Senaryolar

Vizyon Kişi
Okunma: 233
Hep de Böy - Mesaj Gönder


Aletini baltayla kestiği gibi akan kan sinirini bozuyor insanın, gerçi benim gibiler o dönemlere beş kala ağzından kaçtığı kadar bir ilk ile adamın sülalesine laf yetiştiremez ama sonra inşallah! Şu dizideki kadını epeydir takip ediyorum, birkaç aya sevdiğine kavuşacak ki bu beni de doğru bir denkleme sevk edecektir. Aradaki yıllar adı olmayan bu hakimiyet ürünü gibi, şu an yanımda oturan şu adam gibi, adsız dansözler gibiyse düşünmek de bana yakışmayacak, ya aptal olacağım ya da bu bilmece kendini sırasıyla herkesçe çözecektir. Öyle ama nerede çalışacağım? Hangi ülkenin neresinde yalandan sıyrılacağım da kendimi bulacağım? O kadar laf edeceğinize en sevdiğin sanatçıya kendi müziğini bir kapı gıcırtısı eşliğinde niye dinletirsin ki? Hurmanın flört etmekle takındığı zıt anlamdan nasıl medet umarım? Aç değil, açıkta değilim ancak bir aile kurmanın hayallerime karşı sorumluluğunu yerine getirme çabası beni daha ne kadar soysuz çıkaracaktır bu ilişki bulamaçlarından? İçimdeki katı ses ,bir gün yine haksızlığa uğramadın ya diyecek ve beni bir diğer pislikten kıl payı döndürecektir. Bu şuur saklanmaya da kaybetmeye de gelmiyor, ne diyeyim. Saat en çok saygı duyduğum teknolojik araç olmayı sürdürecektir. O kadar laf edeceğinize, daha bu konserine bile gitmediğim adamlar ki yuhalasanız da bana yeterdi. Geleceğime nazaran neye en az inanmalıyım? Onlarla? Ne kadarı gerçek ki ben böyle inanılmaz değilim? Ziyan olmak için yazmıyorum. Aman hepsi makyajmış! Yarın bu bardan aseton isteyebilir. Suni psikolojik sorunlar üretiyoruz. Diyelim ki benim bilgisayarım yok. Vestiyerden şemsiye yerine yağmurluğumu mu alacağım? Belki bazı insanları böyle hayatımıza davet ediyoruz? Hemen çıkmazsak açlıktan ölebiliriz. Açlık nedir bilir misin? Üzülmek neden bu kadar zor? İçlerinde daha iyi tanıdığım biri var mı? Özeleştiriye hayran kalmış ekip benim evde kalsın. Bir alakamız var mı? Bir fotoğrafta sadece kadının saçları uzunken kısa, düzken kıvırcık çıkmış ve hatta gerçekte takmadığı tokayı takmış. Belli yine akşama kadar uyuyup, akşamüstü sanki sadece geceye hazırlanmak için doğmuş gibi uyanıp, bir evvelki geceden daha güzel görünmeye çalışıp, çamaşır yıkamaksızın yılları aklayacağım. 'Yine öyle’ cümle yapısını çiftlerle ve doğumdan evvelki kısmetin kaderde yeri kavramlarıyla birleştirmiş olduğum için, tüm çelişkileri üstlenip, dostlarıma terapi kıvamında önerilerini ödev vereceğim. Komşu müziğin sesini açtığında da benimkisiyle uyumlu olsun diye yalvaracağım. Bir anda iyileştim. Müziğin sesinin yüksek olmamasını şart koşan bir kulak, kısıkken de benim müziğimle hemfikir olsa gerek diyerekten onları müzik dinlemeye çağıracağım. Yazılarımda lanet olsun desem de, lanet görmeyen ve bilmeyenler içime su serpecek ve kendimi bu nedenle güçsüz sanmayacağım. Kaynak aşk ama aynısını yansıtmıyor, belki aynısını yansıtıyor ama aynısını yaratmıyor, belki aynısını yaratıyor ama aynı kaynağı beslemiyor… oynamadığı sahnelerde adama kendi ismini vermişler. Demek sormuyor, sadece biliyordum. Hızlı yazmıyorum.



Hep de Böy



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6539
2 Firari Fırtına 4568
3 Mustafa Ermişcan 4051
4 Hasan Tabak 3705
5 Nermin Gömleksizoğlu 3322
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3218
7 Uğur Kesim 3152
8 Sibel Kaya 3033
9 Enes Evci 2728
10 Turgut Çakır 2389

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:836 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com