Denemeler

Masturbasyon Döngüler (Fantazilere Son)
Okunma: 2084
Firari Fırtına - Mesaj Gönder


Masturbasyon Döngüler
 
Maşallah, öyle tanımışızki yaşamı utanmasak hepimiz hayatın ve de yaşamın tarifini yaparız. Sanki çok iyi biliyormuş gibi. Eskilere nazaran günümüz yaşamı ve öyküleri elbette ki farklılıklar göstermektedir ama unutmamak gerekirki süreçler her daim birbirine benzemekte ve bu benzerlikten doğan beleşcilik ruhumuzla da öyle sıradan gelen bir yaşam seçimi seçmekteyiz.
 
Yok öyle yağma!
 
Toplum geneline baktığımızda yaşamların ve insan gelişiminin hep çevreyle olan parelel döküntülerini görürürüz. Örnekler ve kıyaslar hep aynı çevreden ola ola dönem bazı gelişimleri yok saymış hatta o gelişimlerin varlığını dahi unutturmuştur. Bir anne genelde kızını hep komşu kızlarıyla yarıştıır ya 'bak filancanın kızı Tıp'ı kazandı sen de Tıp yaz kızım' vs... örnekli kıyaslarda buluna buluna. Haliyle bu örnekteki gelişime dikkat ediniz, kıyasın getirdiği aslında sakıncalı olan bir durum değil midir bu? Sonra efendim o annenin o kızı Tıp kazanamayınca yada hiç bir yeri kazanamadığında buyuyrun hodri meydan olacaklara bakınız bir de sonuçlarına. Tabi arkadan gelen bir de anne söylemlerine.
 
Masturbasyon'u, her dalda işin kolayına kaçış gibi tanımlar isek; bu alanda Bilimsel masturbasyon, Politik masturbasyon, Sanatsal masturbasyon ve Teknik masturbasyon gibi gibi konuları ele alabiliriz. En önemli olan durum ise Psikolojik masturbasyon'dur. Alışagelmiş, yeniliksiz ve herkesin yaptığını herkesten bekleme tekniği. 'Benim oğlum büyüdü savcı oldu' işte bu laf olayın koptuğu an'dır. Çünkü diğerinin oğlu liseden sonra okuyamadı. Bir başka örnek; mahallede bir terzi dükkanı açar dikmeyi kesmeyi iyi bilen bir terzi ustası. Bir bakarsınız 3 ay sonra Posta teşkilatından emekli olan Mahmure hanımda terzihane açmış aynı mahelleye. Yahu terzilicilik senin neyine?
 
Alışagelmiş durumlar, bedava mantıkcılık, çalıntı fikirlerin devam eden süreçleri, beleşcilik ruhu ve görmek. İnsan'a bu yetmemeli diyoruz ya. İnsan bunlarla oyalandığı müddetce bir yeniliğe bir ileri görüşcülüğe adım atamaz hale gelmiştir. Ne gördüyse onu yapar, emek vermez, ter akıtmaz, kafa çalıştırmaz. Peki bu masturbasyon değil midir?
 
Cinsel açıdan baktığımızda, orda bu süreci anlayan kişi zaten yaşam içerisindeki fuzulü masturbasyonları da iyi anlar. Partner ile olan karşılıklı tatmin edici unsurlar bir yana; tek başına insanın tatmin oluş anı ve zevki bir yanadır. Tercih nedir? Elbetteki kişiye göre değişir ama yine de ter dökmek emek harcamak ve bunu bir sanat eserine dönüştürmek pek tercih edilmemektedir. Kolayı var nasıl olsa.
 
Masturbasyon döngüler diyorum ya;
 
Artık bu alışagelmiş yaşam şekillerinden vazgeçelim demiyorum. Buna ne hakkım vardır ne mecalim. Lakin ben diyorum ki örnekler, kıyaslar ve görüp yapmalar dışında yeni yeni değerler kazanabilir insan. Bir farklılık yapabilir insan. Vermiş olduğum örnekler anlayasınız diye halk içerinde hepimizin başına gelen şeyler değil midir? Aileler çocuklarını yarıştırır....bu yanlıştır. Bu yarış o çocuklara kimi zaman fayda sağlasa da çoğu zamanlarda zararları ve bunun boyutları çok ama çok büyüktür. Psikolojik anlamda insan bu konularda her daim sorun yaşamıştır ve inanıyorum ki hala aramızda bu sorunu aşamayanlar bile vardır diyorum. Aile çocuğuna kar sağladığını düşünerek kıyas ile onun hayatı ile oynuyor. İşte bunun farkına varılmalı bu beyinler yavaş yavaş değişmeli diyorum. Belki yanlış düşünüyorum ama olsun, yanlışım her zaman ki gibi banadır.
 
Masturbasyon döngüler ve eş seçme...
 
Nazik bir konudur, önemli bir konudur ve hayat mayat meselesi olan bir durumdur bu seçim işi. Şimdi işin beleşine kaçalım. 10 yıl önceye gidelim. Bakınız vereceğim bilgiler yaşanmış gerçek olan bilgilerdir. Bir çoğunuz da zaten duymuşsunuzdur.
10 yıl önce kızı biri ister. İsteyen erkek; avukat ise, doktor ise, mühendis ise vs... okumuş iş sahibi biri ise... o kıza hiç sorulmadan, o kızın fikri alınmadan o kız o adama verildi. Ki verildi de zaten.
Sonra haberler arka arkaya, araştırma proğramları vs.. derken bir açıklama yapıldı hem de resmi evraklar üzerinde ispatlanmış açıklamalar. Örneğin; okumuş insanlarda boşanma oranı çok fazlalaştı, okumuş insanlarda kadın dövme oranı çok fazla, anlaşmamazlık çok fazla vs.. gibi. Aileler haliyle temkinli olmaya başladılar. Boşanma oranının en fazla olduğu il....dünya üzerinde İzmir'dir. İzmir bu birinciliğini hiç bir ile hiç bir zaman vermemiştir.
 
Peki şimdiki aileler ne yapıyor? 'Aman kzıım seçsin önemli olan birbirlerini sevmeleridir' demiyor mu? Ne güzel, şükür burda bir kazandığımız zaferi görüyorum. Sevgi kazanmış ama döngü hala devam ediyor. Neden aileler bu cümleyi kullanıyor? Çünkü maddiyat bir yere kadar mutluluğu getirir insana ama sevgi....her daim iki insan bel bele verdikten sonra her zaman mutluluğu yaşayabilirler. Aileler bunun farkına vardı. Varamayanlara ne mi oldu? İntiharlar, kaçmalar ve kötü yola düşmeler.
 
Son olarak....
 
Her zaman kişi kendi olmalıdır. Alışagelmişlik dışında kendi olma mantığı ile yaşamalıdır. Birileri bir kıyas yaptığı için değil, birileri seni yarıştırdığı için de değil. Sen kendin olmalısın ve kendin ile gurur duymalısın.
 
Çevreye göre değil, yüreğine göre yaşa eyy İnsan!..
 
Sevg...
 
Yazan: Firari Fırtına



Firari Fırtına



Yorumlar (5)
Ahmet Özaysın 7.7.2011 18:41
Farklı bir bakış olmuş, ama hoşuma gitti yazı.


bekir said aslan 15.7.2011 16:58
çok fazla kendin olmak insanın kendisinde kendini kaybetmesi demektir. sadece kendin değil kendinin de bilmediği başka kendilerini de öğren ki sen orada belki kendinden bir şey bulabilirsin unutmaki her şey sen değildir bun kadar ego ile ancak bir yere ulaşabilirsin.

It's TIME 27.7.2011 11:29
İyiye doğru gelişmeler güzelde, batıya özenme daha ağır basmakta. İnsanın kafasını da işte bu bozmakta.

ASLI ADIGÜZEL 1.8.2011 18:50
HER ZAMANKİ YAZAN SİZ VE FARKINIZ KADİM DOSTUM FİRARİ EMEĞİNE SAĞLIK
SAYGILARIMLA...

emrah kızılçuva 25.1.2012 22:42
uzun bir yolculukta azıcık erzakla nereye ey miskin..sözlerinde birdamla hak yok nereye gidersin.. bana sorda kendini bul bende seni..yolculukda haksızlık yok ektiğini biçersin...


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6149
2 Firari Fırtına 4218
3 Mustafa Ermişcan 3402
4 Hasan Tabak 3289
5 Nermin Gömleksizoğlu 2998
6 Uğur Kesim 2900
7 Sibel Kaya 2725
8 Enes Evci 2422
9 Ömer Faruk Hüsmüllü 2356
10 E.J.D.E.R *tY 2212

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1512 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com