Denemeler

3600 Sizin Olsun İstemiyoruz
Okunma: 112
Serdar Adem - Mesaj Gönder




       Beş duyu organımla beşer defa hissetsem gene inanamam gibi geliyor bana. İnancımı kaybettim çünkü. Güvenim deforme oldu, aklım karıştı... Bu demektir ki bu seçimlerde verilse bile etkisi öbür seçimlerde görülebilir. Biz bunun bir rüya olduğunu sanmaya devam ederiz uzun süre. O zaman da iş işten geçer. Verilen sözlere ve alınan kararlara olan güvenimizi kaybettik. Bilmem farkında mısınız? Farkında olsanız bile umurunuzda mı?
 
      Öğretmen kariyer basamakları sınavını hatırlarsınız. Her sene yapılacağı yönetmelikle belirlenmişti. Bir kere yapıldı. Aradan on iki yıl geçti. Daha yapılacak. Bütün başvurular sonuçsuz kaldı. Devlet işinde devamlılık ve ciddiyet her şeyden önemlidir. Eğer bu sınavın yapılması yanlışsa, baştan böyle bir uygulama yapılmayacaktı. Öyle ya hangi akla hizmet uygulamaya başlandı? Bu yönetmeliği çıkaranlardan neden hesap sorulmadı? Her ne olursa olsun on iki yıldan beri birilerinin adının önünde uzman yazıyor ve aylık ücret farkı alıyor, yüz binlere bu hak verilmiyorsa ortamda güven ve inanç erozyonu başlamış demektir. Şu anda yaşadığımız bundan başka bir şey değil. Birçok öğretmen yönetmeliğe rağmen ikincisi açılmadığı için uzman olamadan emekli oldu. İmam hatip ve cami açmakla olmuyormuş demek ki…
 
      Son zamanlarda hem de hiç gerek yokken ve zamanı da değilken 3600 dedikodusu tekrar dillendirilmeye başlandı. Galiba baskın bir erken seçim var. Hem de erken seçim yok söylemlerine rağmen… Hiç kusura bakmayın ama biz 3600 masalına inancımızı kaybettik. Belki de gökten inse böyle bir şeye yine inanabileceğimizi sanmıyoruz. Artık verilmesini de istemiyoruz. Bizden çok sevdiğiniz Suriyelilere harcayın…
       Söz ağızdan bir kere çıkar. 3600 sözü değişik ağızlardan kim bilir kaç kere çıktı. Ama uygulamaya geçilmedi bir türlü. Yandaş yalaka basın ve medyaya bakarsanız 3600’ün hazinede karşılığı yok. İyi de bundan seçmene ne? Sadece karşılık değil kaynak da yokmuş. Bundan da bize ne? Zavallılar bu bahaneyi ortaya sürerken ekonominin bozuk olduğunu merdi Kıpti edasıyla ağızlarından kaçırdıklarının farkında bile değiller. Bu kadar mançuryalılaşmışlar…
       Emin olun bordro mahkumu olarak tabir edilen çalışan kesim devletini yandaş yalaka medya ve basından daha fazla seviyor ve devletine onlardan çok daha ciddi ve samimi saygı duyuyor. Dolayısıyla 3600’ün muhatabı çalışanlar birkaç lira fazla alabilmek için devletin imkanlarını zorlamaktan yana değiller. Kuru ekmek soğan ile yetinmeyi bilir ve gerektiğinde yetinir.
      
       Mesele bu sözün verilip verilmemesinde yatmakta... Sözü verenler bütçe imkanlarını bilmek zorunda… Bu kadarcık ayrıntıyı göremeyenler hayati ve stratejik ayrıntıları nasıl görebilecekler? Milleti yönetmeye soyunanların ellerindeki imkan ve ihtimalleri bilmek zorunda olmalarından daha doğal ne olabilir?
      3600 kararının yaklaşık bir milyon insanı ilgilendirdiğini bunun da bütçeye ciddi yük getireceğini söyleyenler öncelikle böyle bir sözün neden düşünüp taşınmadan verildiğini sorgulamalılar. Dört milyon Suriyeliyi barındırmak için harcanan meblağın yanın da memleketin gerçek sahibi ve hizmetkarlarına çok daha azını harcamanın lafını etmek kanaatimce pek vicdanlı bir davranış olamaz.
 
      Ama artık istemiyoruz. Vermeyin. Sizin olsun.




Serdar Adem



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6351
2 Firari Fırtına 4411
3 Mustafa Ermişcan 3805
4 Hasan Tabak 3518
5 Nermin Gömleksizoğlu 3167
6 Uğur Kesim 3031
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2924
8 Sibel Kaya 2879
9 Enes Evci 2590
10 Turgut Çakır 2284

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:7648 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com