Romanlar

GİZEMLİ YOLCULUK/KAPILAR 2. BÖLÜM
Okunma: 38
MURAT CANPOLAT - Mesaj Gönder


Hasan, hanımın sitemli sorusu karşısında
ilk başta sersemlese de sonra kendisini toparlayarak hanımından özür dileyerek
kendisini eve almasını rica etti.
     
Hanımı, onun boynu bükük halde, özür dilemesi karşısında kalbi yumuşadı. Ona
merhamet duymaya başladı. Onu eve almaya karar verdi ve ona:
  - Biliyorum ki evlatlarımızı
kaybettikten sonra sende bende perişan olduk, zor durumda kaldık. Bütün bu
olumsuzluklara rağmen, ben metanetimi korudum ve kendimi kısa sürede
toparladım, ama ya sen, sen ne yaptın.  Metanetini koruyamadın ve kendini
uykuya verdin. Bu yüzden de uyku hastalığına düştün. Ne olur artık kendini
toparla ve kendini işine ver. Bak, zaten bu işi de zar zor buldun, ne olur bu
işi de yüzüne gözüne bulaştırma, dedi ve onu eve alarak birkaç gün dinlenmesine
izin verdi.
Aradan birkaç gün geçmesine rağmen evde
uyanamayınca hanımı bir kova suyu başından aşağıya dökerek uyanmasını sağladı.
Fakat, uykusunu yine yenemedi ve o şekilde hazırlığını yapıp evden çıktı.
Ahırdan atını alarak eyerledi. Atını eyerledikten sonra, evlerini her
tehlikeden korumaya çalışan, Sibirya köpeği cinsi olan karabaşı da yanına
alarak ormana doğru yola çıktı.  Bu seferki ormana gidişinde hayatının
tamamen değişeceğinin farkına bile varmadan öylece ormana doğru gidiyordu.
Orman geldiği zaman üzerine bir halsizlik
çöker gibi oldu. Üzerindeki bu halsizliği atmak niyetiyle atın üzerinden indi.
Attan indiği yerde olan ceviz ağacına atını bağlayarak kendi kendine: “Biraz
dinlenir öyle giderim.” diye düşünerek ağacın dibine oturdu. Dinlenmek için
oturduğu ağacın altında uyuşukluğunun gitmesini beklerken, o sırada bir hışırtı
duydu ve zorla da olsa yerinden kalkarak, hışırtının nereden geldiğini bulmak
için sağı solu aradı ama bir türlü hışırtının nereden geldiğini bulamadı.
Bulamayınca sinirlenerek kendi kendine ‘üzerimde halsizlik varken, kim beni
rahatsız etmek istiyor’ dedikten sonra başka bir ağacın dibine oturarak,
kendi kendine ‘biraz uyur sonra kalkarım’ dedikten sonra üzerindeki uyuşukluğun
gitmesi için uyumaya başladı.
Biraz uyuyup, uyuşukluğunun gittiğini
hissetmeye başladığı o sıra, etrafında büyük bir gürültü koptu ve her taraf toz
duman oldu ve her tarafa pis bir koku yayıldı. Etrafa yayılan bu koku, o kadar pis
kokuyordu ki, bu kokuyu içine çeken bayılabilirdi.
Etrafa yayılan kokunun verdiği
ızdırapla yerinden fırlayan Hasan, önündeki ağacı göremeyip hızla kafasını
ağaca çarptı ve kafasının etrafında yıldızlar dönmeye başlayıp olduğu yere
düşüp bayıldı.  Bir müddet baygınlık geçirdikten sonra kendine geldi ve
etrafa yayılan pis konun yok olduğunu gördü.
Patlamanın nereden geldiğini görmek için
sağa sola bakındığında kendisine doğru pirifâni bir ihtiyarın geldiğini gördü.
O adam yanına yaklaşarak kendisine:
  - Oğlum, eğer uzun süre
uyumayı sürdürürsen, korkarım ki başına iş açılacak ve bunun sonunda uzun bir
yolculuğa çıkmak zorunda kalacaksın, dedi ve arkasını dönerek geldiği gibi
ortadan kayboldu.
Pirifani adamın kaybolmasını şaşkınlıkla
izleyen Hasan, şaşkınlığı geçtikten sonra kızgınlıkla:
  - Bu adam da nereden çıtı
böyle ve benim uzun süre uyuduğumu nereden biliyor? Dedi ve o kızgınlıkla yere
oturarak, ona çok uyuduğunu kimin söylemiş olabileceğini kafasında
canlandırmaya çalıştı. Çok uyduğunu amiri ve hanımından başka kimse bilmediğine
göre, mutlaka o yaşlı adama bunların ikisinden biri söylemiş olabilir, diye
düşündü.



MURAT CANPOLAT



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6328
2 Firari Fırtına 4390
3 Mustafa Ermişcan 3773
4 Hasan Tabak 3480
5 Nermin Gömleksizoğlu 3145
6 Uğur Kesim 3014
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2880
8 Sibel Kaya 2861
9 Enes Evci 2570
10 Turgut Çakır 2268

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1086 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com