Romanlar

SENDE
Okunma: 113
Hakan TEMUR - Mesaj Gönder


YOLLAR
    Yağmurlar yağıyor. Kışın karlarla üşüttüğü şehirlere insanların aşkı ateş olurken . Yazın
kavurduğu sokaklarda yazılar eşlik ediyor soğuk kaldırımlara.Herkes bir şeylere
değer verip seviyor. Kimi Allah'a gönül bağlıyor , kimi vatanı severken , kimi
bir çift göz için kaldırımları eskitiyor. Bir müzik , bir şiir , bir söz  insana ateş oluyor içindeki ateşi harlıyor. Harman kalmış gözleri dolduruyor. Kaldırımda oturan bir çocuğu görüyor gözlerim. Gözleri , gözleri dolu kıskançlık ve üzüntü karışmış . Sormama  gerek kalmıyor sıcak elleri yerine soğuk şişeyi tuttuğunu anlamama . Gözüm bir hacı amcaya takılıyor. Camiden çıkıp gencin önünden geçiyor. Anladığıma göre namazını kılmış cehenneme gitme korkusu yüzünden geceleri bile korkuyla uyuyor anlamak için bunu sormaya gerek kalmadan
gözleri anlatıyor. Bir sesler geliyor kulağıma çocuk ama ağlayan bir çocuk .
Vitrindeki oyuncakta kalmış sanırım aklı. Çocuk ağladığına göre babasının aklı
ayın 15  inde olsa gerek. Diye düşünüp yoluma devam ediyorum. Sonra bir çocuk daha görüyorum avazı çıktığı kadar susmuş , pusmuş  köşedeki kırık
kaldırımda oturmuş. Gözlerine baktığımda anlamasam da gözlerinin baktığı
noktaya bakmak anlamama yetiyor.  
Anlamam acı vermiyor ama bende kilitleniyorum onunla birlikte 5 liralık dönerde
buluşuyor gözlerim. Hissedemiyorum yaşadıklarını duygularını ama anlabiliyorum
o kokuyu açlık çekerken ne kadar güzel koktuğunu en az onun kadar iyi biliyorum.  Kalabalığın enstrümanı olduğu arka sokaklara
yöneliyorum . Suratımda ne yaparsın ki ifadesi bürünürken ellerimin boş
olduğunu fark edip bende yanıyorum. Ve dumanı ciğerlerimi dolduran bir sigara
ısıtıyor içimi. Bir çocuk dikiliyor karşıma .
'' Abi bir liran var mı ? '' diyor. Aklımda o an binlerce soru geçiyor .
Acaba annesi babası nerde ? Acaba oda birisini sevdi mi ?  Acaba hayalleri var mıydı ? Ben susunca çocuk
bir süre bekleyip yoluna devam ediyor. Ve ben yürümeye devam ediyorum. Çok
yürüdüğümü fark ediyorum . Kulaklarımı insan sesleri , gözlerimi karanlık
gecelere saklanmış maviliği bile belli olmayan bir deniz kaplıyor. İnsanlar
konuşuyor.  Kimileri acı çekiyor ,
kimileri üzülüyor. Kimileri mutluyken kimilerinin ağzındaki türkü eşlik ediyor
ellerindeki oltaya .  Herkesin duygusu
farklı ama hepsinin birkaç ortak yönü var aslında . O an bunu bir tek ben fark
ediyorum. İyi veya kötü bir şeyler hissedip üzgün veya mutlu olabiliyorlar. Ben
hissedemiyorum. Başkalarının sözlerini söylüyorlar. Çok sevdim diyen ben şairin
, şiirine ortak olup çok sevdiklerini sanıyorlar. O şairin hissizleştiğini
anlayabilecek kadar sevmemişken. Şair olduklarını sanıyorlar. Zavallı şair
artık hiç bir şey hissedemediği için duygularını taşımaktan yorulup duygularını
taşıyan yazılara hayat verirken insanlar o duygulara ortak olup isyan ediyorlar
.  O an o kadar kalabalığın ortasında
öyle yalnız kalıyorum ki. Kendimi onlardan veya onların beni kendilerinden
soyutladığını hisseder gibi oluyorum. Gülmek istiyorum olmuyor . Ağlamak
istesem gözlerim kurumuş.  Kalbimi
hissedebiliyorum ama sadece atıyor. Kimseye değil kendi için bile değil sadece
bu hayattaki görevini yerine getirmekten başka bir şey yapamıyor.  İyi geliyor aslında bana . İnsanların isyan
etmelerini , sevişmelerini , ekmek peşinde koşanları , dostları görmek iyi
geliyor. Hissedemediğim anıları hepsinde canlandırabiliyorum. Bir an
kaldırımdaki çocuk oluyorum acıkıyorum . Bir an yemeği unutup oyuncağa
dalıyorum. Sonra gençlere kulak verince başkalarının elinde oyuncak olduğumu
anlarken hacı amca  bir gün öleceğimi hatırlamama vesile olurken , elindeki alkol şişesiyle elindeki fotoğrafa dalan
genç olup hayatı bir kere yaşayacağım aklıma geliyor.  Açıkçası her şeyi anlayabiliyorum. Ama anlatamıyorum . Hissediyor muyum bilmiyorum . Bu hissizlikte bir his mi acaba
diye düşünüp bir sigara daha yakıyorum. Ama emin olduğum bir şey daha geliyor
aklıma . Ben anlatamasam da  10 liralık bir sigara beni benden daha iyi biliyor ve hep bana eşlik ediyor. Sigara bitiyor bir daha yakmak üzere atıyorum kayaların arasına. Elimde bir bira
yalvarırcasına güzel Allah’a yürüyorum . Haramlarımı bilip beni günaha
sokanlardan uzaklaşıp kendime yarattığım o cehennemde hep yürüdüğüm gibi ölene
kadar yürüyeceğimi bildiğim halde yorulmadan pes etmeden  yürüyorum. Sanırım duyguların bile sonu olan bu dünyada bir tek yolların sonu yok. Yollar hep var. Ve ben olduğum yerde durmaktansa  yolumun iyi veya kötü olduğuna aldırmadan bir ömür yürüyeceğim diyip bu gece de pes etmiyorum.


Yazdığım bu romanım bölüm , bölüm olmakta ve bu bölümleri sıralı olmayan bir şekilde burada  toplayarak bir gün SENDE yapabilirsin dediğimde bir kitap haline getireceğim. Okuduğunuz için teşekkür ederim. İnanıyorum bende yapabilirim. Kitap raflarınız hiç tozlanmasın , yazılar ve duygularla kalın. ( Satır yanlışlarım için özür dilerim :) Word'den alırken bazen sorunlar çıkabiliyor.)
Hakan TEMUR



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6407
2 Firari Fırtına 4461
3 Mustafa Ermişcan 3888
4 Hasan Tabak 3579
5 Nermin Gömleksizoğlu 3214
6 Uğur Kesim 3066
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 3023
8 Sibel Kaya 2925
9 Enes Evci 2633
10 Turgut Çakır 2314

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1104 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com