Hikayeler

Nükte Yüklü Fıkralar-18 (166 - 170)
Okunma: 66
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


166) ALNINDAN NİYE ÖPECEK

Biri iktidarda diğeri muhalefette iki politikacı, birbirinin açığını bulmaya çalışıyordu. İktidardaki Politikacı, zaman zaman yapacaklarını söylüyor, inanmakta zorlananlara, ''Ben ne dediysem yaptım; ne diyorsam yapacağım'' şeklinde cevap veriyordu.
Birgün Ortadoğu seyahatine çıkmaya karar verdi İktidardaki Politikacı. Verdiği karar sonrası halkın sempatisini biraz daha alabilmek için, İsrailliler'ce hassas bölge ilan edilen Gazze'ye de ''Gireceğim'' dedi.

Muhalif politikacı, bu vaadin, İktidardaki Poltikacı'nın yakalanacak açığı olduğunu farketti. Ona;

''Gir Gazze'ye, gel geriye de seni alnından öpeyim'' dedi.

Bu sözü küçümsenme olarak anlayan iktidardaki Politikacı, çok kızdı, çoook!.. Muhalif Politikacı'nın karşısına dikildi. Muhalif politikacı, 'Eyvah! sayıp dökecek bana şimdi. Hakaretler ard ardına sıralanacak' diye düşünürken, İktidardaki Politikacı;

''Söyle bana Efendi! Öpülecek yer olarak niye alnımı seçtin?'' deyiverdi.

Şaşırdı tabi Muhalif Politikacı. Cevap vermede zorlanacaktı ki...

''Şeyyy!.. Efendi!'' dedi. ''Alnın secdeye indiğinden bir tek orası mübarek!''


167) ALINDAN ÖPMEK NE DEMEK?

Televizyon haberlerini büyükler izlerken, çocuk da ister istemez duymak zorunda kalıyordu. Adı çok dile getirilen iki amcanın, birinin diğerine ''Alnından öperim'' dediğini, diğerinin de buna kızdığını fakedince, meraka düştü. Ertesi gün, okullar da açılmış olduğundan, bilgilendirmesine itimat ettiği öğretmenin yanına gelip sordu:

''-Alnından öperim- demek, ne demektir Öğretmenim?''

Öğretmen cevap verdi:

''-Seni çok takdir ederim, kutlarım, severim, beğenirim- demektir çocuğum!''

Çocuk, bu cevap karşısında 'hayret bişi ya' diye mırıldandı . Sonra öğretmen'e;

''Alnından öperim diyene alnından öpülecek adamın kızmasının sebebi ne öyleyse Öğretmenim?''

Öğretmen, anlamıştı durumu. İki politikacının söz dalaşının ayyuka çıktığını bildiğinden, Çocuğa;

''Her dudak alın öpmeye layık değilmiş te ondan çocuğum!'' diyerek cevap verdi. ''Ya da kızanın alnı öpülmeye layık olmadığından!''


168) POLİTİKACILAR USUL DEĞİŞTİRDİ

Alından öpmek terimi, durduk yere gündeme gelmişti. Adetlerin değişimini de gündeme getiriyordu. ''Nasıl?'' denecek olursa, işte şöyle:

Delikanlı, askere gitmişti. Altı ayı geçti görünmeyeli. Şehit haberlerinin çokça alınması yüzünden olsa gerek, hem merak hem hasret duygusu aile içinde kendini göstermeye başladı.

Kurban bayramı yaklaşmıştı. Asker delikanlıdan mektup geldi. Dede, nine, baba, anne ve ağbeyler mektubun içini merak ettiklerinde, ailenin küçük delikanlısı bir çırpıda mektubu açıp okumaya başladı. Mektup, askerin hâl, hareket, vaziyetini bildiriyor, endişeye mahal olmadığı güvenini veriyordu. Mektup özlem bildirip selam faslına geldiğinde, Delikanlı, Asker Ağbey'in son sözlerini okumaya başladı:

''Büyüklerimin ellerinden, küçüklerimin gözlerinden, politikaya merak salıp sözünün eri olacaklarımın ise alınlarından öperim!''


169) ALINLARINDAN ÖPÜLESİ ADAMLAR!

Çocuk öğrenmeye, öğrenmek için de soru sormaya meraklıydı. Sosyal bilgiler dersinde Öğretmeni'ne sormaya karar verdi:

''Evlenen bir kızın alnından niçin öpülür Öğretmenim?''

Öğretmen, öğrencinin sorularından dersin sekteye uğradığını biliyordu ama, sorulan sorular hoşuna da gidiyordu. Güldü ve cevap verdi:

''Yuvadan uçup giden kuş olacaksın; yeni bir yuvaya kavuşacaksın, hissini vermek için!''

Çocuk, sevdiği kuşu ve boş kalan yuvasını hatırladı. Onun 'pırrr' diye uçuşunu hayal edip, üzülmeye başladı. ''Öptüm öptüm gitti benim kuşum'' diye mırıldandı.

Çocuk, yine sordu Öğretmeni'ne:

''Askere giden erkeğin alnından niye öpülür öğretmenim?''

Öğretmen onu da cevapladı:

''Belli olmaz, belki de şehit olacaksın; aramızdan ayrı kalacaksın; çok büyük makam kazanacaksın, anlamındadır o öpüş!''

Çocuk, 'işte şimdi oldu' diye mırıldanınca, Öğretmen;

''Şimdi olan ne Çocuğum?'' diye sordu.

Çocuk, gülümseyip;

''Televizyonda sık gördüğüm, daha büyük makam için birbiriyle dalaşan amcalar askere gitseler yeridir!'' diyerek cevap verdi. ''Yakınımda olurlarsa, alınlarına ilk öpücüğü ben koyacağım!''


170) İLTİFAT PEŞİN

Temel bir makama getirilmiş, Dursun da onun yardımcısı yapılmıştı. Dursun yardımcılık değil makamın kendini istiyor, bunu belli etmiyordu.

Gazze halkına yardım söylentileri, bunun için İsrail'e kafa tutma girişimleri, Temel'in milli hissini uyarıyordu. Gün oldu, yönetimdekilerden ''Gazze'ye gidilecek, ama dönmemek de var'' sözü duyulunca, Temel;

''Şimdi tam sirasidur. Gazze'ye gideceum da! Hayatindan endişe eden namerttur da!'' narasını çekti.

Dursun, aceleyle geldi. Temel'in başını iki eliyle kavrayıp, dudaklarını alnına yapıştırdı; 'muccuuk' edip geri çekildi.

Temel sordu:

''Ha bu benum alnimdan niye öptun Dursin?''

Dursun, neşe içinde gülümsüyordu. Temel'in iki omzundan kavrayıp;

''Ben politikacu deilimdur!'' dedi. ''Bende, cayilmasun diye iltifat peşindur da!''

İbrahim Faik Bayav
(12.09.2011) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6352
2 Firari Fırtına 4412
3 Mustafa Ermişcan 3806
4 Hasan Tabak 3519
5 Nermin Gömleksizoğlu 3168
6 Uğur Kesim 3031
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2924
8 Sibel Kaya 2879
9 Enes Evci 2591
10 Turgut Çakır 2284

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1226 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com