Hikayeler

Bilgiç Dayı'dan Nükteler-26 (251 - 260)
Okunma: 52
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


251) KANIT BULMA İŞİ

Daha evvel yoksul vatandaşlar devlet kurumuna yardım istemeye gittiklerinde o vatandaşlara ''fakirliğini kanıtla'' deniyormuş. Şimdi Devlet, bu uygulamayı kaldırmış, fakir vatandaşlar yardım istemeye devlet kurumuna gittiklerinde, ''Sen rahat ol; fakirliğinizi biz kanıtlayacağız'' denecekmiş.

Vatandaşlar, Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Devlet kurumuna varsıl olanlar -biz zenginiz- diye gitseler olmaz mı Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Olur tabi de... O zaman, -aklınız yerinde mi kanıtı bulmak için uğraştıracaksınız bizi- diye sitem ederler!''


252) GDO FETVASI

GDO'lu Ürünler Tebliği yayınlanmıştı; yayınlanması ülkede gürültü koparmıştı. Tebliği yayınlayan yetkili, GDO'lu ürün önüne konunca, ''Ben GDO'lu ürün yemem arkadaş!'' deyiverdi.

Vatandaş, işte o zaman, Bilgiç Dayı'ya sordu:

''GDO'lu ürünü kimler yer Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Tebliğ yayınlama yetkisine erişmeyenler eriştirilmeyenler herhâlde! Düşünülmüş ki, ülkeye yön vermede, enflasyon olmasın diye, az sayıdaki sağlıklı yeter!''


253) İÇERİ SOKULMAYACAK MIŞ!

GDO'lu ürünler tebliğinin gürültüsü her yanı sarınca, Tarıma ve Köyişlerine Bakan yetkili, mevzuatta boşluk olduğu için GDO yönetmeliğini yayınladıklarını söyledi. Ve dedi ki, ''Bu güne kadar ithal edilen GDO'lu ürünlerin beyan usulüyle tesbiti yapılıyordu. Bundan sonra, ithal edilen ürünlere GDO'lu mu diye bakacağız. GDO tesbit edildiğinde içeri sokmayacağız''

Ya. İşte böyle!

Vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya sordular:

''İçeri sokulmayan GDO'lu ürün ne yapacak Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Kapıda bekleyip gözyaşı dökecek herhâlde! Acınacak duruma geldiğinde, yetkilisinde yürek mi bırakır be!''


254) ONLAR KİM?

Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer, GDO'lu Ürünler Tebliği'ne karşı çıkıyor, karşı çıkarken de sebebini, ''Çünkü GDO, insanların ve tüm canlıların sağlığını, güvenliğini, geleceğini ve hürriyetini tehdit etmektedir'' diyordu.

Vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Bu GDO'yu dünyaya musallat eden kim bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Sağlığı, güvenliği, geleceği, ve hürriyeti tehdit altında olmayanlar tabi ki! Onlara insan mı deniyor, canlı mı deniyor, yoksa başka bir şey mi deniyor, ben bilemiyorum!''


255) ANAYASA NE İŞE YARAR?

GDO'lu Ürünler Tebliği'ni, Gıda Güvenliği Hareketi Başkanı Kemal Özer, çıktığı anda yerden yere vurdu. ''GDO'yu meşrulaştıran bu yönetmelik Anayasa'nın 5, 7, 8, 17, 45, 56, 124 ve 169'nce maddelerine aykırıdır'' dedi.

Vatandaşlar şaşırdılar. Şaşkın vaziyette birbirlerine bakıştılar. Bilgiç Dayı'ya;

''Peki, Anayasa ne işe yararmış Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı, gülümserken;

''Bu, sahip olanına göre değişirmiş arkadaşlar!'' diyerek cevap verdi. ''Kazık dokunacaksa hemen çıkarılıp bakılmaya... Kazık dokundurtulacaksa, pek değerli görülüp rafta tutulmaya..!''


256) GÜÇSÜZ ADALET

Belli-belirsiz yerden kendini gösteren açılım, açıla saçıla Meclis çatısı altına kadar gelebilmişti. Gelince içini dışa belli etmedi; Meclis'te gürültüyü tam kopardı. İçişleri Bakanı olan zat kürsüye geldi. Gürültüyü yatıştırmak için, ''Biz demokratik açılımla, mülkün temeli olan adaleti güçlendirmeye çalışıyoruz arkadaşlar'' dedi.

Ona güçlendirici gözlüğüyle baktı dinleyici locasındaki vatandaş. Sonra merak edip Bilgiç Dayı'ya sordu:

''İçişleri Bakanı, neden adaleti güçlendirmeye çalışıyormuş Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Adalet, bu tip beyleri taşıyamıyacak kadar cılız kalmış da ondan!''


257) NİÇİN BİRAZ DAHA DEMOKRASİ?!..

İçişleri Bakanı bilinen zat, Meclis kürsüsünden meclis oluşturanlara bilgi verirken, benimsedikleri açılımın hedefinin, demokrasi standardının da yükseltilmesi'' olduğunu söyledi.

Standart sözcüğüne kafayı takan vatandaş, Bilgiç Dayı'ya sordu:

'Standart yükseltilmesi ne demek Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Sofradan uzak kalanların oraya biraz yakınlaştırılması demek! Tam yakınlaştırmayı kimse beklemesin; o zaman, yakınlaştıranlar sofrada rahatsız olurlar!''


258) HASSASİYETLİK İSTEĞİ

Ordu, yargı ve hükümet öndegelenlerinin telefonlarının dinlenmesi devlet içinde 'kriz' olarak kendini göstermişti. Bu krizin aşılmasını isteyen Cumhurbaşkanı Gül, hükümetin ve yargının yetkililerini huzuruna çağırıp, onlara, ''kanunların uygulanmasında herkesin azami hassasiyet göstermesini isterim'' dedi.

Cumhurbaşkanı'nın sözü vatandaşlara ulaşınca vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya sordular:

''Hükümetin ve yargının yetkilileri kanunların uygulanmasında hassasiyet göstermezlerse ne olur Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Kanunlar hassasiyet göstermeye başlarlar elbette! İşine gelmeyenin önüne dikilip işine gelenin yanından teğet geçerek!''


259) YOLSUZLUĞU KALDIRMAK

Şeffaflık Derneği Yönetim kurulu Başkanı Oya Çetinkaya'nın tesbitine göre, Türkiye'de yolsuzluk artıyormuş. Onun anlattığına göre, Merkezi Berlin'de bulunan Uluslararası Şeffaflık Örgütü uluslararası arenada yolsuzluklarla mücadele etmeyi gaye edinmiş.

Bu örgütün, mücadele ettiği yolsuzluğu ortadan kaldırma yöntemi olsa da, yolsuzluk söylentilerinden bıkan vatandaşlar Bilgiç Dayı'ya sordular:

Yolsuzluk nasıl ortadan kalkar Bilgiç Dayı?''

Bilgiç Dayı cevap verdi:

''Yollar oluşturularak tabi ki! Ama dikkat edilsin, oluşturulan yollar yamuk olmasın. O zaman yol buldum deyip sürat yapanlar viraj alamayıp yine yolsuzluğa düşerler.''


260) DECCALIN CENNETİ

''Bu cennet başka cennet'' diyordu Şükrü kızılot. Anlattığına göre, bir şekilde bol para edinenler, kendi vatanlarını tepikliyorlar, hiç vergi verilmeyecek garantisi alıp Dünya'nın 5 bin nüfuslu yerinin off-shore hesabına paralarını yatırıyorlarmış. Tepikledikleri vatanlarının maliyesi bunu anlayınca, o bol para edinenlerin tepesine biniyor, vermeleri gerekenin çok daha fazlasını bastıra acıta onlardan çekiyormuş.

Şükrü Kızılot 'cennet'i konu edinince vatandaşlar meraklanmazlar mı? Meraklandılar. Bilgiç Dayı'ya varıp;

''Kızılot'un bildirdiği cennet nasıl bir cennettir Bilgiç Dayı?'' diye sordular.

Bilgiç Dayı;

''Tabi ki yalancı cennet!'' diyerek cevap verdi. ''Oraya düşenler kovulacaklarını anladıklarında, orada tutacak şeytanı arıyorlar!''

İbrahim Faik Bayav
(05.12.2019) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (1)
Fatih ORTAKÇI 3.11.2019 00:41
cüretkarlık konusunda burada tekim sanıyordum


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6348
2 Firari Fırtına 4409
3 Mustafa Ermişcan 3802
4 Hasan Tabak 3516
5 Nermin Gömleksizoğlu 3165
6 Uğur Kesim 3029
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2920
8 Sibel Kaya 2878
9 Enes Evci 2589
10 Turgut Çakır 2283

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:145 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com