Denemeler

BABAM VE BEN
Okunma: 141
Baris Baris - Mesaj Gönder


Bir kar tanesi kadar yumuşak bir sesle,sanki söylemek istediği duyulsun istemiyormuş gibi,ürkek bir kuş gibi hafifçe gözlerini benden kaçırıp,camdan gözüken tepede bir şeyler arıyormuşcasına boşluğa bakarak iki dudağının arasına iğne sıkıştırmış terzi edasıyla "Hoşca kal" dediğini hissettim. En azından sıfatından bunu anlayabilmiştim,çıkardığı manasız seslerden değil. "Gidiyor musun?" diyecek oldum. Henüz teyit etmemiştim çıkardığım manayı,sustum... Bir kez daha  söylesin diye bekledim, acil serviste bir hasta yakını gibi. Sanki biri gelecek o kara haberi duyuracak gibi bir telaş içindeydim. Hayır bu olmaz.Nasıl,neden,neden... diyerek ağlayıp yakınmaya hazırlıyordum kendimi belki de.Kaçınılmaz sonu biliyormuş,o çaresiz hastalığa yakalanmış bir hasta yakını gibi.
    Bundan sonra hiç bir sesi duymak istemiyordum.Başımı iki elimin arasına alıp kulaklarımı sıkıca bastırdığımı hatırlıyorum.Birden dik durmam gerektiğini hissettim dışarıda annem vardı,artık adam oluyordum.Sırtımı dayadığım koca dev,kelebek misali uçup gitmişti.Haberi alıp,koşup geldiğimde aradığım "Galiba babam öldü" diyebildiğim görüşme sonunda eve gelen doktorla odada yalnızdık.Son kontrolünden sonra "Başın sağ olsun" dedi.Alışmış olduğu bir tavırla.O an kök salıp filizlendiğimi sandım,daha sağlam basmalıydım artık yere,daha katı,daha kendinden emin gözükmeliydim. Öyle ya artık bir babanın evlatlığından terfi ediyordum. Bu hissin onda birini oğlumu ilk kez kucağıma aldığımda hissetmiştim. O zamanki göz yaşlarımla şimdiki arasında çok fark vardı. Aradan üç seneye yakın zaman geçmişti,minik oğlumun gözünde kocaman babasıydım.Şimdi ise terfi almıştım,sanki bir yıldız daha koyulmuştu omuzlarıma.
     İsmini veremeyeceğim bir yakınım geldi aklıma birden. O an insan çok manasız şeyler düşünebiliyor demek. İçimden ona "Şimdi sosyal medya tanrısına bir mesaj gönderebilirsin." demek geçti,sitemle. "Hastalığının son günlerinde yüzüne bakmadığın babanın arkasından sosyal medya evrenine bir mesaj iletebilirsin."(nurlar içinde yat babam) gibi.. Bu anlık düşünceden sonra,ana uygun olmayan bir tebessüm vardı yüzümde sanki. İrkildim. Kapıya yöneldim. Kapıyı açtığımda bambaşka bir bir dünya ile karşılaşacakmışım gibi hissediyordum. Biraz duraksadım. Babamın vefat etmeden bir gün önce söylediği şey geldi aklıma. Gözlerimi kaldırıp kapının üzerine baktım. Acaba gerçekten orada mıydı babamı almaya gelen? İçimdeki merakı bastıramayıp baktım boş tavana. Selam verdim görevini yerine getirmiş olan ilerideki zamanda benim de karşılaşacağım Azrail'e, belki de oradadır diye.
    Brütüs gibi hissettim kendimi o an. Babamı orada bırakıp gidiyordum,ihanet ediyordum sanki onun fedakarlıklarına karşılık. Birden bir hüzün sardı her yanımı ve nihayet yüzleşecektim dışarıdakilerle. Bu sefer ben haber edecektim onlara,bu kimine acı,kimine oh! dedirtecek olayı. 
    Sonrası malum,televizyonda akan alt yazılar gibi hızlı gelişecekti her şey. Bir kasırga gibi alt üst edecekti beynimi. Ağlayacaktım,sarılacaktım,dostlar sağ olsun diyecektim gün boyu... Ve öyle de oldu. Memlekete haber salındı önce. Eşe,dosta,akrabaya. Sonra güzel yol kenarı bir yer,defin için gerekli malzemeler... Artık  her şey hazırdı babamın son sahnesini oynamak adına. Birazdan perde açılacak yazılanlar yaşanacak ve sahne sonunda herkes dağılacak,güzel anılar dillendirilecek...
    Nihayet perde kapandı. Aldığım terfiyi perçinlemiş ve soğuk ölüm bahçesinden uzaklaşmıştım. Dilimde Sabahattin Ali'nin Babam için şiiri "Bu ateş, menbağından kuruttu göz yaşımı" dizeleri ve aklımda mezara indirirken elime gelen eli, o anki vedalaşmamız. Öyle sıcak gelmişti ki  eli bana sanki bırakma der gibi. Bundan sonraki her cuma yaklaşık iki ay tekrar gelecektim buraya. Ateş kor olana kadar.
    Uzun zamandır  sessizdim,aslında öyle sanıyorlardı. Beynimin içinde durmadan konuşulanları kimse bilmiyordu tabi. Bir kaç ay sonrasında gitmemeye başladım ziyaretine babamın. Ee dünya telaşı devam ediyordu ne de olsa. Uzun bir süre ayrı bir roman olacak şeyler yaşadım ve tabi o olmadığından artık, kimseye anlatamadım.



Baris Baris



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6489
2 Firari Fırtına 4528
3 Mustafa Ermişcan 4009
4 Hasan Tabak 3659
5 Nermin Gömleksizoğlu 3282
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3165
7 Uğur Kesim 3123
8 Sibel Kaya 2994
9 Enes Evci 2692
10 Turgut Çakır 2363

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:480 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com