Denemeler

İsrail Büyüklendikçe Büyüklendi mi? (Makale)
Okunma: 37
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


İsrail Büyüklendikçe Büyüklendi mi?

Gazze'ye ''insani yardım'' götürme iddiasında bulunan Mavi Marmara gemisine İsrailliler'in kanlı baskın yapması, dindar bilinen kişilerde müthiş bir öfke meydana getirdi. Bazı ilim erbabı olaya temkinli durduğu halde, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, İsrail hakkında ağır sözler söylemesi, gerekirse savaşmayı ima etmesi, dindar bilinen kurumları, İsrail'in yıkılması beklentisine sevketti. Hazindir ki, bu beklentiye İsra suresi'nin 4, 5, 6, 7 ve 8'ci ayetlerini referans aldılar.

Ayet meallerine bakalım:

İsra 4, 5: ''Kitaba, İsrailoğullarının yeryüzünde iki kere fesad çıkaracağını, büyük bir yükselişle yükseleceğini yazdık. O iki vaadimizden ilki gelince, üzerinize bize ait kullar çıkardık. Onlar evlerinizin içine sızdılar. Bu yerine gelecek sözdü''.

Bu hükmün yazıldığı kitap, Kur'an olamayacağına göre Tevrat mı acaba? Bu hüküm Tevrat'ta yazılmış bile olsa, Rahmân ve Rahîm sıfatını alan Rabb'in, yarattığı hiç bir kuluna yeryüzünü bozma emri vermesi düşünülemez. Ya 'yapacaklarını bildim, kayda aldım' anlamı çıkar bu ayetten; ya da, İsrailoğulları'nın ifsad olayının bilmediğimiz bir anlamı vardır.

İki ifsadla, büyük bir yücelme olayı...

Ayetteki 'Leta'lünne ulüvven kebiran' kelimesinden ''büyüklendikçe büyükleneceksiz'' anlamını çıkarmış Süleymaniye Vakfı. Ayetteki ''Leta'lünne ulüvven kebiran'' ifadesi, olsa olsa, İsrailoğulları'nın hatırı sayılır biçimde anılacağı anlamında olur.

İlk iki yazımda da dediğim gibi, Kur'an tarih kitabı anlayışıyla okunursa, Allah'tan gelen mesajı anlama imkanı olmaz. İstanbul'daki ilmi bir vakfın hocası, bu ayeti, tarihi olayın teyidi olarak sunmuş. Ayetten M. Ö. Kral Yehoyakim'i, Babil Kralı Nebukadnezzar'ın ona yaptığını hatırlayıp bulunulan zamanda aynı olayın tekrarlanacağı beklentisine girmiş. Derim ki: Tarih bilgisi verecek olanın tarih bilgisi edinmesi gerek.

Mesela, 20'nci yüzyılın Adolf Hitler'i, büyüklendikçe büyüklendi. Naziler yeryüzünü öyle bir fesada verdi ki, Avrupa'dan Asya'ya, Afrika'ya kadar genişledi. Ummadığı kulların gizlendikleri yerden çıkıp peşine takılması sonucu inlerine kadar kovalanıp kepaze edildi. Hitler tekebbür etmişti. Ama, 'ulüvven kebiran' sıfatı ona nasip olmadı.

İsrailoğulları'nın 'ulüvven kebiran' vasfını aldığı devir, Davut ve Süleyman devridir. Kur'an'da onlardan harukulade kıssalar anlatılır. Davud'un, Süleyman'ın ve tebasının 'yeryüzünü ifsadı', çevre toplumların Rabb'e isyan üzerine gelişmesinin bozulmasıdır. Allah'a değil de putlara meyil, önlenmeseydi... ülkenin komşularında Allah'ın gazabını çekecek ahlaksızlıklar berteraf edilmeseydi... Süleyman'ın muhteşem devri oluşmayacaktı. Süleyman iktidardayken kral olma hayali gören, Süleyman'ın ölümünden sonra kral olan Yarovam adlı kişi ise, durumu tersine çevirmiş. Mısır'dan aldığı ilhamla yaptırdığı iki altın buzağının birini Beytel'e diğerini Dan kentine diktirip İsrailoğulları'ını bu iki heykel hesabına fuhuş ve ahlaksızlık yapmaya zorlamış. Salih bir kişi onu uyarsa da o, pis amelinden dönmemiş. Onun soyundan ve yolundan gelenler de bu pis ameli devam ettirdiklerinden öyle hale gelmişler ki, onun soyunun ve ona uyanların yeryüzünden silinmeleri hak olmuş.

Revaham'ın krallığında da aynı suçlar işlenmiş. Bu sefer, Mısır Kralı Şişak, İsrail'e saldırıp, İsra Suresi'nde konu edildiği gibi, askerleri evlerin içlerine kadar girip katliam yapmışlar; saray hazinelerini götürmüşler; tapınaklarını da yerle bir edip, manen, 'Rabb'den gayrine meyil edenlere tapınak ne gerek' mesajını vermişler. (Tevrat. l. Krallar Bab:12, 13, 14) Bundan sonra İsrail'in ''ulüvven kebiran'' vasfı kalmamıştır. İsrail, kuzey ve güney diye ikiye ayrılmış, burada oluşan krallıklarda, Allah'tan gelen her uyarı reddedildiğinde, Nebukadnezzar ve benzerlerinin eliyle cezaları verilip perişan edilmişlerdir.

'Fe izâ câe va'dü ûlâhümâ' kelimesindeki vaad, doğru yaşantıdan sapmaya verilecek cezanın vaadidir. Bu, İsrailliler için de aynıdır, Araplar için de aynıdır, Türkler için de...

İbrahim Faik Bayav
(16.06.2010 tarihinde yazıldı) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6328
2 Firari Fırtına 4390
3 Mustafa Ermişcan 3773
4 Hasan Tabak 3480
5 Nermin Gömleksizoğlu 3145
6 Uğur Kesim 3014
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2880
8 Sibel Kaya 2861
9 Enes Evci 2570
10 Turgut Çakır 2268

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1016 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com