Hikayeler

Nükte Yüklü Fıkralar-19 (171 - 180)
Okunma: 51
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


171) KABUL OLAN ÜÇ DUA

Bir erkek çocuk sahibi olan Kadın, kırkbir yaşında hamile kalmıştı.

Günü geldiğinde hastahaneye kaldırıldı Kadın. Kocası da hastahane koridorunda beklemeye başladı.

Aradan geçen saatler sonrasında Hemşire Adam'ın yanına geldi. O'na;

''Müjde Beyefendi. Nur topu gibi bir kız çocuğun oldu!'' dedi.

Adam ellerini birbirine kenetlerken;

''Eşim Allah'ın sevgili kuluymuş demek ki!'' dedi Hemşire'ye. ''Kız evlat istiyorum diye öyle dua etmişti ki!.. Duası kabul olmuş!''

Hemşire, tebessüm edip;

''Vallahi, sen ondan daha daha Allah'ın sevgili kuluymuşsun, Beyefendi!'' dedi. ''Senin ise iki duan birden kabul olmuş!'' (1993)


172) KAPI VURULUNCA...

Yaklaşan seçimler için propaganda gezisi yapan Politikacı, her gruba ayrı güzel vaadde bulunuyordu. Son propaganda toplantısında dinleyicilerin çoğunun emekli olduğunu farketti. Derin bir nefes alıp;

''Emekli vatandaşlarıııım!'' diyerek söze başladı. ''Benim ekibim iktidar olduğunda, devletin başına geldiğinde, her sabah kapınız vurulacak. Kapıyı vuranın ya sütçü ya da gazeteci olduğunu bileceksiniz! Bu, devletin şefkatinden geri kalmamanız için''

Emekli vatandaşlar bir hoş oldular. Bir hoş oldular... Derken, Emekli Vatandaş, Politikacı'ya yaklaşıp sordu:

''Kapıyı vuran, ya sütçü veya gazeteci değilse ne olacak?''

Politikacı;

''O zaman da Azrail olduğunu bileceksiniz!'' diyerek cevap verdi. ''Devlete fazla yük olmamanız için!..'' (1993)


173) NEREDEN ALMALI?!..

Çocuk davranışlarıyla ilgili uzman doktorun kapısı açıldı. Bir kadın elinden tuttuğu çocukla içeri girdi.

Kadın, boynu bükük;

''Doktor Beğ!'' dedi. ''Çocuğuma bir haller olmaya başladı. Benim de yüreğimde bir korku hop hop ediyor!''

Yerinden kalkıp çocuğun karşısına geldi Doktor. Ona baktı. Başını okşadı. Sonra uzman olmaklığının verdiği rahatlıkla;

''Endişe etmene gerek yok Hanım!'' dedi. ''Çocuğa, ekmeğini, sütünü, meyvesini verdiğin gibi sevgiyi, saygıyı, hoşgörüyü de vermeyi ihmal etme!''

Kadın, çocuğuna bakıp denileni anlamaya çalıştı. Sonra;

''Ben; ekmeği, sütü bakkaldan, meyveyi manavdan alıyorum Doktor Beğ!'' dedi. ''O dediklerini nereden alacaam?!'' (1993)


174) NÜFUS PLANLAMASI

Dünyanın nüfus artışından endişe eden nüfus planlamacıları, uygun gördükleri bir ülkede planlama faaliyetine başlamışlardı. Faaliyet, belirli salonlarda konferans verme, miltivizyonlarla insanları bilgilendirme, radyoda spotlar sunma ve televizyonda filimler izlettirme şeklinde idi. Ülkenin insanları da etkilenmiş olacaklar ki, plana figüran olmaktan çekinmemişlerdi.

Aradan iki sene geçti. Nüfus planlayıcıları ülkeye nüfusu kontrole geldiler. Gördüler ki çok kadının doğurdukları ikiz ikiz oluyor. Normaldir deyip gittiler.

Üç sene sonra yine geldiler nüfus planlamacıları. Gördüler ki, çok kadınların doğurdukları üçüz üçüz oluyor. Bunda bir gariplik var dediler yine gittiler.

Dört sene sonra tekrar nüfus kontrolü yapmaya geldiklerinde, çok kadınların doğurduklarının dördüz dördüz olduğunu görünce; ''N'oluyor ya!'' diye yaygarayı kopardılar.

Ülkenin bilgiç doktoru;

''Planlama işliyor efendiler, bir şey olduğu yok!'' diyerek karşılık verdi. ''Sizin plan İlahi planı aşmayı beceremiyor, hepsi o kadar!'' (1993)


175) KEÇİLER BİLMEYİNCE...

Belediye Başkanı çalışmış çabalamış beldesine 20 bin ağaç fidanı dikmişti. Aradan zaman geçti. Belediye Başkanı fidanları kontrol ederken gördü ki, keçiler kafalarını uzatmışlar fidanların yapraklarını ham edip duruyorlar. Belediye Başkanı, kızdı. Beldeye yayılmış keçilerin sahiplerini çağırdı. Onlara;

''Bu ne hal efendiler? Fidanları helak etmenin günah olduğunu size kimse öğretmedi mi?'' diye sordu.

Keçilerin sahipleri, Başkan'ın karşısında boyunları bükük, el pençe divan halindeydiler. Biri;

''Öğretti elbette Sayın Başkanım; fidanları helak etmek günah!'' dedi. ''Keçiler öğrenmek istememişlerse biz ne edelim?!'' (1993)


176) TERÖRE ÇÖZÜM

Ülkede epeydir süren anarşik olaylar yerini terör olaylarına bırakmıştı. İktidara gelen iyi niyetli ama acemi Politikacı, ''Bu terör olaylarına çözüm bulacağım'' demeye başladı.

Eski Politikacı, sordu:

''Törör olaylarına nasıl çözüm bulacaksınız Beyefendi?''

Acemi Politikacı, kafasını kaşıyordu. Tane tane;

''Sanırım, terör olaylarına karışanlarda demokrasi açlığı var!'' dedi. ''Onları demokrasi gıdası alacakları sofraya davet edip açlıklarını gidereceğim!''

Eski Politikacı;

''Aman Beyefendi!..Sofranızı tam hazırlayınız!'' diyerek karşılık verdi. ''İngiliz, Fransız, Alman ve Rus salataları yoksa, davetine icabet olmaz!'' (1993)


177) FIRSAT KALMIYOR

Bir Türk bir Japon'la ahbab olmuş konuşuyordu. Türk;

''Biliyor musun Dostum, bizim insanlarımızın çok boş vakti oluyor'' dedi. ''Sizin ülkeden gelen video, teyp, tetris-metris gibi cihazlarla meşgul olup hoşça vakit geçiriyorlar''.

Sevindi Japon tabi. 'Çok güzel' anlamında kafasını salladı.

Türk;

''Sizin insanlarınızın da boş vakti oluyor mu acaba?'' diye sordu.

Japon;

''Olacak ama fırsat vermiyorsunuz ki Dostum!'' diyerek cevap verdi. ''Gelip gelip cihaz istiyorsunuz... Gelip gelip cihaz istiyorsunuz...'' (1993)


178) İŞİ KİTABINA UYDURURLAR

Belediye başkanlığını bir dönem yürütmüş olan politikacı ikinci dönem için de seçim kazanmak istiyordu. Propaganga gezisine çıktı. Doğu bölgesinden göçüp de gelmiş vatandaşları ziyaret ettiğinde;

''Sevgili hemşehrileriiim!..'' diyerek lafa başladı. ''Belediye hizmeti sunmak benim işimdir''.

Vatandaşlar dikkatlerini ona vermişlerdi. Politikacı devam etti:

''Söyleyin vatandaşlarım!.. Benim hiç kanunsuz iş yaptığımı gördünüz mü?''

Vatandaşlar cevap verdiler:

''Vallahi görmemişek Ağam!''

Politikacı yine sordu:

''Neden görmemişsiniz?.. Demek ki kanunsuz iş yapmıyormuşum, değil mi?''

Dinleyenler suskun kalmıştı ki, biri;

''Kanunlu mu kanunsuz mu onu da bilmemişek Ağam!'' diyerek cevap verdi. ''Böyyük adamlar işi kitabına uydururlar deyü duymuşluğumuz var!'' (1993)


179) POLİTİKACIDA KORKU

Koltuk kapma yarışına giren iki poılitikacı konuşuyordu. Biri, iç geçirip;

''Aaah dostum, aaaah!..'' dedi. ''Öyle çok masraf yaptım ki!.. İçimde koltuğa kavuşamayacağım korkusu var!''

İkinci Politikacı karşılık verdi:

''Ben öyle fazla masraf yapmadım Dostum. Ama benimde içimde oturduğum koltukta sıkıntı çekeceğim korkusu var!''

Birinci Politikacı, İkinci Politikacı'nın suratına şaşkın bakıp sordu:

''Canım, insan hiç koltuk sahibi olmaktan korkar mı?''

İkinci Politikacı, 'evet' anlamımnda başını sallarken;

''Korkar ya Dostum, korkar!..'' dedi. ''Koltuk kapmak için çok masraf yapanlar ya ceketime kuyruk olursa!'' (1993)


180) YETERLİ OLMAMIŞ

Prof. politikacı, devlete şekil vericilerin arasına katılmış, devlete nasıl şekil verileceğini anlatmak için üniversiteye gelmişti. Kürsüde konuşmaya başlayınca, talebelerin yumurtalı protestosuna uğrayıp konuşamadan oradan ayrıldı. Yumurta bulamacı içinde kalmıştı Prof. Politikacı.

Aradan epey zaman geçmesine rağmen kendini yumurta bulamacına sokan talebelerden şikayetçi olmadı Prof Politikacı. Yine üniversiteye geldi. Önünü kesen talebe ona;

''Bi dakka Hocam!'' dedi. ''Sizi yumurta atarak protesto eden talebelerden niye şikayetçi olmadınız?''

Prof. Politikacı, biraz saygı sezdiğinden Talebe'ye latıfeli cevap verdi:

''Atılan yumurtalar kafamda saç çıkmasına neden oldu da ondan!''

Talebe şaşırmıştı. Ayaklarının üzerinde yükselip Prof Politikacı'nın kafasına baktı.

Prof Politikacı sordu:

''Kafama niye bu kadar dikkatli baktın delikanlı?''

Talebe, daha latıfeli cevap verdi:

''Saçınız yeteri kadar çıkmamış be Hocam!''

İbrahim Faik Bayav
(SON) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6352
2 Firari Fırtına 4412
3 Mustafa Ermişcan 3806
4 Hasan Tabak 3519
5 Nermin Gömleksizoğlu 3168
6 Uğur Kesim 3031
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2924
8 Sibel Kaya 2879
9 Enes Evci 2591
10 Turgut Çakır 2284

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1184 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com