Denemeler

Said Nursi ve Zannedilen Kıyamet Tarihi (Makale)
Okunma: 93
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


Said Nursi ve Zannedilen Kıyamet Tarihi

Risale-i Nur inkişaf ettikçe, okuyanlar arasında şüphe verici konular da gündeme geliyor. Doğaldır. Bu, bütün dünyanın okumasına açık internet ortamında seslendirildiğinde, Risale-i Nur tebliğcileri, zannediyorum, zorlanıyorlar.

Yeni Asya Yazarı M. Latif Salihoğlu'na gelen bir okuyucu mektubuna, Sayın Salihoğlu'nun verdiği cevap böyle.

Üstad Bediüzzaman'ın 1900'lü yılların başında 300 sene sonrasının insanlarına hitabını, yine Üstad'ın 'kıyamet' tarihini verdiği zannedilen 1545 yılına uyumsuz görülmesi, Sayın Salihoğlunu'nu zor durumda bırakmış. Salihoğlu konuyu bir kaç madde içinde tevil etmeye çalışmış.

Sayın Salihoğlu'nun bir tevili şu: ''Bu ifade -çokluktan kinaye- manasında zikredilmiş olabilir. Zira, buradaki -üç yüz sene- hakkında herhangi bir ebcedî hesap durumu söz konusu değil. Oysa, 1545 rakamı hakkında, apaçık şekilde bir cifrî ve ebcedî hesabın yapıldığı görülüyor''. Diğer bir tevili ise şu: ''Üstad'ın -üç yüz seneden sonraki- ifadesinden, aslında 1300'lü yıllardan sonraki, yani 1400'lü yılların nesline (yani bu günkü nesle) hitap ettiği manasını anlamak da mümkün''. (Yeni Asya 09.02.2011)

Sayın Salihoğlu'nun ne birinci, ne de ikinci tevili uygun değil. Gerçi Üstadın günümüze işaret eden sözleri de var ama, bunlar değil. Üstad'ın, o günün şartlarında, çokluktan kinaye babında ''300 sene sonrası'' ifadesini kullanmasına gerek yoktu. Normal anlatımını anlamayan aşiret mensuplarının kinayeye kafa yormaları mümkün mü?

Üstad'ın ''üç yüz sene sonrası'' ifadesini, hitap 1327-1329 yıllarında olduğuna göre, 1400'lü yıllar olarak anlamak da mümkün değil.

Bendeki Kastamonu Lahikası adlı kitap eski olduğundan, bahsedilen ''Hatta, ye'tiyellahu biemrihi'' fıkrası onda yok. Noktalanan bir satır altında o fıkra gizlenmiş. Ama, o fıkranın içinde olduğu konu Sikke-i Tasdik-i Gaybi'de daha geniş anlatılıyor. Üstad, ''Hatta, ye'tiyellahu biemrihi'' cümlesini 1545 olarak vermiş. Allahın emri gelinceye kadar anlamındaki bu cümleyi, dünyaya biçilen ömür şeklinde anlamak olmaz. Gençliğimde gittiğim dershanelerde bu anlamı tasvir eden levhalar vardı. Ve ben o zaman dershanedekiler gibi öyle zannediyordum. Halbuki, Üstad'ın o fıkraya ilave ettiği ''Ellezîne âmenû ve amilüssâlihât'' cümlesine yine Üstad tarafından 1561 tarihi verilmiş. 1545 yılını dünyanın sonu zannedenlerin, bu zanlarını, 1561 sayısına göre gözden geçirmeleri gerekmez mi?

Şimdi Üstad'ın üç cümleye ayırarak verdiği 'Hatta ye'tiyellahu...' fıkrasının ve ilave ettiği 'Ellezîne âmenû ve amilüssâlihât' cümlesinin tevilini şöyle yapalım:

1. Cümle: Resulullah'ın ümmetinden bir taife zeval bulmayacak; (1501. Mim şeddeli olursa: 1541. Müenneslik 'te'sinin tenvinini saymadık)

2. Cümle: O taife, hak üzere gittiğini umuma gösterecek; (1506. Aslında 1515)

3. Cümle: Allah'ın emri geldiği ortamda görevi bitmiş olacak. Bu, kıyamet tarihi ise, mümin vasıflı insanların ortada olmaması gerekir. Üstad'ın sözünü hatırlayalım: ''Kıyamet kafirlerin başına kopar''.

4. Cümle: İman etmiş ve salih amel işlemiş olanların varlığı gözükecek. (1561. Aslında 1571. Sadece harf toplamı: 1604. Sad ve lamlar şeddeli olursa: 1691)

Kıyamet teriminin anlamını iyi tahlil edersek, verilen tarihlerde dünyanın sonunun değil, şartları oluşan bazı toplumların hercümerce düşeceğini anlarız. Yani, zahir olan hak kavramına reddiye gösteren cemaat, aşiret, toplum veya milletler, hak unsurunu red etmenin karşılığını görecekler, şedid belanın başlarına gelmesine sebep olacaklar.

1561'den sonra ortaya çıkacak mümin vasıflı insanlar, Üstadın işaret ettiği Saidler, Ömerler, Osmanlar, Tahirler, Yusuflar, Ahmedler, vesairler'e mutabık gelmektedir. Demek ki Üstad'ın gördüğü zaman, o zamandır.

Tevili diğer unsurlarla genişletmek mümkün. Şu kadarını diyebilirim ki; Risale-i Nur tebliğcilerinin Risale-i Nur'daki anlatımları iyice anlamalarında yarar var.

İbrahim Faik Bayav
(09.02. 2011 tarihinde yazıldı) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6338
2 Firari Fırtına 4399
3 Mustafa Ermişcan 3787
4 Hasan Tabak 3503
5 Nermin Gömleksizoğlu 3154
6 Uğur Kesim 3022
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2897
8 Sibel Kaya 2869
9 Enes Evci 2579
10 Turgut Çakır 2276

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1835 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com