Denemeler

Küresel kriz ve İslam (Makale)
Okunma: 49
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


Küresel kriz ve İslam

Müslüman bilinen bir medyanın Genel Müdürü, küresel ekonomik kriz hakkında konferans vermiş. Konferansta krize çözüm olarak İslam terimini öne çıkarmış. Ekonomist olduğunu bu haber sebebiyle öğrendiğim Genel Müdür'ün, ekonomik krize reçete olarak İslam'ı getirirken, getirişinde bir eksiklik mi var, yoksa getirme yanlış mı oluyor, irdelemeye çalışacağım.

Önce belirteyim: Ülkemizi de olumsuz etkileyen kapitalist konominin, bankalar, kredi kartları, hazırdan yeme, borçlandırma, tefecilik ve benzerleri uygulamalar şeklinde olduğu bilgisini veren Genel Müdürü verdiği bilgiden ötürü kutlamak gerekir. Bu bilgilenme ardından mutlaka çözüm reçetesinin gelmesi beklenecektir.

Beklememize fırsat bırakmamış Genel Müdür. ''Reçete: İslâmî ekonomi'' diyerek çöküntünün altında kalanlara değil belki ama, çöküntüyü seyredenlerin ders almak isteyenlerine hatırlatmaya çalışmış.

Küresel krize karşı ileri sürdüğü İslâmî ilkelerden bazılarını 'ücretsiz' ve 'sıfır maliyet' etiketiyle şöyle sıralamış Genel Müdür: ''Çok üretmek, az tüketmek, israftan uzak durup tasarruf etmek''. Çok doğru. Ama bu ilkelerin işletiliş tarzı açıklanmazsa, şikayet edilen kapitalizmden farklılığı kalmaz, kimseyi de ikna edemez.

Wall Street'in çökmesiyle Dünya'yı saran ekonomik krize karşı, kapitalist sistem içinde çözüm arandığını yine Mslüman medyanın Genel Müdürü belirtiyor. Mesela, harcamaların kısılması, varlıklı kesimlerin vergilendirilmesi çözüm olarak ileri sürülmüş. Maastricht'e nisbet edilen kriterler ortaya konmuş. Genel Müdür'ün gözlemi, bu kriterlere, koyanların uymadıkları, uyamadıkları şeklinde. Neden acaba? Yukarıda bahsedilen İslâmî ilkelerin, koyanlarca uygulanacağının teminatı olması gerekir. O teminat imandır. Yoksa, reçete İslami ilkelerdir denip, bir zaman sonra yan çizilirse, yahut uygulama imkanı bulunamıyor denirse, reçete olarak gösterilen İslam'ın dünya ekonomisini çökerten kapitalist sistemden farkı kalmaz. Hem sonra, dünyayı krize sokan kapitalist sistem 'çökmüş' gösterilirken, Çin ve Hindistan'ın ekonomik büyümeyi nasıl sürdürdüklerinin izahı gerekir. Acaba Çin ve Hindistan, bütün dünyayı sarsan kriz ortamında mutlak reçete olan İslami ilkeleri uygulamaya başlamış da bizim haberimiz mi yok?

''Kapitalist ekonomi çöktü; böylece İslami finansın önü açıldı'' şeklinde bir cümle kullanmış Genel Müdür. Finans, değişik zihniyet sahiplerinin kullanımına göre değerlendirileceğinden, 'İslami' sıfatını alan finans değil, finansı kullananlardır. Kullanmanın, siyasi iradenin gerekli düzenlemeyi yapmadan olması mümkün değildir. Ekonomistler, islami ekonomi ilkelerini anlatsınlar anlatabildikçe, siyasi irade karar vermedikçe ülkenin ekonomik krizden çıkmasına öncülük edemezler.

Genel Müdür'ün vardığı hüküm: ''İslami ekonomide insan mutlak anlamda hür değildir''. Başka ekonomilerde insan mutlak anlamda hür müdür ki?! Hiç kimse, kapitalist sistemin işlediği yerlerde, üretilen mala, bozuksa da kakala izni verildiğini iddia edemez. Belki dünya nimetlerine fazla meyil vardır, o meyille konmuş sınırı aşma hareketi kendini gösterir. Mesela, bir tane evim arabam varken birer tane daha olsun gibi.

''Mutlak güç, her şeyin sahibi Allah'tır'' hükmü de, kelam ilmiyle Allah'ı öğrenenleri bağlar. O ilmin erbabı, bilmeyenleri aydınlatmaya çalışacaktır ki, sistem tamir edilsin ya da yeniden oluşsun. Allah'ın koyduğu sınır, Allah'ın görevlendirdiği kullar olmadan bilinemez. Sen çalış ben yiyeyim düsturunu öngören faiz olmasın. Varlıklı ile varlıksız arasındaki denge unsuru zekat da devreye girsin. Tamam da... Allah'ın sınırı bununla sınırlı tutulursa, İslami reçete diye sunulan şey, aldatıcı kağıt parçasına dönüşür.

Yukarıda bahsi geçti: Çok üretmek!.. Peki, nasıl?.. Bahçelerde fert bazında domates patlıcan üretme devrinde değiliz. Bir kişinin veya bir kaç kişinin yardımcılar bularak üretime geçtiği devredeyiz. Buğday üretiliyor; buğdayı üretmeye yarayan tarım makinaları da üretiliyor. Tarım makinalarını çalıştıracak enerji de. Çalışma süreleri ve alınan ücretler üretilenlerin kalitesine yansıyor. Kapitalist sistemde, yardımcı mahiyetindeki çalışanlara günlük ve haftalık çalıştırma süresi belirlenirken, İslami reçete ile ekonomi düzeltmeye çalışanlarda bu görülmüyor. İslami ekonomik sistemi yerleştirenler, istihdam edilen kişileri, 7 buçuk saat mi çalıştıracaklar, 16 saat mi?.. Karın tokluğuna mı çalıştıracaklar, hoş edecek şekilde mi? Allah'ın koyduğu sınır günümüzde çalıştırılan insanlar için belli değil. Hak ediş şartları belli değil. Eğer ''ulemamız var, içtihad yapılır'' denirse, benzer içtihad kapitalist sistemde zaten yapılıyor. Yapılıyor ama, o içtihadlara iman edilmediğinden, güvenilmediğinden, Berlisconi'nin İtalya örneğinde belirtildiği gibi uygulanması mümkün olmuyor.

''Kural belli'' diyen Genel Müdür, gelire göre borçlanmayı sağlık verip ''Aylık gelirimizden fazla harcama yapmamalıyız'' uyarısında bulunuyor. İslami ilkeler içinde 'aylık gelire göre borçlanma' maddesi var mıydı? Ben hatırlamıyorum. Aylık gelir garantisi, devlete memur ve Meclis'te vekil olanların dışında mümkün değil. Onlar da vatandaşların sırtına çökmeden bu garantiye kavuşamazlar. Sanırım Genel Müdür, İslami sisteme geçerken belirli zaman için, demek istemiştir. Yoksa ''Ayağını yorganına göre uzat'' deyimi, ''Sen ayağını uzat, açıkta kalırsa örten enayi bulunur'' şekline dönüşür.

Müslüman bilinen medyanın Genel Müdürü, ''Genç, dinamik, inançlı ve çalışkan nüfusumuzla kalkınmış bir ülke haline geleceğimizi umut ediyoruz inşallah'' temennisiyle konferansını bitirmiş. Sunmaya çalıştığım görüşüm dikkate alınırsa, benden de inşallah!..

İbrahim Faik Bayav
(29.12.2011 tarihinde yazıldı) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6348
2 Firari Fırtına 4409
3 Mustafa Ermişcan 3802
4 Hasan Tabak 3516
5 Nermin Gömleksizoğlu 3165
6 Uğur Kesim 3029
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2920
8 Sibel Kaya 2878
9 Enes Evci 2589
10 Turgut Çakır 2283

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:147 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com