Hikayeler

Bir Garip Ülke
Okunma: 88
Alper Işıktaş - Mesaj Gönder


Öyle bir gün yine işten çıkmış yollarda yavaş yavş evine doğru gidiyordu İsmail giderken usul usul sigarasını içerken, bir kendine bir de binaların büyüklüğüne bakıyordu, bir de insanların küçüklüğüne. Sonra sokağin kalabalığına daldı gözü bu insanlar ne yapıyor diye düşündü, kafasından her insanın bu dünyada varoluş amacı var mıdır diye geçirdi. Ya da bu insanların bir amacı var mıydı. Bazıları takım elbiseli göbekli devlet memurlari idi. Kendilerini çabukça belli ediyorlardı. Bir klasiktir buranın devlet memurları, iş başında sinirli olurlar biraz sıradan vatandaşlara hizmet etmek zor gelir. Biraz da keyfidirler çünkü onlar devlet memurudur. Çünkü maaşlarını vatandaşa hizmet için almazlar. Bazıları ise yorgundur bellidir, gözlerinden uyku akar standart bir işçidir, diye düşünürken gözü bir tabelaya takıldı uzm. Psikolog .... saatine baktı, acaba içeri girsem mi diye düşündü yılların birikmişliği vardı içinde bunun yanında uykusuzluk ve biraz kaygı, streste vardı. Bir anlık cesaretle içeriye girdi ve içeridr oturan sekretere çalışıp, çalışmadıklarinı sordu. Sekreter ise uygun olduklarını söyleyip İsmail'i doktorun yanına aldı. Doktor klasik sorulardan sonra probleminiz nedir diye sordu ? İsmail yorgunluklarım var biraz bunun yanında kaygı ve stres içimde gibi cevaplar verdikten sonra biraz konuştular doktor bazı ilaçlar verip ona biraz daha falza ve düzenli şekilde uyumasını söyledi. Bunun üzerine İsmail Uyu diyorsun doktor ancak Uyandık mı ki uyuyalım ? Diyerek sessiz bir cevap verdi. Anlamadım İşim çok uyuyamıyorum doktor Haftasonu, bayram bilmeyiz bazen günleri unuturken ne uyuması doktor, kafamız kalkmıyor zaten merak etme doktor bey. Sıkıntı stres sebepleri nedir ? Bizi tedavi etmeyen doktorlar Doktor sen nerede yaşıyorsun uzayda mı? Hayır ama bu stres neden bu kaygı neden Önünü görebiliyormusun doktor ? Evet görüyorum Ama ben ve benim gibi bir çok insan bırak önünü geleceğini bakamıyor. Gelecek ile bugün arasında sıkışmış durumda. Bunlar sadece senin veya birkaç kişinin yaşadağı sorunlar değil bunlar genel problemler. Nasıl rahat mı ordan bakınca doktor, en güzel okullarda okuyup aylık bilmem kaç milyar para alıp uyu demek o kadar kolay mı doktor Bugünlük bu kadar yeter ayrıca çıkarken seansın ücretini ödemen gerekiyor. Al işte amınakodum çocuğu hem seans başı dünyanın parasını iste sonra da nasihat ver haftalık sigara parasını seansa gömdük parayla sigarayı içsem en azından bu kadar sinirlenmezdim. Yürürken kendi kendine düşündü öylece: Anlamıyorlar bu siktiğimin çarkında ezilip duruyoruz birileri oradan insanları bir yere çekiyor bir başkası başka bir yere, bizler değirmenin ezip un yaptığı buğdaglsr gibiyiz, buğday alışmışsa ezilmeye un olmaktan başka çare yok. biri onu der biri bunu der giden hep bizden gider. Bu düzen, bu çark böyle gider, durdurmak için uyanmak ister. Kimi halkçıdır kimi milliyetçi kimi de ulusçudur ama bunlar çarkın dişlileridir. Bütün mesele çarkın içinde veya dışında olmaktır. Çarkın dışında olmak için gerekenler bellidir. Ya paran olacak ya gücün ya da siyasetçi akrabaların, adam diyor ki sen okumuyorsun, televizyon izlemiyorsun ya da politika takip etmiyorsun. Düşündü mü ? Hiç acaba günde 13-15 saat çalışan birisi nasıl kitap okur, yada politika takip eder. Diyorlar ki siz uyuyorsunuz: Evet uyuyoruz çünkü kafamızı kaldıramıyoruz, uyuyoruz çünkü çok yorulduk. Diyor ki ülkenin geleceğini nasıl umarsamazsın, benim kendi geleceğim yokken. Biliyorum vatansız gelecek olmaz ama sistem bizi bu hale getirdi. Dediler ki üretmiyorsunuz, ürettik çiftçi olduk horgörüldük topraklı çizmelerimiz birilerinin kaldırımlarıni kirletti. Hayvanci olduk aşşağılandık, gübreli ayakkabılarımız, çizmelerimiz birilerinin kaldırımlarını kirletti. Sanayide işçi olduk, yağlı pisli ellerimiz horgörüldü. Bazen esnaf oldum ama emekli olamadım. İşçi oldum, hakkımı savunacak olan sendikalar benim paramla yazları tatil yaptı, ben haftasonu izin yapamazken. Ögrenci olduk bazı kişilerinin ego tatminleri altında ezildik. Öylece kaybolup gittik. Bir kız çocuğuydum, hayallerim varken gelin oldum. Çok konuşur bazen ülkemin bilginleri derler ki dışa bağımlı ülke, sahi ne işe yarar bu kadar bilge. Böyleydi işte bazen kafami kaldırıp televizyona bile bakacak gücüm olmazdı. Ben bu kadar yorgun iken nasıl uyumayayım, diye geçirdi kafasından. Bu uykudan nasıl uyanılabilirdi ki, uyansa da hareket edecek gücüm varmıydi ki.



Alper Işıktaş



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6436
2 Firari Fırtına 4485
3 Mustafa Ermişcan 3937
4 Hasan Tabak 3607
5 Nermin Gömleksizoğlu 3240
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3088
7 Uğur Kesim 3087
8 Sibel Kaya 2950
9 Enes Evci 2653
10 Turgut Çakır 2331

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1399 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com