Denemeler

Kanun, rastgele yapılınca adalet gerçekleşmiyor (Siyasi Makale)
Okunma: 43
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


Kanun, rastgele yapılınca adalet gerçekleşmiyor

Toplumun düzenli yaşam sürmesi için yasalara ihtiyaç vardır. Yasaları ise toplumun seçtikleri yaparlar. Yani bizim seçtiklerimiz... ''Toplumun seçtikleri'' denen kişiler, yasa yapmayı bilen kişiler ise, toplumun düzenliliği devam edecektir. Aksi halde, ya toplum karışacak, ya da icra hukuk bilenlerin müdahalesine uğrayacaktır. Müdahale, bir zaman sonra, çıkarılan kanunları geçersizleştirdiği kadar o yasaları yapanların da meşruiyetinin sorgulanmasını gündeme getirecektir.

Tabi, seçilenlerde 'dikta' anlayışı hakim değilse.

Gelmek istediğim konu, suç işleyen birilerine açılan kamu davasına suçu bilip de birdirmeyenin de dahil edilmesi. Suçu bilip de bildirmeyen kişiye, Türk Ceza Kanunu'nun 278'nci maddesine göre yargılama başladığında, davaya bakan mahkeme, bu maddenin Anayasa'ya aykırı olduğunu iddia etmiş. Gitmiş, Anayasa Mahkemesi'ne maddenin yürütülmesinin durdurulması için dava açmış. Anayasa Mahkemesi, incelemiş, dava açanın iddiasının Anayasa'nın 38'nci maddesine göre doğruluğuna hükmedip, Türk Ceza Kanunu'nun 278'nci maddesini iptal etmiş. Yani demek istemiş ki, TCK'nın 278'nci maddesi bozuk yazılmış; Anayasa'nın 38'nci maddesine uyum göstermiyor. Bkz: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2011/10/20111015-15.htm

Ben olayı öğrendiğimde, ülkemizdeki hukuk denen şeyin böyle bir şey olduğunu anladım.

Anlayamadığım şey, hukukun işleyişine yarayacak kanunların 'halkın seçtikleri' denen kişilerce neden anlayışsız ve biliçsiz yapıldığıdır.

Türk Ceza Kanunu, 'halkın seçtikleri' denilen AK Partililerce, 5237 kanun numarasıyla 26 Eylül 2004 yılında düzenlenmiş. Bu kanunun 278'nci maddesi yazılırken, davaya bakan mahkemenin ve Anayasa Mahkemesi'nin hakimlerinin gördükleri aykırılık neden görülememiş? Kaldı ki, gerek AK Parti'nin iktidar oluşundan bir ay önce ve gerekse 2004 yılında AK Parti iktidarınca yapılan değişiklikte, Anayasa'nın 38'nci maddesinin bazı fıkraları değiştirilirken, bugün referans alınan fıkralara ilişilmemiş. Demek ki, Anayasa'nın 38'nci maddesinin değiştirilmeyen fıkraları ile, çıkmış ve çıkarılacak kanunların buna uygun olacağı deklare edilmiş.

Aklıma şu geliyor: AK Parti, kendisini iktidara taşıyanlar eşliğinde Anayasa'nın ''darbeciliğine'' vurgu yaptı, zulüm ediciliğini dile getirdi hep. Acaba, Anayasa'nın herhangi bir maddesine aykırı yasa maddesi yazılırken, Anayasa'yı itelememe işareti mi verilmek isteniyordu?

AK Parti yönetiminin -önce icraat, sonra kanun- anlayışı hatıra getirilirse, toplumda kötü olayların önünün alınamamasının sebebi, sanırım, anlaşılır.

Şimdi, beğenilmeyen Anayasa'nın yerine yenisini tasarlıyor AK Parti. İstermisiniz, ''Biz, Anayasa'ya uygun kanun yapmayı beceremesek de, icraatımıza ve yaptığımız kanunlara uygun anayasa yapmayı beceririz'' deyiversin?!

'Zamanın değişmesi' denen şey, böyle bir şey mi ne?!

İbrahim Faik Bayav
(15.10.2011 tarihinde yazıldı) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6348
2 Firari Fırtına 4409
3 Mustafa Ermişcan 3802
4 Hasan Tabak 3516
5 Nermin Gömleksizoğlu 3165
6 Uğur Kesim 3029
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2920
8 Sibel Kaya 2878
9 Enes Evci 2588
10 Turgut Çakır 2282

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:92 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com