Senaryolar

Vizyon Satılık
Okunma: 235
Hep de Böy - Mesaj Gönder


Artık internette gördüğüm ve çoktan her türlü uygun yanıtı bulmuş yorumlarda kendimi bulabilirken yeterince net değildim yine de... geçmişime dair. Neler olduğunu tam olarak anımsamıyorum ama biri çok teşekkür ediyor mutlaka. Ve bir nokta düzelti adeta et için herkes ayakta reklam yorumlarını izliyor. Oysa haberlerde kaplumbağa... biz en pahalı lokantalarda kek yerken tekniğim yeni telefonumdan sorulmuş da haberim yokmuş. Çenemin kapatabildiği şu eski paket de ne! Büyük bir bilgisayar sistemini sattığımızda, çözünürlük ürünleri teknisyeni referans veriyor falan filan diyerekten. Konu şu ki kapı hala kullanılır halde ne yazık ki. Enerjimiz tamam ama bir anlamdan fazla şey ifade eden bir kelime bile değiliz demek. İşte o zaman: herkes, dedin. Bu en çok tekrar edilen zorluktan kaynaklanıyor. Bu bir oyun değil! Ne sol. Ne sağ. Sakin ol dos. Ama ağlıyorum. Çakmağını güneşin alnına koyma patlayabilir. Ve bu daha önce bana olmuştu. Yine de elimi ağzıma götürdüğümde sadece esnemiyordum. Kendi ellerimle pişirdiğim yemek sadece güzel olmamış aynı zamanda mükemmele yakındı. Kimseye böyle biri olduğumu söylemeyin, olur mu, çünkü başkalarına yardım ettiğim düşünülebilir. İşte o zaman bu yazı bile bizi kurtaramaz. 'Hey, herkese söyleyemeyeceğin şeyleri bize anlatma' derken biri... uf beynim hiç üretkenlikten haberdar mı! Ama böylece asla benim yanıtlarıma ihtiyaç duymuyorlardı artık! Sanki onlar sorunca neyi temsil ediyordum ki, apartmanı mı, kimliğimi mi? Sanırım bir oyunumuz var: sanırım vardı... konu ne? Başarabiliriz. Yap, sakla, kaydet. Tekrarlamak için yeterince yeterli... ben ve annem babam... ama bir oyun ve biz... ne vardı? Evet, oyun ve biz! Bütün bunlar oldu. Aklıda bir oyun konsoluyla ve ardımda uzun geçmiş yıllarla ve çoğu iyi bir görüntü için bile oyunu bırakmaya razıyken: işte kibarlığımın bedelini nasıl da ödemeyeceğim! Okusana... Nihayet zaten sahip olduklarımızı edinebiliyoruz. İşte yeni oyun istasyonumuz. Önceden bir takım çalışmasıydı. Boyayı bıraktığım zaman ikimizin de gördüğü bir kedi. Evet işte o. Hiçbir planım olmadığından zaten olduğum yerde duruyordum. Artı ben eksi bu bakıp duracaktım yoksa. O'nun sessizliğine hayranım. Belki benim: kariyer, düşünce, okuma, devamlılık. Belki benim 'kesin biz'! Okuyunca anlarsınız ama ben yazamazdım. Kaynağa hiç bir kıyaslama yapmadan yerleştirdiğim data sizler okuyunca yanıt verebilir. Sadece ben bunun ötesinde amaç ve seçenekler sunuyorum düşünmek için ve artık biz bunun liderliğini sürdüremiyoruz: beni değerlendiremiyorsan öyle yapmak zorunda değilsin demektir! Hiç o açıdan bakmamıştım doğrusu... Sözde işe giderken benim yanıtlarım bir cevap peşinde: sonraki aşama, sonraki aşama, sonraki aşama... artık ardıma dönüp bakmazken ben bana ihtiyaçları yok güya! Kimse daha iyi falan değil. İyi bir iş hayatını hak ediyoruz umarım. Bu virgül üzerine kaç sayfa yazabilirsiniz? Yine de işte yarışma değil mi tüm o uzun yolda sonraya uzanan şimdi ve buluşmak için şimdi saat kaç? Bunu ciddi ciddi oluyorum ki sonra ciddiye almayayım. Şarkı zaten bende değil ki şarkıcıda. Benim ilhamlandığım bölüm bu dünyadaki sanattan değil kanunlardan. Ondan ben arınmadım, öfkesiyle bile sadece iyiyim. İşte öylece 'bir tane alabilir miyim' diyebildik. Yeryüzü doğuştan ben sanatçı değilken ve bu mantaliteye de sahip değilken kendi ayarımda birini bulmamı öğütlediğinde boğaydım zaten. Mecburen boğayım diye sanatı sevdim! 'Peki bu ne zaman oldu' -bir saat çay içerken çikolata yemeyince. Ofistekilerle konsere bilgisayarımızı alıp gitmediğimizde. Belki ikimizde de internet ve bilgisayar var! o lambayı kitap için kullanacaktım: bu çok korkunç. Her zaman gün içerisinde ya da gece mutlaka bir salata yerim ve buraya denize bakaraktan yazıyorum ki: şu onun kafası mı kolu mu? İşte oraya işe gittim ama işe yaramadı. ben aslında şu şortu giysem iyi olur: bizde hiç yok! Artık herkes bir düşünceydi. Biz de fikir! Peki ne o zaman adının anlamı? Demek ki kafa değil çünkü aklıma korkunç şeyler geldi o an. Kendimi - Moralimi - Baş edebileceğim kadarını - Dileklerimi - İsteklerimi - Aile kavramlarımı (kavrayışımı) - Sükunetimizi - Zinde uyanmayı - Kendim gibi olmayı - Geleceğe dönük planlarımı -İşimi - Yorgunluğumu - Aklımı yormaya değer bulduklarımı - Sanatla uğraşmayı - Yaşam kalitemi - Emeklerimi - Paylaşabileceğim şekilde kitaplarımı - Parfümü - O aynı mimik bende deneysel değil. Neden? Bence öyle... Şimdi çoktan tanışmış olmayı nasıl bilirdik? Gelecekten bugüne bakıyorum! Şİmdi aynı şans elimde olsa hayatımıza nasıl aktarırdım ve olduğu gibi bir şarkı arası vermek de nedir? Beyazı beyaz olmadan ekleyemezdim... öyle olsa sosyal medya bizi takip eder miydi? Kimsenin normal olanı anlatmak zorunda olmadığı bir dünyada bir bastonun bile adı var, benim yok. Ay aynı da aynını mı gördük sanki? Bir daha asla 'sakin ol' demeyeceğim ama bu yeterince inandırıcı değil! Asla içeriye iki içki almayacağım, biri ayran. Peki belki başka bir adımız var! Kesinlikle rüyamı anlatmayacağım... esnerken elimi havaya kaldırmayacağım! Olumlu düşünelim... bir yemin hayal ediyorum! O sessiz ve ne söylesem boş. Teşekkürler ben her gün iyiyim. Hayır, sonsuza kadar, evet değilim... Buna rağmen ben nasıl doğru anlarım. Aynı eski geceye ayak basarken bir daha banyo almayacağım. Ama bu bir kitap, öyle değil mi? Değil işte şimdi.



Hep de Böy



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6539
2 Firari Fırtına 4568
3 Mustafa Ermişcan 4051
4 Hasan Tabak 3705
5 Nermin Gömleksizoğlu 3322
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3218
7 Uğur Kesim 3152
8 Sibel Kaya 3033
9 Enes Evci 2728
10 Turgut Çakır 2389

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:812 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com