Hikayeler

Akif Bey'in Ölümü
Okunma: 1378
Can Karabulut - Mesaj Gönder


 

Gazeteyi okurken birden öylece donakaldı, uzun uzun baktı resme. Şaşkındı yanlış görüyor olmalıydı, ya da bir rüyaydı bu…

 

Kendini toparladı, hemen yanı başındaki sehpanın üzerinde duran su bardağına sarıldı suyunu yudumladı. Bir yanlışlık olduğunu düşündü bir müddet, ama resimde gördüğü kendisiydi.

 

Belki de yanılıyordu, belki de ona tıpatıp benzeyen bir başkasıydı ama yanlış olamazdı resmin altında adı yazıyordu şaşkın bakışlarının yerini bir anda bir öfke almıştı. Bu aptal şakayı kimin yapmış olabileceğini düşündü.

 

Çocukları?

 

Onlar babalarına böyle kötü bir şaka yapacak değillerdi ya, “daha neler” dedi kendi kendine. Buruşturup attığı gazeteyi tekrar aldı eline ve bir kez daha baktı her şey az önce gördüğü gibi bire bir doğruydu.

 

Acaba?Sorusu kafasında sağa sola dönmeye başladı,

 

-         Kim bana böyle bir şaka yapar?   

 

Sinirlenmişti ve belki de bu kötü şakayı yapanı bulsa oracıkta boğazına sarılabilirdi, üstelik bu şahsın çocuklarından birinin olması da önemli değildi. Hangi çocuk babasına böyle bir şaka yapardı?

 

Bir sağa, bir sola döndü durdu, Bu sırada yardımcısı Neriman hanım elinde ilaçlarla içeri girdi, onu gördüğü gibi yine gazeteye sarıldı ve yüksek bir sesle;

 

-         Bakın Neriman Hanım şu olanlara bakın…

-         Neler oluyor Akif Bey?

-         Münasebetsizin bir gazeteye benim için ölüm ilanı verdirmiş, onu bir bulursam var ya…

-         Ama beyefendi…

-         Ne aması Neriman Hanım? Gülecekseniz tutmayın kendinizi lütfen,

-         Hayır, beyefendi ne gülmesi ben sadece şey diyecektim

-         Bir şey demeyin lütfen, şimdi beni yalnız bırakmanızı rica ediyorum

 

Neriman Hanım ilaçları sehpanın üzerine bırakıp sessizce çıktı, söyleyecekleri boğazında düğümlenmişti, yutkundu ve indi merdivenleri başını sağa sola sallayarak.

 

Akif Bey odasında bir sağa, bir sola dolanmaya devam ediyor ve bir taraftan da bu münasebetsiz şakayı kimin yapmış olabileceğini düşünüyordu. Yarım saat kadar sonra kapı zili çalmıştı,

 

Sesi duyan Akif Bey odasından fırladı ve merdivenleri hızla iniyordu, bir taraftan da “bu şakayı yapan şimdi de benimle dalga geçmeye geldi” diye düşünüyordu. Aşağıya indiğinde gördüğü manzara karşısında şaşkına döndü ve bir köşeye saklandı, gelini ve torunları ağlıyordu, oğlu ise ayakta durmakta ve konuşmakta zorluk çekiyordu.

-         Neriman Hanım babam ölmüş…

-         Durun Kerem Bey…

 

Henüz cümlesini bitirmemişti Neriman Hanım tam bu esnada Akif Bey salona girdi oğlu onu görünce şaşkına dönmüştü “baba” diye mırıldandı hepsi şaşkındı gazetede ölüm ilanını okudukları babaları karşılarındaydı.

 

-         Baba senin öldüğünü okudum, hatta niye bize haber vermediler diye çılgına döndüm

-         Biri şaka yapmış

 

Tam bu esnada Neriman Hanım lafa girdi;

 

-         Ama Akif Bey, o ilanı siz verdirdiniz,

-         Siz deli misiniz? Neden kendi ölüm ilanımı vereyim?

-         Akif Bey galiba ilaçlarınızı kullanmıyorsunuz? Yine unutmaya başladınız, çocuklarınızı çok özlediğinizi ve önümüzdeki bayrama kadar bekleyemeyeceğinizi söylediniz, sonrada gazeteye bu ilanı verdiniz. Nasıl olsa onlar okur ve gelir bende onları görürüm dediniz.

 

Düşündü biraz Akif Bey ve hatırlamıştı, Neriman Hanım haklıydı çocuklarını görmek için vermişti ilanı, bu sırada kapı çalmıştı gelen kızı ve damadıydı. İçeri girdiklerinde ağlıyorlardı ama babalarını karşılarında görünce donakalmışlardı. Akif Bey, Neriman Hanıma döndü ve;

 

- Galiba istediğin oldu Neriman Hanım dedi…




Can Karabulut



Yorumlar (4)
Can Karabulut
arkadaşlar yorumlarınızı bekliyorum

aytaç turunç

hikayenizi, oldukça ilgi çekici ve sürükleyici buldum. Tebrikler

Hasan Basri ESGÜN
Ben de beğendim. Kısa -devam etmeyecekse- ama güzel olmuş. Tebrikler.

Yaşar Beyindik
Sayın Can, hikayenizi okudum ve bu yorumumu size ışık tutması açısından yazma zorunluluğu hissettim. Sanırım hoşunuza gitmeyecek, fakat dostlar acı söyler. Hikayenizin konusu ve akıcılığı güzel hoşuma gitti ve ilgiyle okudum. Anlatım yönünden ise pek çok hata var. Burada hepsini
yazmak yerine; size bazı kısa örnekler vermekle yetineceğim ve sitedeki hikaye yazma tekniklerini okumanızı tavsiye edeceğim. Bunun dışında şu örnekleri verebilirim.Gereksiz yere uzun cümleler kurmayınız. İmla hatalarınız çok fazla.En basiti virgülden sonra büyük harf yazılmaz.
İndi.....merdivenleri yerine,merdivenleri.....indi..Kapı zili çalmıştı... yerine,kapı zili çaldı..Galiba istediğin oldu...yerine,galiba istediğim oldu...gibi yazmanız gerekirdi. Hikayelerinizi yayımlamadan önce uzun uzun inceleyin, sesli bir şekilde tekrar tekrar okuyun. Hikayenizi yeniden kurgulanmış ve imla hatalarından arındırılmış bir şekilde okumayı çok isterim. Biraz daha çalışma ve azimle bu iş olur.İyi günler dilerim.


İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6328
2 Firari Fırtına 4390
3 Mustafa Ermişcan 3773
4 Hasan Tabak 3480
5 Nermin Gömleksizoğlu 3145
6 Uğur Kesim 3014
7 Ömer Faruk Hüsmüllü 2881
8 Sibel Kaya 2861
9 Enes Evci 2571
10 Turgut Çakır 2268

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1570 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com