Hikayeler

DU MAN
Okunma: 53
Hep de Böy - Mesaj Gönder


Bir şey bulacaktın. Beni şu anda olduğum halde bulacaktın tam olarak. Konu o kadar çok yere uğramış ki şu anda ne olursa olsun bir adet t-shirt olarak kalmalıymış yada zaten öyleymiş. Tamam dedim. Tam da benim tarzım. Okulla ilgisi yok sadece geziydi diyo hâlâ. Bu nasıl olabiliyor? Umudunu yitirmeyecek olan sen misin hâlâ? Şu senin müzik grubun bile olsa ki benim öyle... Okulla ilgisi yok sadece geziydi diyo hâlâ. Oldu. İnanamıyorum onca kararlılığı bu ezbere yazılmış duvarda da taşıyabildiğime. Mesela aynı hatayı yapmanın önemine. Mesela klavyenin düzeni içerisinde beklediğim anın ekrana bakmaktan ibaret olduğu bir anda tek bir an bekler gibi yılların geçebileceğine falan... Gerçekten de daha az vakit kaybederdim gücüm olsa. Yoo! Aklım başımdaydı ve gerçekten de kaybedecek vaktim yoktu ama aynı ciddiyetle bakabileceğim bir ekranım yada gücüm yoktu. Bütün dünya aynı şarkıyı okusa da benim gerçekten yoktu. Çünkü söylediğim her şey hallolacakmış bir ufak itiraf gibiydi bu açıdan. 24 saat çalışıyor olmak hoş ama belki de daha az çalışmalıyım derken bile ne tarz bir sorundan söz ettiğini bilen bir çalışan ancak soruna hakim olduğu anda mesleğinden olacak bir zavallıydım yine. Hiçbir şey anlamadığım gibi bu şekilde itiraflarda bulunacak biri olarak gerçekten mühim bir diğer şahsiyete yakın olmalıydım ama bütün bunlar neydi bilmiyordum. Her neyse dedim 'benim' derim. Öyle yada böyle benim demek lazımdı. Gerçekten öğrenmekte olduğum bazı şeyler olduğunu fark ettim ve bütün bunlar 'her neyse' diyordu olası her bir diğer cümleye. her neyse de böyle denirdi canım.

Yıllarımı alacak bir diğer proje bulmam gerektiğine inanacak son kişiydim. Ne yaptığım hakkında fikir sahibi olması gereken en son kişiyi gerçekten bulmuşlar umarım. Üstelik de bir önceki düşüncemin peşine düşerken kırılan hoparlörler kadar bir etkim yokken yazdıklarıma, ben kime neden bahsettiğimi ve de nasıl sorarım? Tamam artık dedim. Bu anlamda alınacak yok atılacak adım kalmadı. Yine de bazı özdeyişleri hayra yormam gereken bir dünyada olduğumu düşünmek istediğimde bugün bitsin dedim. Bu kitap da bugün bitsin. Okumak isteyecek bir kişi falan aklımda yokken başladığı gibi... olamaz!!! Dünya başıma yıkıldı. Resim kursum da var demiştim. Artık zaten güçsüz biri olarak bitmiştim. Dünya başıma yıkılmıştı. Duyanlar ne derdi? Artık 'Allah'ım sen olmasan ben biterim' yerine bunları diyen biri miydim? Hangi kılıkla buralarda olabilecek bir kavramı çocukların kararsızlığına, duyduklarımın benimle aynı acıyı paylaştığına ve aynı kuvvetle bana yakınlaştıkça aynı cümleleri bile kuramadığına inanacaktım? SÖYLER MİSİNİZ???

O konu öyle. Bu konu böyle. Bu ikinci kitap olmamaya ant içmiş bir başarı gibi de, hadi neyse. Ben 'Onun Adını' söylüyormuşum. O şimdi almış tadını, olabilir diyormuş böyle bir şeye... ve de şarkı bile söylenirmiş ÖYLE YADA BÖYLE! Halbuki şöyleymiş de benim için... LaŞANTAmiKAnTAre! Gene. Yaş yedi yada sekiz olabilir; çocuklar? Öyle. Ayrıca da birazdan belki bana sadece bu kitabı anlatacak biri olabileceğinden, sonsuz bir huzur var şimdide. Hem de bir yandan her bir kitabı anlatsa ve anlasam bile, niye? Niye aşk ve gurur da orman dansı değil? Burada sinirlerim bozuluyormuş artık.

Robotları taklit etmeyecekti. Bir kitap daha vardı elimde ve biraz not aldım. Ama internetin yaptığını bağımsız olarak yine internette yapıyordu... bu açıdan kendisini bir şarkı bile okumasa gerçekten de yazılacak okunmuş yada tv'deki herşeyi seziyor ancak bu büyük uyuma kafadan atarak dahil olabiliyordu. Ne desem şıp diye karşımda mı arasınız yoksa number one song bin kişi gibi mesaj atar ve de kutunun en üstünde sanki son mesajı atmış gibi durur ve o an konser olur mu aramazsınız yada yok olmuş bir mızıkaya mı değinmek istemezsiniz... bunları bilemediğim bir film izlemiştim bile. Bu nedenle cehenneme gidecek bi şey varsa o da bi insan değil bu kitap olabilirdi. Yoksa şarkıları ispat eden her bir yüce kılınmış cümle biraz zor yol alırdı. Ama ne eğlence. Öncelikle teşekkür edemiyor. Ederse şarkı söylemiyor. Nihayet yalandı. O ara en güzel yeşilin karşısında her renk kitapla yerini alamadı bile. Robotları da taklit etmeyecekti ya... o teşekkür ediyor. Yayınevi?

Yani kuşlar ne yerdi peki, kitapta yazsa bile anlamak imkansızdı. Değişmemek bu olsa gerekti ve kitap böyle yazılıyordu... satır satır. Buna göre bir plan yapılamazdı. Üstelik de alan adlı bi diğer kitapta da kız adlı bi diğer kitapta da adamın benzini bitmişti.
Ve asla emin olamayacağımız şeyler ortaya çıksa da feminizmi sadece feministler okuyordu. Bir de bu site vardı.

Tam Amerika'daki her tweet'i analiz etmeyi bırakmıştım ve seslerden bana ait gibi görünen biri hayır demekten vaz geçmişti; Amerika"ya gider misin? Tekrar dam ve tekrar saksağan.

Bella ya nası bis diyomuşuz?
Herşeyi ona dedik ve de Ona dedik ki boş yere yemin etmez.
Sonra gene nası bis dedik?
BİS (Fran.): Konserde halkın icracıdan ek parça çalmasını istemek için kullandığı kelime. Yerine “ encore” kelimesi de kullanılır “yine” anlamına gelir. Notada “bis” yazısı, bir bölümün bir kere daha çalınacağını gösterir.

Bunu da 'dedik de'.

Müzik olmasa bunların ne halt edeceği belli olmaz...

Test results: Yalan

Bugün okundu mu o konu? Evet. Aynen diyor öyle kurtuluş. Bunu böyle de diyor.

Derken... kurtaracağım dediği cümle bir trafik kazası olmama fizik formülüne, inanırlar onlar sağolsunlar dediği cümle de bana doğru yol alıyor. Çünkü diyorum ki : o konuyu da der, bu konuyu da der. Şimdi ne işim olur şarkıyla ben miyim?
A CAPELLA (İtal.): Çalgı eşliği olmayan koro.
Bence ise tam olarak 'aşağıdaki türü' ben yazmadım:
PASSION: İsa’nın haçlanması ile ilintili kutsal metin üzerine koro, solo şarkılar ve çalgı eşliği için bestelenen bir tür oratoryo. Ortaçağ’da “mystére” ve “devozione”lerden türemiştir.

PASTORAL: (1) Konusu genellikle efsanelere dayanan müzikli oyun. Operanın öncüsüdür. Renaissance İtalya’sında ortaya çıkmış, sonra özellikle Fransa’da gelişmiştir. (2) “Çobansı” nitelikte çalgı müziği yada şarkı. “Musette” ve “Siciliana” pastoral biçimlerdir.
Bunu böyle de der fakat; kimmiş boşanan çünkü:
UOMO: Erkek adam. Başroldeki erkek şarkıcı.

VOCE: Ses. (Mezza Voce: Yarım ses), (Sotto Voce: hafif ses)

O konu öyle olsa, bunu böyle de derim ben yazmadım. Onu da sokağa okumuyordu sanırım.

Şimdi; Berlin duvarı yerine kulaklığı koymuşlar.
Bir markası var kulaklığın ve reklamı belki dert değil. Şarkı evet. O adam.
O arada gerçekten kaza geçiren biriyim, abim geliyor beni almaya...
Babamı aramayı gene unuttum diye...
Kulaklıklar tamammış sanan biri -cambaz'ı çalıyor. Aynı nedenle.
ve diyor ki kulaklık yerine -zaten duvar yoktu!

Ne yaparsın?
Dünya müzik olsa hep her yeri -kulaklık ne alaka?
Sahi nerede bu nota?
Zaten evden çıkarken aramıştım, şimdi niye aramıyorum ki?
Hiç ilgim yok aklınızdaki notayla...

Hiç de olmadı.

O adam olsa iyiydi.

Madem dünyada mevcut olan múzik cennette yok; nereye yok olmuş olabilir onca ses, onca nota?
İste oraya gelmeyen ve uğramayanda hayır vardır.
Ama her insan cehenneme bi uğrar.

Madem bütün dünya müzikten ibaret; niye bağırıyor olabilir bu kendini bilmez sesler....

Susmuş; lanet olasica bile şarkıymış!

Allah cezalarını verse bile ne gerek var evdeki piyanoya?

Konu bu olsa;
Berlin duvarı var mı halå?

Bir şarkı çalıyor.
Babanı aradın.


Kaza olunca?
Abini aramadın mı?
N'ol
U
Dert değil kampanya


Haaaa Kamp halå.

Ne var bunda zaten yoktu duvar son nüshada.

Şu hiç değilse duvardı. Çarpılamayacak türden.

Konu bu olsa -Berlin duvarı yıkılırken şarkıyı çalmışlar.

Ajansa geliyor biri...

Dert değil.
NE DEMEK İLK İNSAN
İlk neydi?


Nasıl ilgisi olmayabilir benimle?
Yoksa ilgisi... yok ol!

Bu da
Varsa ilgisi yok ol!

Gidiyoruz öksürük şurubu almaya.

Bu soruyu da okulda sormamışlardı ama -nedir bu koşturmaca?

Yani ben bir kitapta öğüt olduğunu yeni anlasam bile aklımda kalmıştı... çünkü okulda biz her okuduğumuzu Adem'e göre yaratılışı ve de Hz. İsa'yı görsen n'aparsın gibi soruları yanıtladık sınavlarda...
Hz. Meryem'e kitabı veren Allah beni de izinsiz sorguya çekmiş değil. Bana da kitabı vermiştir.

O'nun kanından yaratılmak buradan geliyor sanırım. Konu kitaptır.
Hep anladıklarımı aklımda tutsam da bilemiyorum tutumlu olmakla bol bol harcamak arasında kalmayı.

Sanırım bir edebiyat fakültesi yada kütüphane yaptıracaklar evimizin yakınlarına:)))

Bu tarz bir konu olduğundan... canla başla çalışmak låzım.

O da bak şöyle oluyor; Kimsenin izin istediği yok, pılını pırtısını toplayan bize geliyor, davet falan ettiğim de yok ama o konu ve bütün konuları dıdısı, anası, babası... yada evliliğe dair ve fakat klasik müzik dinleyen yok ama tam kitap okuyacakken bir ses iki küfür ve ben aklıma kendi anamı babamı bile getiremiyorum sanki, gene ne o! Bütün kitabı okumuşum gibi anlıyorum, hoş müzik de var lanet eden de cok şükür, rolleri paylaşmışlar ama gerçek olmuyor. Olsa iğrenç olurmuş. Onu da kitabıma diyorlar. Ben her gün öğüt aldığım kitapla gene başbaşa kalıyorum. Ama hiç bi gercekligi yok benim kendi gercegim dışında.O da var. 10 yıldir bu hålde bir hayır var umuyorum. Ondan yani. Vekiliyle gurur duymayan herkes ölecekmiş de...Gurur duyan herkes kurtulacakmış.... Bu efenim Arabistan'a 3 bilet değil de artık. O nedenle bu konu da yok. Gece kulübü batasıcalar da... Akrabanız değil sanırım. Oh oh! Benim de... Küsüp gider onlar. Taaa ki aynı espriyi yapana kadar artık. Eh... Bu da iftira değil mi? Güya küsmeyecekmişsin de kim?

Cennette su mu var serap diyorlarmış
Oğlun var mı iyisin
Dertmiş gibi tek dermanına çare bekliyorlarmış

Müzik yerlerde bulunmanın sakıncalarını biliyor musun diye sormasa kutsal kitap bunları çirkin bir ses eşliğinde kakalayıp üstelik de sesime çirkin diyip üstelik de oku da kulüp bombalanmasın diyorlarmış. Bilemezsiniz. En iğrencini ben kendim duydum. Sormasa... 80 değnek yediydim! Yada yedim.
O pis iftira dolu sese tek bir tanık getiremezdim.

Grup Yanetki:)))

Arabistan'da değilmişiz. Buradaymışız. Konu da 'burada olmak'. Bütün dünyaya müzik dinletebilen... Müzik dinlerken bile kafanı dinleyebildiğin. Requem diyormuş Raquem değil.
Yada yokmuş... Tüm dünyada olan şarkı mı bende yokmuş? Zaten bildiğim şarkı mı yokmuş.
Kulağım mı yokmuş? O mu? Benim yüzümden yoksa evde ne işi varmış? Sokakta yoksa müzik de mi yokmuş hiç? Haklı bile olsam... Nefret edeceğim yeni bir şey mi bulmuş sanki. Beyinsizler!!! Yokmuş işte.... şehirde yokmuş. Çalışıyormuşum. Simdi en azından yurtta kalır gibi girüşmediğim kızlar da olsa ödev ödevmiş.
Çay mı? Hayir. Ev. Normal ev.
Arkadan bir ses. Ve ne calışırsan çalış bi sapığın kalbini kıramazsın. Yada orada kitap okunmazmış.
Neyse.... Sonuçta okuma demiyormuş (film bile). Bazılari kitaba oğlum dermiş.
Bazılari bana!!! Ne yazık ki. Isteyen okumasınmış... bu açıdan konu bu.
O nedenle müzik de tek dostum gibi olmuş.. Ama ne korkunçtu? Vah vah, demek.
Biri de dermiş. Ha, o babaannemdi, n'olmuş? Yahudi olmuşum;))))Belki! Niye? Geçen kitapta olamamış. Evet. Allah'tan korkun lafı beni korkuturken
bazılarına: böööh, şaka yaptım, dedirtiyormuş! NEDİR? O AN BÜTÜN ESMALARI Bİ KERE OKUMUŞTUM... HEPSİNE TEK TEK ÇÖZÜM BULDUK: EN SON CÜZZAM!I!
Bu da işte OKUMA şevkiymiş
Ya Allah için okusunmuş
Ya da sussunmuş

Hep aynı cümleye bağlı kaldım. Yan, bu düm tek tek gibi bir nota değildi de, bir cümleydi ve bir şarkıya ihtiyacı yoktu dünya ile uyumlu olmak zorunda olmasa. Bir yazı cümlesiydi... bir şarkı çalıyordu... ve de bir sanatçı ile bir yazar arasında geçmesi düşünülemez bir kareydi. Özellikle de şu nedenle diyemeyeceğim ama müziğin sadece her yerde her zaman olduğu bir dünyada bir yazı aramalıydı bir insan. Sonuçta ona da yazıktır. Üstelik de sadece ikinci bir şarkının dünyada bir yerde açık olduğunu hissetmem gerektiğinde, biri bi dua da bunun için okuyabilirdi ve de gerçekten aklımda amcam olan tek an olduğunu anlamasam da, bir aklım olduğunu hissedebildiğim tek an öyle bir andı. Binlerce kitap okuması gerekmeyen biri de onu doğru yola iletmem için beni beklemiyordur eminim ama delirmek için de beni beklemiyormuş gibilerdi... yine de bir şarkıyla insanlara ne diyebilirdin ki? Dinle! Sadece dinlediğini anlayabilirdim. Belki de öyleydi, nereden bilebilirdim.

Şimdi zırdeli gibi sonsuz bir hızla yazıp giderken, aynı ikilemi yaşadığımda tek dileğim internetimin bozulmaması. Yani bu dosyayı kaybetmemeyi aklımın ucundan bile geçirmedim. Bütün dünya aksini iddia etse de, şakılar her şeyi anlatıyordu. Yani onu da anlamayanın işi mi yoktu da bunu okuyacaktı. Belki biri de bin tane kitap okumazdı da, bir de bunu okurdu. Bütün bunlar okuma yazma sınırlarını ne yazık ki çok gerilere çekti. Artık kırsal yörede yaşanan zorlukların ardından gelen iyi niyetli cümleleri bizim için sarf edebilecek tek kişi vardı evrende! Elbette ama: bir tek o 'vardı'. Ben de sanırım herkese dair kendimce bir şeyler mırıldanmak istedim çünkü konu müzikti de. Artık Esma Sultan iyi bir arkadaşımdı. Her şeyin bir getirisi olan bir dünyada, onca playlist'i tek başıma yapmamışım, müziğe olan saygımı savaşlarda bile korumamışım gibi, tek bir şarkıyı geçmişte okumuş olan birinin eski kaybedilmiş şarkısının son satırını asla bulamamış biri gibi yitirilecektim bu dostlukta da. O dostlukta da.

Biraz öne geçmek istedim. Ne de olsa artık kendimle yarışır haldeydim. Pek çok cümle başka bir anlayışın idam sahnesi olmayan bir yerine de beni iliştirebileceğini fark ettim. Birilerine göre başımın ağrımadığı tek bir salise vardı, orada sonsuza kadar konuşabilirlerdi. Sanki bu hayatta 'hayır' demeyeceğim tek işe tekabül ediyormuş gibi, kimse müzik adına konuşmasın boşuna, hepsi de notalar falan demiyordu gene. Ne dersiniz? Ne ilgisi vardı hayvanların tüm bunlarla? Yani şimdi şu şarkı olmasa, bunları her gün azar azar yazdım diyemezken, ne kadar saçma bir şey yazdım diyebilmek gibiydi. Paylaşmak imkansızdı, yayınevi olsa bizim yayınevimiz olurdu. Son on yıldır dinlediğim playlist'e bir şarkı ekleyebilmiştim. Sanki bunu anlayamayacak bir insan varmış gibi, bunu anlayabilen biriydi. Üstelik de yazdıklarımın bir kaç yılda ancak yüz sayfayı bulduğu her gün bir cümle sistemi müzik olmasa çok zararına işleyen bir şeydi. Maddi düşünüldüğünde, müzik varken de inanılmazdı. Şarkıların hepsi de mucize diyebilirlerdi.

Ruhen iyileşeceğim için, iyileşebilecek bir iki rahatsızlık daha edinmişiz gibi, eskisi kadar gurur duymuyordum müzik listelerimle. Herkes bir nedenle bu aşka alışıktı. İçinde abim de olsa hissedebileceği bu enerjiyi itip kakmaktan ne anlarlardı bilemezdim. Ben bir kere nefret ettim mi on yıl gider. Bu az bir kayıpmış gibi kızmamın nedenini anlayamadılar. Çocuk gibi azarlanamayacak yaştaysan yani, eski kitabına dönüp ne yetmiş beş yaşlı ne on üç genç diyebilirdin. Sanki bunlar aynı şarkıcıların şarkısı değilmiş gibi, sanki bugün yapılan bir diğer playlist'te yer alan şarkılar için minnettar kalmamışım gibi, sanki basit bir ruh hali olarak şarkıların içinden aldığım ikinci sesler, bir notanın önceden okunması gibi, sesini coşkuyla yükseltmesi gibi, bir umursamazlık için uygunsun. Bense belki hırsızdım! Belki benim değildi şarkı! Belki benim olmadığı için bir şarkıcı hayal eden salak biriydim. Belki en sevmediğim şarkı hariç hiçbir şey bulamamış olmam gerekiyordu. Belki de seviyordur, dediler.

Şimdi onca şarkıya rağmen roller dağıtılmıştı. Neden? Sanki hep aynı tarzda çalmazmış gibi radyolar, kendi playlist'imi tarzlarına göre organize etmem gerekti. Aman Tanrım! Organize etmesi gerekmişti... yani neyi? Hani bilemezdim ya; ne anlarlardı bilemezdim ya, bilemezdim demek için bir es verip düşünmem ve mutlaka demem lazımdı. Müzik öyle değil ki. Asla gerçek olmamış şu şımarık hissiyatın neyine inanacaktım? Gerçekten; buralarda olmak için can atan biri ve de kuzenimin onun için 'bir algılama' olduğu bir anda aynı şeye 'evet' yada 'hayır' dediklerini anladıklarında ve de belki sadece müzik yarışmasına katılmamam adına... belki bunu bana sadece bir gün babam bile demezdi ama... içinde zerre kadar aşk olsa inanılmaz yoksa yaşanmazdı. Bu inanılmazdı da 'yok ise inanılmaz var ise yaşanmaz' aşk demek değildi de başka bir şey aşk demekti. Kesinlikle yalnız kalmayı istemekle alakalıydı. Bunlar anı olabilecek kıvamdaydı ama neydi işte? Her neyse, buydu! Belki 'imdat' demekti.


Yok artık! Neler neler deniliyormuş meğer... Allah kabul etsin.
Bu mu sıfır... Ö hö ö höö... deriz hep bir. Uzun zamandır peş peşe aynı tarzda müzik dinlememiştim. Gerçekten seviyor olsam gerek. Lanetli kadercilik. Anahtarın temposu olsaydı eğer her notanın temposunu ondan düşüp bulurduk ve geriye bi nota bile kalmazdı nedir? Benim o. Zaten ses de öyle salak bi şey...


Tempo
(Italian: 'time'). The speed at which a piece of music is played. Tempo indications are given either at the beginning of a piece, or within it. Sometimes tempo is indicated by strict beats-per-minute, or using terminology which can be more flexible.
İngilizcesi de nereden çıktı. Ne saçma; yeme içme tek başına başaramayacağın ve kimseye yakıştıramayacağın bölümü alsın aklın da uygula...

Mızıka da var, mızıka da yok!

Ne alaka her şeyin bi zamanı var; ki okudum kitapta var... tam kitap okuyacaksın gercekten varolan her şeyin var.
Ne alâka yıllar, ne alaka insan, ne alaka müzik, ne alaka alakasızlık, ne alaka bilmek bipmek bilmemek, ne alaka yani uygulanamayan şeyin ortadan silinebilen bir hızı olan bir nota olması.
Olmak yada Olmamaktı

Her şeyin bir zamanı var. E düğünleri varmış
E 48 var 9 yokmuş
E anlarım biraz da saçmalıktan
E hiç olmamış ama mevzu buymuş
E oyunu yaz yaz kim oynarmış
E marş da çalsa notasından mıymış
E kimlerdenmiş takılı boyası
E nihayet anlamış da demek
E evleri çok mu uzaktaymış
E boşver aman şimdi iyiymiş

10
Bu gidişe soooonnnnn
;))
Ben de okuduklarımı anlamaya başladım nihayet. Dileyen bu paketten değil bu paketle bir ders alır. CD EG GB CD EF GA CB ED GF CA -CDE =A olacağına A ile bitmiş.
Anahtar olduğuna göre, tek nota değil bu, akor falan...
Öteki türlü; sen gitme tek cennete inanan eve tek inanmayan nesneyle ve de tek ilahi kudreti göçetti sanma da, herşeyin sahibi bil hem o nesnenin tek sahip olduğu da... Ancak sorunca; sa de ce ORADA
Yok mu sarkı? Creatif buhramıs... Üstelik de dükkanda çalmış. Mankenleri bilemiyorum ama bu budur. Home O sarkıdîr cehennemin dibinde de. Konu dünya olsa -şarkı da. Bulmuştum, bulamıyorum artık neydi kol düğmelerini zincir gibi ayıran?

- ZİNCİRDEN AYIRAN!!!

10.000.000 tl falan istemem de... Şimdi değisti her şey
Zaten sevmez değişiklik
Ve yine de emin değil eşitlikten
Der bir şey
Şimdi yer gök hepsini baştan sök
Değişti herşey burada yok
İyi ya yokmuş tek bir karnı tok
Şimdi değişti herşey
Nedir iyi
Ne fena
Boşver zaten tenhada yoksa
Kalabalıkta adını koya
Değişti herşey hep kaçarken onlar
Kalsalar da bir anısı var
O da
Değişti herşey
Pasta yok mu
Var pekmez
Elini bile sürmemiş
İnan ki farketmez
Gökteki yerde de buldu mu
O hiç beni de sordu mu
Burada zaten sorun yok
Sadece cek elini
Degisti her şey
Vay diyeceksin vay vay
İnan ki değişti her şey
Bir kuruş istemem ama
Farzet ki şimdi değişti herşey

Allah'ım sen unutmasan, unutulmuş bir şarkıymış. Duman! Fal bakmışlar; benim herkesi dinlemem, tek cümlemin tekabül ettiğiyle yetinmem hem de her bi cümleleri bulmam gerekmiş...
Gelsinr buraya ; demiş bara...
Her bi rüya bi tarafa gitmiş.
İyi... baktık. Bakmazsa bakmasın, demiş.
Bütün konu bu olunca pek bi şeye yaramıyormuş.

Öyle.
Okusun herkes evinde kitabını...
Şu konuymuş GÚYA

Her dakka n'olabilirmiş bizim -ev de!!!

Hiç...

Yine bu şarkı yokmuş pkaylistte
Aslında bu
Sarkı varmış
Bi ilgisi varmış
E iyi ya bende bööle bi şarkı varmıs
Playlistlerinde yokmuş mu ne
Olsun bence varmış
Zaten vardi
Artık var

Ne yazık ki vaj Vah Vah, konu da yu tp muş. Merdiven baba filmi; Allah'ım beni ve ailemi affet... der.

Ya ben? Allah ıslah eylesin mi derim? Hayır. Gerek yokmuş çalışmaya:(((( Olur mu çalış -otmuş falan.Bu değildi ki...
Susmak da iyi haltmış; bana göre. Ona göre bi ilgisi vardır belki dinle imanla. Üç gün sonra tanışacağımızı bilmeseler, Allah ıslah da mı eylemezmiş? Yani öğüt almak bir cümle, O cümle aynı cümle, Aynı cümle de aynı cümle artık: derim her gün çünkü susmak niye? Allah cezalarını versin. Arkadan bir ses geliyor; önümde de kitap:

Arkadan bi ses geliyor ; önümde de kitap
- hay a..ina koyyim
- atttg yalasın yalanci
- amerikaya da ben koyyyım


O kadar iğrenç kızlarmıs ki; artık bana bu oluyormuş! Evet okuyorlarmış diyorum. Olmak: işte bu doğru. Doğru. Yani dost ne düşman ne, önce kitabın arasında buldum ya, o benim şiirimdi. Bir kişiye ya okuttum ya okutmadım. YANİ bu da doğru... Evde de bütün kitaplar vardı da, onu biraz zor buldum. Oymuş doğru. Olmak işte bu, tek tutan teli. Bu değildi ki tek tutan teli... Evet. O da o. Aracı bir bakıma hırsızmış, Bir açıdan da kitap oradaymıs. Artık yani kitap burada mı? Bir tek elçi biliyormuş... Yine de kapıyı hırsız olarak çalmayabilir. Adeta cenneteymişim. Cennet kapının önünde mi ne demek zaten kapısı yok mu bu evin_ Lanet bu ya- varmış. Yani ne kitap şarkıdır ne de şarkı sözlüktür. Biri de dilemiş ki; evimde sessiz sakin oturayım. Aman bu ne kurumlar ne de lazım olan... Bu gibi nedenlerle de olsa bir kitabımız var. Kapı hırsız var dite de çalmasın kitap yok diye de... Çalmasaymış.

cennet
ad
1. 1.
dinsel inanışlara göre, bu dünyada günah işlememiş ya da yaptığı iyi eylemlerle, tapınmayla günahları Tanrı’ca bağışlanmış kimselerin öldükten sonra gidecekleri ve sonsuz bir gönenç içinde yaşayacakları, her türlü güzelliklerle dolu yer.

E, hani do mi re falandı? şimdi ikinci kitap ve meğerse gerçekten ikiyüzlünün tanımına göre yazması gerekiyormuş haydutları falan. Trafik tıklım tıklım arabalarla dolu ama sıkışık değil. Hakkaten iyi haltmış. Benim okul tezim gibi ilahi yazmam yetmemiş, küfúr sanmıs it surüsünü? Niye... Allahsız kitapsız ne sansın herkesi kardeş sanmamîş ki hiç küfür edebilsin. Hepsi de küfürü terini bulmayan sapık tipler! Fakat geber, geber demekmiş. Hiç muhtaç kalmamıs ki vekile, anasına insan desin. Fakat geber, geber demek. Gece olacaktı! G - C ve daha asırlar var. Yok ya şimdi asırlar, moralimiz bozulmuyormuş. Cennet nedir bilmeyen insan ve şarkısı...
Sence cennettenmiymiş?
Bence evet.
Cennet nedir bilmeyen insan bilemeyecek miymiş?
Bi bilmediği 5 vakit namaz mıymış?
İnsanlar. Ezan. Sessizliğin kutsal olanı varmış.
Hayır.
Elçiye zeval olmaz...
Şarkı bilen insan cenneti bilemeyecek miymiş?

Belki gidermiş...
Şarkı ise asla bilemeyecekmiş.
Belki bütün kårı orada saklıdır. O kadar haklıdır ki cennetteki burada farklıdır.
Şimdi bu kadarını bilemeyen bana mı öğretecekmiş?
Hayır.

Cezaysa ceza, hep ona mı diyorsun? Hayır. Şu da bak hep ona mı diyorsunmuş! Okuyunca kitabı, kitap orada... ki orada. Fakat nedir bilmiyorum, okursan o olacakmış yanında, oraya kadar tamam da değilmiş şimdi, neyse degilmiş. Tam o sirada berlin duvarı yıkılmıyor mu? Ne bilsin annemler zaten okumuş da tamam da o ne. Ve avm'lerde hayvan bile satılmıyor ama uyuz varmış. Her neyse olmuyormuş... bizim kabul olmuyormuş. Zaten belki bilmemkim degilmis. Olsun zaten öyle kabul olmuyormuş. Kapı çalmıyor mu? YAZAMADIM
Dilek miymiş adi?
Damlasa bari diyorlar şu kafa
Hep de beni mi bulur be! O kadar ekmek yaptılar hiçbiri creative olmaktan öte hepimize yeterli değildi. Okulda öğrendiklerimiz gerçek dünyaya bir mesaj verse de anlamıyorduk ama okul sistemi fena fikir değildi.Gerçekten de istesek giderdik şu okula, ne demekti? Evet. Tanıyormuş arkadaşım onları. Şu şiir annemler için neydi. Eğer işe girip çalışırsam sadece bize anlattığı konu bizim olur herkese anlatılanlar gerekirse araştırılırdı. Artık şarap üretiyorduk. Ha, yo, o başka bir arkadaşımdı. Hiçbir şey anlamıyordum. Son gün sınava hazırlanıp ne yazabilirsem onu yazıyordum... Bokunu da mı böyle yapıyormuş? Dali'yi hiç mi düşünmemiş. Okuyunca mı duyacakmış beni... hiç mi duymamış adımı, yoksa duymayacak mıymış? C E nn... 3 tl ceza .maddi mi artış olmuş
geminin ne işi varmış kıyıda
yogayı bir an esnemek için yapmış ama sanki aylardır yapmamış
müzikle rezil olacak olsa olurmuş kendi
kafe işletseymiş halkla ilişkilerle uğraşmazmış
tenisçinin şortunun kumaşını tahmin edince mi beğenmiş etmeyince mi
aslında arabaların minik oyunu içimizi rahatlattı
Bu konu hem orada hem buradaydı
Bense oradaydım

Artık kendi şarkımı da bana okumuyor muymuş
Herkese okuttuğu kitabı şarkıya çevirip sonra da bana müzik dersi diye yutturanı hangi dağda kurt öldü diye yedi sülaleme anlatıyormuş

Yedi kat eller...
Bana esmeyi anlat...
Gene mi its raining men
Camping in my house but...


Şunu da şaka sanmıyorlar mı
Nefret ediyorum.

Sonsuza kadar da okutmayacağım kitabımı.
Ve de bu.

Canları çıksın inşallah kitap mıymış?
Belki.

hayda, döndük en başa; ne cümledir? O mu? Hep mi... O var ya artık yu tu be Ne şarkıcısı, kayınpederi firavunmuş. Ben sevmiyorum hiç. Kalbini dinle bak kalbin hislerinden haberdar olmasa da her şeyi organize etmiş, halletmiş de gitmiş. fakat bu şekilde : çü yahlatmıy can! Planlarım suya düştü, siz misiniz? Ne işi varmış suda! Aşağılık mahlukat. Sadece eroini birlikte almayacaktık. Ne demek 'iyi bi de bana çalsın bari bi şarkı. Yuh bi de çalıyormuş bana ama Ona. Bi de kitap mı okunurmuş şimdi kendisi?
Hepimizi toplamışlar. Çağırılan gidiyormuş adeta dünyadan uzaylara.Benimki de kulak mı canım? Bu ne şarkı gibi görmemek dünyayı da şarkıları hafife alıp geveze olmak. Amma ciddiye almışım doğrusu. Film olsa hadi neyse.

Ama o konu öyle
Konuyu tıkıp pandoranın kutusuna
Çeyiz sandığı mübarek

'Beyin' -herkese , tüm dünyaya arkı söyletip, bana kitap okuyormuş. Beyin -herkes şarkı söylese kim tövbe eder diyormuş (bi kişi) Beyin tamam da balık yemeyenin ya aklı yoktur ya balığı diyormuş. Hocaya soralım mı, tövbe ettikten sonra kitap okunur mu? Evet. Sosyalleşme problemleri.... toplumsal bir yara sanki. Ne şarkısı be insana diyeni insan sanmak ve asıl lafın sahibini birbirine karıştırmamak lazım. Rahat uyu Freud.

Vs. Vs.

ANLADIM bunu 'tüh':)))).

Blues bambaşka bir şeymiş, bana yada herkese diyor ya, ondan. People; flesh is -

Fakat; okuyordum. Unuttum!


Ben okumuyorum 'bunu'
Hoca okuyor

Ben okumuyorum 'bunu'
Hoca okuyor


Ben okumuyorum 'bunu'
Hoca okuyor

Ben okumuyorum 'bunu'
Hoca okuyor

Ben okumuyorum 'bunu'
Hoca okuyor

Ben okumuyorum 'bunu'
Hoca okuyor

Ben okumuyorum 'bunu'
Hoca okuyor

Ben okumuyorum 'bunu'
Hoca okuyor


Ben okumuyorum 'bunu'
Hoca okuyor


Ben okumuyorum 'bunu'
Hoca okuyor

Ben okumuyorum 'bunu'
Hoca okuyor

Ben okumuyorum 'bunu'
Hoca okuyor

Ben okumuyorum 'bunu'
Hoca okuyor

Ben okumuyorum 'bunu'
Hoca okuyor

Şarkı mı? Delirdin mi sen? Şarkı olmak isteyen kim? Mezun da olamıyor töbe töbe diyerek... Çok komikti. Çok komikti. Burada gülünecekti. Geri dönüyor şimdi. Şimdi bütün kitap şarkı, senin de bir şarkın var. Dönüyoruz zaman tüneli ise ve şunu ben uydurmadım 't'. Bu tuş bennim piyanomda da var ama herkes öyle mi? Ne sorduk ne anlatıyormuş. G.O.D. Aşağı doğru bir kitap sayfaları yağıyormuş. Tepede de duş gibi bir şey var. Kader diyerek geçemezsin, onlar:
- Onlar orada biz buradayız.
De. Derler, demediler. De, dediler. 26 Aralık 2019 bilgisayar.
Hiç böyle dert vermemiş, her şeye katlan diye. Armut dersem çık diyormul, Elma dersem saklan... ha, ikinci kitabı mı? Şarkı da tam o sırada iki kere çalıyormuş. İlk sırayı okuyan okuyana... ikinci sıra aynen falan. Sonunda hepsini biri okudu. Biliyordum duvara çarpmanın yasak olduğunu. Belki de yankı da yasak, demek ki. Yani, bizi yıkmak isterler değil de, yıkıldı farz edip bir de üstünde tepinirlerken... hangi dünya? Elbette ki canavar olacaktır.

Can t you hear them talking
Up above the heaven walking
When you grab a word or two
Are you sure we made it too
Today I don't get it is
Making sense if you don't do

Konuştuklarını duyamıyor musun Cennetin yukarısında yürürken Bir ya da iki kelime yakaladığınızda Bizde yaptığımızdan emin misin Bugün anlamıyorum Yapmazsan mantıklı
Ne? Baba, insan neyi bırakıp ölebilir? Boncuk toplamayı. Yani utanmayı bile anlatmak lazımdı. Bi salisesini bile paylaşamayacağım bi yerdeydik. Yüzüm kızarmadı ama kitabı okusam bile bir bilen okurken utanırdım sanırım
Herşeyi yazmalıydım
Yazmamak kumsaatini tersine çevirmek gibiydi belki de
O da belki de sadece bütün bunların yerine oturup ağlayabileceği bi duygunun peşindeydi
İnsan kaybedince üzülüyor da
Bulunca ağlıyor

Ben bu playlisti 4 kez daha yapıp dinledim
Sildim falan
Bi iki şarkı belki daha vardır
Bi cd'i anımsadım ve sanki asla bulamayacağım

Şu film olmasa
Nothing compares to what
Fakat cd yok

No answers
No questions
buT exacly my point

Or
Everyday you think I lost my phone
diye

Bu kez silmeyeceğim de:))


Yani şimdi kaza geçirdim diye, bir 9 canlı olarak daha sonra havada takla mı öğreneyim dansçı gibi
Konu insan gibi anlatılsın diye film mi yazayım
Bakkala gitsem bile ne beklediğimi unutup da adına yolculuk derken bakkaldan ne mi alayım
Bunlar felsefe bile olsa bir süre bunu dilemenin bile tek yolu yalnız kalmak olamadı mı şimdi

Bir de la notası vardı
Artık yok



Hep de Böy



Yorumlar (1)
Hep de Böy 12.01.2020 10:49
https://www.youtube.com/watch?v=osmPHaT1DxM



İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6394
2 Firari Fırtına 4451
3 Mustafa Ermişcan 3865
4 Hasan Tabak 3565
5 Nermin Gömleksizoğlu 3204
6 Uğur Kesim 3058
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 3004
8 Sibel Kaya 2915
9 Enes Evci 2624
10 Turgut Çakır 2308

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:38 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com