Senaryolar

Vizyon Ayıp
Okunma: 221
Hep de Böy - Mesaj Gönder


Yani imkansız! Biri hayır demezse çocuk yerine maşa doğuracağım sanılacak, öyle mi yine de? Allah canımızı alacak inşallah hazır olduğumuzda. Bu da işte 'ı ıh'. Yani havadaki her sesin bir taklidi evimize gelmezdi eskiden. Zaten bu da yalan! Ne kadar da önemli? Muhtara mı gidilecek? Kırk beş dakikamı ayırdığım bu çalışmaya denk gelenler kendilerinden kaçıp aşka yeltendiyse bile biz aynı yanıtları okuduk. Belli ki daha önemli bir işim vardı! Yıllarca işittiği hakaretlerin hakaret olduğunu anlayan tek zavallı olarak ben susarken yine de bir an 'falan' demek istedim... ne sanıldı ki yanıtlara aldırmadım falan? Yedin mi sen? Öyle olsa o olay nasıl hayatta kaldım? Nasıl hala iyiyim? Her şeye rağmen! Beni gidi beni! Aslında neyin dışında kalmışlardı? Beni başka kimse cehenneme çağıramaz! Kendisine insan denilmesin diye adam mı tutmuş? Ben şoförü bile olmazdım şahsen. O korkunç cümlem silindi internetten. Ben de anlamadım. Yoo, waffle dükkanı da var da, bizde bir hazır waffle da var paketlenmiş. Belki cennet ama kesin ölüm. 'O hapiste' demek niye yetmemiş ki uzatmış kitabı? Bu da öyle bir hayatta kalma mücadelesi! Biri gereksiz karşıma çıkarken, çullanırken biri ve yine de çuvallarken ki beni azarlarken kendince suçluluk kaç anlama gelirdi sadece bir kişiyi sevsem? Yok 'onlar hayvan değil', diyorlar galiba! Aç değilim ama o kadar zamandır gitmek istiyorum ki... Sana hediye bakıyorum, o da hediyesine bakıyor, ona aldım ama yılbaşı zamanı ne de olsa. Bu iğrenç sesin insanı rahatsız etmeyişini aklın alıyor mu? O lafları ettiğin, vaat ettiğin biriyle görüşmeyi aklın alıyor mu? Bana yazmadın ve asla bu kadar umursamaz olmamalıydın ya da beni mutlu etti, beni önemsemesi gerçekten iyi oldu, her zaman beni onore etti. Ne uzun bir anmış koca ömür, kısacık bir anmış bazı anılar. Ben de unutup unutup hatırlıyormuşum. Madem ayrılacağız, o yoldan gitmezmişim. Filmin tamamı çoktan bitmiş. Dün söylediklerim hala geçerli mi? Yeterli mi? Şu karşıdaki kadın mı yoksa erkek mi? Sanki dizideyiz! Yarın kendimi ve kendimin olanı onun yanında göreceğim için heyecan duyuyorum. Ve asla bir daha hiç kimse olmayacak! Bulaşıkları yıkıyor, sanırım gelmeyecek. He, o mu, meğer kayınpederiymiş bizim kızın! Yani kime ne, azcık düşünmüşüm... Dün yemeğimizi paylaştığımız komşumuz siz misiniz? İyi, çok da emin değilmişim. Ne hayal öbür türlü biri iyi bir ihtimalle kirli sepetinden bulduğu donumu rüyasında sindirirken, bir diğeri onun dizinde uyuyarak bizi durduruyormuş! Bu bir gün bize olsun diye dilemişler. Ben olmasın diye dilemişim! Yok bekleyememişler ki banyom bitsin! İşte o itin kuaför sevgilisini bilmeyi dilemediğim gibi... Kimse yok mu? Misafir var, bugün aşkımı göremeyeceğim... Herkes salak değil ki senin kadar! Herkes sağır değil senin gibi... Yani bu sen misin? Seksi eşini kıskanmamak için bir araç yapmak doğru mu sence? Çok korkunç çünkü sonumuz ne olacak belli değil. Yani şimdi 5-10 yıl seninle görünmek istemiyorum deyip gezsem, beni sana benzeten bir piçle ya da hiçle her gün rüyana girsem, kuzenin belki kuzenin diye dünyaca kalabalık bir konserde bu durumu kutlarken ya da biri paçalı donunu rüyasında yıkarken asıl beynini yiyen kazansa ayıp olmuyor mu? Bunu desem insan diye kimin karşısına çıkardın? Kimin nesini örttü afet şarkılarınız? Kalbine kimi taşıdın? Biri birine, bir olay diğerine işaret etse, niye mi dövdüler kadını önceki gün? Eee, bu durumda biz de kapalı bir hediye paketiyle ne hediye etmiştik? Sonra kedisiyle göz göze geldiler! 'Elma dersem çık. Armut dersem saklan.' Ancak bunları söylemek yetmezdi, yemek lazımdı. Hiçbir açıdan yaratanı tanımlayamazken, bizlerin bilgisinden kendimiz bile uzakken nasıl sadece cinsel münasebet nedeniyle ayrışabilirdik ve yine de 'Allah'ın çocuğu' olarak söz konusu olurduk. Bu 'askında üşümüyorum, sadece korkudan titriyorum' demek gibi miydi? Bazen yaptığımız ev almış başını gidiyordu ama yapmadık! Ona bakıp buraya ihtiyaç duyabileceğimiz tek konu onun onayı olduğundan kendimize gelmemiz zor olurdu onay vermediği durumlardan ayılıp da sevmek falan... İki armut yemeye niyetliydim. Bazen sadece affettik. Bazen şarkıyı dinlemek için eve gittik. meditasyon için aynı kelimeleri kullandık. hayır demek için farklı bir filme ihtiyacımız yoktu. Yeterince iyiydi sanatçı 'hayır' diyemedim. Hiç uykum yok, eğitime gerek yok... derken parçanın içinde aslında ihtiyacımız yoktu. 'Sen hiç ayakkabı kutusu yerine sepet aldın mı' diye sorarlarken geleceğime, bilmiyordum. Bir diğer deyişle kendim kadar emin olmadığım bir çocuğu nasıl dünyaya getirebilir ya da nasıl böyle bir konuya alet edebilirdim? O iyiydi. Evet, devam edelim. Sen de o bayana vapurda yol verdin mi? O yüzden de Allah bana kafi. Eve dönmüştüm ki aileme 'hepiniz kurtaracağım' dedim. O hiç der mi? Hayatıma şöyle bir göz attıkça, çocukluğumdan beri böyle kepazelik görmedim denilenlerin listesi kabardı. Annenin ve babanın seni yarattığından farklı bir konu değildir 'evet' ya da 'hayır' diyerek mücadele ettiğin! Muhabbeti düze çıkaracak toplam beş dosyam vardı. Yani baban açısından bakınca herkes kardeş. Bütün bunları duymaya, görmeye tövbe ettim! Yani konuşacak başka bir konu yok!!! Belki yaşlıyım tövbem kabul olmuyor çünkü hepsi geçmiş günlere sayıldı! Ben bilemem hangi gün ne için hayırlıdır, Allah bilir ancak. Ama çirkin seks ilişkilerini anlattığında resmen zina ettiğini itiraf etmiş olmuyor mu? En azından dil ile... Kaderimi zihnimdeki beyden dinlerken beni nasıl uyarabilir sağlam gittiğim yerden çürük döneceğim konusunda? Yerelmasını kerevize tercih ederim ama aslında gitmezsen boşuna rahatını bozmamış olursun. Ya herkes benim gibi yapıyorsa? Hayır benim değil denilen yerde kendimi nasıl iyi bulabilirim? Sadece aşık olmayarak aşkı korumayı anlayamıyorum. Aslında her şeyden aynı pişmanlığı duymam lazım. Mesela 2 çay içtim. İlk çaydan da aynı pişmanlığı duyarsam içmeden önceki halimden de pişmanlık duyarsam bu benim için temiz bir sayfa olur. Ama insanlar benim çay içmeden önceki ritüelimi bilemezler. Çoğu insan 'madem bilmiyorum çayı anlat' diyebilir. Oysa sen kendi çayını anlat diyemez haldeyiz. Bu durumda herkes kendi ailesiyleyken yine kendi ailesini düşünecek ve belki anlatacaktır. Oysa aile içinde bunları halletmek daha kolaydır çünkü her halinden sorumlu olan sadece ailedir. Falanca kişiyle görüşmüyorum çünkü bana çay vermedi deyince bana çay vermediği güne dönüp benimle görüşmeyecek kişiler olabilir. Oysa aynı kişiye 'seninle bir derdim var bana çay vermedin' dersek oturup bu sorunu çözmeye kalkışacaktır. Konu belki bu kadar basit değildir ama bu durumda diğerini daha önemli kılan nedir? Bir hatayı hoş görüp bir iyi günü hoş görüp atlatılamayan konular varsa, bir hatadan yüz çevirmek sadece bana nasıl kalabilir? Hayat böyledir, saçma sorular sorar. Bu anlamda evde kocana da aynı şeyi yaptın mı, diyebilir. Oysa fakirin çevresinde fakirler vardır, zengin de en berbat anısını televizyondaki dizide izleyebilir. Nasıl pişman olmasın? O 'bana göndermeyin' mi diyor? Öyle mi yapıyor? Bir köleye yollamayalım mı? Biz deriz 'sanırım hayır dedik.' Ne daha namazım bitmedi! Ben henüz kırk yaşındayım! Evlenmeden insanın çocuğu mu olurmuş, olmaz öyle şey. Herkesin çocuğu olabileceğinden farklı olarak biz çocuk düşünmüyoruz... Var ya işte bir tane, o yeter bize. Çok şükür, bin şükür, estağfurullah. Bu işler şakaya gelmez. Büyük sözü dinle biraz, ben anlatamıyorum. O manada bizim hayatımız bitti! Mazeret duymak istemiyorum. Hemen hepimiz 'hayır' dedik, galiba. Oysa olabilir, evet olabilir... Öyle ya, hepimiz Allah'ın çocuklarıyız. Çok korkuyorum. Tamam artık içmiyorum. Bizim için doğru olur mu? Evet. O. İşte annem. Olsun ben yine de derim 'kaç kere söyledim, benim bir tane oğlum var' diye. Sana ne oluyor, kızım? Bize laf düşmez. Niye yemedin? Üstündekini ilk kez görüyorum... Hiçbir dolabı açamayıp yıllarca sonra sadece başka bir dolabı açamamak gibi mi? Daha yazmadım! Madem ben affettim herkesi, belalarla nasıl bir alaka kuruluyor? Neden hakkımda konuşmadan duramıyorsunuz, sizce affetmedim mi, bilmiyorum. Neden sesimiz bir şarkı kadar kaba ve umarsız? Şimdi seçimlerime dair yalan söyleyince beni taklit etmediler mi? Hayır, yalan başkalarının huyu. Sırada bekleyen her saygı cümlesi adına... saygıyı tanımlamadım mı? Onu becerebilmek de, becerememek de imkansız olabilir! Hiçbir şeyi becerebilmiş değiliz. En korkuncu zannetmek!



Hep de Böy



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6539
2 Firari Fırtına 4568
3 Mustafa Ermişcan 4051
4 Hasan Tabak 3705
5 Nermin Gömleksizoğlu 3322
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3218
7 Uğur Kesim 3152
8 Sibel Kaya 3033
9 Enes Evci 2728
10 Turgut Çakır 2389

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:835 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com