Romanlar

MANKURT 13
Okunma: 66
Mustafa Eser - Mesaj Gönder


2 EKİM 2024 42 No’lu Büyükşehir 3 No’lu Merkez İlçe
   Sekreter o gün her gününden farksız bir güne uyanmıştı.Yıllardır her gün olduğu gibi saat 06.30 da çalar saatin ilk çalışında gözlerini açtı.Ilık duş alıp çıkması on dakikasını aldı.Yatak odasının dolabındaki bir birinin aynı jilet gibi ütülenmiş 7 gömlekten birini askıdan çıkarıp üstüne geçirdi.Altına tülü pantolonlarından birini giydi.Kravatını ve ceketini giyerek
hazırlığını tamamlaması 25 dakikasını aldı.Vestiyerdeki ayakkabısını fırçaladı.Ertesi gün giyeceği ayakkabısını dolaptan vestiyere çıkarttı.Arabasına binip çalıştırdığında saat 07.00 ı gösteriyordu.Koordinasyon Merkezi’nin yan sokağındaki pastanenin balkonunda yağlı peynirli poğaça ve çaydan oluşan kahvaltısını bitirdiğinde saat 07,40 olmuştu.Kahvaltı tabağındaki kırıntıları tek tek toplayıp ağzına attı.Garsona çay getirmesini işaret etti.Gömlek cebinden çıkardığı sigarasını yakıp garsonun getirdiği çayla içti.07,50 de Merkezin bahçe kapısının önündeydi.İçeri girmeden cep telefonundan Tigin’i aradı. Uykulu bir ses cevap
verdi:
-Efendim.
-Bugün görüşmemiz lazım.
-Mesele nedir Sekreter?
-İhale.Bütün kurum ödenekleri birleştirildi Tigin.Bu ihalede başımız ağrıyabilir.
-İyi de Sayın Sekreter. Ben ihalede görevli değilim.
-2-3 saat içinde görevlendirmen tebliğ edilir Tigin.
-…
   Tigin cevap vermedi bir süre. Sonra,
-Bu ihalede görev almak istemiyorum Sekreter.
-Ben istiyorum Tigin.Eğitim Koordinatörü’nün de benimle aynı fikirde olacağını düşünüyorum.
-Off yaa! Tamam tamam.Öğleden sonra Sendika’ya gelirsen görüşürüz.
-Tamam görüşürüz.
   Merkez çalışanlarının bir kısmı giriş kapısının önünde bir kısmı merdivenlerde kapının açılmasını bekliyorlardı.Binaya her zaman en son giren hesap işleri birim çalışanları en
gerideydiler.Asık suratla gelen İlçe Sekreteri’ni ilk fark edenlerde onlar oldu.Sık sık yedikleri fırçanın bir benzerini yememek için hemen toparlanıp merdivenlere doğru ağır ağır  ilerlediler.Yüzünde kas kımıldamadan giriş kapısına yaklaşan Sekreter’e kimse selam vermedi.Sekreter’in kafası yapılacak ihaleye odaklanmış olduğundan etrafındakilere dikkat bile etmemişti.Geceyi binanın içinde geçiren nöbetçi kapıyı açınca bir iki dakika içinde kapının önü boşaldı.Sekreter etrafındaki çalışanları umursamadan binadan içeri girip üçüncü kattaki odasına geçti.
   Masa üstü bilgisayarı ve çantasından çıkardığı Laptop’u çalıştırıp ağdaki gelen evrakları incelemeye başladı.Laptop her gün girdiği erkeklere özel bir siteye bağlanmış her hangi bir işlem yapmayınca uyuma moduna geçmişti.Her gün Laptop’la girdiği site direnişçilerin
sitesiydi.Yakalanmadığını bildirmek için her gün bu siteye bağlanıyordu.Saat 09,45’ e kadar Merkezin rutin işleriyle uğraştı.Ağdaki evrakları incelerken aklında hep iki ay içinde
sonuçlandırması gereken ihale vardı.İlçedeki Eğitim, Sağlık,Koordinasyon Merkezi,Hesap İşleri,Asayiş çalışanlarının yemek ücretleri birleştirilmiş tek ödemeye bağlanmıştı.Yaklaşık
500 çalışan ve 1000 burslu öğrencinin yemek hizmeti ihalesi kafasını ağrıtacaktı.İyi bir planlamayla çalışılmazsa başı ciddi şekilde belaya girebilirdi. İhale sonuçlandıktan sonra
yüzde doksan ihaleyi kaybedenler tarafından Başkent’e şikâyet edileceği için en az on beş gün inceleme sürerdi.Yılbaşına on gün kala ödeme yapılıp ihale sonuçlanmış olurdu.Tabi bu süreç bir iki gün içinde çalışmaya başlarlarsa bu şekilde biterdi.
   Görevlendirmeler,şartname hazırlığı,sözleşmelerin hazırlanması,ihalenin ilanı,başvuruların alınması,bekleme süreleri,ihale.Bütün bunlar iki gündür uykusunu kaçırıyordu.Eğitim Koordinatörü ile görüşmek için odasından çıkmaya hazırlanırken Admin’den aslında yıllardır içten içe beklediği artık umutsuzluğa kapıldığı için beklemeyi bıraktığı bir mesaj aldı.Mesaj kısa ve netti:
-Seni almaya geliyorlar.Tim hazırlatıyorum.Sizi geri dönerken karşılarlar.
-Hayır,beklemede kalın.
-Tutuklamaya geliyorlar Mankurt. Tim göndereceğim.
-Hayır Admin,on yıldır şerefimi kazanmayı bekliyorum. Kimse gelmesin.
   Bilgisayarı uyuma moduna alıp odasından çıktı. Baş Yönetici Sekreter’i kendisini takip ediyordu.Merdivenlere yaklaşırken telefonu kapatıp ayağa kalktı.Kadının çiçek bozuğu ince sivri yüzünü görünce bir anda midesine küçük bir kramp girdi.İzmarit içmiş gibi
hissetti kendisini.Sesi insanı rahatsız edecek kadar ciyak ciyaktı kadının.
-Baş Yönetici sizi çağırıyor Sekreter.
   Eliyle Baş Yönetici’nin odasını işaret ediyordu.
-Baş Yönetici ne zaman geldi?
-15 dakika oldu Sekreter. Oldukça sinirliydi. Sizi sordu.
-Odada başka kimse var mı?
-Asayiş Komutanıyla birlikte geldiler.
“Tahmin ettiğim gibi köpeği yanından hiç ayrılmaz“
-İhale için Eğitim Koordinatörüyle görüşmeye iniyorum. Birazdan geleceğimi söyle.
   Zayıf uzun burnu dudaklarının üstüne kadar inmiş kadının konuşmasına fırsat bırakmadan merdivenleri inmeye başladı.İkinci katta Koordinasyon Merkezi Hesap İşleri Birimi bulunuyordu.Birim katın tamamını işgal ediyordu.İlçenin parasal işlerinin tamamı bu
birimde yapıldığı için koridordaki odaların önü insanlarla doluydu.Birim çalışanlarıyla arası iyi olmadığı için ilgilenmeden Eğitim ve Sağlık birimlerinin olduğu birinci kata indi.Uluslar arası Yardım Fonu Koordinasyon Merkezi ülkeye geldikten sonra büyük bir tenkisata gidilmişti.Devlet kurumlarının çoğu lağvedilerek işleri ve çalışanlarıyla diğer kurumlara
devredilmiş,çalışanların çoğu da işten çıkarılmıştı.Tenkisat oranı tüm kurumlarda % 40’a, bazı kurumlarda % 60 ‘a ulaşmıştı.Bilhassa taşrada çalışanların sayısı üçte iki oranında azaltılmıştı.Eğitim Birimi Koordinatörü’nün odasına girdi.Camlı kapıdan gelişini gören Koordinatör ayağa kalkmış dudaklarına kondurduğu zoraki sırıtıkla bekliyordu.Elini uzattı.
-Hoş geldiniz Sayın Sekreter. Hayırdır bu saatte?
   Tombul yüzlü adamı bozmamak için ağzına gelen lafları yuttu Sekreter.Yüzünün yaralı sağ tarafını Koordinatör’ün gözüne sokmak ister gibi göstererek,buyur ettiği koltuğa oturdu.
Konuştuğu herkesin yüzünün sağ tarafını görmek istemediğinin farkındaydı. Şakağından çenesine doğru inen 6 kesik izi bazılarını aşırı derecede geriyordu.
-Hoş bulduk Koordinatör. Sıkıntılı bir sürece girmek üzereyiz biliyorsunuz.
-Ne süreci ne sıkıntısı Sayın Sekreter?
   Eğitim Koordinatörü oldum olası içinde sıkıntı kelimesi geçen her cümleden nefret ederdi.55 yaşında mutlu bir emeklilik hayaliyle her gün işe gelen birisi olarak duymak istediği en son kelime sıkıntıydı.Yüzü asılmış paniklemişti birden bire.Sekreter
sırıtık ve gülücük karışımı bir ifadeyle karşılık verdi adama.
-Unuttun mu Koordinatör?İki ay içinde büyük bir ihalemiz var.Çalışmalara hızlı başlamazsak ciddi sıkıntıya girebiliriz. 
   Koordinatör rahatladı yüzüne aptal bir gülümseme geldi. Önündeki telefonu kaldırdı.
-Size ne ikram edeyim Sekreter? Çay kahve?
-Çay söyleyin Koordinatör.
-Benim odaya iki çay söyleyin.
   İlçe Eğitim Koordinatörü,almak için bayağı bir çaba harcadığı bordo renkli,geniş amortisörlü koltuğunda geriye yaslandı.
-Birimimize bağlı eğitimcilerden biraz sorun yaşayabilirsiniz Sekreter.Haklısınız.Bazı arkadaşlar camia olarak kendilerinin ihalelerden uzak tutulmaları konusunda rahatsızlar.
-Bu rahatsızlık zaman zaman bana da yansıyor Koordinatör.Bilhassa sendikadaki muhalif gurup bunu devamlı gündemde tutuyor ama benim kafama takılan şu,arkadaşlar karar sürecinde bulunamamaktan mı rahatsızlar yoksa işin ekonomik boyutundan mı rahatsızlar?
Bildiğiniz gibi ihale görevlilerine ödenen ücret bazılarının iştahını kabartıyor.
-Aslında rahatsızlığın kaynağında iki sebepte var Sekreter.Rahatsızlıklarını dile getiren arkadaşların bir kısmı karar sürecine katılmamaktan bir kısmı da ihale görevlilerine ödenen ücretten dolayı rahatsızlar.Hep aynı kişilerin görevlendirilmesi rahatsızlık doğuruyor arkadaşlar arasında.Bana ulaşan başka bir şikâyetse Eğitim camiasıyla ilgili ihalelerde
eğitim çalışanlarının ağırlığının azlığı. 
-Daha önce birkaç ihaleyi dediğiniz gibi yaptık Koordinatör biliyorsunuz.Teftişten son anda kurtulduk. 
-Biliyorum Sekreter.Benim için bir sıkıntı yok biliyorsunuz.Yaptığınız ihalelerden memnunum. Aslında ihaleler umurumda bile değil.Kafamı ağrıtmasın gerisi önemli değil. Bu yaştan sonra teftişle,müfettişle uğraşamam.Bunun için doğrudan ihalede görevlendirilme talebim olmadı. Şikâyetçi meslektaşlarımın geçmişte bazı ihaleleri ellerine yüzlerine bulaştırdıklarını bende biliyorum.Bu ihale için benim teklifim yine Koordinatörlük Sekreter’i Tigin olacak. 
-Bende öyle düşünmüştüm Koordinatör.
-Tigin’le nasıl anlaşıyorsunuz kuzum?
   Ağzından çıkan laflarla birden tedirgin oldu Koordinatör.Sekreter’in bu tür laubaliliklerden hiç hazzetmediğini hatta agresif tavırlarla muhataplarını bozduğunu biliyordu.Ama hayret! Sekreter yaptığı laubaliliğe ters bir karşılık vermedi.Vermediği gibi belli belirsiz gülümsedi sanki.
-Anlaşamıyoruz zaten Koordinatör. Tigin anlaşmak için değil kavga etmek için ideal bir arkadaş.Birlikte katıldığımız her görevde mutlaka tartışıyoruz.Ama sizde bilirsiniz ki ne kadar sinirli ne kadar agresif olursa olsun son derece güvenilir birisidir.
   Sekreter kapı çalınınca sustu.Çay servisi bitene kadar konuşmadılar.
-Muhalif guruptakilerin bile,her konuda birbirimize muhalif olmamıza rağmen Tigin’e güvendiklerini biliyorum.3-4 yıldır yaptıklarıyla herkesin güvenini kazandı.Sendika temsilcisi olarak yaptıkları gerçekten takdire şayan biliyorsunuz Koordinatör.Son sendika
seçiminde bu kanıtlandı zaten.
-Sizde aday olmuştunuz son seçimde Sekreter.Seçimi kaybedince bir daha Tigin’le çalışmak istemeyeceğiniz düşünmüştüm.Aslında herkes öyle düşündü. Hatta sizin artık sendikaya
uğramayacağınıza dair iddiaya bile girenler olmuş.
   Sekreter bu sefer suratındaki tüm sertliğe rağmen tatlı ve samimi gülümsedi.
-Sana bir sır vereyim mi Koordinatör?Ben zaten Tigin kazansın diye aday oldum.
-?
   Sekreter muhatabının gözlerinin şaşkınlıkla açılması karşısında kahkaha atmamak için kendini tuttu. 
-Evet,Koordinatör.Bu seçimde rakibi Tigini’i zorlayacak kadar güçlüydü.Ciddi bir hazırlık yapmıştı.Pek çok kişiye söz verdiğini biliyorum,Tigin’in agresif kişiliğini kullanarak propaganda yaptı.Baş Yönetici ve Asayiş Komutanıyla çok sıkı arkadaşlığı var.Onların desteğini almıştı.Bu destekle etrafına bayağı bir taraftar toplamıştı.Onun kazanması Koordinasyon Merkezi’nin Sendika’yı tamamen kontrol etmesi demekti.Bunun olmasını
istemedim.Her yerde başarılı olmak için Merkez’le bağlantılı çalışacağını söylediğini duyunca aday olmaya karar verdim.Merkez’e yakınlıkla bir şeyler yapılacaksa bunu en iyi
ben yapabilirim.Bunu insanlara söyleyince doğal refleksler devreye girdi. Herkes Tigin’in çevresinde birleşti.İki yıl daha çalışanlar rahat.Merkez’le kurulacak organik bir yakınlık
çalışanlar için telafi edilemez zararlara sebep olacaktır.Çalışanlar Merkezin kararlarıyla oyuncak haline getirilip kukla yapılacaktır.Her neyse Koordinatör ben kalkıyorum.Tigin ne kadar sinirli olursa olsun her konuda güvenilir olduğunu biliyorsunuz.Görevlendirme prosedürünü bu gün öğleden önce tamamlayın.Çay için teşekkürler.
   Koordinatörün tombul elini sıkıp çıktı. İkinci katta Hesap İşleri Birim Koordinatörü’ nün odasına girdi.Hesap İşleri Koordinatörü binada hatta ilçede güvendiği birkaç kişiden biriydi. Tokalaşıp misafir koltuğuna oturdu.Koordinatör şaşkın değildi ama sanki biraz tedirgin olmuş gibiydi.Sekreter yılda birkaç kez ancak uğrardı birime.Geçen ay uğramış kendisini İhale Komisyonuna almak istediğini söylemişti.Bir ay arayla Hesap İşleri Birimine
uğraması pek hayra alamet sayılmazdı.Sekreter’e ne içeceğini sormadan dâhili telefonla çay söyledi.
-Ne oldu Koordinatör? Beni görünce yüzün değişti sanki.
-Sık uğramanıza alışkın değilim Sayın Sekreter. Yanlış anlamayın.
-Senden rica ettiğim konular n’oldu?
-Ricanız üzerine Başkent’le temasa geçip gerekle girişimlerde bulundum
Sekreter yalnız…
-Yalnız?
-İsteğinizin sebebini tam olarak anlayamadığım için karşı tarafa anlatmakta bayağı zorlandım.Yetkilerinizden feragat manasına gelebilecek isteğiniz pek mantıklı bir istek değil biliyorsunuz. 
-Biliyorum Koordinatör.Biliyorsun önümüzde büyük bir ihale var.Sık sık Başkent’e ve Büyükşehir’e gitmem gerekebiliyor.Bu durumda Merkez Fonu’nun kullanımı kilitleniyor.O anda ihale gibi ödemeler varsa mecburen beni bekliyor.Bu da pek çok kişinin mağduriyetine
sebep oluyor.Mesela şu anda yemek firmasına aylık ödemelerimiz var biliyorsun.Ben olmadığım zaman bu ödemeler yapılamıyor.Benim işlerim sebebiyle kimsenin mağdur olmasını istemiyorum.Bu konuda güvenebileceğim birkaç kişiden biri Tigin.Onun için senden böyle bir istekte bulundum.
   Kapıyı çalıp çay servisini yapan garson çıkana kadar konuşmadılar.Çayından bir yudum içen Koordinatör konuşmasına devam etti.
-Bende böyle tahmin etmiştim Sekreter.İsteğiniz Başkent tarafından kabul edildi.Siz görev başında değilken yerinize Eğitim Koordinatörlüğü Sekreteri Tigin görevlendirildi.Yerinize yetki kullanabilecek.İhaleyle ilgili prosedürü hallettiniz mi?
-Bitmek üzere Koordinatör.Sağlık ve Asayiş her zaman olduğu gibi görevlendirme yapmadılar.Eğitim Koordinatörü Tigin’i görevlendirdi.Anlayacağın ihale üçümüzün üstüne
kaldı.İhaleyi yarın Web sayfamızdan ilan edeceğim.Bütün evraklar tamam.İlk toplantıyı yarın yapabilirsek bir plan oluşturabiliriz.
-Elbette Sekreter.Yarın Sendikada buluşup çalışma planını oluşturalım.
-Teşekkür ederim Koordinatör.Ben müsaadenizi istiyorum.Baş Yönetici’ yle görüşeceğim. Görüşürüz.
   Birimden çıkınca üst kat merdivenine değil alt kat merdivenine doğru ilerledi.Giriş kapısından çıkıp bahçedeki banka oturdu.Oturduğu yerden zemin kattaki çay ocağı
görünüyordu.Kendisine bakan çaycıya çay getirmesi için işaret etti.Cep telefonundan Tigin’i aradı.Tigin sinirli bir sesle cevap verdi:
-Yine ne var Mankurt?
-Beni almaya geliyorlar Tigin.
-Keşfe mi gideceksiniz?
-Öyle değil Tigin. Başkent’ten geliyorlar. Tutuklamaya.
-…
   Tigin cevap veremedi.
-Ne diyorsun Mankurt? Ben Apoletli’yi arayıp hemen geliyorum.
-Hayır,Tigin. Kimseyi arama. Sen de gelme.
-Saçmalama Mankurt. Seni Merkez’den kaçırmalıyız.
-Hayır dedim Tigin.10 yıldır şerefimi nasıl yeniden kazanacağımı düşünüyorum.Fırsat elime geçmişken vaz geçemem.
-Mankurttttt!
-Israr etme Tigin.Hissettiklerimi en iyi bilen sensin.En iyi anlayacak olan da sensin.Onun için lütfen ısrar etme.Merkez Fonu’na ikinci harcama yetkilisi olarak seni teklif etmiştim.Ben yokken işleri yarım bırakma. Arkadaşlara selamlarımı iletirsin.



Mustafa Eser



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6348
2 Firari Fırtına 4409
3 Mustafa Ermişcan 3802
4 Hasan Tabak 3517
5 Nermin Gömleksizoğlu 3166
6 Uğur Kesim 3029
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2921
8 Sibel Kaya 2878
9 Enes Evci 2589
10 Turgut Çakır 2283

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1595 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com