Hikayeler

Masal-29 Akhoroz'la Alhoroz'un Düellosu
Okunma: 144
İbrahim Faik Bayav - Mesaj Gönder


Baba'nın elinden çıkan çiftlikte, çiftlik sakinlerini neşelendiren şeyler oluyordu. İki ayrı kümesten iki horoz birbirine çatıyor, çıkardıkları sesler, çiftliğin en kenar yerine kadar ulaşıyordu.

Biri beyaz tüylere sahipti horozların. Diğer horozun tüyleri kızıl karışmış al renge sahipti.

Alhoroz Akhoroz'a laf attı:

''Önündeki yem haznesiyle yetinmeyip başkasının da yem haznesine gaganı uzatmaya utanmıyor musun?''

Akhoroz, başını yanlatıp aşağı eğdi. O haldeyken;

''Utanmak da ne, anlayamadım Horoz Kardeş!'' dedi. ''Beni, çiftliğin sahibi olan insanlardan biri mi belledin?''

Alhoroz, mahcubiyet hissetti. 'Yanlış kıyaslama yaptım galiba' diyerek mırıldandı. Akhoroz'a;

''Yani, şimdi sen, o sivri gaganı, başkasının yem haznesine uzatmıyor musun?'' diye sordu.

Akhoroz baş salladı 'evet' anlamında. O'na;

''Çiftlik geniş... kümes geniş... gezip dolaşacağım yer geniş...'' diyerek cevap verdi. ''Önüme çıkan haznelerden yemlensem de, merak etme, senin yemliğine gagamı uzatmam! Hem baksana, benim kümesimin tavuklarının senin dediklerinden haberleri bile yok!''

Çiftliğin sakinleri bu sözleri duyduklarında meraklandılar. İki horozun uzaktan atışmalarını yeterli bulmayıp onları, geniş bir alanda düelloya çağırdılar.

Akhoroz nazlandı önce. Bir alanda, karşı karşıya gelip döğüşmeyi saçmalık gördü. Geçmiş horoz sülalesiyle öğünç duyup al horoza üstünlüğünü anlatmaya çalıştı.

Alhoroz kızmıştı. 'Benin gagam keskin kılıç gibidir' dercesine boynunu şişirdi. Çiftlik sakinlerinin düello tekliflerini uygun görüp, meydanda döğüş için hazır olduğunu bütün sakinlere bildirdi.

Çiftlik sakinleri yerlerinde duramıyorlardı. Kimi kişnedi, kimi böğürdü, kimi de uludu. Akhoroz'a baskı yapıp, onu, geniş alanda al horozla düello yapmaya ikna etti.

Teklife karşı koyamıyacağını anlayan Akhoroz;

''Düello yapmayı kabul ediyorum, ey benim çiftlik sakini arkadaşlarım!'' diyerek yanıt verdi: ''Şu beyaz hâlime... şu ak-pak cismime lekeler konmaz, umarım!''

* * *
Meydan hazırlanmış, çiflik sakinleri o meydanın çevresinde yerlerini almışlardı. Bekliyorlardı akhoroz'la Alhoroz'un gelmelerini. Hoş bir, ''ü ürü ü'' sesi duyuldu. Alhoroz, iki ayağının oluşturduğu emin adımlarla meydana yürüdü. Ardından Akhoroz'un ''ü ürü üüü''sü duyuldu. Akhoroz'dan daha büyük olan bedeni, 'ben üstün geleceğim' dercesine yakınlaştı; meydana girip kendine uygun yerde yerini aldı.

Akhoroz'la Alhoroz birbirlerine keskin nazarla bakarlarken, Koç, meydana atıldı:

''Size ben hakemlik yapacağım horoz kardeşler!'' dedi. ''Yamukluk yapmak yok... Başkasından destek beklemek yok... Kuyruğu pahalı görüp alandan kaçmak da yok. Tamam mı?''

İki horoz ''Tamam!'' dediler gagalarını oynatıp. Sonra birer adım yaklaştılar, birbirlerine hamle yapmak için Koç'un işaretini kollamaya başladılar.

Koç, boynuzlarını gösterdi alan etrafında toplanan sakinlere. Arka ayakları üzerinde kalkmaya çalışıp;

''İki horoz çıktı meydaane, ikisi de birbirinden merdaane!'' diye bağırdı.

At'ın sesi duyuldu o an:

''Ne ettin Koç Kardeş? Pehlivan güreşi değil, horoz döğüşüdür bu!''

Koç, 'mee' etti At'a dönüp; ''Haklısın ama, birazcık komiklik yapmamıza izin ver At Kardeş!'' dedi. Sonra iki horoza döndü, uzun bir 'meeeeee' sesiyle düelloya başlanması işaretini verdi.

Alhoroz, 'ü ürü üüüü' etti önce. Rakibinin sindiğini sanıp, bir hamleyle sağ kanadına gagasını vurdu. Akhoroz'un kanadı acımıştı. Başını döndürüp baktı. Sızan kan lekesini görünce, 'içimde gizlediğim dışıma çıkacak galiba' diye söylendi. 'Gerçekler uzun müddet saklanamıyor mu ne?'

'ü ü ü' edip karşılık vermeye çalıştı Akhoroz. Hamle yapmak istedi. Alhoroz'un kuyruğuna vurduğu gagayla, 'gitti kuyruğuuum' diye sızlanmaya başladı.

Durumu gören At, üzüldü. Akhoroz'a;

''Kuyruklarını bünyenden azad et Horoz Kardeş, azad et!'' diye laf attı. ''Bak, benim de kuyruğum var ama gagalanacak konumu yok!''

Alhoroz neşelenmişti. İki ayağı üzerinde zıplayıp duruyordu. Seyredenlerin kendisine güven duyduklarını anladı. bir hamle daha yapıp, Akhoroz'un karanlıkta fosfor gibi ışıltı veren başına gagasını vurdu.

''Ah başım!'' dedi Akhoroz. ''Başlar, hamleye açık mıdır?'' diyerek Alhoroz'a sitem etti.

Alhoroz;

''Kişiye ne geliyorsa baştan gelmiyor mu Horoz Kardeş?'' diyerek karşılık verdi. ''Ben, sendeki o başa, haramdan çekilip helal tarafa girsin diye uyarı yapıyorum!''

Akhoroz;

''Yine saçmaladın Horoz Kardeş!'' diyerek itiraz etti. ''Haramdan kaçıp helal tarafına geçmek, horozların değil, insanların işi olsa gerek!''

Çiftlik sakinleri, coşmuşlardı. Hep birden kuyruklarını sallıyorlar, Akhoroz'dan daha fazla Alhoroz'a hayranlık gösteriyorlardı.

Koç;

''Yeter!'' diyerek arasına girdi iki horozun. ''Kararımı bildiriyorum: Düello, hemen hemen berabere bitmiş gibidir. Alhoroz'un hamlesi etkiliydi; Akhoroz'un ise savunması güzeldi!''

Koç, Akhoroz'la Alhoroz'a tosss yapıp ikisini birbirine yakınlaştırdı. Kanatlarını açtırıp kucaklaşmalarını sağladı. Ayrı ayrı tebrik etti onları çiftlik sakinlerinin önünde. Sonra işaret edip seyredenlerin ağıllarına, iki horozun da kümeslerine gitmelerini istedi. Tabi, bir başka meselede, bir başka günün dövüşü için.

İbrahim Faik Bayav
(8 Ekim 2008) 



İbrahim Faik Bayav



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6449
2 Firari Fırtına 4495
3 Mustafa Ermişcan 3959
4 Hasan Tabak 3621
5 Nermin Gömleksizoğlu 3249
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3115
7 Uğur Kesim 3096
8 Sibel Kaya 2960
9 Enes Evci 2662
10 Turgut Çakır 2339

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:421 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com