Hikayeler

Bilgiç Dayı'dan Nükteler-21 (201 - 210)
Okunma: 58
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


201) NE ZAMAN YAKINLAŞIR?

Yine üzüntü verici olay meydana gelmiş, yine 'demokrasi' özlemi duyulmaya başlamıştı. Ali Bayramoğlu, ümitsizlik duvarına mı rastladı bilinmez, son yazdığı yazının başlığını 'Demokrasi bize ne kadar uzak' koydu. Yakınlaşmasını arzu ediyordu besbelli.

Vatandaşlar, Ali Bayramoğlu'nun yazısının başlığını gördüklerinde, Bilgiç Dayı'ya;

''Söyle bize Bilgiç Dayı!.. Şu anda uzak olan bu demokrasi, bize ne zaman yakınlaşır'' diye sordular.

Bilgiç Dayı, çenesini sıvazladı. Boynu eğilmiş halde:

''Bu gidişle...'' diyerek cevap vermeye çalıştı. ''-Rejimi demokrasi yaptık len- diyen birileri idareye geldiği zaman!''


202) VİCDAN HERKESTE VAR MI?

14 yaşındaki kız çocuğuna musallat oldu ithamına uğrayan 'dindar' etiketli adam, ithamı doğru edercesine televizyon kanallarında dolaşıyor, geçmişteki kepazeliklerini anlatıyordu. Yılmaz Özdil, savunucularının arasından, tek tük de olsa, savunmaktan vazgeçenleri görünce, görünmek istemeyenlare çağrı yaptı. Dedi ki: ''Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyun... Şu herifi savunmaktan vazgeçin!''

Vatandaşlar, Bilgiç Dayı`ya sordular:

''Tasallutçu adamı savunanlar, ellerini vicdanlarına koyarlar mı Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı, başını sallayıp;

''Koyarlar elbette ki!'' diyerek cevap verdi. ''Vicdanlarının konuşlandığı yeri bulabilirlerse!''


203) İNCE DÜŞÜNÜŞ!

Özdemir İnce, sosyalistliğini duyuran, ama demokrasinin de yerleşik olmasını isteyen biriydi. Ülkedeki demokrasi adına oluşturulan kargaşaya üzülüyor, 'eşitliğin' ve 'kardeşliğin' silinip süpürüldüğünü dile getirmeye çalışıyordu. Önemli bir tesbiti vardı İnce'nin. Diyordu ki: ''Kargaşaya sebep olan şey, bireye tanınan sınırsız-denetimsiz girişim ve mülkiyet özgürlüğüdür''

Vatandaşlar, az rastlanan böyle kelamdan bir şey anlamadılar. Bilgiç Dayı'ya;

''Kim kiminle eşit ve kardeş olabilir ki Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Parayı sevenler parayı sevmeyenlerle; yemeye meraklılar yemeyi bilmeyenlerle. Herkes parayı sevmeye kalkar, herkes yemeye merak sararsa, ortalık kavga, gürültü ve patırtıdan geçilmez!''

Vatandaşlar;

''Peki, Sayın İnce, mülkiyet özgürlüğünün sınırlı, bireysel girişimin de denetimli olmasını niçin istiyor Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı, çenesini sıvazlayıp;

''Karunlar yetişeceği endişesindendir mutlaka!'' diyerek cevap verdi. ''Hadi söyleyin bakalım: Karunlaşanlar, kendilerine verilen ''Yoksulu da düşün'' görevini dinlemediklerinde, onları batmaktan kim kurtaracak?!''


204) EKSİK DİYEN TAMAMLAR

Özdemir İnce, Demokrasi`nin anlamının özgürlük, onun da iki temel ilkesinin eşitlik ve kardeşlik olduğunu vurguluyordu. Ve diyordu ki; ''Buna, güzel bir hümanizm mayası gerekir. Bu mayayı almayan özgürlük bozuluverir de 'AIDS' gibi bir belaya dönüşüverir''

Vatandaşlar kafalarını kaşıyıp, Bilgiç Dayı'ya geldiler. O'na;

''Hümanizm mayasını bulmak zor iş. Onu toplum içine kim getirebilir ki Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı;

''Bir şeyin eksikliğini kim farkediyorsa o!'' diyerek cevap verdi. ''Tabi, kendini, ard arda çevreliyecek cefalara da hazır biliyorsa!''


205) FATİHA OKURLAR

Özdemir İnce, bireye verilecek özgürlük için, devletin güçsüzleştirilmesine içerliyordu. Bireyin karşısına, devlet yerine kamusal alanın konmasının, anarşiyi çıkaracağını; anarşinin de, sonunda, parasal-ekonomik sorunlar doğuracağını söylüyordu.

Bir vatandaş Bilgiç Dayı`ya sordu:

''Devleti güçsüzleştirip, onu anarşi fırtınasına hazır edenler, bundan ne beklerler?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Ruhuna fatiha okuyup sevap kazanmayı!''

Vatandaş şaşırmışlığını belirti:

''Nasıl olur Bilgiç Dayı? Onlar dahi devletin içinde!..''

Bilgiç Dayı, başını eğip Vatandaş'a baktı. Sonra;

''Ya hu Vatandaş, anlasana!..'' diyerek cevap vermeye çalıştı. ''Devletin ruhuna fatiha okuyacak kişilerin, devletin içinde işi ne?!''


206) GÜZEL GÜNLER İÇİN

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Kurban Bayramı sabahı camiye gitmiş, camiden çıkınca karşılaştığı gazetecilere bayram mesajı sunmak istemişti. Mesajını kısa da olsa sundu; ''Tüm vatandaşlarımın ve insanlığın güzel günler yaşamasını diliyorum'' dedi. Deyince de merak eden vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Vatandaşlar ve insanlık nasıl güzel günler yaşıyabilir Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı;

''Vatandaşlar, insanlığı sahiplendiklerinde elbette!'' diyerek cevap verdi. ''İnsanlık ise, vatandaşlarca benimsendiğinde!..''


207) ÜÇÜNCÜ AYAK NEREDE?

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Deniz Baykal öncülüğündeki CHP'nin 'çarşaf açılımı'nı hoş görmemiş, Recep Tayyip Erdoğan'ın CHP'lileri onaylaması üzerine, ''Ilımlı siyasi islamın sağ ayağı AKP, sol ayağı CHP'' demişti.

Vatandaşlar, merak bu ya, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Ilımlı siyasi islamın iki ayak üzerinde durması zor; üçüncü ayağı nerede Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Fabrikada imalatı tamamlanmamıştır, arkadaşlar! Ortaya çıkarıldığında siz de şaşıracaksınız, ben de!..''


208) ANAYASACILAR

Yeni bir anayasa yapmak isteği bir türlü niyetlerden düşmüyordu. Anayasa hazırlamakla görevlendirilen zatlardan biri, ''Anlaşıldı ki, sil baştan yeni anayasa yapmak mümkün değildir'' dedi. Sonra devam etti: ''Hiç olmazsa 'mini' bir paketle işi idare edelim''

Vatandaşlar, 'uzman' diye tanıtılan zattan bu tip öneri duyduklarında Bilgiç Dayı'ya gelip;

''Anayasanın minisinin hazırlanması da becerilemezse ne olur bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı, elini boşlukta sallayıp;

''Ne olmaz ki arkadaşlar, ne olmaz ki!..'' diyerek cevap vermeye çalıştı. ''Tabi ki miniminisinin yapılmasında karar kılınır. -Ya o da olmazsa?..- diye sormayın; o zaman gidilir, kaldırmak istedikleri anayasanın yapıcılarına selam durulur!''


209) CEHENNEM ODUNLARI

İsrailliler'le Filistinliler arasındaki boğuşma, şiddetini kaybetmiş, 6 ay süreli ateşkeste anlaşılmıştı. Sürenin bitimine iki gün kala, Filistinliler'in tepesindeki Hamas yetkilisi, ''İsrailliler'le yeniden 'ateşkes' antlaşması yapmayacağız'' dedi.

Vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Hamas ateşkes antlaşmasını niçin yeniden yapmayacakmış, Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Huzur bir taraflarına batmıştır da ondan! Ya da, cehennem odunsuz kaldığından!''


210) SEÇİMİ KİM KAZANSIN?

2009 Mart ayında yapılacak belediye seçimleri yaklaşıyordu. Ne hikmetse, belediye koltuklarına talip olanlar değil de, partilerin başındaki liderler milletin huzuruna çıkıp oy istiyorlardı. Partilerin liderleri, birbirlerine öyle laf gönderiyordu ki, her birinin ne hırsız olmadığı kalıyordu ne de yolsuz olmadığı. Derken, hocalarımızdan bir hoca, karar verememişliğin sıkıntısı içinde, ''Bu seçimleri kim kazansın?'' diye soruverdi.

Sorusunu duyan vatandaşları aldı mı bir tereddüt! 'Buna hocamız da karar verememişse kim karar verecek' diye söylendiler. Bilgiç Dayı'ya varıp;

''Söyle bize Bilgiç Dayı. Bu seçimlerde kim kazansın?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı, çenesini kaşırken vatandaşlara baktı. Güleç ifadeyle;

''Yolsuz-hırsız lafına en ziyade maruz kalan kazansın!'' dedi. ''Çünkü, bir kimsenin dili fazla çalışıyorsa, zihni az çalışıyordur!''

İbrahim Faik Bayav
(26.03.2009) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6359
2 Firari Fırtına 4418
3 Mustafa Ermişcan 3818
4 Hasan Tabak 3527
5 Nermin Gömleksizoğlu 3173
6 Uğur Kesim 3036
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2941
8 Sibel Kaya 2887
9 Enes Evci 2597
10 Turgut Çakır 2287

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1987 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com