Senaryolar

Vizyon Saçmalık
Okunma: 253
Hep de Böy - Mesaj Gönder


Her zaman gördüklerimden de güzel gösteren bir aşk tabelası olmayı dilerdim. İnanamıyorum bu kadar yürüdüğüme... Sizde bozukluk var mı? Saatte 3500 km yapacak değil ya araç! Bundan 99 yıl sonra da olsa… kim bilir bize ne hediye verdi bugün? Onu asla bir başkasının sevmemesi gerektiği gibi sevemeyeceğim. Yine de kavgada ikimize ait olan en önemli varlık bizi terk etse de beni terk etmedi diye mi tek vücuduz? Ana karakter beni evine çağırıyor, bu oyunu orada da oynayalım diye! Hayır diyorum, öksürüyorum biraz. Kamera uzakta, ana karaktere yoğunlaşıyor, sanki ilk kez gibi, tüm yazılanlara rağmen, başından sonuna kadar. A bölümünü aşağılamak, B bölümünü yüceltmiyor, bu bir tahterevalli olmadığı sürece. Yani yine böyle güzel bir şey düşünmüş buluyorum kendimi. Hızlı bir prodüksiyon oldu ki ailem sanatçıları sanattan daha fazla sever, bunda bir karmaşa yok. Ben onu en azından kendi hayalleri ile karıştırdım, başka insanlarla değil. Ben yine de arkadaşımın aşık olduğu adama aşık olmayacak kadar zekiydim ve buna zeka denemez. Merak bilmediğim şey. Fantezilerin kaderi değiştirmeyeceğini düşünen bir adam ve doğru yanıtları alıyorduk tüm evrende. Unutkan diye mi unutuyormuş, unutmasını gerektirecek bir zihni değil ama hayatı mı olmuş? Bugün güzel bir gün, yarın daha iyi görünüyor. Bir nedenle arkadaşımı andırıyorsun... Aslında her şeyi değiştirebilirdik ama sanatı aklımızda tutmak için ezbere yaşadık biz galiba. İlk yarı eğlenceliydi de, ikinci yarı gerçekten ciddi. Ben çocukken yedi zeytin bir yumurta ederdi. Yaprak sarması kitabını okuyan varsa söylesin! Beni o kadar uzun zaman bekletti ki, onun için üç kez daha sayıklamam ve yalvarmam gerekti. Beni edebiyatı seveyim diye yalnız bırakıyor, hani hiç yoktan iyidir gibi. Genelleme mi yapıyorum yoksa doğru bir doğrunun mu peşindeyim? Bilmiyorum ama onları asla affetmeyeceğim hissi içinde sırf bir geleceğim var diye, defterlerimin kenarlarına kırmızı çizgiler çekerdim, düzgün olmazdı. Bunun için olsa gerek. Ne hoş bir dil… Bu yeryüzündeki sonsuzuncu film olabilir. Ekran dondu, adam seninle sadece vakit geçiriyordu, sen alıngan olmadıkça iş ciddileşmeyecek, rüzgar kalkanı ve ben alıngan değilim. Birada B vitamini ki bu 12 bira demek değil. Vücudumuzdaki çoğu organ periyodik olarak kendini yeniliyor ancak sinir sistemi bir kez bozulduğunda çeker gider, ben karışmam. Kadın büyük bir özgüvenle hiçbir şey anlamayacağım şekilde en sevdiğim kitapları eleştirip, hayatın en basit gerçeklerinin eskiden böyle olmadığını anlatıyor. Haklılığımı ispat edene kadar bir şey anlamayacak gibiyiz. Bir şey anlayana kadar anlamadığımıza karar veriyoruz. Cahilliğin bir yüzü... Her berbat şey gerçek olmuyorsa ve zararsız bir paranoya olarak kalıyorsa, paranoyak olmayı tercih edenler mi var? Adam ölüm bizi ayırana dek diyor çünkü... yine mi? Tırnak bakımı ve çekmece organizasyonu ve havlu ütülemek ve meyve suyu, her şey çok çekici, ancak ben fırsatçı değilim. Ben mi ona öneride bulunacağım? Sonumuz iyi diye buradaki mevzuyu anlayamamaktan iyidir! Yani kan kaybından, kan kaybederek nasıl kurtuluruz diyen mi oluyor ki? Az beklerse çocuk değil, çok beklerse yaşlı yani benimle ilgisiz olan kişiler zaten ilgili olabilecek gibi değil! Dolayısıyla bu bir suçlama değil. Hatırlamasam da bir günde görünen kaderi, dünya farklı yaratılmış değil. Ve ben adama o kadar güveniyorum ki, yazmadan uyandığıma kimse inanmasa da doğdum ve bu anlayış benim mi değil? Şimdi bir ay sonra kitap hazır desem ve inansalar ve acil acil isteseler hoş mu olurdu bilmiyorum, kendime fazla güvenmiyorum. Bu da onun için demek zorundayım ki bir iki dostum, bir de kitabım olsun. Belki insanlar için sebepsiz yere endişeleniyorum çünkü onların benim adıma endişelenmek için bir sebepleri var ama bu aynı güvensizlik değil. Aynı formül, farklı sebepler. Edebiyatla müziği ayırmalıyım, herkes 'bir daha bir daha, diye bağırırken' nasıl tekrar etmem yazdıklarımı. Diğer karedeki kadın onunla evlenmezse öleceğini haykırdı, bıraktım mı ki adamı tehdit etmeye devam etsin. Yatağın altında uyuma seçeneği ile çimenler karşı karşıya. Bilgisayarın ekranı bir sağa, bir sola sallanıyor. Şarkı içten içe sürekli geçmiş olsun diyor ancak bunu hepimiz duymuyoruz. Emin olmadan evvel bu gibi düşüncelere yönelik daha fazla yaklaşım içeren bir görüş alanım yoksa da duygularım vardı. Şimdi yazdıklarımdan eminim ve çoğu hissim elendi. Uyandığımda bunların hiçbiri olmazsa ne olurdu? Şu an uykum oluşu yarın gece için geçerli. Bir gece uyumayınca, neden az uyuduğum genellemesi ile karşılaştım ve yarını böyle anlattım. Normalde kiminle konuşuyorsan o duyar çünkü seni, bazıları normal değil ama… içses ile kafa sesini kim ayırsaydı. Aynı aydınlanmayı mikrofonsuz da yaşamıştım, lütfen eve gidelim diyeceğim ama nerede bizimkiler, yanımda kimse yok. Yanımdakilerin yokluğundan istifade edip satır aralarının açıklığı sayesinde daha az işim varmış gibi gösteren ve çok yıllar evvelinden, çok yıllar sonrasına tekabül eden bu çalışma daha da eğlenceli görünüyor ancak bunların kulüpteki varlığımı ve etrafımdakilerle olan ilişkimi zedelemesinden çekiniyorum. Daha yazmadım, sadece not aldım diye biliyorum. Ana karaktere en azından bunun aynısını diliyorum. Söylememeliyim, bu bir sürpriz parti. Doğru şeyi yanlış kişilere, seyirciye soruyorum. Kafamdaki sesleri de içine katan bir çığ yıllarımı çiziyorken benden uzaklaşıyor. İş hayatım hem bana hem rakip seçeneklere inanıyor. X bir yemeği pişiriyor olmak yabancıların yemek tecrübesini bana anımsatarak, etik bir ‘X’ kavramını da pekiştirebiliyor. Kim ve niye belli ama nasıl olacağına dair bir fikrim yok. Dünyaca herkesin aynı anda yaptığı bir şey var mı?



Hep de Böy



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6539
2 Firari Fırtına 4568
3 Mustafa Ermişcan 4051
4 Hasan Tabak 3705
5 Nermin Gömleksizoğlu 3322
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3218
7 Uğur Kesim 3152
8 Sibel Kaya 3033
9 Enes Evci 2728
10 Turgut Çakır 2389

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:962 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com