Romanlar

GİZEMLİ YOLCULUK/KAPILAR 3. BÖLÜM
Okunma: 73
MURAT CANPOLAT - Mesaj Gönder


Halsizlik, uykusuzluk derken, pirifâni
adamın karşısına çıkıp kendisine nasihat vermesi karşısında son derece
öfkelenmiş, bu öfkeyle birlikte yere oturup hızlı hızlı nefes alıp vermeye
başlamıştı. İçindeki öfke bir türlü geçmek bilmiyor, sinirinden bir oturup bir
kalkıyordu.  İki saat, belki üç saat öfkeyle yanıp tutuştu. Bu sürenin
sonunda, yavaş yavaş öfkesi geçti ve kafasını yere eğerek uyumaya çalıştı. Tam,
o sıra yüzüne doğru bir aydınlık gelip uykusunu tamamen kaçırdı. Bu sefer uyusu
kaçmasına rağmen içinde öfkeye dair hiçbir eser yoktu ve içini hoş bir duygu
kaplamıştı.
Huzur ve neşe içerisinde olan Hasan, ayağa
kalkarak yüzünü aydınlatan şeyin ne olduğunu görebilmek için ilerledi.
Uykusunu kaçıran ama sinirinin geçmesine sebep olan şeyin orta büyüklükte bir
kayanın dibinde parıl parıl parlayan bir cisim tarafından geldiğini gördü. Onun
ne olduğunu anlayabilmek için kayanın dibine giderek yere eğildi. O cismin
etrafı çeşitli nakışlarla süslenmiş bir ayna olduğunu gördü.
Ayna o kadar süslü ve güzeldi ki bir türlü
ona bakmaktan kendisini ayıramadı. Ona baktıkça üzerindeki halsizliğin
gittiğini ve içine huzurun daha çok yayıldığını hissetti. Bir müddet daha ona
öylece baktıktan sonra onu almak istedi. Elini ona doğru uzatıp alacağı sırada
ayna birden bire büyüdü.  Aynanın büyüdüğünü görünce korkarak ondan
uzaklaşmaya çalışsa da buna muvaffak olamayıp yerinde çakılıp kaldı. Adeta, görünmez
bir el arkasından tutmuş bırakmıyordu sanki. Ayrıca içindeki huzurun gittiğini,
onun yerine huzursuzluk, nefret ve öfke gelmiş ne yapacağını bilemez olmuştu.
‘İmdat! Beni kurtarın’ demeye çalıştıysa da sesini kimseye duyuramadı. O kadar
zor bir duruma düşmüştü ki, bu zorluktan dolayı terler içinde kalmış. Üstü başı
terden dolayı sırılsıklam olmuştu.
İçinde bulunduğu zor durumdan nasıl
kurtulabilirim, diye düşünürken birden bile hafiflediğini ileriye doğru adım
atıp kurtulabileceğini gördü. Bu niyetle tam adımını atıp aynadan uzaklaşmaya
çalışırken, aynanın içinden karabulut çıktı ve kendisini tuttuğu gibi aynanın
içine çekti. Aynanın içine çektikten sonra da ortadan kayboldu.
Karabulut uzaklaşınca etrafına bakındı ve
o da ne? Bu nasıl oldu böyle… hayır hayır bu olamaz, dedi ve tekrar tekrar
gözlerini sildi ve her silişinin arkasında aynı manzarayı gördü. Evet, evet
yanılmıyordu. Burası çölün ortasıydı ve güneş tam tepedeydi. Ayrıca oldukça
sıcak ve kavurucuydu. Kendi kendine bunları konuşurken, aklına pirifâni adamın
söylediği sözler geldi. O, çok uyuduğundan dolayı kendisini uyarmış, fakat onun
söylediği söze inanmadığından kulak ardı etmiş, gülüp geçmişti. Ama, aynaya
bakıp çölün ortasında kaldıktan sonra, onun sözlerinin ne kadar doğru olduğunu
geçte olsa anlamıştı.
Bir anda çölün ortasında kalıp,
kavurucu sıcaklık başına vurunca ne yapacağını ne edeceğini bilemedi. Sağa sola
bakarak, çölün ortasında ne yapacağını, nereye gideceğini bilemeden öylece
yürümeye başladı.
     
Akşama kadar çölün ortasında oradan oraya koşturup kurtulmanın çaresini ararken
karşına, elma ağacına benzeyen bir ağaç çıktı. Yalnız, bu ağaçta bir farklılık
vardı. Şöyle ki kökleri toprağa girip yukarıya çıkıyor, gövdesi ise z şeklini
almış bir şekilde uzanıp gidiyordu. Ayrıca bu ağacın her bir dalında çeşit
çeşit meyve türleri vardı ve üzerinde maymuna benzer hayvan türleri vardı. Bu
hayvanlar sürekli ‘hoş geldin yabancı, hoş geldin yabancı’ diye bağrışıyorlar,
ortalığı inletiyorlardı.



MURAT CANPOLAT



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6348
2 Firari Fırtına 4409
3 Mustafa Ermişcan 3802
4 Hasan Tabak 3517
5 Nermin Gömleksizoğlu 3166
6 Uğur Kesim 3029
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2921
8 Sibel Kaya 2878
9 Enes Evci 2589
10 Turgut Çakır 2283

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1587 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com