Denemeler

Kur'an'daki İnfitar, Kıyamet Suresi mi? (Makale)
Okunma: 45
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


Kur'an'daki İnfitar, Kıyamet Suresi mi?

Arkadaşımız, insanın kötü hasletleri, o hasletlerin oluşmasında İblis'in rolü ve ölüm gerçeğini işlediği yazısında, 'Din günü' konusuna da tamas etmiş. Başta infitar Suresi olmak üzere bir kaç sureyi mehaz göstermiş. Ve demiş: ''Bu surenin bildirdiği 'din günü'yle murat olunan, kıyamet ve hesap günüdür''. Bu ifade zihnimi yoklamama sebep oldu. Acaba İnfitar Suresi kıyamet hadisatından mı bilgi veriyor?

Kur'an mealleri bu surenin kıyametle ilgili olduğundan bahsediyor. Arkadaşımız da, belli ki, meallerde okuduğuna göre bilgi sunmaya çalışmış.

İnfitar'ın 1'nci ayetini ''Gök yarıldığında yahut çatladığında'' diye vermiş meal. Ama nasıl bir yarılma-çatlama olduğundan bahsetmemiş. Şimdi şöyle sorayım:

a) Ayette kullanılan 'sema' sözcüğü, tüm uzayı mı, yoksa yer ile uzay arasındaki atmosferi mi işaret ediyor?

b) 'İnfitar' sözcüğü, yarılma olayının kendi kendine mi yoksa bir etkiyle mi oluştuğunu belirtiyor?

'Sema' sözcüğünden benim anladığım, atmosferdir. İnfitar ise, saklı bir şeyin gösterilmesi için saklı olduğu yerden dışa doğru yaptırılan baskıdır. O baskı neticesinde yarılma yahut çatlama gerçekleşecek, o ana kadar ortada olmayan şey ortaya çıkmış olacaktır. Tohumun yarılıp filiz vermesi, ağızda damağın yarılıp dişin çıkması gibi.

Uzay için yapılan araçlar, atmosferi yaracak sürate erişmeden uzaya çıkamadılar. Ayette işaret edilen bu olsa gerek.

İnfitar'ın 2'nci ayetini ''Yıldızlar dağılıp döküldüğünde'' diye vermiş meal. Ama, nasıl ve nereye döküleceğinden bahsetmemiş. Mealde;

a) 'Kevakib'den muradın uzaydaki bütün yıldızlar mı, yoksa Güneş Sistemi'ne bağlı gezegenler mi olduğu belli değil;

b) 'İnteseret'in nasıl bir dağılma olduğu anlaşılmıyor.

'Kevakib' sözcüğünden her çeşit yıldız anlaşılsa bile, intisar fiilinden benim anladığım, onların darma duman olacakları değil, alanlarının genişleyeceği, uzaydaki hareketlilikle konumlarının değişeceğidir. Bir ağacın her yıl gelişip intişar etmesi gibi.

İnfitar'ın 3'ncü ayetini meal ''Denizler yarılıp akıtıldığında'' şeklinde vermiş. Bu, bazı meallerde, deniz suyunun, karada yol açılarak başka suyla birleştirilmesi olarak izah ediliyor. Mesela Süveyş Kanalı gibi.

Bu ayetten benim anladığım, kıyamet hadisesi değil yeryüzünün insan eliyle gelişmesidir.

İnfitarın 4'ncü ayetini meal ''Kabirlerin içi dışına getirildiğinde'' şeklinde vermiş.

'Kubur' bizim bildiğimiz kabir ve çukurlardır. 'Ba'sere' ise oraların deşilmesidir. Çukur veya kuyularda deşme işlemi durup dururken yapılmaz. Usulsüz bir şekilde koyma, gömme, saklama olmuşsa ve bu hissedilmişse... yahut, bir sebeple yer altına konan şeye ihtiyaç duyulma vakti gelmişse, deşme işlemine girişilir. Bugün bir tarihi olayın aydınlatılması için kabirlerin kazılması 'ba'sere'ye örnek olduğu gibi, yeraltına tehlike önleyici olarak gizlenen nükleer ve kimyevi atıkların değerlendirileceği gayesiyle dışa çıkarılması da örnek olabilir. Öyleyse bu da kıyamet olayı değil, yeryüzündeki olumsuz gelişmenin anlaşılması, ortaya çıkarılması ve değerlendirilmesi olayıdır.

''Hayır. Siz cezayı yalanlıyorsunuz'' şeklinde verilmiş mealde 9'ncu ayet. Ayette geçen 'din' sözcüğünü ceza ve mükafatın verileceği şeklinde anlasak da, kıyamet hadiseleri içindeki bir olay olarak anlamamız mümkün değil. Yanlış yapmanın da doğru yapmanın da bir zaman sonra karşılığının alınacağının bilinmesi gerekir. O günün müşrikleri kendilerinden o kadar eminmişler ki, şartların değişeceğini, yaptıklarının karşılığını göreceklerini imkansız sanmışlar. Şartlar değişti, Resul'le gelen Din-i Hakiki herkesin yaptığının karşılığını birer birer vermeye başladı.

İşarat-ül İcaz'daki, ''Yevmi'd-din kelimesinden maksad ya cezadır, çünkü o gün hayır ve şerlere ceza verilecek bir gündür, veya hakaik-ı diniyedir. Çünki hakaik-ı diniye o gün tam manasıyla ortaya çıkar'' sözünü, tefekkür etmek gerekir.

O gün hakaık-ı diniye tam manasıyla ortaya çıkacaksa neden kıyamet vukua gelsin?

İnfitar Suresi'nin 17'nci ayetinde ''Yevm'id-din'in ne olduğunu idrak edebildin mi?'' diye soruluyor. Cevabı da son ayette veriliyor: ''O gün, hiç kimse başkası için bir şeye sahip olamaz. O gün emir Allah'ındır''

Günümüzde Allah'ın emri işliyor, hiç bir gelişmiş ülkede başkası için mülk edinmeye gerek duyulmuyor.

İbrahim Faik Bayav
(16.03.2010 tarihinde yazıldı) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6319
2 Firari Fırtına 4380
3 Mustafa Ermişcan 3757
4 Hasan Tabak 3467
5 Nermin Gömleksizoğlu 3135
6 Uğur Kesim 3006
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2860
8 Sibel Kaya 2853
9 Enes Evci 2562
10 Turgut Çakır 2262

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1343 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com