Hikayeler

Bilgiç Dayı'dan Nükteler-18 (171 - 180)
Okunma: 62
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


171) KURTARMAK GEREK

1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'ndan durmadan şikayet ediliyordu. Bu anayasa yüzünden siyaset normal olmuyormuş, siyasetçilik oyuncuları ortaya çıkıp ele ayağa dolanıyormuş. Bilkent'ten bir öğretim üyesi 'Demokrasi, Hukuk Devleti ve Yeni Bir Anayasa' konulu panelde, ''Siyasete girmesi gerekmeyenler siyasete girdiler, boğazlarına kadar battılar'' dedi.

Vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Öğretim üyesi bunu bize niçin duyuruyor Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Öğretim üyeliğinden gelen rikkat işte! Onların, boğazlarına kadar batanların kurtarılması için!''


172) SAVCILAR

Ülke basını hergün çetelerden bahsediyordu. O sebeple polis, savcı, hakim sözcükleri çok sık dile geliyordu. Öğrenmeye meraklı vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Savcı ne demektir Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Yanlış gördüğünü durduğu yerden savandır arkadaşlar!''

Bir kaç gün sonra, bir savcı, yanlış gördüğü bir şey şeyi savmaya çalıştı. O anda yetkilisinden tazyik geldi; yanlış gördüğünü savmaya çalışan savcı, görevinden alındı.

Vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya yine sordular:

''Yanlışı savmaya çalışana niye izin verilmedi Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı, başını öne eğip biraz durdu. Sonra,

''Her yanlış, herkesce yanlış görülmediği için arkadaşlar!'' diyerek cevap verdi. ''Bazen kere savcı, yanlış savanı savan anlamına da geliveriyor işte!''


173) SAVCININ YANLIŞ BİLDİĞİ...

Bir savcı, adı meşhur olmuş gazeteciyi tutuklatmış mahkemeye göndermişti. Hakim, gazeteciyi ve tanıkları dinledi. Çekicini masaya vurup, tutuklanmış gazetecinin serbest kalmasına karar verdi.

Savcı, itiraz ediyordu durmadan. Hakim'den gazetecinin tekrar tutuklanmasını istediyse de, istek geri çevrildi.

Vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Savcının savmak istediği yanlış, yanlış değil miydi Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı;

''Bilemiyoruz arkadaşlar!.. Belki de yanlıştı!'' diyerek cevap verdi. ''Ama, bazı yanlışlar, hakimin önüne düştüğünde, korkup biçim değiştiriyor!''


174) SAVCININ SAVCILIĞI

Yüksek rütbeli bir savcı, politika arenasındaki bir grubu suçluyordu. İddianamesini yazdı; mahkemeye sunup muhakeme edilmeleri için celp çıkarttı.

Politika arenasındaki o grup, hiddet ve isyanları oynarken, o gruba muhalif grup, zeybek havası oynuyordu.

Aradan bir zaman geçti. Yüksek rütbeli savcı, politika arenasının muhalif grubuna celp çıkarttı bu sefer. O grubu, akla getirilemeyecek suçla itham etti.

Muhalif grup, muhakeme edilme celpnamesini alınca, zeybek havasından hiddet ve isyan havasına dönmeye çalıştı ama, beceremedi. Zeybek havasının yorgunluğundan olacak, durup da bekleyelim havasına giriverdi.

Vatandaşlar, öğrenmeye merak sarmıştı bir kere. Bilgiç Dayı'ya;

''Politika arenasının oyuncuları ne kadar zaman böyle oynar Bilgiç Dayı?'' diye sordular:

Bilgiç Dayı;

''Politik arena tatile girinceye kadar tabi ki arkadaşlar!'' diyerek cevap verdi. ''Ya da, iyice yorulup kendi kendilerinin cılklarını çıkarıncaya kadar!''


175) 'ÇETE'NİN ANLAMI NE?

Ülkenin bir şehrinde, polis ekibi bir yere baskın yapmış, tuttuğunu götürmüştü. Halkı aydınlattığı iddiasındaki bir gazete, ''Çeteye baskın yapıldı, suçlular götürüldü'' diye manşet attı. Aradan on gün mü ne geçmişti. Ülkenin bir başka şehrinde, bir başka polis ekibi baskın yaptı. O gazete, şeklini değiştirdi, ''Çete baskın yaptı'' diye gazetenin iç sayfasında manşet attı.

Gazeteyi dikkatli okumayı bilen vatandaşlar, kafalarını kaşıya kaşıya gelip;

''Biz polisi polis biliyoruz. Nasıl çete olarak adlandırılabiliyor Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı, 'Allah iyiliğimizi versin' diye mırıldandı. Nasıl da karşılaşıyorum böyle zor sorularla! Sonra, vatandaşlara baktı. Onlara;

''Çete ithamlı mührün çok kolay taşınabilirliğinden herhâlde!'' diyerek cevap verdi. ''Bu gidişle 'çete' sözcüğünü, suçlamak için değil, methetmek için kullanacaklar!''


176) DENEYİMLEŞTİRME

Canlarının istediği gibi hareket ederlerken suçlanan bazı gazeteciler, suçlayan savcıya da, 'suçlu' hükmü veren hakime de veryansın ediyorlardı. Diyorlardı ki; ''Savcılar ve hakimler, hukuku kendi arzularına âlet ediyorlar'' Sonra bir üst mahkemeye gidiyordu suçlanan gazeteciler. O üst mahkeme verilmiş hükmü reddediyor, suçlanan gazetecileri serbest bırakıyordu. Bu sefer diyorlardı ki; ''Yaşasın adalet! Memleketin hakimleri var!''

Olaydan haberdar olan vatandaşlar da, ağızları açık kalakalıyorlardı.

Vatandaşlar, böyle bir olay sonrası Bilgiç Dayı'ya geldiler. O'na;

''Devletin bir hakimi topa tutulurken, diğer hakiminin şakşaklanması ne demektir Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı, 'ah gözünü sevdiğim adalet' diye mırıldandı. Sonra vatandaşlara tek tek bakıp;

''Olay, gazetecilerin hakimleri deneyimleştirme çabasına benziyor arkadaşlar!'' dedi. ''Yaş ilerleyip mevki yükseldiğinde doğru karar verilmesi kolaylaşıyor!''


177) DEMOKRASİ NE REJİMİDİR?

Bilgiç Dayı, vatandaşlarla sohbet ediyordu. Nasıl olduysa biri;

''Demokrasi ne rejimidir Bilgiç Dayı?'' diye sordu.

Bilgiç Dayı;

''Değiştirilebilen seçenekler rejimidir!'' diyerek cevap verdi.

Vatandaşlar, anlamamışlardı. 'Nasıl olur ya!' dercesine birbirlerine bakıştılar:

''Niye değişebilen değil de değiştirilebilen seçenekler rejimidir, Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı, hafiften bir 'üfff' etti. Sonra;

''Geçmişten günümüze hangi zihniyetlerin idareye getirildiğine baksanıza arkadaşlar!'' diyerek cevap verdi. ''İşler yürüsün diye bazen sağcı bilinen getirilmiş idareye, bazen solcu bilinen. Sonra arkasından dinci bilinen! Hiç belli olmaz. İşler yarım kalırsa, cinci bilinen bile getirilir, haberiniz olsun!''


178) SOSYALİST ENTERNASYONAL

Sosyalist Enternasyonel ismi, çok uzun bir aradan sonra söylenir olmuştu. Avrupa ülkelerinde, Sosyalizm taraftarı olan partiler bir araya gelmişler, birbirlerine dayanışma sağlayacak yapıyı oluşturmuşlar. Özdemir İnce olayı öğrenince ateş püskürdü. ''Sosyalist Enternasyonal'in neresi sosyalist? Bu yapının içindekiler, herkes emeğinin karşılığını alsın diyemiyecek kadar cılız varlıklardır'' dedi.

Vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Sosyalist Erternasyonal'in üyeleri, niçin 'herkes emeğinin karşılığını alsın' diyemez Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Emek sarfetmeden hak almaya alıştıklarındandır belki! Ya da, hak anlayışının epey uzağında kaldıklarından!''


179) SORUNU KİM ÇÖZER?

Türkiye'de bir şeylerin yanlış gittiğini farkeden Yaşar Nuri Öztürk, ''Türkiye'nin temel sorunu namussuzluk ve namussuzlar sorunudur'' diyordu. Ve tavsiye ediyordu birilerine: ''Bu namussuzluk sorununu çözün, öteki sorunlar kendiliğinden çözülecektir''

Namussuzluktan ve namussuzlardan uzak kalmak isteyen vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Namussuzluk sorununu kim çözebilir Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı;

''Namussuzluğu namussuzluk bilip de tepeye çıkanlar tabi ki!'' diyerek cevap verdi. ''Bir de, onları, namuslarıyla tepeye çıkaranlar!''


180) UYARICI DEVREYE GİRER

Yaşar Nuri Öztürk, bir devre politikacı kimliğini alsa da, ilahiyatçı kimliğini bırakmamıştı. O kimlikle, internet sitesinden tesbitlerini umuma duyuruyordu. Son tesbiti, türkiye'deki din-ahlak ilişkisindeki çelişki idi. Diyordu ki Öztürk; ''Türkiye görülmemiş biçimde dincileşirken görülmemiş biçimde de ahlaksızlaşıyor. Yalancılık, dolandırıcılık, düzenbazlık, bozukluklar listesinde bizi yukarılara çıkarıyor''

Vatandaşlar, bu tesbitten haberdar olunca, korktular. Bilgiç Dayı'nın yanına vardılar. O'na;

''Türkiye'nin bozukluklar listesinde yukarıya çıkmasının sonucu ne olur Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı;

''Türkiye, listenin üst sınırına vardığında, insandan uyarıcıyla karşılaşıp aşağı inebilir!' diyerek cevap verdi. ''Sınırı aştığında ise, melekten uyarıcıyla karşılaşır ki, o zaman, yerin altına kadar indiriliverir!''

İbrahim Faik Bayav
(16.07.2008)



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6352
2 Firari Fırtına 4412
3 Mustafa Ermişcan 3806
4 Hasan Tabak 3519
5 Nermin Gömleksizoğlu 3168
6 Uğur Kesim 3031
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2924
8 Sibel Kaya 2879
9 Enes Evci 2591
10 Turgut Çakır 2284

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1277 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com