Denemeler

FOTOĞRAFLAR
Okunma: 69
öner gürel - Mesaj Gönder


Bana seni hatırlatan birkaç eşya almak istedim yanıma.Sevene adettendir giderken. Seni en iyi anlatan şeyler neler olabilir diye uzun süredir düşünüyorum.Parfüm olabilir mesela.Kokular insanlar üzerinde oldukça etkilidir. Uzun süre unutulmazlar ve yıllar sonra aynı kokuyu duyunca belleğimizin derinliklerinden çıkar ve yanımızda beliriverir sanki o insan. Sonra nedendir bilmem vazgeçtim. Kokunu zaten ben hiç unutmayacağımı düşündüm belki. Aklıma,yılları birer birer kopyalayıp yapıştırdığımız,kaybettiğimiz herkesi,her hasreti orada bulduğumuz fotoğraf albümü geldi.Hani sen üzerine titrerdin. Her fotoğrafın ayrı bir hikayesi olan şu portakal renkli,bakıp bakıp yeniden anlattığın,beni gülümsetirken kendini ağlattığın,yatak odasının komidininde üst çekmecede bir hazine gibi sakladığın albüm. Bu kadar fotoğrafın hikayesini,hüznünü,sevincini nasıl oluyor da,fotoğraf sanki dün  çekilmiş gibi heyecanla,hissederek anlatabiliyorsun diye şaşırırdım ben sana. Anlattıkça yüzüne dalar giderdim. Kelimelerinde ve sesinde uçuşan,bir görünüp bir kaybolan fotoğraflar sezerdim ve güzelliğine güzellik katardı mevzu bahis anıların mutluluğu. Ne sen anlatmaktan bıktın ne de ben seni dinlemekten.

Bu yüzden de olabilir.Seni bana en iyi hatırlatacak olan şeylerin fotoğraflar olduğunu düşündüm ve birkaç fotoğraf aldım içinden. Konusu daha çok sen olan fotoğraflar. Bir çoğunu ben çekmiştim bunların.O yüzden sana torpil geçmiştim galiba.Diğer insanların içindeyken bile seni daha bir ön plana çıkarmışım nasıl becerdiysem. Güzel günlerimizin tatlı hatıralarını barındıran karelere baktıkça seni hatırlarım,yad ederim,özlerim,özlemimi gideririm diye düşündüm. O kadar güzel görünüyorsun ki sen, elime aldığım her fotoğrafta ilk baktığım şey senin yüzün oluyor. Gözlerim bir dedektör ansızın gibi yüzünü buluveriyor. Aşina olduğum bir duygu, farketmeden edindiğim bir alışkanlıksın sen. Sadece fotoğraflarda da değil bu alışkanlığım. Ne zaman ve nerede olursa olsun seni arar bulur gözlerim.Mutlu,mutsuz,üzgün,dargın, her şekilde yer ettin aklıma.Nasıl hissettiğini hemen anlıyorum. Biliyorum çünkü sen benim içime işleyen bir duygu gibisin. Kurtulmak istemediğim tatlı bir hastalıksın. Küçük bir çocuğun önemsiz bir hastalığını büyütüp herkesin kendisiyle ilgilenmesini ister gibi, ben de içimde seni büyüttüm yıllardır ve orada seninle ilgilenmek hoşuma gidiyor.

Elimdeki fotoğraflara uzun süre bakıp düşündüm. Fotoğraflar neden hep mutluyken çekinilir ki? Belki çocukken birkaç tane dışında ağlarken hiç fotoğrafımız yoktur.Hayattan kopardığımız ve makinanın içine hapsettiğimiz hep aynı bilindik gülümsemelerdir. Sanki herşey yolundaymış, mutluluk herkesin içinde sabitlenmiş, dertlerin mezarları kazılıp üzerlerine tonlarca toprak atılmış gibi çıkar fotoğraflarda herkes. Ya da öyle gibi görünmek ister. Rol yapıp kandırır kendini hatta daha çok bizi. Nerede bir fotoğraf makinası görse yüzüne takıverir o samimiyetsiz gülüşü .İnsanlar gerçekten gülümsediğinde göz kenarları kırışırmış. Fotoğraflar da zaten kırışık görmek de istemeyiz. Onları samimiyetimiz iyice yok olsun diye öyle bir filtreleyip, rotuşleriz ki anlatamam.

Yatağın kenarına oturup fotoğraflarımıza uzun uzun bir daha baktım.Hepsinde gülümsüyoruz.Mutluluk hapishanesi gibi bir albüm.Nerede de bir gülümseme görsek basmışız deklanşöre ve alıp o fotoğrafı albüme koymuşuz.Oysa biz seninle her zaman gülmemiştik ki. Zor günler geçirdik, ağladık, üzüldük, küstük, hastalandık, yas tuttuk. Kızımız olunca sen ağladın,ben elimde tutarken o küçücük varlığı.Dünyanın en mutlu insanı olduğumu hissettim,hissettirdin.Mutluluğumun dar geldiği o hastane odasındaki fotoğrafta kızımızın yanında ikimiz de gülümserken çıkmışız yine. Nerede senin mutluluk göz yaşlarının resmi? Onu da görmek istiyorum ben. Neden yok?
Neden diğer yüz ifadelerimiz tarihin içinde kaybolsun diye yok sayılırken,gülümsemeleri yaşatmak için bu çaba? Üstelik neredeyse çoğu gerçek olmayan deklanşörün basımı, flaşın patlaması kadar süren sahte tebessümlerimizi, gerçek dışı mutluluklarımızı takındık yüzümüze. Fotoğraf çekildiği anda herkes mutlu,sonrasın da neler oldu acaba? Birbirine dargın insanlar bile, yapmacık bir gülümseme ile bir arada fotoğraflarımızda.

Ben seni hatırlamak istiyorum sevgilim.
Her şeyinle hatırlamak.üzüldüğünde ağlamadan önce yaptığın gibi dudağının titremesiyle.
Ve ben fotoğraflarda sinirli hallerini de görmek istiyorum
Mesela kaşlarını çatıp,gönlümü almak zorundasın diye bakışın var senin,
Onu da görmek isterdim inan.
Hastalandığındaki solgun yüzün nerede ki bu albümde?
 
ÖNER GÜREL 



öner gürel



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6340
2 Firari Fırtına 4401
3 Mustafa Ermişcan 3789
4 Hasan Tabak 3506
5 Nermin Gömleksizoğlu 3156
6 Uğur Kesim 3023
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2899
8 Sibel Kaya 2870
9 Enes Evci 2580
10 Turgut Çakır 2277

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:549 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com