Denemeler

İslam Barış Gücü Önerisi (Makale)
Okunma: 47
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


İslam Barış Gücü Önerisi

Yeryüzünde oluşan bir problemi, zayiat ve telefatı fazlalaştırmadan çözebilmeye çalışmak gibi bir hayırlı işe kimse itiraz edemez. ''İslam ülkeleri'' denen coğrafya, perişanlığı yaşadığına göre, perişanlık problemine çözüm bulabilmek bilim adamlarının meşgalesi olmalıdır elbette. Düşünürlerimizden biri, kendini böyle bir meşgaleye vermiş, çözüm olabilecek bazı önerilerini sıralamış.

''İslam barış gücü'' oluşturulması fikrini öne sürmüş bu düşünür. Bunu öne sürerken Kur'an'ın Hucurat Suresi'nin 9'ncu ayetini referans almış. Ayetin meali şu: Mü'minlerden iki topluluk çarpışacak olursa, aralarını düzeltin. Biri diğerine tecavüzde bulunacak olursa, tecavüzde bulunanla, Allah'ın emrine dönünceye kadar savaşın. Tecavüzde bulunan dönerse, bu durumda, adaletle aralarını bulun. Allah adil olanları sever''.

Kur'an'ın bu ayeti, acaba bugün, bahsi geçen coğrafyaya uygulanabilir mi? Resul'e Rabb'den bir emir gelmişse, oluşan şart üzerine gelmiştir; o şarta uygun gelmiştir. O gün, problem, bu ayetle bertaraf edilebiliyordu; bugün oluşan problem, bu ayet çerçevesinde ortadan kaldırılamayacak derece büyüktür.

Bu ayeti şöyle yorumlamış o düşünür: ''Ayetin başındaki 'in' edatının, müslüman topluluklar arasında çatışmanın, nadiren ve beklenmeyen bir durum olması faraziyesiyle ilgilidir''.

Kelime kelime yorumlayayım:

a) Müslüman topluluklar: Ayetin başında, ''Mü'minlerden iki taife'' tanımı var. Yani, Allah'ın Resulü'ne inanmış, hayatlarının ondan gelecek düsturlarla düzene gireceğine kani olmuş iki taife.

b) Çatışmanın nadiren, beklenmeyen durumda olması: Beklenmeyen durum, inançlarına ters sandıkları bir olayın vuku bulmasıdır. O gün, Abdullah ibni Übeyy ibni Selül, Resul'e yakışmayan sözle hitap edince, onun arkadaşlarıyla o sözü hakaret sayan kişinin arkadaşları arasında dövüş meydana gelmiş. Ve bu ayet inmiş, ''Aralarını düzeltin'' diyerek. (İnsanlığa Son Çağrı. Hamdi Döndüren)

O düşünürün önerdiği İslam Barış Gücü, bu ayet referans alınarak kurulması ve işlerlik kazanması istenirse;

a) Üye devletlerin, İslam anlayışının esaslarını kavraması gerekir.

b) Onayladıkları yeni örgütün, oluşacak problemlere çözüm bulacağına inanmaları gerekir.

c) Oluşan problem sonrası birinin tecavüz ederse, tecavüzde bulunanla da savaşmaya kalkılırsa, savaşın o günkü gibi bıçakla-kılıçla olmayacağı, teknolojik güçle şehirlerin-bölgelerin yıkılacağı, gerektiğinde bütün ulusları etkileyeceği hesaba katılmalıdır. Libya'da haklıdan yana olunup haksızla savaşıldı işte(!). Bir kaç sadisti yola getirmek için oranın 6 buçuk milyon insanı sefalete düşürüldüğü gibi, orayla işbirliği içindeki ülkeler de teyakkuza geçirildi.

Adı yeni İİT'ye çevrilen İslam Konferansı Teşkilatı'nın Libya ve Sudi Arabistan fonlamasıyla faaliyet gösterdiğini duymuştum. Adı İslam olan 57 ülkenin hiç bir derdine deva olmadı bu teşkilat. Sebebi, o düşünürün tesbit ettiği gibi 'Allah'ın muradına aykırılığı' gösterilebilir elbette. Ama, Allah'ın muradına aykırılık denen şeyin, Libya'nın çökertilmesinden sonra meydana çıkan pislik olduğu gözlerden gizlenirse, yeni önerilerin iyi işleyeceği şüphe getirir. Pislik öğelerinin bazıları şunlardır: Devlet yönetiminde bulunanların müsrifliği (Kaddafi'nin oğlu gece alemlerinde ayda 2 milyon dolar harcıyormuş); Yönetimdekilerin tabilerine uyguladığı vahşet (Kaddafi'nin gelini, çocukların dadısını kaynar suyla yakmış, dadıya yardım eden güvenlikçiyi hapse attırmakla tehdit etmiş); genç kızları bahanelerle yatakta kullanılacak duruma getirme (Kardeşi hapse girecek tehdidi ile Kaddafi'nin amazon takımına alınmış bir kız mesela); çocukların cinsel istismara uğraması...

Geçen gün, bir yazıda, petrol zenginlerinden bazılarının Güney Asya'daki yoksul ailelerin çocuklarını kullanmaya gittiklerini okumuştum. Doğruluğu onaylanmasa da, Kur'ân'daki helak edilen kavim ve azab ayetlerine bakıldığında, bunun doğru olabileceği hissi uyanıyor insanda. Türkiye'de de azap gerektiren olayların vuku bulduğu kulağımıza geldiği gibi o tip olaylar televizyon haberlerine ve dizilerine de konu oluyor.

Son söz: En gelişmiş kabul edilen Türkiye'de, 'kıst'ı oluşturabilecekler öne çıkmazsa ya da çıkarılmazsa, kurulacak güç, 'İslam barışı'na değil, İslam'ın itilişine zemin hazırlar.

İbrahim Faik Bayav
(31.08.2011 tarihinde yazıldı) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6348
2 Firari Fırtına 4409
3 Mustafa Ermişcan 3802
4 Hasan Tabak 3516
5 Nermin Gömleksizoğlu 3165
6 Uğur Kesim 3029
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2920
8 Sibel Kaya 2878
9 Enes Evci 2588
10 Turgut Çakır 2282

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:111 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com