Romanlar

MANKURT 19
Okunma: 79
Mustafa Eser - Mesaj Gönder


22 EKİM 2024
-Eva yara izini makyajla kapatabilir misin?
-Evet,niye sordun?
-Uzun süreli olur mu peki?
-Bunun için kullanılan kremler var. Uzun süre gider. Banyoda bile çıkmıyor.
-Çıkarmak istersem.
-Çıkarırım ben.
-Nerde satıldığını biliyorsan alıp gelsene.
-Tamam,ben bir saate kadar gelirim. Bulamazsam makyaj malzemelerimle bir şeyler yaparım.Bunu niye istiyorsun? Yeni yüzünden sıkıldın mı?
-Birini ziyaret etmem lazım. Dışarı çıkacağım.
-Birlikte çıkacağız demek istedin her halde.
-Peki, istediğin gibi olsun.
   İki saat sonra Mankurt ve Eva apartmanın kapısından bir taksiye bindiler. Mankurt’ un,başındaki kovboy şapkası ve gözündeki geniş güneş gözlüğüyle tanınması mümkün değildi.Yüzündeki yara izi belli bile değildi. Eva’da başına taktığı siyah peruk ve farklı makyajıyla tanınmayacak şekilde değişmişti.Karşı apartmanın önünde bekleyen siyah panelvan ayrılmıştı.Aynadan kendilerine bakan şoföre;
-Çöplüğe çek. dedi Mankurt.
-Tabi efendim.
   Başkent’in onlarca dönümlük araziye yayılmış çöplüğüne varmaları bir saat sürmüştü neredeyse.Üç arabanın rahatlıkla geçebileceği yolun kenarlarına eski araba ve metal hurdalar istif edilmişti.Üst üste yığılmış hurdaların arasından iki katlı prefabrik binanın önünde durdu taksi.Parasını verip geri gönderdiler.Binaya doğru yürümeye başladılar. Çöplüğün içinde çalışan bir sürü insan vardı. Demirleri, alüminyumları,plastikleri, kâğıtları ayrı torbalara doldurup prefabrikeden küçük depolara taşıyorlardı. Biraz ilerde yük boşaltan kamyonlar vardı.Etrafta ağır ve iğrenç bir koku vardı.
-Bu iğrenç yere niye geldik Mankurt?
-Eski bir tanıdığı göreceğim Eva.
   Bina girişinde bekleyenler vardı. Kilolu kısa saçlı olanı ukalaca sordu. Yiyecekmiş gibi Eva’ya bakıyordu.
-Buyurun kime baktınız?
-Çöpü’yle görüşeceğim.
   Adamlar kahkahalarla gülmeye başladılar.
-Çöpçü her isteyenle görüşmez adamım.
-Benimle görüşür Mankurt geldi deyin.
   Adamlar kasıklarını tutarak gülmeye başladılar bu sefer.
-Geç kaldın adamım. Mankurt on beş gün oldu mu lan? Kurşuna dizildi.Geberdi. Hadi al voltanı façanı almayayım.
   Eva sessizce Mankurt’un ne yapacağını bekliyordu.Birden bire gürültülü kaba kahkahalar kesildi.Ortama sessizlik hâkim oldu.Adamların kahkahalarını kesen yaptıkları terbiyesizliği
anlamaları değildi.Mankurt’un hızla cebinden çıkarıp namlusunu şişman adamın ağzına soktuğu silahtı adamları sus pus eden.Adamlar donmuş kalmışlardı.Hareket etmek akıllarına
gelmiyordu.Adamın ağzından silahın namlusunu çıkaran Mankurt şişmanı ters döndürüp ensesine dayadı namluyu. 
-Madem siz haber vermiyorsunuz ben kendim girerim içeriye. Yürü.Kımıldayan olursa beynini dağıtırım.
   Eva önde peşinde Mankurt ve ensesine dayalı silahla şişman hemen arkalarında onları takip eden 5 kişilik grup binanın ikinci katına çıktılar.Binanın ikinci katı stüdyo daire gibi  düzenlenmişti.Sol tarafta küçük bir mutfak. bir oda ve bir salon.Ön cephesi tamamen camla kaplı salondaki kanepede yatan adam gelenleri fark edince toparlandı.Ayağa kalktı. Sinirlenmişti.
-Beni rahatsız etmeyin demedim mi size?
-Ben ısrar ettim Çöpçü.
-Sende kimsin be?Benim ofisime silahla girmeye nasıl cüret edersin, canına mı susadın?
   Mankurt karşılık vermeden avucunda tuttuğu miskete benzer bir şeyi Çöpçü dediği adama fırlattı.Çöpçü Mankurt’un fırlattığı misketi havada kaptı.İncelemeye başlar başlamaz yüzü
sarardı.Şaşırtıcı bir hızla Mankurt’a doğru koşup sol eline sarıldı.Öptü.Öptüğü eli bırakmadan çekiştirdi.Adamlarına ters bir bakış attı.Hemen önündeki şişmana bir tokat attı.
-S…gidin lan! Bizi rahat bırakın. Defolun!
   Mankurt yürüyüp Çöpçü’nün yattığı kanepeye oturdu.Şapkayı ensesine doğru indirdi. Gözlüğünü çıkardı.Çöpçü ayakta Mankurt’un yüzünün sağ tarafını görmek için bir adım attı.
Baktığı yüzde yara izlerini göremeyince rahatladı.Karşısındaki adamın gerçekten Mankurt olmadığına kanaat getirdi.Heyecanı geçti.
-Sen Mankurt değilsin dedi.Mankurt’u tanırım.Bakanı korkutan yüzünü ve sesini unutmam mümkün değil.Sen Mankurt değilsin dedi yeniden.Kimsin ve bunu nerden buldun?
   Avucundaki misketi gösteriyordu. Karşısındaki koltuğa oturdu.
-Haklısın Çöpçü Mankurt değilim.Kardeşiyim.Mankurt 15 gün önce kurşuna dizildi.Elindeki sağ kulak memenden Mankurt’un 9 sene önce kestiği parça.Senden bir hatıra olsun diye almıştı hatırlıyorsun değil mi?
-Hatırlamaz olur muyum? Hayatımda unutamadığım tek gün.
-O zaman kardeşimin senin için yaptıklarını da hatırlıyorsundur Çöpçü.İşini ve canını borçlu olduğunu.
-Hatırlıyorum.Alacağını tahsil etmeye mi geldin?
   Mankurt cevap vermedi.
-Bayan kim karın mı?
-Evet,karım Eva.
-Mankurt’un kardeşi olduğunu bilmiyordum.
-Şimdi öğrendin. Öğrenmek istediğin başka şeyler varsa sor.Mesela Mankurt’un gönderdiği silahlardan bahsedelim.1 yıl önce sana posta koyan çeteden bahsetmemi ister misin?
-Gerek yok diye homurdandı Çöpçü.Benden ne istiyorsun?
   Mankurt geriye yaslandı. Cebinden çıkardığı sigarayı yaktı.Salona çikolata kokusu yayıldı.
-Temiz telefonun var mı?
   Çöpçü üzerinde televizyon bulunan masanın çekmecesinden bir poşet çıkardı. Ortadaki sehpanın üzerine boşalttı.İnce poşet içine konulmuş bir sürü telefon ve bir zarf döküldü poşetten.
-Telefonlar ve Sim kartlar sıfır. İstediğini al. Başka?
-Moşe hakkında bilgi istiyorum.
   Çöpçü cevap verip vermemekte tereddüt etti bir an.
-Bunu yapamam.
-Anlamadım.
-İşler eskisi gibi değil Mankurt.Moşe herkese posta koyuyor.Emrindekilerle milleti yıldırdı. A…oğlu.
-Çöpçüüüüü.
-Kusura bakma yenge.Yılbaşından sonra yönetim değişiyor muymuş neymiş.Sir Aleksander’ ın yerine Moşe geçecekmiş.Artık haraçları Moşe’ye veriyoruz Mankurt.Hakkında bilgi topladığımızı duyarsa canımıza ot tıkar.Herkesin yanına güvendiği adamlarını yerleştirdi. İşler kontrolümüzde değil anlayacağın.Moşe’yle ne işin var senin?
-Senin yanına kimi verdi?
-Takoz’u.
-Takoz? Mama’nın fedaisi Takoz’mu?
-Evet, artık fedailik yapmıyor. Batakhanesi ve taksi durağı var.
-Gelir mi buraya?
-Her günkü saati yaklaştı.
-Güzel ona da merhaba derim.
-Moşe’yle ne işin olduğunu söylemedin?
-4 ay önce çaldığı bir şey bana lazım.
-Ne için?
-Seni ilgilendirmez Çöpçü.Kardeşimi harcayan Sir Aleksander’dan intikam alabilmem için Moşe’nin elindekine ihtiyacım var.Bana Başkent’in en iyi hırsızını bulacaksın.Koordinasyon
Merkezi’ne ve Moşe’nin ofisine girebilecek kadar gözü kara olmalı.Aradığım adamı bul kardeşime olan borcunu sileyim.
   Bu sırada binanın dışında bir gürültü koptu. Çöpçü camdan dışarı baktı.
-Takoz geldi.
   Mankurt şapkayı başına geçirdi. Bacak bacak üstüne atıp geriye yaslandı.Cebinden çıkardığı çikolatalı sigaralardan birini yaktı.Göğüs cebinden çıkardığı uzun bir ağızlığa taktı
içmeye başladı.Merdivenlerden paldır küldür çıkan küp gibi neredeyse eni boyu bir adam içeri girdi.Arkasında siyah takım elbiseli iki adam vardı.Merdivenin başında beklemeye
başladılar.İri yarı adam salonun ortasına doğru ilerledi.Şapkasından yüzü ve gözleri gözükmeyen Mankurt’u dikkatli dikkatli süzdü.
-Bunlar kim Çöpçü?
   Boyu biraz daha kısa olsa eni ve boyu nerdeyse bir olacaktı. Gömleğinin düğmelerini açmıştı.Göğsünden taşan kıllarla, kırık burnu ve değişik kafa yapısıyla gören insanlar Darvin’in haklı olup olmadığını ciddi ciddi düşünebilirlerdi. Elindeki tespihi beceriksizce sallayarak Kabadayı olduğun ispatlamaya çalışır gibiydi. Bilmediği şey;Kabadayılığın genetik olduğu ve zorlamayla kabadayı olunamayacağıydı.Peşinden gelen iki adamı  merdivenin başında sessiz beklemeye başlamışlardı.
-Meraba Takoz diye cevapladı Çöpçü. Hoş geldin.
-Boş ver merabayı falan bi soru sordum. Kim bunlar lan? Seninle ne işleri var?
   Mankurt cevap verdi bu sefer.
-Sen eskiden de böyleydin Takoz. Görgüsüz ve kaba.
-Bu kim Çöpçü? Atın önüne it atlar gibi lafa giriyor?
-Mankurt’un kardeşi olduğunu söyledi Takoz.
   Takoz gülmeye başladı. Göbeğini tuta tuta güldü. Aniden durdu.
-Başkent’te ne işi varmış?
-Mankurt’un intikamını alacakmış.
-Yaaa! Benden izin almış mı peki?
-Sen kimsin ki senden izin alacağım Takoz?
Takoz ellerini beline koyup Mankurt’un karşısına geçti.
-Başkent’in yeni kralı benim adamım. Anladın mı? İznim olmadan kimse bir şey
yapamaz. Öyle değil mi Çöpçü?
-…
-Çöpçü sana bir soru sordum.
-Haklısın Takoz.
   Takoz geri döndü geniş masanın arkasındaki koltuğa oturdu.
-Burası benim çöplüğüm adamım.Başkent’te bir şey yapmak istiyorsan önce benim elimi öpeceksin.
   Sağ elini önce apış arasına sürttü kaldırıp Mankurt’a doğru uzattı.
-Öp elimi yolunu açayım.
   Çöpçü ve Eva Mankurt’a baktılar. Takoz’a nasıl karşılık verecekti? Mankurt birkaç saniye düşündü. Sigarayı sehpadaki kül tablasına bastırıp söndürdü. Ağır ağır ayağa kalktı.
-El öpmekle dudak aşınmazmış Takoz öpelim bakalım. Başkent’in racon’una uyalım.
   Çöpçü ve Eva’nın şaşkın bakışları arasında masaya doğru ilerledi.Masaya bir adım kala elinde oynadığı ağızlığı yere düşürdü.Almak için eğildi.Duyduğu sevinçten yüzü yamulan
Takoz’la bakışları karşılaştı bir an.Her şey iki veya üç saniye ancak sürdü.Mankurt’un eğilerek ayak bileğindeki kılıfın içinden kenarı tırtıklı komando bıçağını çıkarıp Takoz’un ardına geçmesi bıçağı boğazına dayaması o kadar hızlı oldu ki adamları silahlarına davranamadılar bile.Mankurt bıçağı Takoz’un âdem elmasına hafifçe bastırdı.Bir damla
kan çıktı.Yan gözle elleri bellerinde kala kalmış korumalara baktı.
-En ufak hareketinizde Takoz’u eşek cennetine gönderirim.Hala elini öpmem için ısrarlı mısın Takoz?
   Takoz’un biraz önceki havası sönmüş yüzü sapsarı olmuştu.Kekeleyerek konuşmaya çalıştı.
-Hayır,hayır Mankurt. Affet.
-Seni boğazlamamam için bir şey söyle Takoz.
   Yeni efendisinin adını söylemek. Ölümden kurtulmak için son bir umut.
-Moşe seni yaşatmaz.
-Mankurt’a söyleyecek başka laf bulamadın mı?Niyetim seni hadım etmekti ama vaz geçtim.
   Mankurt Takoz’un başını öne doğru bastırırken bıçağı boğazına bastırıp hızla çekti. Salonu bir hırıltı kapladı.Boğazlanan bir hayvanın can çekişirken çıkardığı hırıltıydı bu.Takoz debeleniyordu ama Mankurt’un pençesinden kurtulması mümkün değildi.Her şey iki dakikada bitmişti.Takoz’un debelenmeleri sona erdi.Vücudu hafif hafif seğiriyordu artık. Takoz’un peşinden yukarıya çıkan adamlardan biri silahını çıkartmaya çalışırken Eva’nın silahından çıkan kurşunla yere yığıldı.Mankurt ayağa kalkınca Eva baldırındaki silahın
kopçasını açmış hazır beklemeye başlamıştı.Adamın silahına davranmaya çalıştığını fark eder etmez silahını çektiği gibi Boom.Silahının emniyetini kapatmazdı, hep açık dururdu. Nerde ne olacağı belli olmaz canım.İşin ucunda geberip gitmek te var.Ölmemek için öldüreceksin.İkinci adam umursamaz biçimde yerinden kımıldamamıştı bile.Bakkala sigara almaya giden arkadaşını bekler gibi bekliyordu.Öylesine tepkisiz ve sakin. Boğazı kesilen Takoz’un hırıltıları ve kasılmaları kesilmemişti henüz.Başını öne doğru bastırdığı için kan
gömleğinden aşağıya akmış gömleğini ve pantolonunu kırmızıya boyamış kumaşın ememediği kan masanın dibinde kırmızı küçük bir göl oluşturmuştu.Mankurt’un yüzü vahşi bir hayvana dönüşmüştü adeta.Pek çok kişi için vahşet olan ve mide bulantısına sebep olacak bu ölüm sanki ona tarifsiz bir zevk vermişti.Nefesi hızlanmış, gözleri irileşmiş, burun delikleri açılmıştı.Adeta mutluluktan yüzü kızarmıştı.Elinin altındaki adamın hırıltıları ve kasılmaları yavaşlamaya başlayınca eliyle itekledi.Takoz çuval gibi yere yığıldı.Normale
dönmek için derin derin nefes aldı.Gözü merdivenin başında bekleyen diğer adama takıldı. Genç adam yüzünde hiçbir ifade olmadan bekliyordu.Üç adımda adama yaklaştı.
-Sen niye silahına davranmadın?
-Canım istemedi.
-Kaçabilirdin.
-Canım istemedi.
-Serbestsin gidebilirsin.
   Adam hareket etmedi gözlerini bile kırpmadı.
-Canım istemiyor.
   Mankurt’un gözü adamın mendil cebinin üstündeki koyu kırmızı armaya takıldı bir an. Lacivert ve siyah armadaki amblem güneşe benziyordu ama yok iç içe geçmiş üç ay’ın uçları güneş gibi görünüyordu.Hatırladı birden.Bu adam “Rozetliler”den olmalıydı. Direniş hareketinin efsanevi Rozetliler ekibi.Aynı armadan kendisinde de vardı. Yıllar önce kendisinin de içinde bulunduğu ekip.İçinden kendine kızdı Mankurt “ Yakasındaki armayı fark etmesem suçsuz yere adamı öldürecektim.Tüh. Daha dikkatli olmalıyım.Ben unuttum ama Rozetliler hala faal demek ki”Gözü ceketinin mendil cebine kaydı bir an. Siyah ancak
dikkatli birinin fark edebileceği iç içe geçmiş üç ay’lı armayı görünce rahatladı birden bire.
-Beni tanıyor musun?
-Tanımıyorum.
-Benim için çalışır mısın?
-Çalışırım.
   Mankurt masanın üzerinden aldığı küçük bir kâğıda biraz önce Çöpçü’nün verdiği zarftaki sim kartlardan birinin numarasını yazdı.Adama uzattı.
-Bu numaradan benimle temasa geç. İhtiyacım olunca seni ararım. O zaman kadar Çöpçü’ nün yanında kal. Moşe’nin adamları birkaç güne buraya çökerler.
   Genç adam ses çıkarmadan gözlerini kapatıp açtı.
-Pekâlâ,aşağıdakilere söyle şu cesetleri kaldırıp temizlesinler.Geri gel soracaklarım var.
   Cesetlerin kaldırılıp yerdeki kan gölünün temizlenmesi 10 dakikadan az sürdü.Rozetli tam karşısındaki kanepeye oturunca Mankurt konuşmaya başladı.
-Moşe hakkında bildiklerini anlatabilirsin artık Çöpçü.
-Moşe bu yılbaşına kadar sakindi.Öylesine piyasada takılıyordu.Dediğim gibi yılbaşından sonra yönetimin değişmesi kesinleşince piyasada herkese posta koymaya başladı. Adamlarının çoğu Sİ-AY-EY elemanı.İhtiyaç halinde kendi servisi devreye giriyor.Sam amcanın tüm adamları kontrolünde.Profesyonellerin arasında kaldık.Tüm kayıt dışı kanallarını kendine yönlendirmiş durumda.Yakında büfeler bile kontrolüne geçecek. IFSASO’nun başına geçecekmiş.
-Bir DVD çaldırdığına dair her hangi bir dedikodu duydun mu? Sir Aleksander ve Lord KillRose’un geleceği ile ilgili.
-Duymadım Mankurt ama araştırırım.
-Herkese haber gönder,IFSASO,Sir Aleksander ve Lord KillRose ile ilgili dolaşan tüm dedikoduları bilmek istiyorum.Mankurt’un kardeşinin intikam için Başkent’e geldiğini hedefinde Moşe ve Sir Aleksander olduğunu herkes bilsin.Rozetli’ye verdiğim numaradan
bana ulaşırsın.Rozetli Çöpçü’nün güvenliğinden sen sorumlusun.Gerektiğinde bana ulaş. Bir iki gün içinde sana internetten göndereceğim sayfaya mesaj atabilirsin.Moşe hakkında
bilgin var mı?
-Yok.Takoz sevmezdi,ama her gün yanına uğrardı. 



Mustafa Eser



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6328
2 Firari Fırtına 4390
3 Mustafa Ermişcan 3773
4 Hasan Tabak 3480
5 Nermin Gömleksizoğlu 3145
6 Uğur Kesim 3014
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2880
8 Sibel Kaya 2861
9 Enes Evci 2570
10 Turgut Çakır 2268

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1126 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com