Senaryolar

Vizyon Tanışma
Okunma: 231
Hep de Böy - Mesaj Gönder


Tamam mı şimdi ben mi açtım kitabı? Çoluk çocuk gitmedikten sonra ne anladım ben o filmden? Oyuncular desen hayal ürünü! Listedeki ilk isim kiminki? Nesi çok güzel benimle görüşmemenin? Sanki bilgilerimizi saklar gibi saklayabildik mi şimdi her şeyimizi? Nasıl diyeceğiz yani 'belki bu adam'? Öyle mi? fFişte normal bir gün oldu gene de. Sessiz, sakin, olağan... Ve düşünmeden anladım yada düşüncesizlik değildi! Yani bu açıdan ne anlayabilir insan? Belki iyi bir fikirdi ama alakasız mıydı? Olumsuz cümleleri biz yaşamadık da okuduk mu? Her şeyi anlamak şart mı? Şarkı bile anlamsız değil miydi ve konular gereksiz miydi? Sadece birisi sessiz miydi? O daha önemliydi. Şu bitsindi de ne olursa olsundu. Çünkü bu hiç sevmeden tükenmekti. O konu ne oldu? Ve artık bizimde zehirli bir kalkanımız vardı. Yine de bir tek Allah ne düşündüğümü bilir. Bir tek Allah her şeyi bilir. Ama gene de başıma gelen her şeyi onlardan bilirken, biraz düşünmüş müydüm? Yani benim ilgimi tanımlarken bana kendi ilgi alanını döşemeye çalışan adam yok mu? Başka ne yoktu? Biz de artık aynı ülkede değiliz... Şimdi bütün beğenilmeyen şarkılar öbür liste oldu. Yine bunu mu bilmiyorum? Hepimizin yaptığı başka ne vardı? Yani eğer şu konuyu düşündün de sevmediysen ne ala ve okudun da sevmediysen bilmem ne mi? Yani okumadım ı ıh derken biz sadece okuyup da ilgilenmediklerimize mi ı ıh dedik sizce? O halde zihnimde saygı uyandıran rehberle bir ilginiz yok sanırım... Yine de rehber. yani çirkin bir elbise giymektense mi kapanalım? Sonra onu göreceğim, diye yazdığımda benimle aynı anda kolunu oynatansa aklını oynatanlar daha sonraya kaldı! Eğlenceye para yok! Saçma sapan laflar edenleri, bunlarla yada değil, ben kurtaramam! Şu konu o kadar saçma olsa herkes bir falcıyla mı evlenirdi? Orada bir delinin hayatını kurtarmak için burada aynı küfrü sarf edeni işe mi alalım? Yok mu cezasını çekmemek için bana 'okuma' diyenler? İki lafımı sırf ben duydum diye eğip bükenler yok mu? Sonunda bana öyle oluyordu, bir kopya, bir yapı malzemesi olsam da sonunda gerçek olan gerçekliğini gösteriyordu. ülkenin geri kalanı 'annemi oralarda git gör sokakta' derken, biz Allah'tan evlenmemiştik. Şimdi yazmazsam o gelecekmiş... Olur. Hiç değilse esprili bir son olur. Nasıl insan seçeceksin, onlar da su içiyormuş, onlar da... ne dersin ki: seçemezsin? Zoru sevmeyen bir insan şu konuyu zorlar yada riske atar mı? Sorunu gerçekten çözümü bilen yada sağlayan kişilerden öğrenmek istiyorum ve sürpriz parti var! Çok mu hoş? Evet. Güzel. Öyleyse defolsun gitsin şu başımdan derken, peşine hangi yalanı takıyorsun? Yok mu hata yapmaktan korkup sınava katılmayanlar? Yok mu aynı sorunu anımsattığı için geçmiş hatalarını aynı kişinin yanında tekrarlayanlar? Arkadaşının hasta olduğu gibi biz de yakında ölüp gideriz diyen bir eş yada benzer şekilde bizim sorunlarımız bitmez demesi de bu anlamda pek ilham vermiyor. Oturup bunu mu çözeceksin, çözmeden spastik gibi davrananlara nazaran... Hayır. Doğru soruyu bekliyorsan, o hayvan sana bunu mu sormalıydı? Hayır. Şimdi bir tanıdığımız benim bir anımı örterken hangimiz cesaret edebilir 'Allah her ayıbı kusuru örter' demeye. Ama mutluyuz ki kitabımız var... Kız kitapçıya girer, bir oyuncak sorar ve bakmadan çıkar gider... Saçımda hafif beyazlar varsa oğlum belki yaşını almış mı? O zaman var öyle bir saç boyamız, değil mi? Şimdi yok! Allah en iyi fikir verendir derken, bu fikri benim için boşa harcayanlar mı geliyor aklınıza benim anılarım yüzünden? Aslında her şeyin daha iyi bir anlamı nasıl vardı, oralarda? Sen onların acılarıyla yarışabilir misin ki? Üstümüze yığınla sorun gelirken biz bu konuları da pek tutmadık! Yani biri bana 'oku' dese herkesin önünde, ayıp mı olur? Şimdi bu 'okuma, şahsen ben okudum beğenmedim ama biz en iyi şekilde inançlarımızı konuşup doğru yol alırız' diyenler nasıl bir gerçeğin peşindeler acaba? İçinden 'irin' geçen tren yolunun tren bekleyeni gibi mi? Bunlar az mı ayıptı? Yada tam tersi, kendisi okumamış, bana akıl verip yedi deliyi tepeme topluyor en ilgisizinden! ne kadar çirkin bunlar... bir de faydasını gördük diye hava atarlardı. Ben ise bunları yapmayan herhangi bir şeyin tam tersi olurdum! Bütün ettiği küfür sadece okumaya geç kalmıştı. Şimdi ben... çocukken fazla okumadık zaten. Zaten ben onların lafına pek aldırmam. Bu kedi şimdi başına buyruk olmasın mı? Bu adam beni pek aramıyor, hiç beni özlemez mi? İnternet'te gazeteciliğe soyundu çünkü aslında bu sayfalarla ilgimiz yoktu. İyi gene kalbi temizmiş de okuduğunu anlamış. Biz böyle olunca yok mu oluyor 'ben de şimdi öyle demek istiyorum seninle' diye tutturan, gerçeğini yitirmiş çocuklar? Bilmiyorum, biz kendi kendimize neydik zaten! Yok ne kadar ilgisiz olsak da buralardaydık ama pek fayda etmedik, öyle mi? İyi. Şimdi aklımdan süt geçtiyse, yoğurt yiyemez haldeyim. Sağa dönüp uyuma kararım varsa, beni 'sola dön' diye rahatlatın diye mi sandınız? İşte öyle gene de insandınız, ben cahilken. Şimdi öyle değilsiniz. Şimdi haneme tecavüz eden çocuk benim yılbaşi konumu görüp pis bir dilekte bulunduysa, o şeyi giyemiyoruz ki öyle olmasın! Açık giyinince abisi kızıyor, kapanınca babası öyle mi? Bu kadar aptalca. Öyle olsa neden, biri bir dilek tutunca eşine dair ki bu Allah'ı görmek ise, sana bakmasın? Bu nasıl bir nimet, mesela şu evi terk edeceğiz yani! Bana ait bir bilgiyi ben istersem paylaşırım! Bu da bir toplum kuralıydı... Artık değil. Neyse, önemli değilmiş... Dememiş mi 'Allah'ım annemi babamı koru'? Yanlış bir ilişkiyi başlatmak ile sürdürmek farklı suçluluk kategorileri sanırım... Hoşça kalın. İşte biz.... Neler değişti hayatında okuyunca? Bir şey değişti mi hayatında? Evet. Biz barıştık, eskisi gibi uzak değiliz. Yani niye daha önce tanışmadık ki mi diyoruz şimdi yana yakıla! Şimdi biz şu konu tamamsa olur, dediysek, o konu onu (eşimi) beklemez mi? Biraz biz de öyleydik... Kayaktayım demek için arkadaş edinirdi de buna yalnızlık diyemezdik. Şimdi en iyi böyle olacak olanlar oluyor ve adam yok ortada. Eskiden neydi? Kapıyı vurmadan girenin cahilliğiyle kapıyı kıranınki sınanırdı! Bazıları şu işittiğimiz sese nazaran Hayır, aslında rehin alınmış olsak da mesela bizim de bir kedimiz vardı. Bu 'hayatım bir süre komşuda olacağım' demek gibi bir şeydi. Komşuluk nedir? Bu konuyu açacaklar mı? Ruheşi! Aslında o kadar uzağa gitmeye gerek yoktu. Evden uzaklaşıp bir kursa yazıldığımda sanki hayat biterdi. Bu onu çok severken kendin olmak ve kendinle baş başa kalmak gibiydi. Ama kitabı açtık farklı bir şey çıktı. Artık sevdiğimi suçlayanlar karşısında boşuna haklı değildik. Aman boş ver onlar da bir sese nazaran inanmamayı seçmişti, öyle değil mi? Borcumun tamamını ödeyince şirket kapanmazdı umarım. Biz de yaptık bir şeyler, yakında sergimiz var, derken, üzüldük bazen. Sırf aklımızdan geçiyor diye dinledik şarkıları sözlerine takılıp hayatın gerçekleriymiş gibi... Oysa yoktu filmin içinde bir soluk borusu! Yani aynı tonda mı 'ho' demiş? Geçmiştekiyle aynı mı? Yani en azından ince sesli ile sürecek bir kafiyeyi tahmin edebiliyor olmalıydın! Ne alaka a i? Biri de inanamıyordu: kim hayırlısıysa o olsun, diyemeyişimize. Korkutmazken korktuğumuza. Onca farklı fotoğraf, mümkün mü diyenlerin hiçbiri henüz bir iş bulamamıştı. Kitabı acik mı unutmuştu, İnanıyorlardı oysa, inançları tamdı. İşler ciddi, öyle mi? Şuna bak nasıl da göz kırpıyor! Bu aklınızdaki fiyata hiç mi yakın değil? Bazı insanların konuşmasından sapık olduğu bellidir. İnternet'e uymayan benim zihnime de uymaz. Onların yaptıkları gibi davranmak istediğinde haber vereceğin kişiler kim? Bütün bunların yerine müziğin içindeki sessizliği dinlemişiz. Bir centilmenin gücü nedir ki erkek egemen bir toplumdan söz edelim ki hiç de öyle bir beklentim yok toplumdan. Saygılı, çalışkan, işini seven, ailesin, seven biri ve toplumun bu kişinin hayatını kolaylaştırabilme potansiyeli belki de. Karakter güzelliğimize dair paylaşacak hiçbir şeyimiz yok. Üzerine tahminlerde bulundukları özel hayatımsa, şimdiden söylemekte fayda var, henüz yaşanmadı. Madem öyle iyi dinlediler beni de niye öyle olmadı!



Hep de Böy



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6539
2 Firari Fırtına 4568
3 Mustafa Ermişcan 4051
4 Hasan Tabak 3705
5 Nermin Gömleksizoğlu 3322
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3218
7 Uğur Kesim 3152
8 Sibel Kaya 3033
9 Enes Evci 2728
10 Turgut Çakır 2389

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1170 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com