Hikayeler

Bilgiç Dayı'dan Nükteler-19 (181 - 190)
Okunma: 49
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


181) SİYASET VE MİLLET

Yaşar Nuri Öztürk, politik yaşamdan da tesbit sunuyordu bazı kere. Kendisi halkı yükseltmek niyetiyle parti kurduysa da, yükselmek isteyenleri bulamayıp üzülmüştü. İktidarda bulunanların güvensiz oluşundan bahsetti. Milletin siyasete güvensizliği yüzünden kendi grubunun değil de, güven vermeyen kişilerin iktidara geldiğini söyledi.

Vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Millet Yaşar Nuri Öztürk'ü ve partisini niçin iktidara getirmedi Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı, eliyle çenesini kavrayıp;

''O'nun siyasetteki dürüstlük reçetesini bilmediğinden, herhâlde!'' diyerek cevap verdi. ''Ya da, İlahiyatçı kimliğinin, politik arenada değer kaybetmesini istemediğinden!''


182) AMİRALİN İSTEDİĞİ GİBİ DEMOKRAT

Vatandaşlar bazen kere masala merak salıyorlardı. Bilgiç Dayı da masal üreticisiydi hani. Çıkarıyordu ortaya bir masal, anlatıp vatandaşların hayal ufkunu genişletmeye çalışıyordu. Vatandaşlar dinlemeye, O da anlatmaya başladı:

Bir amiral, bir de gemisi varmış zamanın birinde. Amiral, demokrasi planları yaparmış durmadan. Gemisiyle dolaştığı açık denizlerde demokrasi dışı çok idarelerden huzursuz olduğundan, yanaşıp da ayağını bastığı kendi toprağında demokrasinin hakim olmasını istermiş. Lakin, amiralin söz geçiremediğ sivil idareci varmış topraklarında. Bir zaman gelmiş kavgaya tutuşmuşlar. Sivil idareci, 'ben demokrat biriyim' diye öğünüyormuş ama, amiral, 'Pöh. Senin demokratlıkla, demokrasiyle ne ilgin var' diye karşı çıkıyormuş.

Masalı dinleyen vatandaşlardan biri, tam da burada Bilgiç Dayı'ya sordu:

''Sivil idareci niçin demokrat değilmiş Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Hep kendi dediğini yapmak istiyormuş da ondan!''

Bu sefer başka vatandaş araya girdi:

''O sivil idareci demokrat olmak için başka ne yapsın Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı, 'ne güzel de soru soruyorlar' deyip mırıldandı önce. Sonra cevapladı:

''Amiralin dediğini yapsın arkadaşım, amiralin dediğini!.. Vallahül aziiim, kavgayı da, patırtıyı da, gürültüyü de sona erdirip gül gibi demokrat oluverir!''


183) MAHKEMEYE GİDEMİYOR

Meclis'te, ayrı zihniyetteki iki vekil, birbirini kötü biçimde suçluyordu. Biri, arkası kuvvetli vekil idi; diğeri, arkası kuvvetsiz vekil. Arkası kuvvetli olan vekil, diğerinin suçlamasından öyle rahatsız oldu ki, ona, ''Elinde delilin varsa mahkemeye git'' deyiverdi. Diğeri, sesini kesti. Koltuğuna gidip sakince oturdu.

Olayı takip eden vatandaşlar, anlamışlardı suçlayıcı vekilin mahkemeye gidemiyeceğini. Merak ettiler. Bilgiç Dayı'ya;

''Suçlayıcı vekil, arkası kuvvetli vekili niçin mahkemeye vermez?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı;

''Belki de, hukukçu üstad bir yazarın 'sahte yargıçlar'ı haber veren yazısını okumuştur!'' diyerek cevap verdi. ''Kolay mı, mahkemeye düşen iktidarlı vekillerin bile 'redd-i hakim' talebinde bulundukları ortamda yargıcın hakikisini bulmak!!!''


184) SEÇİLENLERE BAK

Gürcistan, Güney Osetya problemi yüzünden Rusya ile boğuşma durumuna gemişti. Gözlemciler Gürcistan'ın naneyi yemeğe başladığını, direnirse Rusya'nın gücünün altında kalacağını bildiriyorlardı. Gürcü milleti, savaşı görmekle şaşkın; halkın bir kısmı bombardımana maruz kalmakla perişandı. Deniyordu ki, ''Gürcistan halkı, seçimde, uluslararası politikayı bilmeyen kişileri seçmesinin cezasını çekiyor''

Gürcistan'ın, ülkelerinin komşusu olduğu bilen vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Gürcistan halkı, niçin ulusararası politikayı bilmeyen kişileri seçmiş Bilgiç dayı?''

Bİlgiç Dayı cevap verdi:

''Seçtiklerinin suratlarında, uluslararası politikayı bilmiyoruz yazmıyormuş da ondan! Ya da, seçtiklerinin sükselerine ve vaadlerine kandıklarından!''


185) GARİP VAÇGEÇME!

AK adlı parti, yeni bir anayasa yapma iddiasıyla ortaya çıkmış, mevcut anayasayla devlet idare edilemeyeceğini, problemlere çözüm bulunamayacağını bildirmişti. AK adlı partinin destekçileri de, bu çerçevede öyle yayın yapmışlardı ki, bütün milleti, yeni anayasayı bekler duruma getirmişlerdi. Aradan zaman geçti. AK adlı parti yetkilisi, bir yıkım badiresini atlatıp ayakta kaldığını fark ettiğinde, ''Vaad ettiğimiz sivil anayasa taslağını rafa kaldırıyoruz, mevcut anayasada bir kaç değişiklik yapsak yeter'' deyiverdi.

Vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Devlet idare edilmez denilen anayasayı kaldırıp, yenisinin konulmasından niye vazgeçildi Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı, biraz durup;

''Rekorlar kitabına girmeye niyetlendiler, herhâlde!'' diyerek cevap verdi. ''İdare edilecek anayasayla devlet idare etmek kolay; idare edilmeyecek anayasayla devlet idare etsinler de bütün dünya görsün!''


186) GÜZEL TAVSİYE

Devlette, yöneticiler ile yanlış yönetiliyor diyen gazeteciler arasında münakaşa çıkmıştı. Yöneticiliğin yanlış yapıldığını söyleyen Gazeteci Yalçın Bayer, yöneticilere tavsiyede bulundu. Dedi ki: ''AB'ci iseniz demokrat, İslamcı iseniz adaletli olmanız gerekir''

Vatandaşlar ABD'cilerde değil de AB'cilerde demokratlık bulunduğunu anladılar. İslamcıya da adaletli olunması tavsiyesini güzel buldular. Ama, o tavsiyenin altında yatan anlamı kavramak için Bilgiç Dayı'ya varıp sordular:

''İslamcı yönetim, adaletli olabilir mi Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Adaletli olmak Allah vergisidir; adaletsiz olmak şeytan vergisi. Demokratlık ise, ikisi ortası bir şey... Demokraside çoğunluğun dediği olur deniyor ya, o işte!''


187) ŞU ANDA MÜMKÜN DEĞİL

Devlette yönetici olmuş birinin, yanlışlıklarda ısrarcı olduğu görülüyor, gerekli hukuki bilgilerden yoksun olduğu dile getiriliyordu. Deniyordu ki; ''Yönetici, Danıştay'ın ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin içtihatlarını öğrenmelidir''

Ülkeye yönetici olmuş kişide bir çok yanlışlığı vatandaşlar da sezdiklerinden, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Yönetici olmuş Zât, bu denilenleri öğrenebilir mi Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı başını sallayıp;

''Öğrenebilir elbette!'' diyerek cevap verdi. ''Dilini, zihninden daha az çalıştırmayı becerebilirse!''


188) HER İSTENİLEN YAZILIR MI?

Demokrasinin belirgin işareti, basının özgür olmasıymış ya!.. Basının özgürce yazdıklarına karşı gelmek ise, demokrasiye karşı gelmekmiş ya!..

Vatandaşlar, böyle bir bilgiyi edindiklerinde, meraklandılar. Meraklarının giderilmesi için de Bilgiç Dayı'ya;

''Demokraside, her basın grubu her istediğini yazabilir mi Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı, başını iki yana sallayıp;

''Yazamaaaaz!'' diyerek cevap verdi. ''Demokratik saltanatın ırgalanmasına razı olacak gazetenin ben sütunlarını karışlarım!''


189) BİRİ DEĞİLSE ÖBÜRÜ

Bir parti, ummadığı şekilde iktidara gelmişti. Aradan epey zaman geçince, fenerler dizilmiş deniz yüzünden edebin ve ahlakın sıfırlandığı yolsuzlukla itham ediliverdi. İktidar hoplamaya başladı tabi. İşin vehametini farkeden yöneticilerin başı, ''Bizim yolsuzlukla ilgimiz yok'' deyip ithamı uzaklaştırmaya çalıştı.

Farabi'den, Gazzali'den, İbn-i Haldun'dan haberi olan bir gazeteci, ''Şuncağızların iktidarının ayakta kalması için yardım edivereyim bari'' dedi. Ve onlara, o zâtların ''bir yönetim, dinsizlikle imansızlıkla ayakta kalabilse de, zalimlikle ayakta kalamaz'' tesbitini dile getirdi.

Vatandaşlar meraklandılar. O merakla Bilgiç Dayı'ya varıp;

''Dinsizlik, imansızlık, zalimlik şıkları var. İktidara, yolsuzlukla ilgisi varsa, bunlardan hangisi layık görülebilir Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı;

''Bilmem ki!'' diyerek cevap verdi. ''Birisi değilse mutlaka öbürüdür!''


190) KALDIRABİLİR!

Devletin yönetimine gelmiş zât, '3Y' adını verdiği yoksulluğu, yolsuzluğu ve yasakları kaldıracağını iddia etmişti. İnananlar olduğu gibi inanmayanlar da ortaya çıktı. Zaman geçip de aykırı şeyler duyan vatandaşlar, 'acaba ne yapsak... ne yapsak' diye düşünmeye başladılar. 'biz de mi inanmayanlar safında olsak' diye tereddüt edip Bilgiç Dayı'ya geldiler. O'na;

''Yönetime gelmiş olan zât, '3Y' adını verdiği yoksulluğu, yolsuzluğu ve yasakları kaldırabilir mi?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı;

''Elbette ki kaldırabilir!'' diyerek cevap verdi. ''Yoksulluk, akrabalarında; yasaklar, taraftarlarında; yolsuzluk ise, kendine rakip olanlarda ise!..''

İbrahim Faik Bayav
(09.09.2008) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6328
2 Firari Fırtına 4390
3 Mustafa Ermişcan 3773
4 Hasan Tabak 3480
5 Nermin Gömleksizoğlu 3145
6 Uğur Kesim 3014
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2880
8 Sibel Kaya 2861
9 Enes Evci 2570
10 Turgut Çakır 2268

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1123 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com