Hikayeler

Bilgiç Dayı'dan Nükteler-24 (231 - 240)
Okunma: 38
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


231) PROBLEM ÇÖZMEYE NİYET YOK

TBMM'ne başkan seçilen Mehmet Ali Şahin, girdiği ormanda bir yandan mantar topluyor, bir yandan da demokratik problemlerin çözümünden bahsediyordu. Diyordu ki Şahin, ''Hangi siyasi görüşten olursa olsun, ülke insanımızın bir araya gelerek konuşup çözemeyeceği çok az problem olduğuna inanıyorum''

Vatandaşlar, değişik siyasi görüşlülerin Meclis çatısı altında bir araya gelip nasıl konuştuklarını biliyorlardı. Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Değişik siyasi görüşlülerin bir araya gelip konuşup çözemeyeceği problem hangisidir Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Mutlaka çözülmesi gereken problem! Ötekilerin çözülmesi için zaten biraraya gelmeleri gerekmiyor ki!''


232) NEDEN ALGILAYAMIYORLAR?

AKP hükümeti Kürt sorununu çözecek bir paket hazırladığını, çözüm sürecinin başladığını söylüyordu. Muhalefetteki partilerin de bir şey söylemesini isteyince MHP karşılık verdi: ''Paket nerede, paket..? Getirin hele paketi önümüze, içeriğinin ne olduğunu görelim''.

Bu söz üzerine Yiğit Bulut güldü: ''Paketin içeriği şu anda yaşanıyor, algılayamıyorlar''

Vatandaşlar şaşırdılar. Bilgiç Dayı'ya;

''Paketin yaşanan içeriğini MHP'liler neden algılayamıyorlar?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı kafasını kaşıyıp;

''Algılama biçimi geçersiz kılınmıştır da ondan!'' diyerek cevap verdi. ''Ya da, kendileri paketin içinde kaldığından!''


233) BU GÜNE KADAR NEYDİ?

Politika arenasında oluşan gürültü-patırtı arasında Devlet Bakanı Egemen Bağış'ın duası duyuldu: ''Allah onları ıslah etsin... Allah onları ıslah etsin...'' Kulak veren vatandaşlar dikkatli dinlediklerinde onun bu duayı AKP'nin Kürt açılımına muhalefet edenler için okuduğunu anladılar.

Kendine kulak verildiğini hisseden Egemen Bağış, oluşturulan açılımın gerekçesini şöyle yaptı: ''Partimin en önemli düsturu insanı yüceltmektir; insan yüceldiğinde devlet de yüce olur''.

Böyle güzel bilgiyi edinen vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya koştular. O'na;

''İnsanı yüceltme şimdi akıllara gelmişse, devlet bu güne kadar neydi?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı;

''Büyüktü, güçlüydü, sosyaldi, ağabeydi, falan filandı!'' diyerek cevap verdi. ''Demek ki yetmemiş, bir de yücelik eklenecek!''


234) HALKIN TEMSİLCİLERİ

Mahir Kaynak, iç politikada çok sert tartışmaların yaşanmasından yakınıyordu. Sebebini muhalefet partileri olarak gösterdi. Dedi ki: ''Muhalefet altarnatif bir politika üretmiyor. Sadece her yapılanın yanlış olduğunu söylemekle yetiniyor''.

Vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Muhalefet partileri neden altarnatif politika sunmuyorlar da her yapılana yanlış diyorlar?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Demokrasi ortamında olunduğu için! Seçim sandığının önüne, yanlışı yanlış bilenler geldiği gibi, doğruyu yanlış bilenler de geldiler.''


235) LAİKİN İMANI KADAR İMAN OLSA...

Umreye giden Ertuğrul Özkök, gitmeden önce refiki Oktay Ekşi'ye durumu bildirmiş. Laik bilinen Oktay Ekşi de şaşırıp, ''Sahi mi? Gerçekten gidecek misin?'' diye sormuş. Evet cevabını alınca da, ''Ben gitmezdim... Bana -gider misin umreye- denildiğinde, -iyi misin?..- diye karşılık verirdim'' demiş.

Böyle hoş bir anektod Hasan Karakaya`nın kalemine sarmalanmış tabi. O da kalemi silkelemiş; anektodu oluşturan sözcükler dökülürken, şu temenni de içinde oluşuvermiş: ''Keşke bütün müslümanlar Oktay Ekşi kadar Allah`a iman edebilseler!''

Vatandaşlar Hasan Karakaya`nın temennisini duyarlar da ağızları bir karış açık kalmaz mı? Kalmış.

O ağızları açık kalan vatandaşlar, Bilgiç Dayı`ya geldiler. O`na;

''Bütün müslümanlar Laik Oktay Ekşi kadar Allah`a iman edebilselerdi ne olurdu Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı, 'uf aman uf' ederek ufladı. Dudağını ısırıp kafasını bir kaç kere sağa-sola salladı. Sonra;

''Ülkenin dostluğundan, kardeşliğinden, bütünlüğünden bahsedenler samimi olurlardı'' dedi. ''İşte o zaman, yargıdan şikayet edip paçası tutuşunca yargıya koşan hokkabazlar ortaya çıkmazdı!''


236) EMİR AMERİKA`DAN DEĞİL

Gazeteci Oral Çalışlar, Afganistan, İran ve Irak`taki Amerikan acziyetini hatırlatıp dedi: ''Bütün bu tabloya baktığımız zaman, ABD`nin her şeye karar veremediğini, her şeye hükmedemediğini görebiliriz''

Bu bilgiyi edinen vatandaşlar Bilgiç Dayı`ya sordular:

''Peki Amerika hangi şeye karar verir, hangi şeye hükmeder Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Yönetimde olanlarca bir türlü kararı alınamayan şeye tabi ki! Bir de, İngiliz`in, Fransız`ın veya Alman`ın parmağının giremediği şeye!''


237) ÇÜŞŞŞ DENECEK PROF.

Ceviz Kabuğu programında konuşan Profesör Cemal Sofuoğlu, ülkemizdeki Kur'an mealleriyle ilgili bilgi verirken, özensizliğe vurgu yaptı. Adını açıklamaktan kaçındığı bir profesörü örnek verip, ''Başkasına yaptırdığı meale imza atıp yayınladı'' dedi.

Hayli şaşıran vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Bu nasıl bir profesördür Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Çüşşş denecek cinsten elbette. Onca zaman, bulunduğu yerin ilim deryası değil gelir merası olduğunu sanarak yaşamış!''


238) NİYETİN YARDIM OLSUN

Almanya'daki yolsuzluk davasıyla ilgisinin olmadığını söyleyen Deniz Feneri Derneği, iktidar partisi AKP'nin internet sitesinden ''Eyvah! Derneğimize yapılan yardımlar yüzde 70 azaldı'' diye sızlanıp yardımların artması için acil çağrıda bulundu.

Çağrıyla yardımın artıp artmayacağını bilemeyen vatandaşlar, sadece ''eyvah'' çığlığından etkilendiler. Bilgiç Dayı'ya;

''Bu eyvah çığlığından sonra ne olacak Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı;

''Yapacağı yardım da yüzde yetmiş azalmış olacak tabi ki!'' diyerek cevap verdi. ''Bir dernek Allah'a inanmışsa çığlık atmasına gerek yok; az yardımın da sevabı çok yardım yapılmış gibi aynen alınır!''


239) ÇÖPE ATILAN ÇÖPTE Mİ?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Amerika'ya seyahat etmiş, Newyork'ta bir sebeple dolaşmaya başlamıştı. Orada, gazetecilerin ısrarı üzerine Türkiye-Ermenistan konusuna değinmek zorunda kaldı. Önümüzdeki günlerde yapılacak Ermeni-Türk maçı konunun odağını teşkil ettiğinden gazetecilerin sorusu, Ermenistan Cumhurbaşkanı'nın Türkiye'ye gelip gelmemesi üzerine idi. Dedi ki Başbakan Erdoğan: ''Sarkisyan Türkiye'ye maça gelecekse gelsin. -Şunu yaparsanız gelirim, yapmazsanız gelmem- sözü diplomaside çöpe atılmış anlayıştır''

Başbakan'ın bu açıklamasını duyan vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan, maça gelmek için, -Şunu yaparsanız gelirim- sözünde ısrar ederse ne olacak Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı, başını eğip biraz düşündü. Sonra vatandaşlara;

''Atılanın yerinde durup durmadığına bakılacak!'' dedi. ''Ekselanslar kavgasına bizim de dahil olmamız şart değil!''


240) KAPI BEKLEYEN

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ABD seyahatinde, AB'ye girmek için 50 yıl önce müracaat edildiğini dile getirdi. Teessüflerini belirtip, ''Acaba bizi niye bu kadar bekletiyorlar?'' diye sordu.

Başbakan'ın, sorduğu soruya vatandaşlar da cevap aradılar. Bilgiç Dayı'ya geldiler. O'na;

''Sahi ya, Bilgiç Dayı!..'' dediler. ''İçine girmek istediğimiz AB, bizi niçin 50 yıldır kapısında bekletiyor?''

Bilgiç Dayı;

''Bizim kapı bekleyen olmamız hoşuna gidiyormuş da ondan!'' diyerek cevap verdi. ''Ya da, ayağımıza başka bir kapının prangası takılı olduğundan!''

İbrahim Faik Bayav
(24.09.2009) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6348
2 Firari Fırtına 4409
3 Mustafa Ermişcan 3802
4 Hasan Tabak 3516
5 Nermin Gömleksizoğlu 3165
6 Uğur Kesim 3029
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2920
8 Sibel Kaya 2878
9 Enes Evci 2588
10 Turgut Çakır 2282

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:115 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com