Romanlar

MANKURT 20
Okunma: 92
Mustafa Eser - Mesaj Gönder


B.KRALLIK ES-AY-ES EĞİTİM KAMPI
10 YIL ÖNCE
-Bu esmerlerden nefret ediyorum Aleksander.Beni anlıyor musun?Nefret ediyorum!
-Sinirlerine hâkim ol Binbaşı Walt.Bu kadar öfke insan bünyesine ağır gelir dostum.
   Daha önce Askeri Dinlenme ve Rehabilitasyon Merkezi olarak inşa edilen etrafı ormanla kaplı tesisin komutan odasında iki kişiydiler.IFSASO başkanı Sir Aleksander ve ES-AY-ES Eğitim Kampı Komutanı Binbaşı Walt BLACKEAGLE.
   Bir ay önce IFSASO binasını Altın Kule’ye kurmayı başaran Sir Aleksander Lord Williams ile görüşüp planlarını anlatarak onay ve desteğini almak için B.Krallığa kısa bir ziyaret yapmıştı.Kendisinden önce Mankurt’u rica minnet bu ES-AY-ES kampına komando eğitimi için göndermişti.Mankurt kampta ES-AY-ES Asya masasındaki ajanlarla eğitim görmeye başlayalı 3 hafta olmuştu.Sir Aleksander Saha görevlerinde kısa bir süre bu kampta
kalmıştı.Binbaşı Walt ile eskiden-Kilise yurdundan - tanışıklığı vardı.Dost olduğu herkese baklavalarını göstermeye meraklı Binbaşı Walt ile Kilise yurdunda bir süre arkadaşlık yapmışlardı.
   O zamanlar genç bir komando Teğmen olarak çalışan Walt görev yaptığı birliklerde rengi farklı diye askerlere sert! davrandığı için soruşturmaya alınmıştı.Ordu standartlarının üstünde başarılı Komando Teğmeni gözden çıkarmak istemeyen yetkililer tarafından içindeki öfkeyi bastırması için Kilise Psikologlarına terapiye gönderilmişti.Ten renginden dolayı başka ırklara karşı içindeki öfkeyi bir türlü bastıramayan Teğmen Walt en sonunda kendisine Özel Kuvvetler’de yer bulabilmişti.Dış dünyadan izole bir şekilde bu kampta hayatını geçiriyor,ES-AY-ES ve ordudan gönderilen komandolara eğitim vererek mutlu yaşıyordu.
-Krallığın geleceğinden ümidimi kesmeye başladım Aleksander.Şehirlerimizin tamamı siyah, esmer ve çekik gözlülerle doldu.Bütün bunlar yetmezmiş gibi kampa devamlı şekilde esmerler geliyor.Üsttekiler beni delirtmeye uğraşıyorlar diye düşünüyorum bazen.
   Sir Aleksander eski dostunu teskin etmeye çalıştı.
-Öyle düşünme Walt.Eğittiğin adamların hepsi Krallık menfaatleri için hayatlarını tehlikeye atıyorlar.  
-Onların yaşama amaçları bu değil mi Aleksander?Tanrı onları bize hizmet etmeleri için yaratmadı mı zaten? 
-Haklısın Walt ama biraz daha anlayışlı olmalısın. Misyoner babalarımız senin gibi davransalardı bu gün Güneş Batmayan Bir İmparatorluğumuz olmazdı. Neyse adamım nasıl?
-Adamın mı? Hangisi senin ki?
   Sir Aleksander oturduğu yerden eğitim yapanları görebiliyordu. Aynı anda dürbünlerini alarak araziye çevirdiler. Meyilli arazide tam teçhizatlı üniformalarıyla yumuşak toprakta debelenerek yukarıya çıkmaya çalışanlara baktılar.
-En sağda ayrı duran benim adamım Walt.
-Haa o mu? Kendine tam bir asker bulmuşsun Aleksander.Ama başına dert açabilir dikkatli olmalısın.
-Çok mu problemli?
-Hayır hayır bana hiçbir problem çıkarmadı Aleksander.Eğitimlerde tam bir makine gibi çalışıyor.Sessiz, kararlı ve inatçı. ES-AY-ES ‘ten gelenlerin düşünceleri amaçları belli. Ruhlarını satmaları karşılığında kazanacakları bol para.Senin ki farklı görünüyor. Kimseye karışmıyor.Niyetini anlamak zor.İşbirlikçi değil mi bu?
-Tam olarak değil Walt niçin sordun?
-Diğerlerine iğrenç mahlûklarmış gibi baktığını fark ettim.
-…
   Binbaşı Walt dürbünü gözünden çekmeden konuşmaya devam etti.
-İlk geldiğinde zayıflığına bakıp“Dayanamaz”dedim.Diyorum ya çok inatçı çıktı.Ataları gibi. Bir kaç gün içinde diğerlerini korkuttu galiba.Seninkini aralarına almadıkları gibi oldukça
temkinli yaklaşıyorlar. 
   Sir Aleksander’a bakıp göz kırptı.
-Bilirsin Aleksander verdiğim eğitimi başarmak zordur. Öğrencilerimin başarısızlıklarına tahammül edemem.
-Biliyorum Walt.
   ES-AY-ES tekilerin Walt’un başarısız olmasını istediklerinden emindi Sir Aleksander. Öğrencilerinden birinin başarısızlığını duyduğu anda Binbaşı Walt’un intihar edeceğine kimsenin şüphesi yoktu.Bu yüzden öğrencilerine üst düzey komando eğitimi verirdi
her zaman.Eğiticilik hayatında başarısız öğrencisi yoktu.Bu yüzden bir türlü gözden çıkarılamamıştı Binbaşı Walt. 
-Bu adam bana canlı lazım Walt.Planlarımda bunun büyük yeri var.Adamımı öldürme tamam mı? 
   Sir Aleksander eski dostu Binbaşı Walt’un damarına basmıştı.İşaret parmağıyla biraz önce çıktıkları dik meyilli araziden aşağıya inen askerleri işaret etti.
-Bunların başarısızlıkları benim başarısızlığım Aleksander.Tepedeki Yumuşaklar’ın bunu istediklerine hayatım üstüne bahse girerim.Onlara bu şansı vermeyeceğim.Hiç kimse öğrencilerimin kanlarını rant konusu yapamaz.Bu adamların hepsi burda, benim yerimde fizik kondisyonlarının son sınırına ulaşacaklar.Geberirlerse kendileri bilirler.Benim elimden sağ kurtulan artık kolay kolay ölmez dostum.
 
22  EKİM 2024 Akşam
 
   Saat 22 de Mankurt ve Eva balkonda çay keyfi yapıyorlar. Eva bu gün yaşadıklarından sonra kafasına takılan şeyleri sormak için kıvranıyordu.
-Bundan sonra böyle mi duracaksın?
   Mankurt Çöpçü’nün mekânından çıktıklarından bu yana kabul ettiği bu görevle ilgili plan yapmaya çalışıyordu. Cevap vermedi önce.
-Bir şey mi dedin Eva? Kafam başka yerde anlamadım.
-Yüzün hep böyle mi kalacak?
-Hayır,Eva.Sir Adam olarak rolüme başlayınca sileceksin. Niye sordun?
-Yüzünde makyajla hoş durmuyorsun yara iziyle daha çekicisin.
-Yine başlama Eva.
-Ciddiyim Mankurt.Efemine erkeklerden her zaman nefret etmişimdir.Sir Aleksander’a söylediklerinde ciddi miydin?
-Hangi konuda?
-Bana bir zarar gelirse onu öldüreceğini söyledin ya onu soruyorum.
-Sana bunu daha önce söyledim Eva.Tanımadığım insanların benim yüzümden zarar görmesinden rahatsız olurum. 
-Niye senin yüzünden olsun? Buraya gelmeyi ben istedim. Bu benim işim.
-Olabilir Eva.İskender işi bu kadar dallanıp budaklandırmadan doğrudan bana söylemiş olsaydı ben zaten görevi kabul ederdim.Kimse de risk altına girmezdi.Ne sen ne Yalnız Adam.
-Yalnız Adam kim Mankurt?Sir Aleksander özellikle ismini andığına göre senin için önemli biri galiba. 
-Direniş hareketini yönlendiren ekibin ortak adı Eva.
   Eva laptop’a bir şeyler yazdı.
-Hakkında hiçbir bilgi yok internette.
-Bulamazsın zaten.Yalnız Adam’ın kimliği bilinmez.Dediğim gibi tek kişinin değil bir ekibin ismi.Sadece ortalıkta bol bol dedikodu gezer.Birkaç işbirlikçi site dışında kimse haber yapmaz.Tıpkı İskender gibi.10 yıldır ülkenin en güçlü insanı olmasına rağmen internette fotoğrafını bulamazsın.Hakkında hiç haber yoktur.
-Sir Aleksander’la bağlantın nedir?Sana karşı çok anlayışlı davranıyor.
-5 yıl İskender’in yardımcılığını yaptım.Birbirimizi iyi tanırız.O bana güvenir, ben ona güvenmem. 
-Adam her şeyi açık açık anlattı.
-Anlattıkları değil anlatmadıkları önemli Eva.
-Anlatmadıkları mı? Ne demek istiyorsun Mankurt? Gizlediği şeyler mi var?
   Mankurt çikolatalı sigaralarından birini yaktı.
-IFSASO ofisinin bulunduğu binayı biliyor musun Eva?
-Evet.
-Altın Kule. Binanın adı Altın Kule’dir.O binada ülkenin en büyük holdinglerinin irtibat ofisleri vardır.Altın Kule ülkenin güvenliği en yüksek binalarından biridir.Misafirler dâhil herkes dijital kart’la giriş yapar.Asansörleri dijital kartla çalışır.Güvenliğini çok özel bir komando timi sağlar.IFSASO katına çalışanlarından başkası giremez.Kata çıkmak
isteyenler iki dijital kart ve parmak izi taramasını geçmek zorundadır.O binada çalışanların öğle yemekleri,günde kaç kere tuvalete gittikleri,kaç bardak çay, kahve içtikleri bile
bilinir.Altın Kule’de çalışıyorsan ve doktor raporun yoksa sık tuvalete gittiğin için işten atılabilirsin. Binanın kapalı her hangi bir yerinde sigara içersen alarm çalar.Böyle sıkı
güvenliği olan bir binaya girmek ve bir şey çalmaktan bahsediyoruz Eva.Parmak izi taraması olmadan IFSASO katına çıkabilecek kaç kişi vardır sence?
-Bilmem sence?
-İki elin parmaklarını geçmemeli.İskender, yardımcısı,belki Tosun.Tim Komutanı,Yönetim Kurulu’ndan birkaç kişi o da belki.Elektriği keseceksin.Jeneratörü ve kameraları devre dışı
bırakacaksın.IFSASO katında İskender’in odasına girip kasadan DVD’yi çalacaksın. Yakalanmayacaksın.IFSASO katı Yirmi Dört saat çalışır Eva.İskender şüphelenmiyor. Moşe’nin DVD’yi çaldığına emin.Böylesi organize bir işi yapan adama
dosyalarımızı gönderiyor.Sen ne düşünüyorsun?
   Göz göze geldiler. Eva her zamanki gibi kalın dudaklarını yaladı beyaz dişlerini göstererek güldü.
-Moşe şüphelendiği anda bizi ortadan kaldırmak isteyecektir.
-Akıl için yol birdir,işte bu yüzden tedirginim.İskender’i ülkeye geldiğinden bu yana tanırım. Tam bir domuzdur.Hiper egolu bir domuz.Kendisinden başka kimseyi sevmez ve değer vermez.Bu yüzden harcamayacağı kimse yoktur.Planını güzel yapmış.Görev başarısız olursa kendini kurtaracak bir komplo teorisi hazırlamıştır.Başarılı olursak hem şerefini kurtaracak, Ana kıta’da ki üst görev çantada keklik,ekstra olarak planın sahibiyim diye egosu tatmin olacak. 
-Başarılı olacağız Mankurt.
-Buna mecburuz Eva.Bu görevde ben istediğim için kadınlığını kullanmayacağını söyledin. Ciddi miydin?
-Elbette ciddiydim. Sana söz verdim unuttun mu?
-Bana,istediğin için yakınlık gösterdiğini mi düşünmeliyim?
-Evet,öyle düşünmelisin Mankurt.
   Eva ince sigaralarından birini yaktı. Dumanı havaya üfürdü.
-Sen gizli tarikat üyesi falan mısın? Tapınakçılar, Masonlar…
-Hayır Eva. Nerden çıkartıyorsun?
-Adamın yakasındaki rozetin ikiniz için farklı bir anlamı olmalı.Çöpçü’nün mekânındaki adam her hareketini çok dikkatli takip ediyordu.Üzerinde bir şey gördü sanırım.Silahına
davranmaya niyetlendi bir an sonra vaz geçti.Elini bir daha silahına atmadı.Patronunu gözünün önünde öldürdün kılı bile kıpırdamadı.Diğerini ben vurmasaydım o vuracaktı sanki. Sen de adama hemen iş teklif ettin.Tanışmadığınıza göre gizli bir tarikat üyeliği falan olmalı aranızda. 
-Yok,öyle bir şey Eva. Adamın işe benim adama ihtiyacım vardı.Adamın soğukkanlılığı hoşuma gitti. 
-Ben de inanmış gibi yapayım bari.Ne diyordum…Haa!İnsanlara güvenmenin zorluğunu bilirim.Hareketlerimden,Sir Aleksander’ın konuşmasından benim erkek düşkünü olduğumu ya da aldığım emir gereği seni baştan çıkarmaya çalıştığımı düşündün.Isn’t it?
-Doğrusunu istersen tam dediğin gibi düşündüm.
-Kadınların ilgisini çekmeyecek ne kusurun var?
-Yüzümü görmedin mi?
-Yüzün bana göre oldukça çekici Mankurt.
-10 yıldır yüzümü gören kadın erkek herkes iğrenmese bile tedirginlik yaşadı Eva. Yüzümdeki yara izini görenlerin çoğu karşımda konuşamadı.
-İnsanlar kafalarındaki ön yargılara uygun insan arar, bulamayınca tedirgin olur.
   Biten çayları tazeleyen Eva. İri gözlerini Mankurt’a dikti.
-Hayatımda kendimi değersiz,insanlık dışı hissettiğim anlarım çok oldu.Ama asla fahişe gibi hissetmedim.Çünkü istemeden kimsenin yatağına girmedim.Girmem.
-Niçin erkek düşkünü gibi davranıyorsun Eva?
-Alışkanlık Mankurt.Kadınlardan bilgi almak zordur.Ya çok sabırlı olacaksın konuşmalarının arasından cımbızla bilgi kırıntılarını toplayacaksın,toplayabilirsen veya işkence yapacaksın. Çoğu işkencede hemen çözülür.Yinede verdikleri bilgiye asla güvenemezsin.Erkekler öyle değildir.Para ve güçle kendileri o kadar kaybetmişlerdir ki.Zorlanmadan her türlü bilgiyi
alabilirsin.Erkekleri üçe ayırırım.Gençler, senin gibi orta yaşlılar ve yaşlılar.En kolayı gençlerdir.Yiyecekmiş gibi bakarlar.Akılları fikirleri iktidarlarını herkese göstermektir.Güzel bir kadın gördüler mi ağızlarının suyu akar.Dekolte bir elbise ve derin yırtmaçlı bir etek her şeyi halleder.Fazla uğraşmadan istediğim her şeyi öğrenirim.Yaşlılar çok tecrübeli oldukları için zorluk çıkarırlar yırtmaç ve dekolte’den fazlasını isterler hemen hepsinin doyurulmasını
bekledikleri fantezileri vardır.En zoru senin gibilerdir.Gelecekten beklentileri vardır ama yaşadıkları hayal kırıklıkları yüzünden kadınlara güvenmezler.Dekolte, yırtmaç kolay kolay işe yaramaz.Güvenmek isterler.Zor güvenirler. Sen de bayağı hayal kırıklığı yaşadın galiba haa? 
-Gereğinden fazla hayal kırıklığı yaşadım Eva.İlk başta yakışıklıydım yani yüzüm böyle olmadan.Benimle ilgilenen kadınlar bir süre sonra beni hayallerini gerçekleştirmek için baskılamaya çalıştılar.Yüzüm böyle olunca param ve gücüm için bana yanaştılar.İnsan bunu hissediyor.Bu beni kadınlardan uzaklaştırdı ister istemez.
-Anladım.
-Görevin başarısızlığı konusunda çok karamsar değil misin?
   Bakışları karşılaştı. Böyle anlarda Mankurt nereye bakacağını şaşırırdı her zaman. Bakışlarını çay bardağına dikti.
-Daha önce bu tür bir göreve katıldın mı Eva?
-Tam olarak değil. Çalıntı eşyaları belgeleri bulma görevlerim oldu ama böylesi ilk defa olacak.Sen?
-Ben de katılmadım Eva.İskender’in yanındayken yaşadığım bir hatıram var bununla ilgili. Ülkemde çalışmaya başladıktan sonra İskender sık sık şikâyet edildi.Bir keresinde bir müfettiş geldi.Adam burada kaldığı iki hafta içinde hiçbir şey yapamadan geri gitti.
-Çalışması engellendi yani.
-Doğrudan değil ama evet müfettiş iki hafta içinde sabah kahvaltısı,yemek ve çay davetlerinden araştırma yapmaya fırsat bulamadı.Görev belgelerimizi Lord KillRose’a takdim ettikten sonra bizim için yapılan yemek ve kokteyl’e katılacağız.En az altı sabah
kahvaltısı,altı öğle ve altı akşam yemeğine davet edileceğiz.Öğleden sonraları yapılacak çay davetlerinin sayısını tahmin etmek zor.Eğer İskender görev belgelerimizi Büyük elçiliğe yazdırırsa Büyük elçilik davetlerine de katılmamız gerekecek.
   Eva şaşkınlıkla Mankurt’u dinliyordu. Soru sormak aklına gelince sordu.
-Bu davetler arasında nasıl araştırma yapacağız?
-Karamsarlığımın sebebi bu Eva.Bu işi daha gizli halletmek varken protokolden nasıl fırsat bulacağız bilmiyorum.Yarın eski tanıdıklarımla buluşup adam ayarlamaya çalışacağım.
-Ben?
-Seni her yere götüremem Eva.Şu anda değil.Beni anlamalısın.Bu konuyla ilgisi olmayan insanları tehlikeye atamam.Sana daha çok güvenmemi istiyorsan cep telefonunu ve bilgisayarını değiştirmelisin.Takip edildiğini biliyorsun.
-Tamam,Mankurt nasıl istersen.
*
   Başka bir şey konuşmadan yattılar.Eva kendi odasında Mankurt salonda.Her ikisi de rahat uyuyamadı.Eva yine uykusunda inledi. Birileriyle kavga etti.Küfretti.Salonda televizyon kanalları arasında zap yapan Mankurt’un her kanal değiştirmesinde,lavaboya gittiğinde, mutfakta ısıtıcıyı çalıştırmasında uyandı, yeniden daldı.Mankurt yatak odasından gelen iniltileri dinledi, ilgisizce kanallar arasında gezdi.Gece yarısından sonra çay yapıp içti. Gece 2 den sonra uyuya kaldı.



Mustafa Eser



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6348
2 Firari Fırtına 4409
3 Mustafa Ermişcan 3802
4 Hasan Tabak 3517
5 Nermin Gömleksizoğlu 3166
6 Uğur Kesim 3029
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2921
8 Sibel Kaya 2878
9 Enes Evci 2589
10 Turgut Çakır 2283

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1581 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com