek görmemişti.
Abisi onun aksine hep uzaklardaydı.Üniversitede okuduğu yılların üstüne İstanbul'da birkaç yıl daha geçirmişti ve en sonunda evlenip köye dönmüş,çocuğunu kucağına almıştı ama mutluluğu uzun sürmemişti.
Vapur artık karşı kıyıya yaklaşıyordu.Gözlerini kısıp karşı kıyıyı dikkatle izlemeye başladı.Bir şehir gündüz ne kadar karanlık olabilirse bu şehir de o kadar karanlıktı.İlerde ne kadar çok minare olduğuna şaştı.Sanki şehrin ünlü kulesini içeride tutmak için yapılmış parmaklıklar gibiydi.Bir anda aklından geçirdiklerinden utandı.
"Tövbe tövbe!"


Üniversitedeki senaryo dersinin sınavlarından birinde kısa sürede yazılmış olup akılda kalanlarla tekrar buraya aktarılmıştır.
21 50



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6338
2 Firari Fırtına 4399
3 Mustafa Ermişcan 3787
4 Hasan Tabak 3501
5 Nermin Gömleksizoğlu 3154
6 Uğur Kesim 3022
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2896
8 Sibel Kaya 2869
9 Enes Evci 2579
10 Turgut Çakır 2275

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:4525 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com