Hikayeler

Bilgiç Dayı'dan Nükteler-17 (161 - 170)
Okunma: 61
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


161) DEMOKRASİYİ BİLENLER, BİLMEYENLER

İktidarı ele geçirmeye çalışanlar, halk'a gülücükler atıyor, ''Biz, demokrasi yolunda ilerliyoruz'' diyorlardı. İktidarı onların ellerine geçirtmemeye çalışanlar ise, hiddetleniyor, ''Onlar demokrasinin 'D' sinden bile habersizdirler, diyorlardı.

Vatandaşlar, 'bu da ne demekmiş' deyip kafalarını kaşıdılar. Bilgiç Dayı'ya;

''Anlayamadık ki Bilgiç Dayı!'' dediler. ''Demokrasinin 'D' sinden habersiz olanlar, demokrasinin yolunda nasıl gidiyorlar?''

Bilgiç Dayı, tebessüm etti. Onlara;

''Demokrasinin 'D' sinden 'i' sine kadar bilenlerin sürüklemesiyle herhâlde!'' diyerek cevap verdi. ''Sürüklene sürüklene 'D' yi de bilecekler... 'e' yi de bilecekler... 'i' yi de!..''


162) UYANIKLAR DİNİ

Çalışanların emekli olma süresini uzatan Sosyal Güvenlik Yasası, istisna maddesini de içeriyordu. 30 Nisan 2008'den önce kaydı yapılan bilcümle yaştaki kişi, çok çok erken yaşta emekli olabilme hakkını kazanacaktı. Bir yaşına kadar çocukların bile kayıt için sıraya konulması, mali uzmanlara yazı konusu oluyordu. Şükrü Kızılot, bebeleri sigortalı yaptıracak ajansların varlığından bahsetti; bunların, uyanıklık edip, kapılarına gelen vatandaşların ikişer bin liralarını çektiklerini bildirdi.

Vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya;

''Bu nasıl şey böyle Bilgiç Dayı?'' diye sordular. ''Böyle bir uygulama, hangi dinin içinde yer alıyor?''

Bilgiç Dayı;

''Uyanıklılık dininin içinde elbette!'' diyerek cevap verdi. ''Görüyorsunuz işte! Dinlere, inançlara özgürlük yaygarası kopunca, ilk, uyanıkların dini oluşmaya başlamış!''


163) SUSUZLUK KONUSU

Susuzluk yüzünden su savaşlarının başlamak üzere olduğundan bahsediliyordu. Orman telefatının, betonlaşma çabasının, lüks ve gösteriş merakının buna sebep olduğu söyleniyor, bu hareketlerin bir bardak su kadar değerli olamıyacağının ikazı yapılıyordu. Deniyordu ki, ''İnsanlar bunun yanlışlığını er geç anlayacaklar!''

Bilgiç Dayı'nın yanındaki vatandaşlar da aynı endişeyi taşıdılar. O'na;

''Dünya'yı susuzluğa atan insanlar, yaptıklarının yanlışlığını elbette ki anlayacaklar, Bilgiç Dayı!'' dediler. ''O zaman, ya çok geç olursa?..''

Bilgiç Dayı;

''Küçük günahın kefareti küçük, büyük günahın kefareti büyük olur!'' diyerek cevap verdi. ''Geç kalındığı anlaşıldığında, 'geçmiş olsun' taziyesinde bulunulur; merak etmeyin!'' (18.05.2008)


164) DEMOKRATİK TAVIR

Cumhuriyet Halk Partisi yöneticilerinin oluşturdukları gaf sebebiyle, Parti'nin alt katmanındakiler infial duymuş, Deniz Baykal'ın ve grubunun çekilip gitmesini istemişlerdi.

Konunun meraklısı vatandaş, Bilgiç Dayı'ya sordu:

''CHP alt kademesinin CHP üst kademesine itiraz etmesi ne demek oluyor?''

Bilgiç Dayı, cevap verdi:

''Demokrasinin dillendirilmesi!''

Vatandaş, hoşuna gittiğinden, yine sordu:

''Peki, ya üst kademe, alt kademeyi takmayıp yerinde kalırsa ne olur?''

Bilgiç Dayı, yine cevap verdi:

''Demokrasinin şekillendirilmesi!''


165) DEPREM KONUSU

İstanbul'da oluşacak büyük deprem yine gündeme gelmişti. Marmara Denizi'nin dibindeki fayı incelemekle görevli bilimadamı, ''Depremin oluşması yakın; buna hazırlıklı olunsun'' derken, başka bir bilimadamı, itiraz edip, onun sözlerinin suç kapsamına girdiğini söyledi.

Vatandaşlar, bilimadamlarının hangisinin sözüne güveneceklerini bilmiyorlardı. Bilgiç Dayı'ya;

''Depremi haber veren bilimadamı yanlış mı söylüyor Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı, işkillendi;

''Belli ki bilimadamları kendi dillerinde konuşuyorlar!'' diyerek cevap verdi. ''Depremin oluşmasından mı, depremin oluşturulmasından mı bahsediyorlar, bilemiyoruz!''


166) MESCİD-İ DIRAR

Türkiye, Kıbrıs'ın Türk tarafıyla ilişkilerini, dinsel amaçlı faaliyetle de yürütüyordu. Orada büyük bir cami yapılmasına karar verilmiş meğer! Yalçın Bayer, konuyu sütununa taşıdı. Cami ile ilgili geçmiş olumsuz olay hatırlatıp, ''Orada yapılacak cami, Kur'an'daki mescid-i dırar şablonuna oturmasın'' dedi.

Vatandaşlar camiyi, kubbeli, uzun bir veya bir kaç minareli, içi desenlerle süslü bildiklerinden, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Mescid-i dırar, ne demek bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı, eli çenesinde biraz durdu. Sonra;

''Anlaşılması, vatandaşlar için, çok zor konu demek!'' diyerek cevap verdi. ''Diyanet, lütfedip ağzını açmazsa, şeytan, zurna çalıp oynayacak demek!''


167) NE VAKTE KADAR

Bir ülkenin idare kademesine gelip arzuladığı gibi idareye vakıf olamayan Politikacı, ne yana dönse , tepkiyle karşılaşıyordu. Bunu yürürlükteki anayasaya bağladı. Ve dedi ki; ''Bu anayasayla olmuyor; daha demokrat anayasaya ihtiyaç var''

Vatandaşlar, merak edilen konunun, meraklarını giderecek şekilde açıklanmasını istediklerinden, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Daha demokrat bir anayasaya ihtiyaç var, demek, ne demek, Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Şimdiki anayasanın da demokrat olduğunu kabullenmek demek!''

Vatandaşlar, birbirlerine bakıp kafalarını kaşıdılar:

''Daha demokrat bir anayasa yapılırsa meseleler hallolur mu Bilgiç Dayı?''

''Bu, iktidardakilerin iktidarda kalmalarına bağlı. Bir başka grup geldiğinde, belli olmaz, daha daha demokrat bir anayasa isteyiverir!''

Vatandaşlar, merak ettikleri konunun cevabını alacaklardı sözde! Merak merakı açınca, vatandaşlar yine sordular:

''Bu, daha daha daha demokrat anayasa isteği ne vakte kadar sürer bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı;

''Birilerinin, en demokrat anayasayı yaptık, kesin artık sızlanmayı dedikleri vakte kadar!'' diyerek cevap verdi. ''O zaman, iktidara gelme heveslileri pek mutlu olacaklarından, bir daha demokrat anayasa istemeye cesaret edemezler!''


168) SONUCU NE OLUR?

AK isimli partinin mahkemedeki kapatılma davası sürerken, dış ülke idarecilerinden davayı etkileyici beyanlar geliyordu. Fakat, ne gariptir, içerdekilerden, 'içişlerimize ne karışıyorsunuz ya' gibisinden olsun, bir ses duyulmuyordu. Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Condelezza Rice, bundan cesaret aldı. Davayı görüşen mahkemenin kulağına gelecek şekilde;

''Biz Amerikalılar, AK isimli partinin yanındayız; kapatılmaması için sesimizi daha gür çıkartacağız!'' dedi.

Vatandaşlar bile duydular Rice'ın sesini. Bilgiç Dayı'ya;

''AK isimli partinin davasının sonucu ne olur?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı;

''Mahkeme üyeleri, bir yanlış yapmamak için, muhakeme prosedürüne tekrar üstüne tekrar bakarlar, herhâlde!'' diyerek cevap verdi. Ne de olsa, devletin göze görünür kısmında koltukları var!''


169) SAVCILAR

Ülke basını hergün çetelerden bahsediyordu. O sebeple polis, savcı, hakim sözcükleri çok sık dile geliyordu. Öğrenmeye meraklı vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Savcı ne demektir Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Yanlış gördüğünü durduğu yerden savandır arkadaşlar!''

Bir kaç gün sonra, bir savcı, yanlış gördüğü bir şey şeyi savmaya çalıştı. O anda yetkilisinden tazyik geldi; yanlış gördüğünü savmaya çalışan savcı, görevinden alındı.

Vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya yine sordular:

''Yanlışı savmaya çalışana niye izin verilmedi Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı, başını öne eğip biraz durdu. Sonra,

''Her yanlış, herkesce yanlış görülmediği için arkadaşlar!'' diyerek cevap verdi. ''Bazen kere savcı, yanlış savanı savan anlamına da geliveriyor işte!''


170) DIŞARIDAKİLER ÖVÜYOR

ABD Dışişleri Bakanı Rice, New York'ta konuşuyordu. Konu Türkiye politikasının üzerine geldiğinde, AK isimli partiden bahsetti. Onun faziletlerini dile getirip; ''AK isimli parti Türkiye için mükemmel bir partidir!'' dedi. Sonra devam etti. ''Yoksul ve dindar ne kadar kişi varsa, onları, ülkenin bir parçası hâline getirebilmiştir''

Vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Ya varsıl ve dindar olmayan kişileri ne yapmıştır, Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı;

''Onları da, bir diğer parça hâline getirmiştir herhâlde!'' diyerek cevap verdi. ''Birinci parçadan nemalanma yolu açıldı diye!''

İbrahim Faik Bayav
(29.06.2008) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6328
2 Firari Fırtına 4390
3 Mustafa Ermişcan 3773
4 Hasan Tabak 3480
5 Nermin Gömleksizoğlu 3145
6 Uğur Kesim 3014
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2880
8 Sibel Kaya 2861
9 Enes Evci 2570
10 Turgut Çakır 2268

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1050 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com