Senaryolar

Vizyon Gitmek
Okunma: 237
Hep de Böy - Mesaj Gönder


Hadi bir süre bilinçsiz takılalım, sona yaklaşırken bir dakika daha geçti. Hikayemi anlatabilmek için yaratmam gerekti ancak ben sevmedikçe sevilmeyecekti, olmadı. Tanışmak istediği kişiler bu dünyada olsun yeterdi, bense nasılsa burada olacaktım. Yaşasın dedim, uzun yaşayacağım, daha çok var doğuma, sancıları sürüyor. Öyle ya, onca emek vermişiz… ilk düşünen, ilk ortaya çıkan, hadi bakalım. Neler yapmam gerektiğini anımsadım, olabilecekleri bir yıl sonra kendime hatırlatabilirdim. Yanlış anlaşmaları düzeltmekle, bir yanlış anlaşma olmak arasındaki farka değindim. Açık kartlar, temiz bir karmaşa, kimsenin umurunda değil. Bu her ne ise, babam büyük olasılıkla onaylamayacak. Karşılıklı etkileşim halinde bulunan bir heyecandı az evvel müzik, nereye gitti? Normal insanlar için deli değilmiş gibi davranmak çok kolay değil. Çoktan tanıştık biz onunla ama kimseye söylemeyecektim. Belediye başkanı da benimle aynı fikirleri paylaşıyor, demek filmimi sevebilir. Bir ruhu anlamak ve tanımak, telepati gücü ve fal bakma kavramlarından daha az şok edici. Bugün sokağa ıslak saçla çıkmak ile yağmurda sırılsıklam koşmak arasındaki farkı işliyoruz. Eşsiz bir tanım bünyesinde tanımsızım, iyi olmak zorundayım. Tüm zorunlulukla sıkıcı ya da tehditkar değil, bunlardan bazılarını kendim için seçtim. Hayat hikayem öyle değilse de mutlu olmaya ve mutsuzluklarımı da hazmedilir kılmaya çalışıyorum. B planı iyi insanları içeriyor ama tüm çocukları değil. A planı ne tuhaf bir rüya, doğruluğunu ispatlamak için ona yenilmeliyim. Aşk bu aşk! Doğrulanmadığı sürece bilgi küçük bir detay çünkü bana ait değil. İçerik ekspresyonist, sanatın şu isyankar yanı… oysa başkalarına ait olarak duyumsadığım bazı talihsizliklere karşı evde isyan başlattığım da oldu. Sırf kibarım diye öfkem size hediye mi değil? Şu donmuş yaz gecesi için bir buzdolabı aldım. Hepimizin güzelleşme ayları, soğan gibi soyuldum. Bazı insanların en iyi anıları bile beni üzüyor. Beni yok sayacak birleşim adına ev ödevimi yapıyorum. Herkes eğlenceli, neden birini seçmeliyim? Bu isimsiz haller çok da geçerli bir gerçeklik değil. Konu bu da değil de… emin olduğum bir sonuç için neden kafam karışık gibi davranmıştım ya da en azından başka bir seçeneğim yokken? Ne demekmiş canım seçeneğim yok, orijinal senaryo böyle bir şey değildi. Sonra bulurum onları da. Bu nedenle meyveleri aşkın ürünü olmalarına rağmen aşktan fazla konuştuk. Tüm karamsarlığımla tutunacak birileri ne de olsa, sanırım onların da enerji kapsamımda yerleri var, hayatımda belli bir sıralama. Yapabileceklerim sınırlı ama onların. Çok doğru sanıldığımızda, aldatılmamak yeterli sanılmamalıydı. Kitabın başından sevinmek sadece yazara yakışırdı. İhtiyacı var mı ki, torunu da iyi bir yazardı. Pazar yeri, herkes haklı. Müziği üretirken anlamıyoruz ancak dinlerken olsa olsa belki analiz edebiliyoruz. Aç gözlerini, kapat gözlerini, sürpriz parti! Kibar kim? Ne fark eder! Okuyunca oluyor işte. İnsan kendi anne babasına kavuşmak için dilekte bulunacağına şükreder ya, biraz da bu nedenle. Hıaayyytt! Benim kendi enerjim yeter mi? Kendimi iyi tanıdıkça kendimden soğuduğum bir bilgi birikimi, arkadaşımın arkadaşının eski sevgilisinin köpeğinin hazin sonu gibi haberleri zihnimde geri plana atmaya çalışıyorum, nerede bu bilinçaltı? Orada bile doğruyu duydum! Başlarda bir yerlerde… Bunların kimleri ilgilendirdiği hep tartışmaya açık ancak birinde bütün cevaplar var, işaretleri yok edecek cinsten. Ben görünce kendim tanırım, duyunca yanılmam sonuçta. Ya işi varsa... ben ne yapacağım? Ona yazınca mail adresinde altı çizilen kendi adımın ve algılarımın benim için ne ifade ettiğini anlatamam... ama anlarım. Benim kıskanmama bile gerek yok dedim ya, siz bağırın yeter, öyle mi? Bir yanda kurtlar ve bir yanda kuzular varken nasıl kuzuları işitmek isteyenler için çalışsın diye kurtları işe alabilirim ki? Ya da her söylediğimi tekrar ederseniz size ne gerek var anlayamadım. Diyelim alternatif kişiliğim ve aidiyetim bunu derinlemesine dolduruyor. Üç kişilik hayatı tek başıma yaşayamam ya... soru işaretleri ile kapanıyor ekran. Küskün kibar karanlık yalan söylüyor, duygularıma ışık tutan karanlık kırmızı, çünkü aşk adına fazla bir şey ummamayı öğrenmek ve kaderine boyun eğmek istiyor. Önemsenen çok konu olmayınca tartışmak da kolay olmuyor. Bu punk da kim? Briç gibi öğrenemedikçe monotonlaşan ve önemsiz bir detay olarak bir kontrol mekanizmasından diğer kontrol mekanizmasına doğru bu punk! Ancak hikayeye kapılıp gidersek o bizi korkutmasa da korkabiliriz. Hayır. Hikayemin görüş alanı ile aynı ancak kaderin içini gıcık gıcık eden bu çılgınca istek ile yollarımız dilini bilmediğim yabancı şarkıların kültürel yaptırımından geçerken bile farklı. Niye geldi, niye gitti, ben sanırım doğru tercüme edemedim.



Hep de Böy



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6539
2 Firari Fırtına 4568
3 Mustafa Ermişcan 4051
4 Hasan Tabak 3705
5 Nermin Gömleksizoğlu 3322
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3218
7 Uğur Kesim 3152
8 Sibel Kaya 3033
9 Enes Evci 2728
10 Turgut Çakır 2389

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1049 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com