Senaryolar

Vizyon CopyPaste
Okunma: 227
Hep de Böy - Mesaj Gönder


Aklımızla, fikrimizle, gururumuzla, sevgimizle, saygımızla çalışacağımız bütün bu işler bize kaldı. Ayıp oluyor ama... dedim. Şımarıkça değildi! Daha hazırlıklı olana belki bunlar da olmazdı. İnsanlar nasıl öyle rahat? Ben de iyiyim. Tekrar teşekkürler. Yetkili başkan olup ülkede yayın yasağı getiresim var ama çok şükür daha büyük kararlar uygulanıyor-muş. Bu açıdan. Dünyada olup bitenlerle bir ilgim yok. Kitap basılmıyor. Gerçekten de bence sadece liderler bir mücadele verir ve bir şekilde alakalı olmamızın yegane nedeni sadece onlar olabilir. Beni sorarsanız ciddi ciddi nefret ediyorum, tam olarak o kadar nefret ediyorum düşüncemin yada lafımın bir olmaz olmaz ile bölünmesinden falan. Öyle bir nefret ki diyorum, bakın diyemiyorum ki: bu nefret değilken! Öyle bir nefret ki ünlü olmak sadece kendini bu anlamda ifade etmemen için iyi bir neden, belki şarkı olarak ünlü olmak. Gerek yok... bitmiyor bu mücadele, beni ilişkilendirmenize gerek yok, politikacıların hiç gereksiz rolü yok. Bir politikacıyı bile lider olarak edinmemişken, kendi güçlü mücadelelerini bir diğer kelime aramaksızın sürdürürlerken... bana da gerek yok. Ancak, tam ölüyorum: Afterlife Jubellee müzüik grubu!!! Bu benim baktığım açıdan zaten çok korkunç. Bu grubu hala seçmiş olabilir miyim? Olur, ne olur, biraz dertleşmekten bir zarar gelmez... rüyamda iyi bir kitap gördüm demem yetmez gerçekten ama beni iyi bir perdenin arkasında yalnız bırakabilir. Yalnız kalamamaktan nefret ediyorum. Tam çorba içerken evet ama tam çorba içerek nasıl teşekkür edilir? Bu bir kitap mı, bu bir kitap! Delireceğim ve kimse kızamaz... beni yaşatan büyük kudretin karşısına böylesine zincirleri kırarak basit bir yer alamaz. Sonra liderlerde su gibi akan ve bir anda kendi dengesine rahatlıkla kavuşan konular asla Afterlife Jubelee ile benim aramda aynı kıvamda yok olamaz. Kalır bir şarkı, bir yamuk cümlem, özür dilerken beni zaten kimse anlayamaz. Sadece inandıklarıma inanırken kim ölmezdi uğruna, kim ölmüyor asla? Normalde evini 20 yıl terk etmeyen bir arkadaşlık da bir liderin olduğu platformda anlamsız bulasın diye bir mücadele başlatamaz. Flört ederken susmayı unutma. Ancak ne olursa olsun kimse kimseyi: bu da senin mücadelen miydi, diye suçlayamaz. Çoktan kaybedeceğim bir resim şimdi çok güçlüymüş, olabilir de... benim asıl işim neymiş, olamaz. Soruyu bilmeden insan yanıtı duyamaz yada yanıttan yola çıkarak soruya dönüp bakamaz... bunlar ne kadar da anlamlı şimdi. Sadece beni görmezden gelmesi gerek bir noktada bütün papağanlar: hayır, dediyse... dilekleri ulaşıyor mu? Şİmdi kraldan çok kralcı olunamazken bir ses fırtınası içinde hepimiz de çıt çıkardık: insan yıllarca bu anı bekleyerek yaşayamaz. Kalbimdi evet, kırmızı yiyeceğe değil doktora ihtiyaç duyuyorum, neden: çünkü doktor da delirmiş, olmaz olsun diyor bu meslek. Bu beni hasta etmez ama bir mücadele içinde kalmak eder... o noktada ufak tefek roller almaktan kimse ölmez sanırım: ne başka doktor mu? Evet, ne var bunda. Düşünsene: kim affedilmiş? Bu bana cevap veriyormuş, sana değil! Yani şöyle oluyor: ne kitabı, beyaz saçlarla okuyamam! Bu aptallık seviyesinde buna şaka dememek ayıp olurdu. Onu duyuyorum. Bu onun hakkında değil... deli sağlıklıdan da öte. Peki, çorbadaki beş kuru domatesi beş porsiyon içerken bitir. Tanrı benim gibi bakmıyor. Adını ezberleyemediğim için beş isim daha yazacağım ama şu an dilim varmıyor. Buluşmamak zorunda olduğumuz kişilerle görüşmemek üzere...18 yüz yıl şairleri de dinlemişti, ben not almadım! Today I went to the bus stop at 12 and just when it had to arrive I mean the bus, İt had been a little late while staring at the empty building of 9 or 6 big rooms at structure... Şimdi artık bu kastedilmemiş dikkat yoksunluğu, ben anlatmazsam eğer, kotum mu, kelimelerim mi, şakaları kaldırışım mı, kayıp umutlara olan sevgim mi, neydi? Onun bana açıkladığı her şey kendisinin: hoşça kal ben çok meşgulüm, deyişi mi? Hayır! O 'gerçekten hayırlı olan yoldan' bahsetmese, biz 'bu böyle de bize oluyor' derdik... söylediklerinden hafif koparak. B.ku yedik yani! Oku olacaktı. Kaç para? Anne karnında besinlerin ve sadece besinlerin geçebildiği süzgeç gibi... Onun demeliyim. Orada olmalı! Orada. Onlar değil mi? Kitap Orada Olmalı! Aman Tanrım... bu çok korkunç. Sizinkinin süzgecinden bunlar geçmiyor. Aslında hep eline sağlık derim yemekten sonra. Tuvalette bi işiniz var mı... derim mutlaka kullanmadan önce. O'na anlatmadığım bir şey var. Bayan son yolculuğuna uğurlarken sevdiğini, cennete baktı ve kendisi ile baş başa kaldı. Bunun yeterince ciddi olmasından da Allah korusun. Sadece o uzun paragraflar zayıf olmuş! Niye? Çünkü hayatta insanın başına HER ŞEY gelebilir. Canım onlar 'izle' diyorlarmış... belki de izlerim. Bana göre müzik iyidir, neden olmasın... efendim ya öbür dünyalar: anlıyorum ama müzik o zamana kadar iyidir. Şimdi bütün harfleri şu kuşun içinde bul bakalım. Kuş resmi mi? Asla çöpe atmam! Kaç yaşında EVlenmişti? Bir şarkıda 20, diğerinde 21. Beni mutlu ediyor. Peki ya seni yalnız, herşeyi kayda değer bir icat ve halka açık istediklerinde ne yapıyorsun? Ayrılıktan nefret ediyorum ben de. Nasılsa benim şarkımı unuttuk diye, radyoları düşünüyor muyum gerçekten de bu bir ilave parantezsiz olsa da! Gerçi bir ayrılık yok. Onlar da öylece bekliyorlar. Ama ne? Nerede ki o öylece bekliyorsun? Kim gelecek! Teeee... oralardan! Hayır. Hayır. Ben de tatlı yemek isterim hep birlikte yani biz bize. Onlar ben söz konusu olduğumda çok zayıftılar. Davet edebilirim gerçi ama evimdeki herkesi açıklayamıyorlar! Belki de bir kişi açıklıyor ve ben yemekte televizyon yemiyorum diye mi çocuk olacağım sanki! Ama King Kong öyle. O korkunç ses ben izlemezken duyuldu, yakında çıkar. O arkadasin var ya: Şimdi bunu unut ve aklını masaya çağır: dosyası! Sol elimde TV kumandasıyla sokağa bakıyorum: dosyası! Taa kafamın içinden masadaki yemek için: dosyası! Bir şarkı somut bir dosyadır: dosyası! Bu son dosya eskiden 'senin bir sebebe ihtiyacın var' dosyasıydı: dosyası! x=1 ise y=2 ise z nedir? Cevap TV programıdır: dosyası. Ben senin sürekli şarkı okuyabileceğin bir sessizlik duvarı değilim: dosyası! Her şarkı bir yaratıcılık için gözlemdir sesi: dosyası! O dosya çevresini kendim gibi seviyorum: dosyası! Yarın başka bir dava olacak: dosyası! Zenginliğimle dalga geçme: dosyası! Zehir öğretileri: dosyası! Aynı sesi çıkarıp kindarlık suçunu üstüme yıkma: dosyası! Demek her gün aynı şeyi anlatacak: dosyası! Ben ölünce yapmazsın: dosyası! Beş sapıktan her şey beklenir: dosyası! Sigarayı bırak yeter: dosyası! Gelecekte 8 kitabım olmayabilir... hiçbir gün bir diğeri ile aynı tarihe yazılmaz... çorbadan evvel salata yemeyebilirim. Dava kapanmıştır: dosyası! Eskiden de, hiçbir şey aynı olmayacak dediğimizde 'hiçbir şey' isterlerdi: dosyası! İnsanlar kitap değildir deme zorunluluğu: dosyası! Aynı anda kitap ve benimle bağlantı kuramıyorsunuz: dosyası! Neyin ünlü çifti cevap yarışması: dosyası! Hangi cehennemde bu cennet: dosyası! Hep beraber aynı soruyu sorup beni yok sayma öğretiyorlar mı: dosyası! En azın en iyisi! En iyinin en iyisi! Belki olmaz ama çok cool: dosyası! En azdan da az olarak insanlara yönelik bir ilgi görmeme neticesinde: git de bul, diyenler dosyası! Başka ne doğru olurdu: dosyası! Bi daha da eve git oku dersem demeyeceğim işte: dosyası! Tamam işte en az seni önemsiyorum çözüm dosyası. Veeee... piskopat görüşme odası! Sen benim bir insanı dilediğimden daha çok nasıl ve ne dilediğimi mi önemsiyorsun? Neden yapmıyorsun? Aman sorarsan dünya halini herkes de şeytanı anlatır: dosyası! Doğru olduğunu sandıkları en önemli kişi: dosyası! Bütün bunlar şeytanın umurunda değil demek ki hislerimiz karşılıklı: dosyası! Bu onun en kötü anısıydı: dosyası. Dönüyoruz piskopat odasına: dosyası. Teşekkürler ben hasta değilim, hazır cevap: dosyası. Kimi dilediğimle olduğundan daha az mı önemsiyorsun neyi ve nasıl dilediğimi? Ben eskide dansöz eşliğinde dua ederdim: dosyası. Öyle okunmaz, şimdi öl, sonra okursun: dosyası! Nerede kalmış: maaşallah, oku demektir hava harekatı: dosyası! Ben nerede hata yaptım: göklerin en yüksek mertebesine varmadan önceki yolu göklere sormak hatadır yanılgısı: dosyası! Dünyaya bir daha gelirde her günün okumasını bir sayfa da olsa bir güne bölüştürürsem bu adam anca beni takip eder: dosyası! Şimdi burada bu dosyalar için bir çözüm üretilmiyor mu: dosyası! Beş tavuk var ve sen iki kere tavuk kesemezsin. Yeter artık tavukları iki kere öldürmeyin protestosu: dosyası! Aslında doğru: tavuğu iki kere öldürme. İnsan böyle şey diler mi yaw. dosyası! O nedenle İspanyolca öğrenmiyoruz: dosyası! Bu alaka müzik listelerinde 1 Numaradır, dosyası. Artık bu bile benim reklam sunumum dosyası. kendim gibi ölemiyorsam, kader ezberlenmiş gibi meydan okuyarak üstüme yürüyenlerin: dosyası niye? Çünkü onlar tam o anda: hadi ya yürüyün, der: dosyası! Kendim gibi ölmeyi bilmiyorum: dosyası! İnsanlar benim kadar hevesli değilken bunu kim yapacak cinayet: dosyası! Özgürlük başladığı yerde bitiyor, bittiği yerde başlamıyor: dosyası! Yoksa King Kong izledik diye çocuk doğar mıyız: dosyası! Hiçbir şey benim yüzümden olmuyor: dosyası. Madem kitap okumak özgürlük bu kadın günde beş kere başka ne okur: dosyası! Gün sona ererken şarkı söylemeyeceğime kimse inanmıyor: dosyası! Aşk EN İYİNİN özgürlüğüdür ve buna bağımlıyım. SEN HALA OKUMADINMI: DOSYASI.



Hep de Böy



Yorumlar (0)

İçeriği Paylaş

Arkadaşını davet et
Adınız Soyadınız:
Arkadaşınızın e-mail adresi:

Popüler Yazarlar
   YazarPuan
1 .. .. 6539
2 Firari Fırtına 4568
3 Mustafa Ermişcan 4051
4 Hasan Tabak 3705
5 Nermin Gömleksizoğlu 3322
6 Ömer Faruk Hüsmüllü 3218
7 Uğur Kesim 3152
8 Sibel Kaya 3033
9 Enes Evci 2728
10 Turgut Çakır 2389

Bu Nedir? - En Popüler 100 Yazar




Özgür Roman

Romanlar- Hikayeler - Denemeler - Senaryolar - Çocuk Kitapları - Şiirler - Günlükler - Yazarken - Röportajlar - Forum - Biz Kimiz? - RSS

Çevrimiçi Kullanıcı Sayısı:1165 
 Özgür Roman üyelik sözleşmesi için tıklayınız 

© Özgürroman 2008 - 2011 - info@ozgurroman.com