Romanlar

GİZEMLİ YOLCULUK/KAPILAR 1. BÖLÜM
Okunma: 68
MURAT CANPOLAT - Mesaj Gönder


Hasan, ince uzun boylu, zayıf yapılı,
ailesine bağlı bir kişiydi. Yaşlı olan anne babasına saygı gösterir, onlara her
zaman hürmet ederdi. Kendisi yemez içmez, annesi ve babasına yedirirdi. Öyle ki
annesi ve babası yemeden kendi ailesine bile yedirmez, onlara öf bile demezdi.
     
Ailesine bu kadar bağlı olmasına rağmen hüzünlüydü. Çünkü iki evladını da bir
kaza sonucu kaybetmişti. Bu elem verici kazadan sonra evlatlarının acısını
unutabilmek için kendisini uykuya vermiş, bundan sonra da uykuyu çok sever
olmuş ve bu yüzden de uyku hastalığına yakalanmıştı.
Yakalandığı uyku hastalığından dolayı uzun
süre uyur, uyku sırasında da çeşitli rüyalar görürdü. Uyku sorunu yüzünden
girdiği işlerde bir türlü tutunamamış, sürekli iş değişikliği yapmak zorunda
kalmıştı.
Bu kadar çok iş değişikliği yapmasına
rağmen, yine yılmamış. Ailesini geçindirebilmek için, kendi kendine ‘ne iş
olursa olsun yaparım’ demiş ve sonunda ormanda bekçilik yapmaya başlamıştı.
Girdiği bu işte de çalışkanlığı, dürüstlüğü ve temizliği sayesinde tutulmuştu.
Ne var ki, girdiği bu işte de uyku sorunu başına sıkıntı olmuş, sürekli olmasa
bile, arada bir amirinden azar işitir olmuştu.
Uyku sorunu yüzünden, ormana gittiği zaman
orada uyur, uyuduğu içinde ormana sadece bir göz atmak zorunda kalır ve
ailesinin yanına uykulu gözlerle giderdi. Ailesi, uykulu gözlerle geldiği
zaman, onun ormanda uyuduğunu anlar ve orada uyuyup kalmasına kızarlardı.
Uykuya daldığında, uzun süre uyuduğu için ona ‘garip rüyalar görüyorsun’
diyerek ikaz etmelerine rağmen, bu ikazları bir kulağından girer öbür
kulağından çıkardı. Ayrıca aynaları çok sever, onlara bakmaktan zevk alırdı.
Bunun yanında, belki bir gün işe yarar diyerek, ilk yardım dersi almıştı.
     
Amiri, Hasan’ı çalışkanlığından ve titizliğinden dolayı çok severdi. O yüzden
bazı yanlışları olsa bile, bazen göz yumardı. Bazen de, çok sert ikazları
olurdu. Bir gün ormana gittiği zaman, uykuya daldığı için hırsızlar ormandan
kaçak odun kesip götürmüşlerdi. Ormanda, bunlar olup biterken o sırada, ormanda
uyumakta olan Hasan, ağaçların kesip götürüldüğünün farkına varamadan evine
döndü. Ertesi günü, ormandan kaçak odun kesip götüren adamlar yakalanıp
suçlarını itiraf edince Hasan’ın ormandayken bile uyuduğu anlaşıldı.
Amiri, onun ormandayken bile uyuduğunun
anlaşılması üzerine, onu odasına çağırarak önce nasihat etti daha sonra da
sinirli bir şekilde:
     
  - Bak Hasan, sen iyi bir insansın, dürüstsün, çalışkansın; ama çok
uyuyorsun. Buna son vermezsen eğer, işinden olacaksın haberin olsun, diyerek
ormana birkaç gün gelmemesini ve evde dinlenmesini tavsiye edip, eliyle işaret
ederek odasından çıkmasını istedi.
     
Hasan, amirinin tavsiyesine uyarak evine doğru yol aldı. Hanımı, onun
ormandayken uyuduğunun anlaşılıp amiri tarafından azarlandığını duyduktan sonra
oldukça sinirlenmiş ve evde bir o tarafa bir bu tarafa dönüp durmuştu.
Onun eve gelmesinden sonra karşısına alarak:
     
  - Be hey adam! Senin bu uykuculuğun artık canıma tak etti. Sen
uyku sorununu gidermeden bir daha eve adımını atma dedi ve onu evden kovdu.
     
Hasan, uyku sorunu yüzünden hem amirinden azar işitmiş hem de evden kovulmuştu.
Bu yüzden ne yapacağını bilemez halde yüzü asık, huzursuz bir şekilde evden
çıktıktan sonra akşama kadar sokaklarda dolandı durdu. Akşam olunca, yatıp
uyumak için bir hana vardı. Orda hancıya durumunu anlattıktan sonra kendisini
birkaç gün idare etmesini rica ederek, kalacağı bir oda istedi. Hancı, onu
dinledikten sonra merhamete gelerek, kendisini birkaç gün idare edeceğini, ama
bu birkaç gün sonra hanımına gidip ondan özür dileyerek eve almasını, eyer eve
almazsa artık bundan sonra kendisini handa ağırlayamayacağını söyledi.
     
Aradan birkaç gün sonra hancıya teşekkür ederek ayrılan Hasan, hanımının
kendisini eve alıp almayacağını düşünüyor öylece ilerliyordu. Hanımına,
kendisini ne yapıp edip affettirmeli, eve girmeliydi. Kendisini affettiremeyip
eve giremezse nerede kalır, ne yer ne içerdi. Bu düşünceler içerisinde evine
vardı, kapıyı çaldı. Kapıyı açan hanımı, onu karşısında görünce sitemli bir
şekilde:
     
  - Ne istiyorsun yine, diye sordu.



MURAT CANPOLAT



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6348
2 Firari Fırtına 4409
3 Mustafa Ermişcan 3802
4 Hasan Tabak 3517
5 Nermin Gömleksizoğlu 3166
6 Uğur Kesim 3029
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2921
8 Sibel Kaya 2878
9 Enes Evci 2589
10 Turgut Çakır 2283

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1571 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com